KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
ÜLKEMİZDE ÇOCUK İSTİSMARININ VE KADIN TACİZLERİNİN ASIL NEDENİ NE.....

Günümüzde çocuk tacizlerinin, cinsel istismarlarının yapılmasının nedenlerini, eğer doğru araştırmazsak ve doğru teşhiste bulunmazsak, bu toplumda buna benzer tacizlerin artması kaçınılmaz olacaktır.  Yakın zamanda, çocuk tacizleri konusunda, basından tiksindirici haberler okuyoruz. Çevremizden de, buna benzer haberlerin arttığını fark etmişsinizdir. 

Medeni Ülkelerde, çocuk tacizi olaylarını çok fazla görmüyoruz. Onlar bizlerden çok daha dindar toplumlar dersek, doğru bir tespitte bulunmuş olmayız. Ama onlar yaşamın bazı kurallarını, BİRLİKTE YAŞAMANIN ŞARTLARINI BİZDEN DAHA İYİ BİLİYORLAR, ANLAMIŞLAR dersek, işte bu doğru olur. Hani Allah Kur’an da, düşün aklını kullan ey kulum diyor ya, işte bizlerin yapamadığı bu acı gerçeği, medeni ülkeler başarmışlar. Medeni, yani uygar olmak, düşünen ve kurallara uyan anlamındadır. Kendi kurallarını yaratan değil, toplumun kabul ettiği kanun ve kurallara uymaktır medeniyet, uygarlık. Bizler akıldan ve mantıktan uzak, kendi kurallarımızı koyduk ve bununda en doğru olduğunda iddia ediyoruz. Ehli kitap toplumlara da Allah, bizlere gönderdiği uyarıların aynısını göndermiş ve ÖNCE SAĞLIKLI BİR TOPLUM NASIL OLUŞTURULUR, ONU ANLATMIŞ TÜM KULLARINA.

Peki, Allah bizlere nasıl bir toplum olmamızı önermişte, bizler bunu yapamamışız, isterseniz onlara bakalım. Allah Kur’an da, kadın ve erkek bizlerin yan yana, hep birlikte yaşamamızı istediği halde, bizler kadını toplumdan uzaklaştırmışız. Allah, kadın ve erkek birlikte bizlerin yaşamasını ve bu yolla birbirimizi imtihan ettiğini ne yazık ki anlamak istemediğimiz için, kadını yanımızdan uzaklaştırarak, imtihandan kurtulacağımızı zannetmişiz. Beraber yaşamayı öğrenemediğimiz içinde, birbirimize her zaman uzaktan ve farklı düşüncelerle bakar olmuşuz.

Allah Kur’an da toplu ibadete, kadın erkek ayrımı yapmadan, Cuma salâtına/namazına davet etmiş ve bizlerin bu yolla bir arada, sosyalleşmemizi istemiştir. Ama bizler Allah ın ayrım yapmadan çağırdığı, toplu salata/namaza, bu davet yalnız erkekleredir deyip çıkmışız. Kadın evinde oturmalıdır zihniyetini, kafamıza yerleştirdiğimiz içindir ki, kadını sokakta gören zihniyetin kafasından, şeytanın bile geçmeyeceği şeyler geçiyor. Böyle olunca da sonuç ortada. Hamile kadının sokakta gezemeyeceğini, bunun ayıp olduğunu söyleyen bir zihniyetin, ayıp anlayışıyla bir inancın nasıl şekillenebileceğini, doğrusu ben hayal bile edemiyorum.

Ehli kitap, Allah ın bu çağrısına kısmen de olsa cevap verdikleri ve haftada bir toplu ibadetlerine, kadınlı-erkekli ve çocuklu birlikte giderek, Allah ın istediği sosyalleşmeyi gerçekleştirmişlerdir. Bizler ne yazık ki bunu hala gerçekleştiremedik. Bunun nedeni Kur’an ı yeterli görmeyip, rivayetlerin ve beşeri fıkıh inancının şekillendirdiği, mezheplerle İslam ı yaşıyor olmamızdandır. Bizleri yoldan saptıran, HAKKA BATIL KARIŞTIRMAMIZDIR. Bunun acısını çok çekiyoruz ve bu gidişle çekmeye devam edeceğiz gibi görünüyor. Peygamberimizin zamanında, vakit namazında bile kadınlar varken, bizler Allah ın çok önemsediği toplu namaza bile, günümüzde kadına farz değildir diyor ve her konuda olduğu gibi, kadını camiden bile uzaklaştırıyoruz. 

Allah kadın ve erkek ayrımı yapmadan, bu dünyada hepimizin birbirimizle, imtihanda olduğumuzu söylemiştir. Bizler atalarımızdan öğrendiğimiz inançlarımızı, Kur’an da göremediğimizde, demek ki yalnız Kur’an ile din yaşanmıyormuş diyerek, kendi nefislerimizde İslam ı öyle bir yaşanmaz hale getirdik ki, şimdide Müslüman olmayanlara, İslam ı anlatamıyoruz, onları İslam a davet edemiyoruz. Çünkü karşıdan baktıklarında, kadına saygı duymayan, kadını yarı şeytan gören bir inanç izlenimi veriyor. Öyle hadisleri, İslam ın içine sokmuşlar ki, kadın erkeğin adeta kölesi durumuna getirilmiş. Onlardan örnek vermeye bile utanıyorum. Hâlbuki Allah kadını Kur’an da, çok özel bir yere oturtmuştur.  Ama erkek sultasında ki fıkıh inancı, rivayetlerle mezheplerin şekillendirdiği İslam kadını, KENDİ DOĞURDUĞU ÇOCUĞUNUN BİLE ARKASINA ATMIŞTIR.

Kadını toplumdan uzaklaştırıp, kadının yeri evidir zihniyetiyle oluşturdukları inançla, bugün kadın ve erkek arasındaki kardeşlik, dostluk bağı yeteri kadar kurulamamıştır. Erkek için kadın bir cinsel objeden öte gidememiş ve bu zihniyetteki erkeklerin kafasında, kadın dendiğinde akıllarına cinsellik gelmektedir. Kadın ve erkek birlikte yaşamayı öğrenemeyince, özellikle erkeklerin kafalarında yarattıkları yanlış, sapık düşünce, nefislerinde etkisiyle, KORUMASIZ ÇOCUKLARIMIZA TACİZ OLARAK TOPLUMA YANSIMIŞTIR.

Allah ın övgüyle bahsettiği, örnek gösterdiği elçisi hakkında, küçük yaşta evlenmiştir iftirasını yakıştırarak, kendi sapkınlıklarına maske yapmaktan bile çekinmemişlerdir.  Bu yalan iftira, örnek gösterilerek, 8–9 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenilebileceği iftirasını kendilerine delil yapanlar, bu gün bu zulmün mimarları olduğunu asla unutmamalıdırlar. “SAKALSIZ ERKEK KADINA BENZER, ŞEHVET UYANDIRIR, DİĞER ERKEKLERİ GÜNAHA SOKAR” diyen bir düşüncenin, inancın küçük yaştaki bırakın kızları, erkek çocuklarına neler yapabileceğini, düşünmek bile istemiyorum. Bu ve buna benzer sözleri söyleyenlere, toplum olarak gereken tepki gösterilmiyorsa, bu toplumda Allah ın dini yaşanmıyor demektir.

Kur’an a göre evliliğin şartı, reşit olmak yani evlenecek olgunluğa erişmektir. Beşerin yarattığı FIKIH inancına baktığımızda, rivayetlerin şekillendirdiği kurallarla çocuk yaşta evlenmenin bir sakıncası olmadığı anlatılır. Yine Allah asla hüküm vermediği, hatta tam tersini söyleyerek dostlarınızla, komşularınızla kadın erkek birlikte oturmanızda, yemek yemenizde hiçbir sakınca yoktur dediği halde, bizler nefislerimizde yarattığımız bir inanç ile kadın ve erkek bir arada olamaz diyerek, haremlik selamlık inancını İslam a sokanlar, Allah ın emirlerine muhalif bir din yaratanlardır. ELBETTE BÖYLE BİR İNANÇ, ALLAH IN İNANCI DEĞİLDİR VE BÖYLE BİR İNANÇTA HER TÜRLÜ SAPKINLIKLAR OLACAKTIR.

Huzurlu ve mutlu bir toplum olmak istiyorsak, batıldan ve hurafeden uzak, rivayetlerin şekillendirmediği, Allah ın kanunlarının hüküm sürdüğü, kadın ve erkeğin birbirine saygıyla birlikte yan yana yaşadığı bir toplum yaratmalıyız. Bunu başaramadığımız sürece, toplumda çok daha fazla, cinsel sapkınlıklar ve çocuk istismarları kaçınılmaz olacaktır. 

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

 

 

 



Sayfa Kategorisi: MEZHEPLER, HADİSLER VE BATIL KONULAR.