KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
Ali İmran 145. Ayeti Nasıl Anlamalıyız?


“HİÇBİR KİMSE ALLAH’IN İZNİ OLMADAN ÖLMEZ. ÖLÜM BELİRLİ BİR SÜREYE GÖRE YAZILMIŞTIR.” (Ali İmran 145)

Bizler Kur’an ayetlerini, ne yazık ki rivayet edilen batıl inançlar eşliğinde anlamaya çalıştığımız, hatta Kur’an'ı bu bilgiler ışığında tercüme edip anlattığımız için, Allah'ın tebliğini doğru anlayamıyoruz. Şöyle bir inanç vardır. Ölen her insanın ecelini Allah,  zaten o kadar yazmış, kaderinde bu kadar ömür biçmiştir. Onun içindir ki bizler, yazılan bu ömrü yaşıyoruz, ölümü takdir eden Allah'tır diye anlatılıyor. Elbette ölümümüze karar veren yalnız Allah'tır. O izin vermezse hiç kimse ölemez, ya da takdir ettiği hayattan fazla, hiç kimse yaşayamaz. Burası doğru. Ama sizce daha yeni doğmuş bir bebeğin ölümüne, genç yaşta trafik kazası geçirip ölen kişiye, birbirini öldüren insanların ömrünü, Allah bu kadar yazmış ve bizlerin yapacağı bir şey yoktur diyebilir miyiz? Lütfen çevremizde yaşanan hayatın gerçeklerini, yanlış bilgiler ışığında değil, Kur’an'ın verdiği bilgilerle anlamaya çalışalım.

Kur'an her insanın iradesini kullanmasını ve bu dünyada imtihan olduğumuz konusunda dikkatimizi çektiği gibi, YAPTIKLARIMIZDAN SORUMLU OLUP HESABA ÇEKİLECEĞİMZİN KONUSUNDA UYARIR. Tedbirsizlik asla kader değildir, imtihan olma gerçeğine uymaz. Ölümün Allah'ın iznine bağlı olması, insanın kendi canını tehlikeye atmasını veya tedbirsiz davranmasını meşrulaştırmaz. İSLAMİYET'TE TEDBİR ALMAK KULUN GÖREVİ, TAKDİR İSE ALLAH'INDIR. Konuya bu mantıkla bakmalıyız. Müslümanların hak ve adalet uğrunda mücadele ederken ölüm korkusuyla sinmemeleri, ecel gelmeden kimsenin ölmeyeceğini bilerek, dik durmaları öğütlenir böylece cesaret verir. Bu ayetin devamındaki şu mesaj, hayatı ne için yaşadığımızı sorgulatır. "KİM DÜNYA MENFAATİNİ İSTERSE KENDİSİNE ONDAN VERİRİZ. KİM DE AHİRET SEVABINI İSTERSE ONA DA ONDAN VERİRİZ..."  İnsan neyin peşinden koşarsa hayatı ona göre şekillenir, imtihan olmanın da gereği bu değil mi zaten. Sadece dünya geçimini ve malını hedefleyenler ahiret kazancından mahrum kalırlar. Önemli olan, sınırlı olan bu ömrü kalıcı olan ahiret hayatını kazanmak için bir fırsat olarak görmektir.  BU AYET BİZLERE HAYATIN VE ÖLÜMÜN TEK SAHİBİNİN ALLAH OLDUĞUNU HATIRLATARAK, ÖLÜM KORKUSUYLA ESİR OLMAMAYI, HAYATI CESURCA, KORKMADAN HAKKI SAVUNARAK VE AHİRET BİLİNCİYLE YAŞAMAYI ÖĞRETİR​.

İsra suresi 13.ayetinde Allah bakın nasıl bilgi veriyor. "Her insanın kaderini, sorumluluğunu omuzuna yükledik. Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız." Buradan da anlıyoruz ki, her insan kaderini kendisi yazar, ALLAH'IN VERDİĞİ O ÖMRÜ EN DOĞRU ŞEKİLDE KULLANIR, YADA DOĞRU KULLANMAZ, takdiri değerlendirmeyi Allah yapar. Eğer tam tersine inanır da, ne yaparsak yapalım kaderimiz değişmez Allah yazmış dersek, Allah bu durumda kullarına adaletsizlik yapmış olmaz mı? Bizlerin Allah tasavvuru böyle ise bizler Allah'ı ve onun adaletini Kur'an'dan hiç tanımıyoruz demektir. Bu konuyu doğru anlamak istiyorsak, ALLAH'IN BU DÜNYADA BİZLERİ ÖZGÜR İRADEMİZLE BAŞ BAŞA BIRAKTIĞINI VE ÖLÜMÜMÜZDE DE, MUTLAKA BİZLERİNDE PAYININ OLDUĞUNU ASLA UNUTMAYALIM. 

Ali İmran 145. ayeti dikkatle okuduğumuzda, tüm insanların Allah'ın izni olmadan, yazılı eceli gelmeden hiç kimse ölemez diyor. LÜTFEN DİKKAT, ALLAH'IN İZNİ OLMADAN DİYOR. BURADA BİR İSTİSNA VAR. Siz bu sözlerden ne anladınız? Herkesin ölümüne Allah karar vermiş önceden yazmış ve bunun dışında insanların hiçbir etkisi yoktur, küçük yaşta ölen bir çocuğun ölümüne, 100 yaşında ölen bir insanın ölümüne de Allah karar verdiği için mi ölmüş diyor? Yoksa Allah her kulu için uzun, adaletli bir süre bir ömür vermiş, O verdiği uzun ömrün üzerine hiç kimse çıkamaz ama değişik şartlar, etkenler, oluşumlar, kişinin yaptığı yanlış tutum, Allah'ın verdiği bedeni doğru kullanmama, hor kullanma gibi şartların oluşmaması ile erken ölen bir insanın ölümüne Allah izin veriyor, diye mi anlamalıyız? Ne dersiniz? 

Eğer bizlerin bu dünyada imtihan olduğumuza inanıyorsak, ölümümüzde de payımızın mutlaka olduğuna inanmalıyız. Yoksa bu imtihan olmaz. Çevremize şöyle bir bakalım. Allah'a inanmayan insanda yaşıyor, inanan insanda. Hem de uzun bir ömür. Allah isteseydi, kendisine inanmayan kulunun hemen canını alabilirdi, ama almıyor. Tüm bunlar, imtihanımızın çok önemli unsurlarıdır, lütfen bunu göz ardı etmeyelim. Allah bizlere uzunca bir ömür veriyor. Bunu doğru kullanmak bizlerin elinde. Küçük yaşta daha doğarken ölen bir bebeğin ölümüne, nasıl olurda Allah bu kadar ömür vermiş deriz. Araştırınız bebeğin ölümünde mutlaka yan etkilerin, hataların, yanlışlıkların etkisi vardır. ALLAH ADALETSİZ DEĞİLDİR, KENDİ HATALARIMIZI LÜTFEN ALLAH'A NİSPET ETMEYELİM. Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, üç farklı tercümeden Enam suresi 2.ayeti hatırlatmak istiyorum. 

Enam 2: SİZİ BİR ÇAMURDAN YARATAN, SONRA DA BİR SÜRE BELİRLEYEN O’DUR. (BİR DE) O’NUN KATINDA BELİRLENMİŞ BİR SÜRE VARDIR. (BUNA RAĞMEN SİZ HÂLÂ) ŞÜPHE EDİYORSUNUZ. (Mehmet Okuyan)

Enam 2: SİZİ (ÖZEL) BİR ÇAMURDAN YARATAN, SONRA ÖLÜM ZAMANINI (ECEL) TAKDİR EDEN ANCAK O’DUR. O’NUN KATINDA BİR ECEL DAHA VARDIR. SİZ HÂLÂ ŞÜPHE EDİYORSUNUZ. (Kuranyolu Diyanet İşl.)

Enam 2: O ÖYLE BİR RAB’DIR Kİ, SİZİ ÇAMURDAN YARATMIŞ, SONRA (HER BİRİNİZE) BİR ECEL TAYİN ETMİŞTİR. (KIYAMETİN KOPMASI İÇİN) BELİRLENMİŞ BİR ECEL DE O’NUN KATINDADIR. SİZ İSE HÂLÂ ŞÜPHE EDİYORSUNUZ. (Diyanet meali)

Bu ayet aslında batılın etkisinde kalmadığımız sürece dikkatle düşünüldüğünde, bizlere en doğru bilgiyi bu konuda veriyor. Ayeti tercüme edenlere baktığımızda kısmen de olsa farklılık olduğunu görebiliyoruz. Biz bu farklılığı dikkate almadan, Kur'an bütünlüğünde ayeti anlamaya çalışalım. Allah'ın söylemediğini bizler ayete söyletmeye çalışırsak, ayeti de elbette yanlış anlarız. İlk iki tercümede dikkat ederseniz, Allah bizleri balçıktan yarattıktan sonra, BİZLERE BİR ECEL BELİRLEDİĞİNDEN BAHSEDİLİYOR. İşte bu ecel bizlerin kullanımına sunulmuş, adaletli tespit edilmiş uzun bir ömür. Devamında ise belirlenmiş bir zaman süresi, BELİRLENMİŞ BAŞKA BİR ECELDEN BAHSEDİLİYOR VE DİYOR Kİ, BU ECELİNDE NE ZAMAN OLACAĞINI YALNIZ ALLAH BİLİYOR. Demek ki Allah kullarına önce adaletli bir ecel belirliyor ve bunun üstüne asla hiç kimse çıkamaz diyor. Ama bu ömrü Allah, imtihanları gereği nasıl kullanacaklarına kulları karar veriyor. Örneğin intihar etmek isteyene gerekirse zamanından önce ölümlerine Allah izin veriyor, müsaade ediyor. Ali İmran 145. ayetinde öyle demiyor muydu? “HİÇ KİMSE ALLAH'IN İZNİ OLMADAN ÖLEMEZ.” Hatta Münafikun suresinde de Allah, “BİR KİMSENİN ÖMRÜ BİTİNCE ALLAH, ONA ASLA EK SÜRE VERMEZ”, diye konuya açıklık getiriyor. Diyanet mealinde bu ikinci ölümün kıyametin kopması ile olacağını anlatabilmek için, parantez içine yazılmış. Doğrusunu Allah bilir, bizlere düşen imtihanımızı doğru yaşayabilmek için, Kur'an'ı anlama çabasında olmamızdır. Lütfen aşağıdaki ayet üzerinde dikkatle düşünelim.

Vakıa 60: ARANIZDA ÖLÜMÜ TAKDİR EDEN BİZİZ. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz. (Diyanet vakfı meali)

Allah adaletiyle tüm kullarına imtihan olabilecekleri, düşünebilecekleri vakti veriyor. Onu tam kullanmak ya da Allah'ın verdiği o eşsiz bedeni hor kullanarak, gereken değeri vermeyerek erken ölmemize Allah izin veriyor, YANİ ÖLÜMÜ HAK ETTİĞİMİZ ZAMANDA BİZLERE TAKDİR EDİYOR VE ÖLÜMÜMÜZE İZİN VERİYOR. Bunun dışında rivayetlerin etkisiyle konuyu saptırarak, farklı anlamlar verirsek, ALLAH'IN ADALETİNE SAYGISIZLIK YAPMIŞ OLACAĞIMIZ GİBİ, KUR’AN'I DA ZERRE KADAR ANLAMAMIŞ OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK 

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 



Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.