Allah'ın dini İslam'ı yaşamak için, sizce Kur’an bizlere yetmez mi? Günümüzde mezheplerin bizlere sunduğu ve dinin emri dedikleri rivayet hadislere ve onun beşeri fıkıh inancına hiç şüphe duymadan inanmalı mıyız, sorusuna cevap vermek istiyorum. Hadisler yani, Allah'ın Resulüne ait olduğu iddia edilen sözleri, Kur’an'ın dışından bilgiler asla olamaz, çünkü Resul ben sizi Kur'an ile uyarma görevi aldım diyor birçok ayette. Dikkat ederseniz iddia edilen diyorum, çünkü tüm hadisler bir rivayete göre diye başlar ve birçok kişinin araya girmesi ve onların kendi düşünceleri, itikatları hatta pisikolojik durumlarının etkilenmiş şekliyle günümüze bizlere ulaşmıştır. Bu bilgilerin kulaktan kulağa naklinde, araya şeytanın yada şeytanlaşmış insanların fitnelerinin girmesi kaçınılmazdır. Tamamıyla Allah'ın Resulünün sözleri olduğundan, asla emin olamayız. Onun için rivayet edilen hadislere, çok dikkatle yaklaşmalıyız. Hadisler olmasaydı Kur’an anlaşılamazdı, kapalı kalırdı demek, Allah kuluna yetmiyor anlatamıyor demektir ki, bu düşünce ve inanç Kur’an'a yapılan en büyük saygısızlıktır, küfürdür.
ALLAH'IN ELÇİSİNİN SÜNNETİ, KUR’AN'IN SÜNNETİ İLE AYNIDIR. DİN ALLAH'IN DIR, KANUN VE HÜKÜMLER KOYABİLECEK TEK YETKİDE YALNIZ ALLAH'IN DIR. BUNU KUR'AN SÖYLÜYOR. KUR’AN'A UYAN, ALLAH'IN RESULÜNÜN SÜNNETİNE DE UYMUŞ DEMEKTİR. FARKLI GİBİ GÖSTERMEK, RESULÜNÜ ALLAH'IN DİNİNE ORTAK ETMEKTİR. KUR’AN'IN HİÇ BAHSETMEDİĞİ KONULARIDA, DİNİN SINIRLARI İÇİNE ALMAK, BİZLERİ DİNDEN SAPTIRACAKTIR. Çünkü Allah elçisinin yetki ve sorumluluğunu Kur'an'da açıklamış yalnız Kur’an ile hükmetme görevi vermiştir. Bu konuyu Kur’an birçok ayetlerinde açıklamıştır. Allah'ın elçisine verdiği yeki ve sorumlulukları Kur’an'dan, çok dikkatle lütfen araştırınız.
Allah'ın Elçisinin vefatından, dinin mezheplere ayrılmaya başladığı, yaklaşıl 200-250 yılın sonunda toplanmaya başlanan hadislerin sayısının, yaklaşık 500 civarında olduğu rivayet edilir. Günümüzde ise Allah'ın Elçisine isnat edilen hadis sayısının, inanılmaz bir hızla artarak, bir milyonu bulduğu söylenmektedir. ÖNÜNE GEÇİLEMEYEN, KONTROLÜ MÜMKÜN OLMAYAN BU KARMAŞANIN, ART NİYETLİ KİŞİLER VE DİN DÜŞMANLARININ ELİNDE, NASIL BİR SİLAH VE KOZ OLACAĞI, DİKKATLE DÜŞÜNÜLMELİDİR. BU YOL, DİBİ GÖRÜNMEYEN KÖR BİR KUYAYA SÜRÜKLER İNSANI, LÜTFEN UNUTMAYALIM. Ne yazık ki İslam düşmanları, bizlerin Allah'ın Resulüne karşı sevgimizi kullanmışlar ve kendi inançlarını bu yolla, bizlerin inancına da sokmayı başarmışlardır.
Allah'ın Elçisi sağlığında, kendi sözlerini nakleden kişilerin, kendi fikir ve düşüncelerini de ilave ederek inanılmaz farklı bir şekilde değiştirerek nakledildiğini gördüğü için Kur’an dışından, kendi sözlerinin naklini yasaklamıştır. Ayrıca yine sağlığında, Kur’an dışından dini ilgilendiren hiçbir bilgiyi yazdırmamış, kayda geçirmemiştir. Bizler için gerekli olsaydı yazdırmaz mıydı? ALLAH'IN ELÇİSİNDEN GÜNÜMÜZE, KUR'AN DIŞINDAN HİÇ BİR KAYNAK BİLGİ ULAŞMAMIŞTIR. HATTA ALLAH'IN RESULÜNÜN EN YAKINLARI OLAN, DÖRT HALİFEDEN DE BÖYLE NAKLEDİLMİŞ BİR KAYIT YOKTUR. EĞER BU HADİSLERE, AYETLERİ ANLAMA KONUSUNDA MUTLAKA İHTİYACIMIZ OLSAYDI, ALLAH'IN KORUMASINDA OLAN AYETLERİ KAYDA ALDIRAN ALLAH'IN ELÇİSİ, KENDİ HADİSLERİNİDE KAYDA ALDIRIR VE KUR'AN GİBİ SAPASAĞLAM BİZLERE ULAŞTIRIRDI ALLAH'IN YARDIMIYLA. Dört halife devrinde de hadis nakli yasaktı ve kayda alınmamıştı. Hadis toplama yarışı dinin mezheplere bölünmesi ile hız kazanmıştır. ALLAH'IN ELÇİSİNİN, SAĞLIĞINDA GÖRDÜĞÜ BU TEHLİKEYİ LÜTFEN DİKKATE ALALIM VE ONUN YOLUNDAN DİMDİK, ELDE KUR’AN YÜRÜYELİM.
Dini öğrenmenin kaynaklarına gelince. Dini önce bizler hiçbir etki altında kalmadan, KUR’AN'DAN, SORUMLU OLDUĞUMUZ TEK KAYNAKTAN ANLAYARAK, DÜŞÜNEREK OKUMALIYIZ VE ÖĞRENMELİYİZ. AYETLER ÜZERİNDE DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE, ANLAYACAĞIMIZI SÖYLEYEN RABBİMİZDİR, LÜTFEN BUNU UNUTMAYALIM. Çünkü Allah sizler anlayasınız diye, biz Kur’an'da nice örneklerle açıkladık, yemin olsun ki kolaylaştırdık izah ettik diyor. Kur'an'dan haberdar olan kişi için, her bilgi döküman bir kaynaktır. Ama Kur'an'dan haberdar değilsek, yanlış bilgi ile doğru bilgiyi ayıramayacağımız için, inancımızdan hiç bir zaman emin olamayız. Hatta yanlış bilgi bile olsa, bunlardan korkmaya gerek yoktur. Çünkü bizler imanımızın temelimi önce Kur’an'dan inşa ettiysek, Allah bizlerin gönül gözlerimizi sonuna kadar açacaktır. Doğruyu, yanlışı Kur’an'ın verdiği bilgilerle görebiliriz, fark edebiliriz. Din ferdi yaşanır, birilerinin güdümünde değil. Çünkü Allah bizleri imtihan ediyor ve imtihan olduğumuz kitapta Kur’an'dır. BU DURUMDA, İMANIMIZ, İNANCIMIZ İÇİN KUR’AN BİZLERE YETERMİ, YETMEZ Mİ DİYE SORULAR ASLA SORAMAYIZ. Gerekli ve detaylı açıklamanın yapılmadığı bir kitaptan Allah, nasıl bizleri sorumlu tutar?
Yanlışı batılı savunarak, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, onun yanında şu ya da bu kaynaklarda vardır diyerek, toplumu farklı yollara yönlendirenler, batılın ve hurafenin devam etmesini isteyenlerdir. Lütfen unutmayalım din Allah'ın dinidir ve Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor. Allah Kur’an'ın sınırlarını aşanlara, KÂFİR OLDULAR DİYOR BUNU HATIRLATIRIM. Bu durumda her şey Kur’an'da yoktur diyerek, Kur’an'ı imanımız ve inancımızı yaşamak adına, nasıl yeterli görmeyiz ve Kur’an'ın sınırlarının dışına çıkarız? Bu yanlış sözlere inandırılmamızın nedeni, yaşadığımız inancımızda mezheplerin ve fıkıh inancının dine yaprığı ilaveleri Kur'an'da göremediğimizde, Kur'an'dan şüphe duymamızdan kaynaklanıyor, bu acı gerçeğin artık lütfen farkında olalım. ALLAH KİTAP EHLİNİN YAPTIĞI, AYNI YANLIŞLARDAN DÖNMELERİ İÇİN ONLARA, ARAF 185. AYETİNDE," O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? " Diye uyarıyor. Yoksa bu ve benzeri onlarca ayet bizlere hitap etmiyormu? Bu ayetlere iman etmiyor muyuz?
Bu uyarıları görmezden gelerek, hala bizlere öğretilen ve mezheplerin, dine yaptığı ilaveler olmasaydı İslam'ı yaşayamazdık, Allah'ın farz emirlerini yerine getiremezdik demek, sizce Kur’an'a saygısızlık değil mi? Allah'ın açıklamadığı, izah etmediği detay vermediği bir konudan, nasıl sorumlu tutulacağımıza inanırız. KUR’AN'IN DİN VE İMAN ADINA BİZLERE YETECEĞİNİ SÖYLEYEN, KUR’AN'IN BİZZAT KENDİSİDİR. Böyle sorular sorarak, lütfen kendimizi kandırmayalım, din kardeşlerimizin de aklını karıştırmayalım. Bunun hesabını veremeyiz. Benzeri onlarca ayeti okuduktan sonra, bizler hala İSLAM'I YAŞAMAK İÇİN, KUR’AN BİZLERE YETERLİ MİDİR diye asla soramayız. Nasıl olurda Allah'ın kelamını anlamak için, beşeri kaynaklara ihtiyacımız olur? Bunu damı düşünemiyoruz. Yüce Rabbimiz kullarına indirdiği ayetleri, gereği gibi anlatamadı da, (HÂŞÂ) bunu birilerinin kitaplarımı başardı?
Araf 3: RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLEN KİTAP'A UYUN, O'ndan başka dostlar edinerek onlara uymayın. Pek az öğüt dinliyorsunuz. ( Diyanet eski meali)
Araf 52: Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, BİLGİYE DAYALI AYRINTILI AÇIKLAMALARDA BULUNDUĞUMUZ BİR KİTABI ULAŞTIRMIŞTIK. (Bayraktar Bayraklı meali)
Eğer bu ve benzeri onlarca ayetlere iman ediyorsak, hiç birimiz dinimizi ve imanımızı yaşarken, BİZLERE KUR’AN YETMEZ DİYEMEYİZ. Allah bizlerin düşünemeyeceği kadar adaletlidir. Bizlerden istediği Farz emirlerini, nasıl olur da gerektiği kadar bizleri sorumlu tuttuğu Kur’an'da açıklamadığını, bizlere bilgi vermediğini söyleriz. Tam tersine nice örneklerle açıkladığını söylüyor, yoksa Rabbimize inanmıyor muyuz? Bu sözlerin ve düşüncenin bizleri yaratan yüce Rabbimize karşı, çok büyük bir saygısızlık olduğunun, hala farkında değil miyiz? Sanırım değiliz. ÇÜNKÜ İSLAM TOPLUMU OLARAK BİZLER, ALLAH'IN TEBLİĞ ETTİĞİ KUR’AN'I DEĞİL, BEŞERİN SÖZLERİNİ DİNLİYORUZ. Sanırım acısınıda çok çekiyoruz, ama farkında bile değiliz. Bir Müslüman'a düşen, din kardeşini yalnız Kur’an ile uyarmak olmalıdır. Lütfen bizlere mezheplerin öğrettiği dine ilave edilen farklılıkları, Kur’an'da aramayalım. Arayıp bulamadığımızda da, bakın demek ki her şey Kur’an'da yokmuş demeyelim. Bu düşünce bizleri küfre götürür.
DİNE VE İBADETLERİMİZE YAPILAN İLAVELER, EĞER DİNİ ZORLAŞTIRMIYORSA, KUR’AN'IN ÖZÜNDEN AYIRMIYORSA BİZLERİ, BUNU BİR ZENGİNLİK, FARKLILIK OLARAK GÖREBİLİRSİNİZ, BUNDA HİÇBİR SORUN YOK. Ama Allah'ın kolaylaştırdığı dini zorlaştırıyorsa, Kur’an'ın özünden saptırıyorsa, bu yanlışların toplumu dinden uzaklaştıracağını, hatta farklı kişilerin ellerinde toplumu bölüp, birbirine düşman yapacağını, kendi menfaatleri yönünde toplumları kullanacaklarını unutmamalıyız.
Allah'ın Elçisi bizler için örnek bir insandı, Allah ayetinde de bu konuyu özellikle belirtmiştir. Lütfen bu ayeti farklı anlayıp, farklı anlamlar yükleyerek, Allah'ın Elçisinin dine ilaveler yaptığını söylemeyelim. Bu sözler ve düşünce, Kur’an'ın tamamına ters düşer. Çünkü Allah ayetinde ne diyor ve bizleri uyarıyordu? "HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM." Yine Nisa suresi 87. Ayetinde: "SÖZ BAKIMINDAN, ALLAH'TAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR!" Bu uyarıyı yapıyorsa Rabbimiz, nasıl olur da inancımızı yaşamak için başka sözlere, kaynaklara mutlaka ihtiyacımız olduğunu söyleriz. Allah'ın Elçisi yalnız Kur’an'ı hayatına geçirmiş, adeta yürüyen bir Kur’an'dı. ONUN HAYATI, YAŞAM BİÇİMİ, HAYATA BAKIŞ AÇISI, BİZLER İÇİN ÖRNEKTİR. Bu gerçeği Kur'an'dan araştıralım ve bizlerde hayatımıza geçirelim. Ama bunu yaparken din simsarcılarının, dine batıl karıştıranların lütfen tuzağına düşmeyelim.
Her doğru bilgi örnek, bizlere fayda sağlayacaktır. Düşünmeden, Kur’an'ın onayını almadan inancımıza ilave edeceğimiz her bilgide, bizleri Kur’an'dan, İslam'ın sınırlarından uzaklaştıracak ve BİZLERİ ŞEYTANA YAKLAŞTIRACAKTIR. Bizlere, bunlarda İslam'ın emridir dedikleri her sözü, mutlaka Kur'an'ın onayından geçirmeliyiz. ÇÜNKÜ ALLAH BİZLERİ, KUR'AN'DAN HESABA ÇEKECEĞİNE HÜKMETMİŞTİR. Allah bizleri yalnız Kur’an'ın ipine sarılmamızı ve düşünerek iman etmemizi emretmiş ise, NASIL OLUR DA ONUN DIŞINDAN SARILACAK İPLER, VELİLER, ŞEYHLER, EFENDİLER ARARIZ ve düşünmeden inancımızı yaşarız? Dilerim elde Kur’an düşünerek, araştırarak, batıla değil Kur’an'ın ipine sarılan, Allah'ın halis kullarından oluruz.
Enbiya 10: ANDOLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? (Diyanet İşleri Bşk. Meali)
Yunus 100: Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. ALLAH, AZABI AKILLARINI (GÜZELCE) KULLANMAYANLARA VERİR. (Diyanet İşleri Bşk. Meali)
ALLAH IN ELÇİSİNE VERDİĞİ GÖREV YETKİ VE SORUMLULUK.
https://hakyolkuran1.blogspot.com/2018/06/allah-in-elcisine-verdigi-gorev-yetki.html
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/