KUR'AN A DAVET

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
KUR'AN DA GEÇEN EVLİYA, VELİ VE HALİL SÖZCÜKLERİ ÜZERİNE.....

Kur’an da ayetlerde geçen bazı kelimeler, farklı sözcüklerle tercüme edildiği halde, cümlede kullanma şekline göre bazen aynı anlamda, bazen de farklı anlamlarda çevrildiğini görürüz. Bunun hangi anlamda olduğunu, cümleyi okuduğumuzda hemen anlarız. Bu durum bizim dilimizde de vardır. Bu makalemde sizlerin düşünmenize vesile olmak istediğim kelimeler, ayette bizzat geçtiği şekliyle EVLİYA, VELİ ve HALİL kelimeleri üzerinde olacak. Önce orijinal metninde, EVLİYA diye geçen ayetten örnek verelim, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim. İki farklı tercümeden yazıyorum.

Yunus 62: Gözünüzü açın! ALLAH'IN VELİLERİ İÇİN HİÇBİR KORKU YOKTUR. Tasaya da düşmezler onlar. (Yaşar Nuri meali)

Yunus 62: Bilesiniz ki, ALLAH’IN DOSTLARINA HİÇBİR KORKU YOKTUR. Onlar üzülmeyeceklerdir de. (Diyanet meali)

Bu ayeti özellikle, iki farklı mealden yazdım.  Ayetin orijinal metninde, Veli ve Dost diye çevrilen kelime EVLİYA diye geçer. Bizim dilimizde evliya kelimesinin anlamı çok farklıdır, ama Kur’an da geçen bu kelime bizim bildiğimiz anlamda değildir. Aslında her iki çeviride yanlış değildir, çünkü Evliya Kur’an da birçok ayette VELİ yani DOST anlamında kullanılmıştır. 

Ayette, Allah ın velilerine yani Allah ın dost edindiği sevdiği, onun doğru yolundan giden kullarına hiçbir korku yoktur diyor. Yalnız bu ayette çok dikkat etmemiz, hatırlatmamız gereken bir konu var. Çünkü bu yanlışı ne yazık ki bizler yapıyoruz, hatta tarikat ve cemaat eksenli İslam ı yaşayanlarda, kendi çıkarlarına anlam saptırarak kullanıyor. Bu ayette Allah dostlarını, yani onun yolundan giden kullarını, bizzat kendi seçip karar veriyor. Çünkü ne diyordu Kur’an başka ayetinde, KİMİN EN DOĞRU YOLDA GİTTİĞİNİ, KİMİN TAKVACA ÜSTÜN OLDUĞUNU YALNIZ BEN BİLİRİM. Yani bizler yaşadığımız çevremizden, asla hiç kimseyi, bu Allah ın dostu, bu Allah ın veli kulu ya da bu Allah ın evliya kulu diyemeyiz. 

İSLAM İNANCINDA BÖYLE BİR KURUM, YA DA YÜCELTİLMİŞ BİR RUHBANLIK YOKTUR. ÇÜNKÜ TEVBE 71. AYETİNDE, MÜMİN MÜMİNİN EVLİYASIDIR, YANİ DOSTUDUR DİYE GEÇER. BAŞKA BİR DEYİŞLE, İMAN EDEN MÜMİN VELİDİR, EVLİYADIR YANİ GÜVENİLİR ARKADAŞTIR, DOSTTUR. AMA LÜTFEN KARIŞTIRMAYALIM, DİN VE İMAN ADINA TAKİP EDECEĞİMİZ, YARDIM İSTEYECEĞİMİZ GÜVENECEĞİMİZ VELİMİZ, EVLİYAMIZ YALNIZ ALLAH TIR. Ayet bunu anlatmaya çalışıyor bizlere. Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için bir başka örnek daha verelim.

Araf 3: Rabbinizden size indirilene uyunuz! O'NU BIRAKIP DA BAŞKA DOSTLARIN PEŞLERİNDEN GİTMEYİNİZ! Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (Bayraktar Bayraklı meali)

Araf 3: (Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'NDAN BAŞKA VELİLERE UYMAYIN. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (Süleyman Ateş meali)

Bu ayetin de orijinal metninde, Evliya diye geçer. Ama tercüme ederken veli ve dost kelimeleri ile çevrilmiş. Yine ayette Allah ın yanında, din ve iman adına güvenebileceğimiz, yardım isteyeceğimiz, ardı sıra gideceğimiz hiç kimsenin, yani hiçbir velinin, dostun olmadığını anlatıyor. Ve Allah ın indirdiğinden başka, bilgilerin ardına düşmeyin diye de uyarıyor. Ali İmran 28. ayette Allah şöyle der. “Müminler, müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmesinler.” Bu ayette de orijinal metninde EVLİYA diye geçer. Konunun daha iyi anlaşılması ve Evliya kelimesinin aslında, hem veli hem de dost anlamında kullanıldığına, örnek 3 ayet daha hatırlatmak istiyorum. Orijinal metninde bu ayetlerde, EVLİYA diye geçer.

Ali İmran 175: İşte o şeytan, ancak KENDİ DOSTLARINI KORKUTUR. Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayınız, benden korkunuz. (Bayraktar Bayraklı meali)

Cuma 6: De ki: "Ey Yahudiler! Eğer insanlar arasında yalnız kendinizin ALLAH'IN DOSTLARI OLDUĞUNU SANIYORSANIZ, buna gerçekten inanıyorsanız, hadi ölümü isteyin!" (Yaşar Nuri meali)

Nisa 144: Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da KÂFİRLERİ DOST EDİNMEYİN. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? (Diyanet meali)

Şimdide orijinal metninde VELİ diye geçen bir ayet örnek verelim ve farklı mealden yazalım, bakalım gerçekten güvenilecek dost anlamında mı kullanılıyor.

Bakara 107: Bilmedin mi ki göklerin de yerin de mülk ve saltanatı yalnız Allah'ındır. SİZİN İÇİN ALLAH'TAN BAŞKA NE BİR VELİ VARDIR NE DE BİR YARDIMCI. (Yaşar Nuri meali)

Bakara 107: Göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığının Allah'a ait olduğunu da bilmez misin? SİZİN İÇİN ALLAH'TAN BAŞKA NE BİR DOST NE DE BİR YARDIMCI VARDIR. (Bayraktar Bayraklı.

Dikkat ettiyseniz iki farklı kelime ile tercüme etseler bile, aynı anlamı veriyor.  Ayet DİN VE İMAN ADINA, güvenilecek Allah dan başka velimizin yani dostumuzun, yardımcımızın olmadığını açıkça bildiriyor. Ayrıca Enam 127. ayette de yine Allah şöyle der. “Rablerinin katında selamet yurdu onlarındır. O, işlediklerinden ötürü onların dostudur.” Ama bu ayetin orijinal metninde, dost diye çevrilen kelime VELİDİR. Yine veli kelimesi Bakara 282. ayetinde, bir insanı koruyan, ona bakan, yardım eden anne, baba ya da büyüğü, ondan sorumlu kişi anlamında da kullanılmıştır. Kur’an da veli kelimesi Yine orijinal metninde VELİ diye geçen üç ayet, bakın nasıl tercüme edilmiş.

Ali İmran 68: Şu bir gerçek ki, insanların İbrahim'e gönülce en yakın olanları, elbette ona uyanlar, bu peygamber, bir de iman sahipleridir. ALLAH, MÜMİNLERİN VELİ’SİDİR. (Yaşar Nuri meali)

Nahıl 63: Yemin olsun Allah'a ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik de şeytan onlara amellerini süslü gösterdi. O, BUGÜN DE ONLARIN DOSTUDUR/ O GÜN DE ONLARIN DOSTU İDİ. Onlar için acıklı bir azap var. (Yaşar Nuri meal)

Nisa 45: Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. ALLAH, DOST OLARAK YETER. Allah, yardımcı olarak da yeter. (Diyanet meali)

Şimdide ayette Hz. İbrahim ile ilgili, Allah ın övgüyle bahsettiği Nisa 125. ayete bakalım.

Nisa 125: Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim’in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? ALLAH, İBRAHİM’İ DOST EDİNDİ. (Diyanet meali)

Bu ayette DOST diye çevrilen kelime, orijinal metninde ne Evliya nede veli diye geçmiyor. HALİL diye geçiyor. YANİ ALLAH HZ. İBRAHİM İ HALİL BİR KULU OLARAK SEÇTİĞİNİ SÖYLÜYOR. Sizce bu kelime, diğer ayetlerde geçen Evliya, Veli kelimesinden özellikle farklı bir anlamda kullanılmış olduğu vurgulanmıyor mu? Bunu anlayabilmemiz için, HALİL kelimesinin ne anlama geldiğini önce bilmeliyiz. Bu kelime SADIK, YAPTIKLARINDA İÇTEN VE SAMİMİ DOST anlamına geliyor. Demek ki Allah, Hz. İbrahim i özellikle överek, onu onurlandırmak adına bu kelimeyi özellikle seçmiş. Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, yine Kur’an a müracaat edelim. Bakalım Allah Hz. İbrahim i nasıl anlatıyor bizlere.

Nahl 120: Şüphesiz İbrahim, ALLAH’A İTAAT EDEN, HAKKA YÖNELEN BİR ÖNDER İDİ. Allah’a ortak koşanlardan değildi. (Diyanet meali)

Hud 75: İbrahim CİDDEN YUMUŞAK HUYLU, DUYGUSAL, KENDİNİ ALLAH'A VERMİŞ BİRİ İDİ. (Bayraktar Bayraklı)

Meryem 41: Bu kitapta bir de İbrahim'i an.  GERÇEK ŞU Kİ, O ÖZÜ SÖZÜ DOĞRU BİR NEBİYDİ. (Muhammed Esed meali)

Bakara 130: İbrahim’in yolundan, kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? ANDOLSUN Kİ, BİZ ONU DÜNYADA SEÇTİK. ŞÜPHESİZ O, ÂHİRETTE DE İYİLERDENDİR. (Bayraktar Bayraklı meali)

Bu ayetlere de baktığımızda, Allah ın Hz. İbrahim e neden HALİL, HANİF bir Müslüman diye hitap ettiğini şimdi çok daha iyi anlıyoruz.  Onun için bence, ayeti tercüme ederken dost diye tercüme etmek yerine, özellikle anlamını da bildiğimiz HALİL diye tercüme etmeliyiz ve ALLAH HZ. İBRAHİM’ İ HALİL BİR KULU OLARAK, SEVGİSİYLE YÜCELTMİŞTİR dememiz gerekir.

Kur’an bir nurdur, deryadır. Bizlere düşen onu anlamaya çalışmak, ONUN PINARINDAN KANA KANA İÇEBİLMEK ADINA, ÇABA HARCAMAK OLMALIDIR.  Bizler iyi niyetle, Kur’an ı anlayabilmek adına çaba harcarsak, Allah gönül gözlerimizi, çabamız nispetinde açacağını bizlere müjdelemiştir. Bizler beşeriz elbette hata yapabiliriz, ama doğruyu, Allah ın gerçeklerini Kur’an dan aramak adına bizzat çaba harcarsak, en az hata yapanlardan oluruz. Böylece zamanla yaptığımız hatalarımızı da fark edip, düzeltmeye zamanımız olur.

Dilerim batıldan ve hurafeden uzak, Allah ın nuru Furkan a sarılan, en az hata yaparak, imtihan vakti dolmadan hatalarının farkına varıp düzelten, Allah ın halis kullarından oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

 



Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.