GELENEKSEL İSLAM İNANCIMIZIN BASKINDAN, BİR AN KURTULARAK KUR'AN MERKEZLİ BİRLİKTE DÜŞÜNELİM.
Bu makalemde sizlere şöyle bir soru sormak istiyorum. Allah Resulü aracılığıyla bizlere tebliğ ettiği İSLAM DİNİNİ Kur’an ile İslam’ı öğrenmemize ve yaşamamıza yeterli olmaz mı? Çünkü bunun tam tersini yaşan kullarını uyarmak için Rabbimiz ne diyordu Zümer 36. Ayetinde; "ALLAH KULUNA YETMEZ Mİ?" Devamında ise bakın bu uyarıyı nasıl açıklıyor. “ONLAR SENİ, O'NDAN BAŞKALARI İLE KORKUTUYORLAR. ALLAH, KİMİ SAPTIRIRSA ARTIK ONA DOĞRU YOLU GÖSTERECEK HİÇBİR KİMSE YOKTUR.” Bakın kitap ehli, yalnız Allah’ın vahyi ile yetinmeyip atalarının inancını da yaşamaya devam etmek isteyenlere, Resulünü uyarıp seni benim vahyimin dışındaki bilgilere de inanmanı isteyip bunlara da inanmalısın, bunlarda Allah katındandır diyerek, Resulünü korkuttuklarını özellikle bizlere söylüyor. Ne yazık ki aynı hataya bizlerde düştük ve yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek, tıpkı Kitap ehlinin yaptıkları gibi, atalarımızdan bizlere ulaşan rivayetleri, Allah’ın Resulünün adını kullanarak, HAŞA ADETA ALLAH KULUNA YETMEZ DERCESİNE, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DİYENLERE İNANMADIK MI? Kur’an’ın bizlere yeteceğine dair Kur’an’da çok fazla ayet örnek verebilirim ama bir ayet örnek vermek, zerre kadar düşünen bir Müslümana yetecektir. “ŞÜPHESİZ BU KUR’AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜT VE BİR ŞEREFTİR, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.” (Zuhruf 44) Bu ayeti hayatına geçirmeyen, Allah’ın sözüne güvenmiyor demektir. Allah sizleri Kur’an’dan hesaba çekeceğim diyorsa, aklı başında hiçbir Müslüman, bu hükmün dışına çıkıp, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek Kur’an’ın asla sınırlarını aşmaz.
Gelelim konumuza. Bu açıklamalardan sonra bizlerin, Allah’ın dini İslam’ı yaşayabilmemiz için Kur’an’ın yetmeyeceğini söyleyip, Kur’an’da bahsedilmeyen ama atalarımızın dine ve ibadetlere yaptığı ilaveler olmasaydı, bizler İslam’ı yaşayamazdık demesi mümkün değildir. Gelin bu konuyu Allah’ın dinde sakın bölünenler gibi olmayın diye uyardığı ama biz Müslümanların her konuda yaptığımız gibi, üzgünüm bunu söylemek zorundayım, ALLAH’I DUYMAZDAN GELİP, tam tersini yaparak DİNDE MEZHEPLERE, CEMAAT VE TARİKATLARA BÖLÜNMEKTE ZENGİNLİK VARDIR dedik. Yaşadığımız İslam’ı lütfen bir an kenara bırakarak, Allah’ın emrettiği gibi YALNIZ KUR’AN’IN İPİNE SARILARAK birlikte düşünelim. İSLAM’I YAŞAYABİLMEMİZ İÇİN BİZLERE ALLAH, YANİ ONUN KİTABI KUR’AN YETMEZ Mİ?
Kur’an kendi ayetleri üzerinde düşündüğümüzde, dinin tek kaynağının Kur’an olduğunu ve Allah’ın kuluna dini öğretmek için tamamen yeterli olduğunu açıkça görürüz. KUR’AN, KENDİSİNİ REHBER, AÇIKLAYICI VE EKSİKSİZ BİR KELAM OLARAK TANIMLAR. Tekrar hatırlatmak istiyorum, lütfen geleneksel mezhep inancın dışına çıkıp, sorumlu olduğumuz Kur’an merkezli bu sorumun üzerinde düşünelim. Çünkü unutmayalım birçok ayette, Allah’ın Resulü O örnek insan, bizleri yalnız Kur’an ile uyardığını ve onun hükümleri ile yönettiğini anlatıyor. Onun yolundan gitmek isteyen, beşeri oluşumların değil, Allah’ın korumasındaki Kur’an’a sarılmalıdır.
Kur’an'ın apaçık ve eksiksiz Olması konusunda Allah bizleri uyarır. Kur’an, kulun hidayete ermesi ve dini öğrenmesi için başka bir beşeri kaynağa ihtiyaç duymadığını, çünkü kendisinin eksiksiz olduğunu açıkça söyler. "...BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK..." (Enam 38) Bu ayeti gören geleneksel İslam anlayışı, Kur’an’ın asla bu konuda açıklaması olmadığı halde, eksiksiz olan Kur’an değil diyerek, bu kitabın Allah katındaki başka bir kitap olduğunu söyleyip, inatla Kur’an’ın bizlere yetmeyeceğini kanıtlamaya çalışmışlardır. Çok ilginçtir hiç kimse şu soruyu sormamış, Allah katındaki kitap eksiksiz de, Kur’an’ı neden yetersiz açıklanmamış olarak gönderip, bizleri rivayetlere ve kendimizin dışındaki insanlara Allah muhtaç bırakmış diye, soran çıkmamış. Bu yanlışımız bizlerin, Allah’ı ve onun yüceliğini hala tanımadığımızı gösteriyor.
Allah’ın Kur’an’ı açıkladığını nice örneklerle izah edildiğini birçok ayetinde söylediği halde, tüm bu ayetleri de görmezden gelerek, inatla bizlere öğretilenleri yaşayabilmek için bahaneler yaratmış ve Kur’an’ın sınırlarını aşmayın uyarısına rağmen, SINIR TANIMAZ BİR DİN YARATMIŞIZ KENDİMİZE. “KUR’AN, UYDURULABİLECEK BİR SÖZ DEĞİLDİR; FAKAT O, KENDİNDEN ÖNCEKİLER İÇİN ONAY, HER ŞEY İÇİN DETAYLI AÇIKLAMA, İMAN EDEN TOPLUM İÇİN BİR RAHMET VE BİR HİDAYETTİR.” (Yusuf 111) Ne yazık ki bizler böyle yüce eşsiz bir kitabın kıymetini bilemedik, çok daha üzücü olan Allah'ın kitabına, rivayetlere güvendiğimiz kadar güvenmedik.
"ALLAH KULUNA YETMEZ Mİ?" sorusu, bizzat Kur’an'ın etkileyici, düşünen aklını kullanan bir insan için ikna edici bir soruyla, insanlığa yönelttiği bir gerçektir. Dini öğreten, açıklayan ve kalbe yerleştiren doğrudan Allah'tır. Kul ancak hatırlatır ve tebliğ eder. Allah bakın Kıyame 16-19. Ayetlerinde, Resulüne hitaben ne diyor. "ONU HEMEN KAVRAYABİLMEK İÇİN DİLİNİ DEPRETME. ŞÜPHESİZ ONU TOPLAMAK VE OKUTMAK BİZE AİTTİR. O HALDE BİZ ONU OKUDUĞUMUZ ZAMAN SEN ONUN OKUNUŞUNU TAKİP ET. SONRA ŞÜPHEN OLMASIN Kİ, ONU AÇIKLAMAK DA BİZE AİTTİR." Bakın Kur’an’ı kim açıklamış? Allah ben Resulüme açıklanmış bir şekilde gönderdim diyor, Rabbimize yoksa inanmayanlar mı var? Çok üzgünüm ama sözde inanıyoruz özde değil.
Bizler, HÜKÜM YALNIZCA ALLAH'INDIR İlkesini ne yazık ki önyargılarımıza yerleşen, yanlış inançlarımızın baskısıyla, görmezden duymazdan geliyoruz. Kur’an, din adına hüküm verme kural koyma, helal ve haram belirleme yetkisini sadece Allah'a ait olduğunu açıkça bildirir. EĞER KUR’AN DIŞINDA, DİNİ ÖĞRENMEK İÇİN ZORUNLU OLAN BAŞKA KAYNAKLAR OLSAYDI, O KAYNAKLARI ÜRETENLER DE DİNE ORTAK EDİLMİŞ OLURDU. “O, kendi hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez." (Kehf 26)
“HÜKÜM SADECE ALLAH'A AİTTİR. O SİZE KENDİSİNDEN BAŞKASINA KULLUK ETMEMENİZİ EMRETMİŞTİR. İŞTE DOSDOĞRU DİN BUDUR. FAKAT İNSANLARIN ÇOĞU BİLMEZLER.” (Yusuf 40)
Rabbimiz ayetinde, Allah’tan başkasına kulluk etmenizi istemez söyleriyle, sizce neyi kast ediyor olabilir? Bu bir tevhit inancıdır ve mutlak inanç, itaat yalnız Allah’ın hükmüne olur ayetlerinin özünü teşkil eder. ÖZETLE BU UYARI; HAYATIN MERKEZİNE YALNIZCA HER ŞEYİN YARATICISI OLAN ALLAH'I KOYMAYI, O'NUN RIZASINI HER ŞEYİN ÜSTÜNDE TUTMAYI VE FANİ OLAN HİÇBİR VARLIĞA MUTLAK EGEMENLİK PAYESİ VERMEMEYİ ANLATIR. Kur’an'ın anlaşılır, açıklamış, detaylı olması ve "AKLINI KULLANMA" Vurgusu, geleneksel İslam anlayışının aksine Kur’an, anlaşılması için ruhban sınıfına veya yan kaynaklara ihtiyaç duyan bir din değildir. Tam tersine, her insanın üzerinde düşünerek anlayabileceği sadelikte bir dindir. "ANDOLSUN BİZ KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALINSIN DİYE KOLAYLAŞTIRDIK. O HALDE VAR MI ÖĞÜT ALAN?" (Kamer 17) Ne dersiniz, siz Allah’ın bu sorusuna nasıl cevap veriyorsunuz? Allah’ım açıklanmamış ve anlayamayacağımız detay sız göndermişsin, onun için Kur’an ayetlerini hala anlayamıyoruz diyor musunuz? Diyorsanız lütfen bir kez daha düşünün. Araf suresi 3. Ayetinde de hala bu uyarılardan ders almayan kullarına Allah uyarıyor ve bakın ne diyor. "RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE UYUN; O’NU BIRAKIP DA BAŞKA VELİLERİN PEŞİNDEN GİTMEYİN. NE KADAR DA AZ ÖĞÜT ALIYORSUNUZ!"
Kur’an ayetleri bütünüyle incelendiğinde; Allah'ın indirdiği kitabın REHBERLİK, HİDAYET VE DİNİN KURALLARINI ÖĞRENMEK ADINA TAMAMEN YETERLİ, APAÇIK, DETAYLANDIRILMIŞ VE EKSİKSİZ olduğu görülür. Ne yazık i Kur’an’da arayıp ta bulamadıklarımız, mezheplerin dine yaptığı beşeri ilavelerdir. Onlarda zaten dinin emri değildir. KUR’AN, KUL İLE ALLAH ARASINDA HİÇBİR ARACIYA, KUR’AN DIŞINDA HİÇBİR BAĞLAYICI DİNİ KAYNAĞA İHTİYAÇ BIRAKMAZ. Dini tam anlamıyla öğrenmek için sadece Allah'ın kelamı olan Kur’an ve Allah'ın insana verdiği en büyük nimet olan "AKIL" yeterlidir, bunu Rabbimiz söylüyor hatırlatırım.
Değerli dostlarım şunu lütfen unutmayalım. Allah’ın Resulü O örnek insan, Kur’an’da Allah’ın deki kullarıma diyerek, bizlere şunu çok açıkça söylüyor. “BEN SADECE BANA VAHYOLUNANA UYARIM....” (Enam 50) “BENİM TEHDİDİMDEN KORKANLARA KUR’AN İLE ÖĞÜT VER.” (Kaf 45) ““...SANA DÜŞEN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR,” (Rad 40) Bunlara benzer onlarca ayet apaçık dururken, hala bize Kur’an yetmez diyerek Allah’ın Resulünün, söylemesi asla mümkün olmayan sözleri/hadisleri sorgusuzca bizler kabul ediyorsak, inanın bunun hesabını asla mahşer günü veremeyiz. Bizlere Hz. Muhammed’in adı kullanılarak nakledilen, tüm hadisleri önce sakin bir şekilde dinlemeliyiz. Daha sonrada mutlaka Kur’an’ın onayından geçirmeliyiz. ÇÜNKÜ ALLAH’IN RESULÜ KUR’AN’IN ONAYINDAN GEÇMEYEN HİÇ BİR SÖZÜ SÖYLEYEMEYECEĞİNİN ÖRNEĞİNİ YİNE KUR’AN VERİYOR VE DİYOR Kİ, BİZ SÖYLEMEDİĞİMİZ HALDE, RESUL BİZİM ADIMIZI KULLANARAK BAZI SÖZLER SÖYLEMİŞ OLSAYDI, ONUN ŞAH DAMARINI KESERDİK.
Rabbimiz bizleri daha nasıl uyarsın doğrusu anlayamıyorum. Tüm bu gerçekleri gördüğümüz halde, dinde Kur’an’ı tek kaynak olarak görmüyorsak, asla HAK olan gerçeklerle buluşamayız. Neden biliyor musunuz? ÇÜNKÜ FİKİRLERİN KAYNAĞI BİR OLMAZSA, DİLLERİN KAVGASI ASLA BİTMEZ VE BİZLERDE GERÇEKLERLE BULUŞAMAYIZ.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/