KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
BİZLERE İSLAM I ANLATANLARA BAKAR MISINIZ LÜTFEN.
Cuma namazına gittiğimde, hutbede görevli hatip, öyle bir hadis örneği verdi ve topluma bunu önerdi ki, duyduğumda içinde yaşadığımız İslam ın, bizleri getirdiği noktayı çok daha iyi anladım. Bakın hutbede topluma verdiği hadis örneğinde, neler anlatılıyor.
 
(Kim ki Cuma günü bana 80 Salâvat getirirse, O KİMSENİN 80 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.  
 
Kim ki Cuma günü bana 100 salâvat getirirse, O KİMSENİN 100 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.)
 
Hatırlatırım bunu söyleyenler, eğitimsiz, bilinçsiz insanlar değil. Diyanetin kontrolünde, bir camide vaaz vermeye yetkili bir kişinin söyledikleridir. Doğrusu söyleyecek söz bulamıyorum. Allah a ve elçisine, söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterenlerin cezasını bilmeyenlere, Kur’an ı dikkatle okumalarını öneririm.
 
Cuma namazı toplantı namazıdır. Allah ın kadın, erkek diye ayırmadan tüm iman edenlerin, işi gücü bırakıp gitmesini istediği, önemsediği bu toplantı namazında ki asıl amaç, halkın Kur’an a davet edilerek bilgilendirilmesi, toplum arasında sosyal birliktelik sağlanmasıdır.
 
Peki, bunlar mı yapılıyor günümüzde, yoksa Allah ın hiç bahsetmediği, hatta Kur’an öğretisine tamamen ters, düşüncelere mi yönlendiriliyor toplum? Tabi kadınlarımızın, bu namazdan mahrum bırakılmasının acısını, toplum olarak çektiğimizi de unutmayalım. ONUN İÇİNDİR Kİ SOSYAL BİR TOPLUM OLAMADIK, BÖYLE DEVAM EDERSE, OLMAMIZDA MÜMKÜN DEĞİL. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.
 
Kur’an ı anlayarak bir kez okuyan bir insan bile, bu sözleri peygamberimizin asla söylemeyeceğini anlar. Peki, onca dini eğitimden geçmiş ve devletin kontrolündeki bir camide,  bu sözler nasıl söylenir? Hatırlayınız peygamberimiz bir hadisinde bizleri nasıl uyarmıştı.
 
(Her kim ki, ben söylemediğim halde bu sözü peygamber söyledi dese, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.)
 
Peygamberimiz bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Bana vahye dilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim demiyor muydu? Hani Yaradan, Kur’an da zerre kadar yaptıklarımızın hesabı önümüze gelecek demişti, unuttuk mu? Ne kadar da basit kurtulmanın yolunu bulmuşuz, yaptığımız zalimliklerden.
 
İslam âlemi dini inancını, Kur’an merkezli yaşamadığı sürece, Allah ın hışmından da asla kurtulamayacağını bilmelidir. Bizler Allah ın rehberini anlaşılması zor ilan ederek, beşerin hurafe ve batıl rehberliği ile Kur’an ı anlamaya devam ettiğimiz sürece,  Allah ın bizlere nasıl bir yol çizdiğini, bizlerden neler istediğini, öğrenmemizde mümkün olmayacaktır.
 
Bakın Allah, Kur’an ı yeterli görmeyen, cahiliye dönemi toplumunu nasıl uyarıyor. Sizce o devrin cahiliye toplumundan, bugün bizlerin farkı var mı?
 
Araf 185: Allah'ın göklerdeki ve yerdeki mülkiyet ve tasarrufuna, Allah'ın yaratmış olduğu herhangi bir şeye ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olması ihtimaline hiç bakmadılar mı? ARTIK BU KUR'ÂN'DAN SONRA BAŞKA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR.
 
Ankebut 51: KENDİLERİNE OKUNAN KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için, bir rahmet ve bir öğüt vardır.
 
O günkü toplum, atalarından rivayetler yoluyla gelen inançlarından vazgeçmek istemedikleri için, Allah da bu toplumu bakın ne kadar açık ve net uyararak, bu Kur’an dan başka hangi söze inanacaklar, sizlere indirdiğimiz Kur’an yetmiyor mu diyor. Hala bu ayetlerden ders almayıp, Kur’an da her şey yoktur, özet bilgiler vardır. İslam ı doğru öğrenmek ve yaşamak için mezheplerin öğretisi olan, fıkıh kitaplarından yararlanmalıyız diyenlere, bu ayetleri tekrar düşünmeye davet ediyorum. 
 
Günahlarımızı affettirmek için, Allah a dua edip, yaptığımız yanlışların bağışlanması için, hayırda ve barışta yarışmak yerine, işin nasılda kolayına kaçıp, günahlarımızı sahte yöntemlerle affettirme yolunu seçiyoruz. ÖYLE YAĞMA YOK, NE YAPTIYSAK ONUN KARŞILIĞINI MUTLAKA GÖRECEĞİZ. ALLAH BAĞIŞLANMAYACAK BÜYÜK GÜNAHLARDAN, BİZLERİ KORUSUN İNŞALLAH.
 
Bakın ayetlerin bir kısmını görmezden gelip, hala atalarının rivayetlerini Kur’an ile karşılaştırmadan peşi sıra gidenleri, nasıl uyarıyor Rabbimiz.
 
Zühruf 36: KİM RAHMAN'IN ZİKRİ'Nİ GÖRMEZLİKTEN GELİP ONDAN UZAKLAŞIRSA biz ona bir şeytanı musallat ederiz de o ona can yoldaşı olur.
 
Allah hükmünü çok açık vermiş ve uyarmıştır bizleri. Kur’an ı anlamaya çalışıp düşünen, aklını kullanan, imtihanında geçer notunu kesinlikle alacaktır. Hurafe itikatları adına, Rabbin bazı ayetlerini görmezden gelen, üzerini örtenlerin vay haline.
 
Kur’an bir nurdur. Onu anlayarak okuyanın, gönül gözlerinin açılacağını söylüyorsa Allah, bu kitap ta hiçbir eksik bırakmadığının da hükmünü veriyorsa, gelin siz birilerinin sözlerine değil, Rahmanın sözlerinin ardı sıra gidiniz.
 
İşin kolayına kaçmak yerine, zoru başararak gerçek kurtuluşa erelim. ALLAH SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM DİYORSA, KURTULUŞUMUZ SİZCE YALNIZ KUR’AN DA DEĞİL MİDİR?
 
Dilerim Rabbimden, işlediğimiz günahlarımızı affettirmek adına, yaptığımız dualar Rabbimiz katında kabul görür. Yine dilerim cümlemiz, günahlarımızın bağışlanması adına, hayırda ve barışta yarışan, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: MEZHEPLER, HADİSLER VE BATIL KONULAR.