KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
BAKARA SURESİ 27. AYETTEN, ALMAMIZ GEREKEN DERSLER.
Bakara suresi 27. ayette Allah, bizlerin dikkatini çekerek, bizden önceki toplumların verdikleri sözü tutmadıkları örneğini veriyor ve bakın ne diyor.
 
Bakara 27: O fâsıklar ki, ALLAH'A KESİN SÖZ VERDİKTEN SONRA SÖZLERİNDEN DÖNERLER; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Onlar manen iflâs etmiş kimselerdir.
 
Ayete baktığımızda daha önceden Allah a verilen, ama daha sonra tutulmayan bir sözden bahsediyor. Bunun neler olabileceğini düşünelim. Bu soruya cevap aramadan önce, bakın Allah Yahudilere hitaben ne diyor.
 
Bakara 40: Ey İsrail oğulları, size verdiğim nimetleri hatırlayın, BANA VERDİĞİNİZ SÖZÜ TUTUN Kİ, ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun!
 
Demek ki Yahudiler Allah a söz vermişler ve bu sözünde durmamışlar. Allah bizden nasıl bir söz istiyor Kur’an da? Doğru dürüst insanlar olun. Yetimin, akrabanın hakkını yemeyin, adaletli olun. Toplum içinde kurduğumuz bağlara sahip çıkın. Allah ın emrettiği hak yolunda giderek, hayırda ve barışta yarışan kullar olun, en önemlisi batıla değil, KUR’AN IN İPİNE SARILIN VE KUR'AN IN SINIRLARINI AŞMAYIN, EMİN OLMADIĞINIZ BİLGİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN. Dün yaradan diğer kavimlerden ne istemişse, bugünde bizlerden onu istiyor. Ama geçmiş kavimlerin sözlerinde durmadığı anlaşılıyor. 
 
Geçmiş kavimlerin, Allah ın gönderdiği kitaplar yardımıyla, ona batıl karışmadan hayata geçirilmesini emretmiş. Ama o günkü toplum, Allah ın kitapları ile arasına batıl sokarak, gerçeklerden uzak toplumu yaşamasını sağlayıp, Allah ın hep birlikte yaşanmasını istedikleri hükümleri ayırıp, araya nifak sokulduğundan bahsediyor.
 
Her toplum, Allah ın gönderdiği elçilerine iman ettiğini söylediği ve Allah ın hükümlerine uyacaklarına söz verdikleri halde, acaba bu sözlerinde durdular mı? Yaradan geçmiş kavimlerin sözlerinde durmadıklarını söylüyor ve bizlere onların yaptıkları yanlışlara örnekler veriyor.
 
Peki, bizler bu örnekleri gördüğümüz halde, Kur’an a ve elçisine iman ettik diyerek, Yaradan a verdiğimiz sözü tutuyor muyuz? Sanırım bizi ilgilendiren kısmı burası. Bakın Yaradan, uslanmaz bedevi Araplara, inandık diyenlere ne diyor.
 
Hucurat 14: BEDEVÎLER, “İNANDIK” DEDİLER. DE Kİ: “SİZ İMAN ETMEDİNİZ, AMA ‘BOYUN EĞDİK' DEYİNİZ. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez.” Çünkü Allah, affedicidir; merhamet sahibidir.
 
Demek ki inandık, ya da iman ettik demekle olmuyormuş. Önemli olan verdiğimiz sözümüzü tutmak olduğu çok açık anlaşılıyor. Çünkü İman eden bir insan, Allah ın buyruklarına koşulsuz boyun eğer ve yerine getirir. Peki, bizim durumumuz sizce ne durumda.
 
İman ettik diyoruz ama Allah ın imtihan ettiğini söylediği, Kur’an a boyun eğiyor ve onun ipine mi sarılıyoruz? Sanırım bu satırları okuyunca tebessüm ettiniz. Günümüzde genel çoğunluğun yaşadığı İslam, ne yazık ki Allah ın istediği ölçülerde değil. Bizlerin inancı Allah a boyun eğmek değil, beşerin rivayet ve sanı inançlarına boyun eğmekle geçiyor. Allah şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatçinin fayda etmediği o günden sakının diyor, bizler ise tam tersine inanıyor ve öyle şefaatçiler ediyoruz ki Allah ın yanında, saymakla bitmez. Allah veliler edinerek imanınızı yaşamayın, sizlerin din ve iman adına güvenilecek VELİNİZ yalnız benim diyor, ama bizler velisi olmayan cennete gidemez, diyecek kadar yoldan sapmış İslam ı yaşıyoruz.
 
SİZCE BU DURUMDA BİZLER İMAN ETTİK DİYEREK, ALLAH A VERDİĞİMİZ SÖZÜ TUTMUŞ OLUYOR MUYUZ? Elbette bugün yaşadığımız İslam dininde yaptığımız yanlışlar, geçmiş ehli kitabın yaptıklarından hiç farklı değil. Yorumunu sizlere bırakıyorum.
 
Ne yazık ki bizler, geçmiş toplumların yaptıkları yanlışları, Allah ın örnekler verdiği Kur’an dan öğrenemedik. Onun içinde Allah ile aramıza, edindiğimiz VELİLERİ, ŞEYHLERİ, EFENDİLERİ koyduk. Böyle olunca da Allah ın istediği yoldan saptık. Allah ın bizlerden, birleştirmemizi birlikte yaşamamızı istediği şeylerden habersiz kaldık. Kur’an ı bolca okuduk, ama her ne hikmetse anlamını bilmeden okuduk, böyle olunca da Rabbimizin verdiği örneklerden ders alamadık, uyarıların farkına varamadık. Allah bakın bizlerin bilgisi ve düşüncesizce nasıl yanlış yollara saptığımızı söylüyor.
 
Lokman 6: Ama insanlar arasında öyleleri var ki, BİLGİSİ OLMAYANLARI ALLAH YOLUNDAN SAPTIRMAK VE ONU GÜLÜNÇ DURUMA DÜŞÜRMEK İÇİN [YOL GÖSTERİCİ MESAJLAR ÜZERİNDE] KELİME OYUNU YAPMAYA KALKIŞIRLAR. Böylelerini alçaltıcı bir azap bekliyor.
 
Bizler Allah ın gerçek iman eden kullarından olmak istiyorsak, gelin SÖZDE DEĞİL, ÖZDE İMAN EDEN ALLAH IN HALİS KULLARINDAN OLALIM. Eğer düşünmeden batılın ve sanı bilgilerin ardına düşersek, Allah a verdiğimiz sözden dönen ve hesabını veremeyen, Allah ın kulları arasında olmamız kaçınılmaz olacaktır.
 
Allah a verdiğimiz sözde durmak isteyen, hurafe ve batıl sözlere, bilgilere değil, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILMALIDIR.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.