ENBİYA SURESİ 10. AYETTE ALLAH'IN UYARISINI, SİZLER DİKKATE ALDINIZ MI?
Bizler Allah’ın indirdiği Kur’an ile hala hiç bulup tanışamadığımız, yaşadığımız İslam’dan çok açık anlaşılıyor. Çünkü adeta Allah ne emrediyorsa Kur’an’da, tam tersini Allah’ın dini diye yaşıyoruz da ondan. Siz böyle bir inanç üzerinde yaşayıp, Allah’ın huzuruna bu şekilde çıkmak ister misiniz? Elbette istemeyiz diyeceksiniz ama bu sözle olmaz, ALLAH’IN SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİ KUR’AN İLE BULUŞUP, ONU HAYATA GEÇİRMEKLE OLUR. Bu makalemin konusu, Enbiya suresi 10. Ayet. Sizler Allah’ın bu ayetini, İslam’ı yaşarken dikkate alarak mı yaşıyorsunuz, yoksa HİÇ DUYMAMIŞ GİBİ Mİ YAŞIYORSUNU? Ayeti önce yazalım, daha sonra birlikte düşünelim.
“ANDOLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ SİZİN BÜTÜN ZİKRİNİZ, ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. HÂLÂ AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ?” (Enbiya 10)
Bakın Rabbimiz çok açık bir şekilde bizleri uyarıyor ve diyor ki, size öyle bir kitap yani Kur’an gönderdim ki, sizin için Kur’an ZİKİRDİR yani imanınızın ana kaynağıdır, ŞEREFİNİZ VE ŞANINIZDIR diyor. Şeref ve şan, bireyin ALLAH’IN HUZURUNDA ve toplum içindeki yüksek değerini, saygınlığını ve büyüklüğünü ifade eden iki çok güçlü kavramdır önce bunu unutmayalım. Peki, bizler Allah’ın dini İslam’ı yaşarken, Kur’an’ın değerini bilerek mi inancımızı yaşıyoruz, yoksa hala atalarımızın mezhep inancını yaşayabilmek için, duymazdan mı geliyoruz? Çünkü Rabbimiz yalnız bu ayetinde değil, birçok ayetinde de aynı uyarıyı yaparak BİZLERİ DİREK KUR’AN’A YÖNLENDİRMŞTİR.
Bu ayet, insanın hem dünyadaki itibarını, hem de ahiretteki kurtuluşunu doğrudan Kur'an ile kurduğu bağa endeksleyen ve muhataplarını sarsıcı bir üslupla düşünmeye davet eden bir ayettir. Ayette geçen "zikir" ifadesi; öğüt, hatırlatma, şan ve şeref gibi geniş anlamlara gelmektedir. Alacağımız çok önemli derse gelince; GERÇEK ŞEREF VE İTİBARIN KAYNAĞI KUR'AN'DIR. Ayet, bireylerin ve toplumların asıl değerinin, makam veya zenginlikte değil, KUR'AN'IN GETİRDİĞİ İLAHİ İLKELERE UYMAKTA OLDUĞUNU ÖĞRETİR. Kur'an'ı hayatın merkezine alan toplumlar yükselir, şan ve şeref kazanır; ondan uzaklaşıp BATILA HURAFEYE ATALARININ İNANCINA SAPANLAR ise kimliklerini ve itibarını kaybeder. Yani dinin temeli İLAHİ VAHİYDİR. İman ve amel bütünlüğü şarttır. Akıl batıl hurafe bir İnanç İçin değil, Hakikati Kavramak İçindir: Ayetin sonundaki "Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?" sorusu, çok ciddi bir azarlama ve uyarı içerir. Allah, insana verdiği en büyük nimetlerden biri olan aklı, vahiyle buluşturarak hayatı anlamlandırmak için kullanmamızı emreder. Körü körüne yaşamak birilerine tabi olmak ve düşünmemek ilahi bir uyarı sebebidir.
Örneğin Zuhruf 44. Ayetinde, bizleri Kur’an’dan sorumlu olduğumuzu, Ali İmran 103. Ayetinde, Hep birlikte Allah’ın ipine/Kur’an’a sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin diyerek uyarmıştır. Biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, nice örneklerle Kur’an’ı anlayasınız diye biz açıkladık diye de belirtir. Maide 77. Ayetinde "De ki: 'Ey Kitap ehli! HAKKIN SINIRLARINI AŞARAK DİNİNİZDE AŞIRILIĞA GİTMEYİN.” 87. Ayetinde, HADDİ DE AŞMAYIN; çünkü Allah haddi aşanları sevmez. Bakara 229. Ayetinde, İşte bunlar ALLAH'IN SINIRLARIDIR. Sakın bunları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir diyerek birçok ayetinde, ALLAH’IN HÜKÜMLERİNİN ÇİZDİĞİ SINIRLARIN DIŞINA, ASLA ÇIKAMAYACAĞIMIZI KUR’AN’DA BİLDİRMİŞTİR.
Peki, bizler iman ettik dediğimiz halde, bu ve benzeri yüzlerce ayetin hükmünü hayatımıza geçirip, Kur’an’dan sorumlu olduğumuz bilinciyle ALLAH’IN KUR’AN’DA KOYDUĞU SINIRLARI AŞMADAN MI İMANIMIZI YAŞIYORUZ, YOKSA HALA SAĞIR VE DİLSİZ TAKLİDİ YAPARAK, DUYMAZDAN MI GELİYORUZ? Atalarımızdan büyüklerimizden öğrendiğimiz dini yaşayabilmek için, Allah’ın yüzlerce ayetini görmezden ve duymazdan gelerek, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz deyip, ALLAH’IN KUR’AN’DA KOYDUĞU SINIRLARI TANIMAYAN, BEŞERİ KANUNLARI İLAVE EDİP ADETA KUR’AN İLE ÇELİŞEN NE YAZIK Kİ BİR İNANÇ YAŞIYORUZ. AMA BU YANLIŞIMIZIN HALA FARKINDA DEĞİLİZ. Enbiya suresi 10. Ayet, Kur'an’ın insan hayatındaki yerini, bireye ve topluma kazandırdığı değeri ve aklın doğru kullanılmasının önemini çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Hakiki gerçek ve hak olan Şeref ve İtibar Kaynağı Kur'an'dır. Ayette geçen ve "şeref, şan" olarak çevrilen zikir kelimesi; öğüt, hatırlatma, uyanış ve asalet anlamına gelir. Allah, insanın dünyada ve ahirette saygın bir yer edinmesinin, ahlaken ve ruhen yücelmesinin ancak bu kitaba yani yalnız KUR’AN’A uymakla mümkün olacağını bildirmektedir.
Kur'an, insanı karanlıklardan aydınlığa çıkaran bir rehberdir. Evrensel ve İnsani Değerlerin İnşası ancak Allah’ın hükümleri Kur’an ile olur. Toplumların adaletle yönetilmesi, insan haklarının korunması, ahlaki bir nizamın kurulması için gerekli olan tüm temel esasları içerir. Ayet sorumluluk ve yüzleşme konusuna dikkat çeker. "SİZE İNDİRDİK" ifadesi, bu kitabın muhatabının doğrudan biz tüm insanlar olduğumuzu söyler. Kitap bize sadece bir okuma metni olarak değil, HAYATI TANZİM EDEN BİR REHBER, HAK VE SORUMLULUKLARIMIZI HATIRLATAN BİR MANİFESTO OLARAK GÖNDERİLMİŞTİR. Özellikle tekrar hatırlatmak istiyorum. Ayetin sonundaki "Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?" uyarısı, ilahi bir uyarıdır. Allah, insanın önüne hem kâinattaki delilleri hem de BU MUAZZAM KİTABI KOYMUŞKEN, bunları görmezden gelmenin akıl kârı olmadığını vurgular ve aklımızı kullanmamızın özellikle uyarısını yapar.
Ayetten alınacak en önemli ders, Kur’an’ı hayatımızın merkezine almalıyız. Şeref ve izzeti yaşam kaynaklarını yanlış yerlerde aramamalıyız. TÜM BU GERÇEKLERDEN SONRA, ASLA YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DİYEMEYİZ. Çünkü Allah, ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diye bizleri uyarıyor. Gerçek asalet ve huzur, Kur'an'ın ahlakıyla ahlaklanmaktan geçer. İslam dini, körü körüne bir taklidi değil; DÜŞÜNMEYİ, TEFEKKÜRÜ VE SORGULAMAYI EMREDER. Ayetleri sadece dilimizle okumak yetmez; ne anlama geldiğini, hayatımıza ne kattığını akıl süzgecinden geçirerek kavramalı ve yaşamalıyız. Kur'an'ın içindeki emir ve yasakların, bizim iyiliğimiz ve itibarımız için olduğunu bilmeliyiz. KİTABIN GETİRDİĞİ SINIRLARA UYMAK, İNSANI ALÇALTMAZ; TAM AKSİNE ONU YARATILIŞ GAYESİNE UYGUN ŞEKİLDE YÜCELİR. Tarih boyunca Kur'an'a sımsıkı sarılan toplumlar medeniyette, bilimde ve ahlakta zirveye ulaşmış (şan ve şeref bulmuş); ondan uzaklaşanlar ise kimliklerini ve güçlerini kaybetmişlerdir.
Kısaca özetlersek bu ayet, bizleri inancımızı sorgulamaya yani Kur'an ile bağımızı yeniden gözden geçirmeye ve bize bahşedilen akıl nimetini rehberimiz Kur’an doğrultusunda en verimli şekilde kullanmaya davet etmektedir. Ne dersiniz bizler Allah’ın bu davetine uyup inancımızı Kur’an sınırlarında sorguluyor ve onun onayını almayan inançlarımızdan vaz geçiyor muyuz? Yoksa hala yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek, atalarımızın batıl hurafe inançlarını yaşamaya mı devam ediyoruz?
Karar sizin bu dünyadaki imtihan sizin imtihanınız. Bizler ancak birbirimizi Kur’an’a davet eder ve Kur’an ile uyarabiliriz, bunun dışında yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Dilerim önyargı ve bilinçaltımızdaki yanlış inançlarımızdan sıyrılıp, Kur’an gerçekleri ile buluşuruz.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/