Bizler tıpkı cahiliye toplumunun yaşadığı dini yaşadığımızın, zerre kadar farkında değiliz. Kur’an'ı anlayarak ve düşünerek okumadığımız içinde, onların yaptığı yanlışların aynısını ne yazık ki bizlerde yapıyoruz. Çünkü bizleri, Kur’an'ın anlamını bilmeden okumaya teşvik ettiler de ondan. Yaptığımız yanlışların farkında olmadığımıza küçük bir örnek vermek istiyorum, aklını zerre kadar kullanan, bu yanlıştan dersler alacaktır. Bakın bir arkadaşımız neler söylüyor, kendi izlediği yolun doğruluğundan emin olarak.
“ZAMANINDA EBU CEHİLİN BAŞINI ÇEKTİĞİ MÜŞRİKLER RASULULLAH'A NASIL DÜŞMANSA, ŞİMDİ HADİS İNKÂRCILARI DA, RASULULLAH A HALA DÜŞMANDIR.”
Sanırım bu arkadaşımız, Ebu Cehilin yani cahilliğin babası ismi verilmiş bu şahsın, neden bu isimle anıldığının farkında değil. Ebu Cehil Allah'ın elçisinin getirdiği, tebliğ ettiği Kur’an'a inanmayan Kitap ehlinde bir şahıs olduğu kabul edilir. Müslümanlara savaş açmış, onlarla savaşan kitap ehlinden. Bu tarihi bilgilerin, doğru yada yanlış olduğunu yalnız Allah bilir. Bu isim, İslam'a savaş açanların adeta simgesi olmuştur. Bana cevap yazan kişinin verdiği örnek sözleri üzerine, kendisine cevap verdiğimi belirtmek isterim. Peki, kitap ehlinin özellikleri neydi? Burası çok önemli, eğer bilmiyorsak aynı yanlışları bizlerin yapması da kaçınılmaz olacaktır. Bu zat, Müslümanlara öyle bir düşmanmış ki, daha önce Allah'ın gönderdiği kitaba inandığını söylediği halde, atalarının rivayet inançlarını ön plana çıkartan ve adeta Allah'ın sınırlarının ötesine taşarak bir inanç yaşayan kişi olduğu rivayet edilir. Aslında bu şahsın, tüm kitap ehlinin yaptığı yanlışları yaptığını söylememiz yanlış olmaz.
Ebu cehil Ehli kitap tan olduğu için, bunların en önemli özellikleri ve Allah'ın Resulünün getirdiği kitaba inanmamalarının en önemli nedeni, Allah'ın elçisi YALNIZ KUR’AN'A İMAN ETMELİSİNİZ dediğinden dolayı, getirdiği kitaba yani Kur’an'a iman etmiyor, kendilerine şefaatçiler, kurtarıcılar edinip, kabeyi adeta putlaştırdıkları kişilerin heykelleri ile doldurmuşlardı. Çünkü atalarının rivayet ve sanı inançları, Allah'ın daha önce indirdiği kitapların önüne geçmişti ve Hz. Muahmmed onlardan vaz geçin, onlar batıl hurafe yalnız Kur'an'ın ipine sarılın dediğinden, Kitap ehlinin çoğu inanmak istemiyordu. Daha doğrusu, ATALARININ İNANCINDAN VAZGEÇMEK İSTEMİYORLARDI. Demek ki zamanın Ebu Cehili ve kitap ehlinin Allah'ın Resulüne düşman olmalarının asıl nedeni, onları atalarının rivayet inançlarından uzaklaşmalısınız, yalnız Kur’an a sarılmalısınız dediği için kabul etmiyorlar ve düşman oluyorlardı. BU YANLIŞLARI, GÜNÜMÜZDE DE GÖRÜYORUZ. Birkaç örnek verelim.
"KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KITABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?" (Ankebut 51)
"O HALDE KUR'ÂN'DAN SONRA, HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?" (Araf 185)
"ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?" (casiye 6)
Gelelim günümüze ve O arkadaşımızın, hadis inkârcıları dediği kişileri Ebu Cehile benzetmesi konusuna. Sizce Allah'ın elçisi cahiliye toplumuna, Karşınızda okuduğum Kur’an size yetmiyor mu, Kur’an'dan, Allah'ın sözünden/ayetlerinden sonra hangi söze inanacaksınız diye uyardığı toplumdan, günümüzde aynı yanlışları tekrar edip şu sözleri söyleyenler mi Peygamber düşmanı olur, yoksa Kur’an'ın dışından rivayet edilen her sözü kabul etmeyen, Kur’an'ın onayını arayanlar mı Resul/Peygamber düşmanı olur, lütfen çok değil biraz düşünelim. Bakın günümüzde neler söyleniyor.
"KUR’AN ÖZET BİLGİ VERİR, HER BİLGİ YOKTUR. PEYGAMBERİMİZİN RİVAYET HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN KAPALI KALIRDI. RİVAYET HADİSLER VE DİN ULEMALARI ATALARIMIZIN YÜZLERCE YILDIR UYDUKLARI FIKIH DA, DİNİN ASLİ UNSURUDUR. HER MÜSLÜMAN UYMAK ZORUNDADIR." DEMİYORLAR MI?
Bu sözleri söyleyenlerin, örnek verdikleri Ebu Cehilden, cahiliye toplumu kitap ehlinden ne farkı var. Kitap ehlinin çoğu o gün, Allah'ın Resulünün tebliğ ettiğine inanmamışlar, bugünde Allah'ın Elçisine inandığını söyleyenlerin bir kısmı, Allah'ın elçisinin asla söylemesi mümkün olmayan sözleri/hadisleri, sırf atalarının rivayet inancını yaşayabilmek adına, Allah'ın elçisine iftira atarak söyletmeye çalışıyorlar. Yüzlerce ayet için, bu ayetlerin hükmü kalkmış, nesih edilmiş ya da bu ayetler bize değil, kitap ehline hitap ediyor, siz Kur’an'ı anlayamazsınız veli kişiler anlar, gerçek İslam'ı hadislerden anlarız diyorlar. Bu düşüncenin inancın Ebu cehil ve cahiliye zihniyetinden hiçbir farkı yoktur.
Bu durumda eğer bir Müslüman, Allah yalnız Kur’ân'ın ipine sarılın, Kur’an'ın sınırlarını aşmayın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, çünkü sizleri Kur’an'dan hesaba çekeceğim emrine uyuyor ve BANA YALNIZ KUR’AN YETER, ALLAH'IN RESULÜNEDE YALNIZ KUR’AN YETMİŞ VE ÜMMETİNE YALNIZ KUR’AN İLE HÜKMETMİŞTİR diyorsa, işte bu gerçek Müslüman dır, Allah'ın resulünün yolunda gidiyordur. Bunun tam tersini söylüyor da, Kur’an ile yalnız İslam yaşanmaz, Resulün rivayet hadisleri de var, onlar olmadan Kur’an anlaşılmaz diyorsa bir Müslüman, Allah'ın elçisine iftira eden, Allah'ın kitabına şirk koşarak Müşrik olmuş demektir. İşte bunlar asıl örnek verdikleri vasıfları taşıyan, EBU CEHİL NESLİDİR.
Allah Yusuf suresi 106. ayetinde, bakın tüm iman ettim diyenleri nasıl uyarıyor ve nasıl bir hata içinde olduklarını söylüyor. “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A ANCAK ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR.” Ne yazık ki bu yanlışımızın farkında değiliz. Kitap ehlide ya Allah'ın gönderdiği elçileri ilahlaştırdı, ya da Allah yasakladığı halde kendilerine veliler edinip, Allah'ın gönderdiği kitapların dışına çıktı. Bizlerde Kur’an'ı rehber alamadığımız için aynı yanlışları yaptık ve bunun farkında bile değiliz. Sizlere son olarak iki ayet hatırlatmak istiyorum. Düşünen aklını kullanan, Allah'ın kitabıyla yetinen, şirk koşmayan, Allah'ın uyarısından çok şeyler anlayacaktır.
Şura 9: ONLAR ALLAH’TAN BAŞKA VELÎLER EDİNDİLER ÖYLE Mİ? HALBUKİ ASIL VELİ/DOST VE KORUYUCU ALLAH’TIR. ÖLÜLERİ DE O DİRİLTECEKTİR VE O’NUN GÜCÜ HER ŞEYE YETER. (Kur’an yolu. Diyanet İşl.)
Şura 10: HAKKINDA AYRILIĞA DÜŞTÜĞÜNÜZ HERHANGİ BİR ŞEYİN HÜKMÜ ALLAH’A AİTTİR. İŞTE BU, RABBİM ALLAH’TIR. YALNIZ O’NA TEVEKKÜL ETTİM VE ANCAK O’NA YÖNELİYORUM. (Diyanet meali)
Ne yazık ki bizler, din ve iman adına güvenilecek, Allah ve Allah'ın kitabının dışında öyle dostlar, veliler ve onların kitaplarını edindik ki, farkında olmadan, Allah ne emrediyorsa Allah emri diye tersini yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Hâlbuki çok açık bir şekilde ne diyordu Allah? Aranızda, dini herhangi bir konuda ayrılığa düşüp tartışıyorsanız, bu konudaki hükmü Allah vermiştir ona bakın.
Bizler Allah'ın kitabına güvenmedik, çünkü her bilgi orada yazmaz diyenlere inandık. Halbuki Allah'ın Resulü din adına ne öğrendiyse, Kur’an'dan öğrendi ve ümmetine yalnız Kur’an ile hükmetme görevi aldı, bunu ayetlerden anlıyoruz. Bizlere Kur’an dışından öyle şeyleri, ilaveleri din diye öğrettiler ki, bunları Kur’an'da göremediğimizde, demek ki doğruymuş, Kur’an'da her şey yokmuş dedik, demeye devam ediyoruz. HALBUKİ KUR'AN'I MERKEZİMİZE ALMIŞ OLSAYDIK, TAM TERSİNİ YAPAR VE KUR'AN'DA BİR HÜKÜM YOKSA DİNİN EMRİ DEĞİLDİR DEMEMİZ GEREKŞRDİ. ÇOK ÜZGÜNÜM AMA BUGÜN BİZLER, KUR'AN SIZ BİR İSLAM YAŞIYORUZ. Hâlbuki şunu nedense düşünmüyoruz. Allah sizlere yemin olsunki, kolaylaştırılmış bir kitap gönderdim, onu düşünerek oku yalnız Allah'a güven ve Kur’an'dan sorumlusunuz diye hüküm vermişti. ZERRE KADAR DÜŞÜNEN, ALLAH'IN GERÇEKLERİ İLE BULUŞACAKTIR.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/