KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
İslam Geleneğinde, Sünnet Olma Konusuna, Genel Bir Bakış.

Bugün sizlerle, erkeklerin sünnet olma konusunu Kur’an'dan ve Ehli kitabın elinde bulunan, hurafelerle derlenmiş inandıkları diğer kitaplardan araştırarak, konuyu anlaşılır bir hale birlikte getirmeye çalışalım. Önce şunu söylemeliyim ki sünnet olmak, toplumumuzun bir geleneğidir. Bu sözleri söylememdeki maksadım, aşağıda yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması, tam aksine bazı gerçeklerin bilinip, ortaya çıkması adınadır. Yazdıklarım benim düşüncelerimdir, yalnız beni bağlar, bunu da belirtmek isterim. Sünnet konusu, bizlere rivayetler yoluyla anlatılır ve İbrahim peygamberden bu yana gelen bir gelenek olduğu söylenir. ÖNCE ŞUNU SÖYLEMELİYİM Kİ, KUR'AN'IN HİÇBİR YERİNDE, TEK KELİME DAHİ ERKEKLERİN SÜNNET OLMA KONUSU GEÇMEZ, YANİ SÜNNET OLMAKTAN HİÇ BAHSEDİLMEZ, ALLAH'IN EMRİ ASLA DEĞİLDİR. Hristiyanların ellerinde bulunan, İncil dedikleri kitaplarda da sünnet konusundan hiç bahsedilmez.

Yahudilerin sünnet olduğunu biliyorsunuz, hatta onlar çocuk doğduktan sekiz günlük olduğu zaman sünnet edilir. Peki, Yahudiler de İbrahim peygamber zamanından gelen bir gelenek diye mi çocuklarını sünnet ettiriyorlar dersiniz? Elbette hayır, onlar inandıkları ve ellerinde bugün bulunan ve tahrif edilmiş, bir çok değişikliğe uğramış, Tevrat diye kabul ettikleri kitapta çok açık yazar. Daha açıkçası bir gelenek değil bu yaptıkları onlar için, Allah'ın bir emri olduğunu kabul ettiklerinden, çocuklarını sünnet ettiriyorlar. Şimdide Yahudilerin ellerinde ki kitaba bakalım, bu konuda ne diyor.

TEVRAT TAN ALINTIDIR:

Yaratılış 17
9 Tanrı İbrahim'e, "Sen ve soyun kuşaklar boyu antlaşmama bağlı kalmalısınız" dedi,
10 "Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek.
11 Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.
12 Evinizde doğmuş ya da soyunuzdan olmayan bir yabancıdan satın alınmış köleler dâhil, SEKİZ GÜNLÜK HER ERKEK ÇOCUK SÜNNET EDİLECEK. Gelecek kuşaklarınız boyunca sürecek bu.
13 Evinizde doğan ya da satın aldığınız her çocuk kesinlikle sünnet edilecek. Bedeninizdeki bu belirti sonsuza dek sürecek ANTLAŞMAMIN SİMGESİ OLACAK.
14 SÜNNET EDİLMEMİŞ HER ERKEK HALKININ ARASINDAN ATILACAK, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir."
……….
23 İbrahim evindeki bütün erkekleri -oğlu İsmail'i, evinde doğanların, satın aldığı uşakların hepsini- Tanrı'nın kendisine buyurduğu gibi o gün sünnet ettirdi.
24 İbrahim sünnet olduğunda doksan dokuz yaşındaydı.
25 Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.
26 İbrahim, oğlu İsmail'le aynı gün sünnet edildi.
27 İbrahim'in evindeki bütün erkekler -evinde doğanlar ve yabancılardan satın alınanlar- onunla birlikte sünnet oldu.

Yukarıda yazdıklarım, bugün elimizde bulunan Tevrat adını verdikleri kitaptan alıntıdır. Demek ki Yahudilerin sünnet olması gelenek değil, Allah emri olduğunu kabul ettiklerinden uyguluyorlarmış. Hatta yazılanları dikkatle okursanız, Allah ile yapılan bir anlaşmanın, anlaşmaya uyulmanın göstergesi olarak, erkeklerin sünnet edilmesinden bahsediyor. Çok ilginç ve düşündürücü olan ise bakın ne diyor: "SÜNNET ARAMIZDAKİ, ANTLAŞMANIN BELİRTİSİ OLACAK." Sizlere sormak istiyorum, bu anlaşmaya kimin uyup uymadıklarını anlamak için, insanların çok afedersiniz ama çüklerine mi bakacaklar. Böyle bir anlaşmanın yapılmasını, Allah'ın istediğine nasıl inanırız? İşte Yahudiler bu ve buna benzer onlarca inancını, bizim inancımıza sokmuşlar ama bizler, SORGULAMADAN İMAN ETTİĞİMİZ İÇİN hala bunun farkında bile olamıyoruz. Çünkü biz Müslümanların elinden, KUR'AN'I ALDILAR RİVAYETLERİ DİNİN EMRİ DİYE VERDİLERDE ONDAN. Tekrar söylemek isterim, bugün elimizde bulunan Tevrat, birçok konuda değiştirilmiş ve tahrif edilmiştir. Şunuda hatırlatmak isterim, Kur'an'da Fetih suresi 23. ayetinde Allah'ın kanunlarında asla bir değişiklik yoktur der. Bu durumda sizlere sormak istiyorum, neden Allah Hz. İsa'ya ve Hz. Muhammed'e aynı emri yani erkeklerin sünnet emrini vermemiştir? Allah'ın kanununda değişiklik yoksa ki, yoktur bu durumda bizlere de emretmesi gerekirdi. 

Erkeklerin sünnet olma konusunu araştırdığınızda, çok ilginç bir sonuca ulaşırsınız. Eski Mısır kalıntılarında, erkeğin sünnet olma resimleri bulunmuştur. Bunu inançlarında kullanmak isteyen art niyetli bazı kişiler, sünnet olmanın insanlarda sağlık açısından gerekli olduğunu ve yüzlerce yıl önce bunun keşfedildiğini dahi söylediklerini duyarsınız. Bunu söylemek ve inanmak, ALLAH'IN ERKEĞİ KUSURSUZ YARATMAMIŞ OLDUĞUNU SÖYLEMEKLE AYNIDIR. Bir erkek için bu gerekseydi, Allah bunuda açıklardı Kur'an'da. Şunuda hatırlatamak isterim bu inanç, bazı bölgelerde öyle sapkınlığa ulaşmıştır ki, kadınlarında çok önemli organını keserek, sünnet olması gerektiğine inanmaktadırlar. Çok ilginç bir bilgide vermek isterim. Hz. Muhammed'in sünnet olduğuna dair açık bir delil, kanıt olmadığından bazı rivayetler nakledilir ama genellikle Hz. Muhammed'in sünnetli doğduğu anlatılır. Küçük bir dip not: "Sünnetli doğan peygamberler; Âdem, Şit, İdris, Nuh, Hanzele, Hud, Salih, Lut, Yusuf, Musa, Şuayb, Zekeriya, Yahya, Süleyman, İsa ve Muhammed (aleyhimüsselâm)dır." Bizler Kur'an'dan yaşadığımız inancımıza kanıt bulamayınca, kendimize işte böyle doğruluğundan asla emin olmamızın mümkün olamayacağı kanıtlar yaratıyoruz. Sizlere soruyorum, saydıkları Resullerin sünnetli doğduğuna, kim şahit olmuş da bu örnekleri gönül rahatlığıyla verebiliyorlar? Yaşadıkları tarihler bile çoğunun belli değil. Allah aşkına böyle mantık dışı bilgilerle, nasıl kendimizi kandırırız vede içimiz rahat bunlara inanırız, doğrusu hiç anlayamıyorum. DEMEK Kİ AKIL DEVRE DIŞINDA KALINCA, NE SÖYLENİRSE KABUL EDİLEBİLİYOR MUŞ BUNU ANLADIM. 

Konuyu daha çok dağıtmadan şunu söylemeliyim ki, Kur’an dışında iman ettiğimizi söylediğimiz Tevrat, İncil elbette kabulümüzdür. Hangi bilgilerin değişikliğe uğradığını tahrif edildiğini, nelerin Allah tarafından nesih edildiğinin, değiştirildiğinin detayını bilemeyiz.  BİZLER KUR’AN'DA BİZE AÇIKLANANLARA, TEBLİĞ EDİLENLERE İMAN EDERİZ. ÇÜNKÜ KUR'AN DAN SORUMLUYUZ. Bizleri ilgilendiren, iman ettiğimiz en son bizlere tebliğ edilen Kur’an dır demeliyiz ve Allah'ın emrettiği gibi KUR'AN'IN SINIRLARINI ASLA AŞMAMALIYIZ. Çünkü Kur’an'a sarılmamızı ve ondan hesaba çekileceğimizi Yüce Rabbim söylüyor. Allah sözünden dönmeyeceğine göre, bizler sünnet olmanın dinin, Allah'ın emri olduğunu asla söyleyemeyiz. Söylersek Allah'ın dinine, iftira etmiş oluruz. BİZ MÜSLÜMANLAR NE YAZIK Kİ İMANIMIZI KUR'AN İLE SORGULAMADIĞIMIZDAN, ADETA YAHUDİLEŞTİRİLDİĞİMİZİN DE FARKINDA OLAMIYORUZ. Lütfen Yahudi inançları ile mezheplerin bizlere dayattığı batıl inançları karşılaştırınız, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bakın Allah ayetlerinde, nasıl sesleniyor bizlere? Önce aşağıdaki ayetlere bakalım, Kur’an ne için indirilmiş?

Sad 29: (Resulüm!) SANA BU MÜBAREK KİTAB'I, AYETLERİNİ DÜŞÜNSÜNLER VE AKLI OLANLAR ÖĞÜT ALSINLAR DİYE İNDİRDİK. 

Enbiya 10:  Andolsun, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. HÂLÂ AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ? (Diyanet meali)

Demek ki bu mübarek kitabın ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsın diye indirdiğini belirtiyor Allah. çok daha açık bir şekilde, size öyle bir kitap indirdik ki diyor, sorumluluğunuz bütün şan ve şerefiniz Kur'an'da dır. Bu durumda Kur'an'ın tek kelime bile bahsetmediği bir hükümden, din adına sorumlu olabilir miyiz? Kur'an ayetleri üzerinde düşünen bir Müslüman, Kur'an'da asla geçmeyen bir hükümden de sorumlu olamayacağımızı, çok iyi bilir. Şimdide yazacağım şu iki ayet üzerinde hep birlikte düşünelim, acaba ne demek istiyor Allah.

Maide  101: Ey iman sahipleri! SİZE AÇIKLANDIĞINDA CANINIZI SIKACAK ŞEYLERLE İLGİLİ SORU SORMAYIN. KUR'AN İNDİRİLMEKTE İKEN ONLARI SORARSANIZ SİZE AÇIKLANIR. ALLAH ONLARDAN VAZGEÇMİŞTİR/KALDIRMIŞTIR. Allah Gafur’dur, Halim’dir.

Bakara 106:   BİZ BİR AYETİ SİLER, UNUTTURUR VEYA ERTELERSEK ONDAN DAHA İYİSİNİ VEYA ONUN BİR BENZERİNİ GETİRİRİZ. ALLAH'IN HER ŞEYE GÜCÜ YETER OLDUĞUNU BİLMEDİN Mİ? 

Bu iki ayet üzerinde, dikkatle düşündüğümüz de, Maide suresi 101. ayette belirttiği gibi, indirilen bazı ayetler demek ki daha önce inandıkları, ya da daha önce gelen kutsal kitaplarda olanların Allah tarafından değiştirildiğini görmüşler. Bazı insanların buna canı sıkılmış, hatta nasıl olur diye itiraz etmişler. Ama dikkat ettiyseniz bu durumda Allah ne diyor, bunlarla ilgili birbirinize sorular sormayın tartışmayın. Kur'an indirilmekte iken sorarsanız bunlar sizlere açıklanır, ama daha sonra sormayın, ÇÜNKÜ ALLAH BUNLARI AFFETTİ, KALDIRDI, VAZGEÇTİ, DİYOR. Dikkat ederseniz nelerden vazgeçtiği, kaldırdığı konusunda açıklama yapmıyor, detay vermiyor. Çünkü yapmasına da gerek yok, açıkça bu kitaptan sorumlusunuz dedikten sonra, sorumlu olmadıklarımızı gerekmedikçe söylemenin ne anlamı olabilir, kafa karıştırmaktan başka? 

Devamındaki ayette ise tüm bunlara açıklık getiriyor. Biz gönderdiğimiz kitaplar arasında, bir ayetin hükmünü siler yani kaldırırsak, ya da ertelersek sizler için daha iyisini getiririz diyor. Bu ayetlerden yola çıkarak, diğer kutsal kitaplarda neler vardı, daha sonra Allah bunların hangilerini değiştirdi, tamamını bilemeyiz. Daha açıkçası, Kur’an'ın bahsettikleriyle karşılaştırma yapabiliriz. Ama diğerleriyle, Kur’an'da bahsedilmediği için karşılaştırma yapamayacağımızdan bunlar uydurmadır, insanlar değiştirmiştir demek yerine, bu konuda fikir yürütmeyip, mantıksız sözler söylemeden, BİZİ İLGİLENDİREN KUR'AN HÜKÜMLERİDİR DEMEK, BENCE EN DOĞRUSUDUR, EN SAYGILI OLANIDIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

Bu açıklamalardan sonra, konumuz olan erkeğin sünnet edilmesini, şöyle bir mantık süzgecinden geçirelim. KUR’AN BU KONUDA HİÇ SÖZ ETMİYOR, ÖRNEK DAHİ VERMİYOR, ama Tevrat adını verdikleri kitapta, çok açık bir açıklama yapmış ve hatta Hz. İbrahim ve soyuyla yaptığı anlaşma gereği, sünnetin emredildiği yazıyor. Bu konunun doğruluğu ya da yanlışlığı hakkında hiçbir yorum yapma, ya da fikir yürütme yetkisini kendimde bulamıyorum. AMA BENİM SORUMLULUĞUM, ELİMDE BULUNAN KUR’AN'A İMAN ETMEK VE EMİRLERİNE UYMAKTIR. BAKIN ALLAH NE DİYOR KUR’AN'DA. 

"DOĞRUSU KUR'AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜTTÜR. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ." (Zühruf 44)

Değerli dostlarım, din kardeşlerim, bakın Allah sizleri bu kitaptan hesaba çekeceğim, bu kitap tan sorumlu tutacağım diyor. Sizce Allah Kur’an da hiç bahsetmediği ERKEKLERİN SÜNNET OLMA KONUSUNDAN, sorumlu tutar mı dersiniz bizleri? Bunun tersini söylemek, Allah'ın adaletine yapılan en büyük saygısızlıktır. Sünnet olmak, kesinlikle bir erkek için şart değildir. Sünnet olmanın da fıtrata ters düşmek olarak anlamak da, bana göre yanlış olur. Çünkü sünnetin fıtrata, yaradılışa ters düşme gibi algılayan kardeşlerim de var. Erkekler ya da kadınlar daha güzel görünmek için estetik yaptırıyorlar, eğer sünnet olmak fıtrata ters düşüyor dersek, estetik olmakta fıtrata ters düşüyor, yapılmamalıdır dememiz gerekir. Tabi bu örnekleri çoğaltabiliriz. İslam dini, bizlere zarar vermediği sürece, bedenimizde isteğimiz doğrultusunda yapacağımız değişiklere müdahale etmez, karışmaz, yasaklamaz. Örneğin dövme yaptırmakta ta hiç bir sakınca yok, yeter ki aşırıya giderek bedenimize, sağlığımıza zarar vermemek şartıyla.  

Nisa 119. Ayette Allah'ı bırakıp, şeytanı dost edinenleri, Allah'ın saptıracağını söyledikten sonra, o günkü toplumun batıl inançlarından bizlere örnek veriyor. Hayvanların kulaklarını kesme ritüeli, inancına öyle bir anlam yükleniyormuş ki,  boş kuruntularla, anlamsız inançlara sahiplermiş. Böyle insanları saptıracağım diyor Allah. Bugün günümüzde de, din adına hurafe ve batıl öyle şeyler anlatılır ve denir ki, bunu yapanlara Allah cehennem yüzü göstermez. Sünnet olma konusunu, bizler erkeklerin bir eksikliği gibi görürsek, mutlaka sünnet olmalıyız dersek, bakın o zaman iş değişir. ALLAH KULLARINI HİÇ EKSİKSİZ, EN GÜZEL ŞEKİLDE YARATMIŞTIR. DAHA DOĞRUSU YARATTIĞINI ALLAH SÖYLÜYOR. Tin suresinde de Allah, insanı eksiksiz en güzel şekilde yarattığını söylüyor. Gerçektende eksiksiz. Ama Allah'ın bizleri imtihan için koyduğu nefis yok mu? İşte bu nefis farklılıklar, değişiklikler istiyor. Bu istek ve arzu eksiklikten değil arzudan, gelenekten, töreden. Allah iyi ki yemin ederek, bu kitabı sizler için kolaylaştırdım demiş, yoksa işimiz çok zormuş.

Şunu asla unutmamalıyız. Kur’an gerçekten kolaylaştırılmış, yol gösteren ama kişinin hayatına çok fazla müdahale etmeden, yaşamasına özgürce imtihanına izin vermiştir. Çok zor ve sıkboğaz eden kurallar koymamıştır. Böyle kuralları koyan biz insanlarız. Sünnet olma konusunu da aynı mantıkla düşünmeliyiz. Allah eksiksiz yaratmıştır ama duygularımızın yön vereceği farklılıklara da karışmamıştır. İslam dini korkutucu değil yol göstericidir. Yasaklamakla değil, akılla hayatımızı yaşamamızı istemiştir bizlerden. Onun için ayetlerin sonunda bizlerin düşünmesini istemiştir. Sünnet olma konusunda eğer TIP, BİLİM ERKEKLER İÇİN ZARARLIDIR DERSE BİR GÜN, DERHAL YASAKLANMALIDIR, VAZ GEÇİLMELİDİR. Yukarıda yaptığım açıklamanın tek bir sebebi var, Allah'ın emirlerini bilelim emin olalım, daha sonrada geleneklerimizi elbette devam ettirelim. AMA GELENEKLERİ ALLAH EMRİDİR DEMEDEN, DİNSELLEŞTİRMEDEN.

Sünnet İslam âleminde kabul edilen, günümüze kadar uygulanan güzel bir gelenektir, ALLAH'IN EMRİ DEĞİLDİR. Bu geleneğimizi engellemek isteyenlere de güzelce izah edelim, zorlamadan bu dinin emri demeden, SÜNNET OLMAYAN MÜSLÜMAN DEĞİLDİR DEMEYELİM. İslam dini kolaylık dinidir. İslam dininin, Kur’an'ın emirleri ile sınırları çizilmiştir. Allah Kur’an'ın sınırlarını aşmayın diye uyarıyorsa, bunun aksini yapmamızın ve bunlarda Allah emridir dememizin, bizleri dinden uzaklaştıracağının bilincinde olmalıyız.

Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/