KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
MAİDE SURESİ 21-22-23-24-25. AYETLER VE YAHUDİ ZİHNİYETİNİN GÜNÜMÜZDE

MAİDE SURESİ 21-22-23-24-25. AYETLER VE YAHUDİ ZİHNİYETİNİN GÜNÜMÜZDE, DEVAM ETTİĞİ GERÇEKLERİ.

Günümüzde bizler, Kur’an’ı tarafsız hiçbir etki altında kalmadan, dikkatle düşünerek ve araştırarak okumadığımız için, büyük hatalar yapıyoruz. Bizlere ne anlatılırsa, dinin emri kabul ediyoruz. Bu makalemde sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam dininde yani Allah katında KUTSAL sayılan mekânlar var mıdır konusu üzerine olacak. Lütfen bu konuyu Kur’an merkezli düşünerek anlamaya çalışalım.

Önce Kutsal kelimesi dediğimizde, bizim dilimizde ne anlaşılıyor onu doğru anlamalıyız ki, başka kelimelerle onu karıştırmayalım. Önce şunu önemle belirtmek isterim, ayetlerde geçen MUKADDES kelimesi birçok ayeti tercüme ederken, KUTSAL diye tercüme ediliyor. Hâlbuki kutsal dediğimizde bizlerin dilinde, YARATICI VE O’NUNLA İLGİLİ HER ŞEY, YANİ İNDİRDİĞİ KUR’AN-VAHİY OLARAK ANLIYORUZ. Çünkü kutsal dediğimizde çok özel bir anlam, mana anlaşılıyor ve DOKUNULMAZ, DEĞİŞTİRİLEMEZ, İTAAT EDİLEN, YERİNE GETİRİLMESİ MUTLAKA İSTENEN YARATICININ BUYRUĞU olduğunu anlaşılıyor. Hâlbuki bu iki kelime, aynı anlamda bakın nasıl kullanılıyor. KUTSAL VEYA MUKADDES, GÜÇLÜ BİR DİNΠSAYGI UYANDIRAN VEYA UYANDIRMASI GEREKEN KABUL GÖRMÜŞ; BOZULMAMASI, DOKUNULMAMASI GEREKEN, ÜSTÜNE TİTRENİLEN DEĞERLERDİR. “ Dikkat ettiyseniz bu anlam, herkese ve özellikle günümüzde her inanca göre değişir. Eğer buna inanırsak mezheplerin ve tüm batıl inançlarımızın, hatta rivayetlerin atalar inancınıda KUTSALLAŞTIRMIŞ OLURUZ. Bu yöntemle ne yazık ki topluma her rivayet, KUTSAL olarak kabul ettirilebiliyor. Bu durumda mukaddes kelimesini, kutsal diye çevirmemiz doğru olur mu? Bu sorumuzun cevabını, isterseniz bu kelimenin geçtiği ayetlerden örnek verelim ve üzerinde birlikte düşünelim.

Maide 21: “EY KAVMİM! ALLAH’IN SİZE YAZDIĞI KUTSAL TOPRAĞA GİRİN. SAKIN ARDINIZA DÖNMEYİN. YOKSA ZİYANA UĞRAYANLAR OLURSUNUZ.” (Diyanet meali)

Bu ayette KUTSAL diye çevrilen kelime aslında, ayette MUKADDES diye geçer. Peki, mukaddes kelimesi ne anlamda kullanılıyor bu ayette, burası çok önemli. Lütfen bu ayetin devamındaki ayetleri de okuyunuz. Hz. Musa ve kavmi arasında geçen bir olay anlatılıyor. Allah düşmanlarından o halkı kurtarmak için, Yahudi toplumuna yaptığı önerilerin, nasıl karşılık bulmadığını göreceksiniz. Günümüzde Yahudiler, tıpkı geçmişte atalarının asi ve Allah’a karşı geldiklerinde, söz dinlemediklerinde, nasıl cezalandırıldıysalar, günümüzde de aynı suçu işleyerek, Allah’ın laneti ile mutlaka karşılık göreceklerdir. Gelelim konumuza. Toplumumuzda kutsal kelimesi ile mukaddes kelimesi neredeyse aynı anlamda kullanıldığı için, BUGÜN YAHUDİLERİN ZORLA YERLEŞMEYE ÇALIŞTIKLARI TOPRAKLARI, KENDİ ELLERİMİZLE KUTSALLAŞTIRDIK. Hâlbuki ayette, Hz. Musa’ya inananların düşmanlarından korunması adına Allah, mukaddes kelimesini özellikle kullanarak, O bölgeye gidilmesini oraya gittiklerinde orasının kendileri için EMNİYETLİKUSURSUZ, GÜZEL, TEMİZLENMİŞ, BEREKETLİ bir yer olduğu anlatılıyor. ASLA BU AYETTE BU BÖLGENİN KUTSAL OLDUĞU SÖYLENMİYOR, BU YERİN KESİN BİR TANIMIDA YAPILMIYOR. Çünkü kutsallık çok farklı anlamdadır ve Allah dikkatinizi çekerim, ne mukaddes kelimesini nede kutsal kelimesini HAC için bile kullanmıyor.  Aynı kelimeye bir örnek daha verelim.

Taha 12: “ŞÜPHE YOK Kİ, BEN SENİN RABBİNİM. HEMEN AYAKKABILARINI ÇIKAR. ÇÜNKÜ SEN MUKADDES VADİ TUVÂ’DASIN.” (Diyanet meali)

Ayet yine Hz. Musa kıssasında geçiyor. Allah Resulünü uyarıyor ve senin tek Rabbin benim bunu unutma, seni etkileyenlerden korkma,  benden kork diyor. Çünkü Yahudiler Hz. Musa’ya çok zorluk çıkartıyorlardı. Devamında uyarı devam ediyor ve diyor ki ayakkabılarını çıkar sözüyle, bu bir DEYİM, benzetme olarak Allah Resulüne şunu söylüyor. SANA AYAK BAĞI OLAN, SENİ YOLUNDAN ALI KOYAN, SANA YÜK OLAN ŞEYLERDEN KURTUL DİYOR.” Ayetin devamında, senin ümmetin daha önce seni uyardığım ve yardım etmeye çalıştığım halde sözüme güvenmediler, ama sen bana güven. Çünkü sen şu anda mukaddes vadi Tuva’dasın. Yani kusursuz, birçok kere temizlenmiş, bereketli güvenli topraklardasın diyor. Ayette geçen Tuva kelimesine, günümüzde birçok anlam veriliyor. Doğrusu rivayetlerden yardım almak yerine, ayette bahsedilen mukaddes kelimesinden yola çıkarak, bu bölgenin güvenilir bir bölge olduğunu anlamamız bizlere yeterli olacaktır.  Önemli olan bu yerin neresi olduğu değil, güvenli olduğudur, anlatılmak istenendir.

Bizlerde tıpkı Yahudiler gibi, bazı şeyleri kutsallaştırdık. Hâlbuki kutsal Allah katından olan şeylere verilen isimdir. Yahudi toplumu Kur’an’da geçen bu bölgenin, Allah’ın kendilerine kutsal topraklar olarak vaat ettiğini, hala günümüzde ileri sürmektedirler. Hâlbuki kutsallık, toprakta ya da yaşanan yerde değil, ALLAH’IN VAHYİNDEDİR. Yahudilerin ataları bu vahye, Allah’ın bu uyarılarına uymayarak nasıl cevap vermişlerdi Hz. Musa ya hatırlayalım Kur’an’dan. Sizce Yaradan’a bu saygısızlığı yapan atalarına karşı Allah, onlara herhangi yeri vermek için, vaatte bulunur mu yorumunu sizlere bırakıyorum.

Maide 22-23-24: Dediler ki: “ey Mûsâ! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz.” korkanların içinden Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: “onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer müminler iseniz, yalnızca Allah’a tevekkül edin.” DEDİLER Kİ: “EY MUSA! ONLAR ORADA BULUNDUKÇA, BİZ ORAYA ASLA GİRMEYECEĞİZ. SEN VE RABBİN GİDİN, ONLARLA SAVAŞIN. BİZ BURADA OTURACAĞIZ.” (diyanet meali)

İşte Yahudilerin ataları, Allah’ın buyruklarına böyle karşı geliyorlar ve Allah'ın Elçisi Hz. Musa’yı zor durumda bırakıyorlar. Yeri gelmişken hatırlatmak isterim. Bugünkü Yahudilerin ataları, yalnız Hz, Musa'ya değil, Hz. İsa yada aynı zulmü yapmadılar mı? Hz. Musa’nın halkın bu cevabı karşısında, Allah’a karşı verdiği cevap ve bu toplumu Allah’a şikayeti, bu toplumun neslinden olanların, günümüzde de bir kısmının nasıl aynı zihniyette olduklarını, çok açık gösteriyor.

Maide 25: MÛSA, “EY RABBİM! BEN ANCAK KENDİME VE KARDEŞİME SÖZ GEÇİREBİLİRİM. ARTIK BİZİMLE, O YOLDAN ÇIKMIŞLARIN ARASINI AYIR” DEDİ. (Diyanet meali)

Hz. Musa’nın bile kendi toplumuna söz geçiremediğini, ona isyan ettiğini, Allah’a onları nasıl şikâyet ettiğini, çok açık görüyoruz. Allah’ın,  Resulünün bu dileğine karşı nasıl cevap verdiğini merak ediyorsanız, lütfen maide 26. Ayetten sizler okuyunuz. SİZCE GÜNÜMÜZDE AYNI ZİHNİYETİ YAŞATAN, ATALARININ ARDI SIRA GİDEN BU YAHUDİ TOPLUMDAN, İNSANİ DUYGULAR BEKLENEBİLİR Mİ? Elbette hepsinin aynı zihniyette, düşüncede olduğunu, asla söyleyemem. Günümüzde de aynı neslin soyundan gelenlerin birçoğu, demek ki değişmemişler ve Allah’a ve onun yarattığı kullarına karşı aynı isyanı, zulmü devam ettiriyorlar. ÜZÜCÜ OLAN İSRAİL'İN, FİLİSTİNLİLERE YAPTIKLARI BU ZULMÜ, ÜLKELERİN FİLİM SEYREDER GİBİ SEYRETMELERİDİR.

Makaleme son vermeden önce, daha iyi anlaşılabilmesi için, makalemin konusu olan KUTSAL VE MUKADDES kelimelerinin ne anlama geldiği konusunda, bazı örnekler vermek istiyorum ki doğru anlaşılabilsin. ÖNCE ŞUNU BELİRTMEK İSTERİM, İSLAM DİNİ DIŞ GÖRÜNÜŞE DEĞİL, YAPILANA, İCRAATA YANİ İSTENİLENİ YAŞAYIP YAŞAMADIĞINA ÖNEM VERİR. ONUN İÇİNDİR Kİ CAMİLER YA DA İBADET YERLERİ DEĞİL, İÇİNDE YAPILAN İBADET KUTSALDIR. Kur’an söyleme değil yaşanana, yani TAKVAYA ÖMEM VERİR.  Kutsal kelimesini, mukaddes kelimesi ile aynı anlamda kullanmamız, konuyu yanlış anlamamıza neden oluyor. Tekrar etmek istiyorum, kutsal Allah katından olan, yani onun katından gelen anlamındadır. Örneğin Kur’an Allah katından gelmiştir ve bizler için uyulması gereken, değiştirilemez kutsal bir kitaptır. Mukaddes kelimesi KUSURSUZ, GÜZEL, TEMİZLENMİŞ, BEREKETLİ ANLAMLARINA GELİR. BU KELİME İNSANLARIN DÜŞÜNCE VE İNANÇLARI İLE DEĞERLENDİRİP, BİZLERİN ANLAYACAĞI ŞEKLE DÖNÜŞMÜŞ, YAŞADIĞIMIZ DÜNYA ANLAYIŞI İLE BİR DEĞER YÜKLENMİŞ, DUYGUSAL HALİDİR. Bir başka şekilde söylemek gerekirse, bir şeyin KUTSAL OLMASI İÇİN, Allah’ın değiştirilemez mutlaka uyulması gereken, KİŞİYE GÖRE DEĞİŞMEYEN, HERKESE GÖRE AYNI emri/kanunu olması gerekir.

Örneğin Kur’an kutsal bir kitaptır deriz. Çünkü Allah emri olduğu için. Ama aynı Kur’an’a mukaddes bir kitaptır diyerek, düşünce ve duygularımızı dile getiririz Kur’an için. Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için bir örnek daha vermek istiyorum. Mukaddes kelimesini, kadın ismi olarak kullanırız. Kusursuz, temizlenmiş, bereketli anlamında. Ama bir insana kutsal ismini veremeyiz. ÇÜNKÜ KUTSALLIK, YALNIZ ALLAH’A MAHSUSTUR. BU İNCE ÇİZGİYİ LÜTFEN UNUTMAYALIM VE OLUR OLMAZ ŞEYLERE, KUTSALLIK YAKIŞTIRMASI YAPMAYALIM. Sanırım ne demek istediğim anlaşılmıştır.

Kur’an’da kutsal ya da kutsal olanın herhangi bir tanımı yapılmamıştır. Kur’an’da geçen bazı kelimelere örneğin örneğini verdiğim, mukaddes kelimesine kutsal anlamı verilmiştir. Günümüzde biz Müslümanlar, tıpkı Kitap Ehlinin bu konuda yaptığı yanlışları yapıyoruz ve KUTSAL kelimesini örneğin, Allah’ın Resulüne ait olduğu iddia edilen sakalına, giydiği kıyafetlere de KUTSAL EMANETLER adını veriyoruz. Hatta rivayet edilen hadislerin bile bir kısmına KUTSİ HADİS yani kutsal, Allah katından olan anlamını vererek, toplumun kabul etmesini kolaylaştırıyoruz.  Bu söylem toplumda çok yanlış anlaşılıyor ve yanlış kullanılıyor ve toplumu büyük hatalara, yanlışlara sürüklüyor. Allah’ın biz kullarına kutsal emaneti, yalnız Kur’an’dır lütfen unutmayalım. Allah bu dünyada, herhangi bir mekânı yeri kutsal yapmak isteseydi MESCİ-İ HARAMI, KABEYİ YAPARDI, Ama hiçbir ayetinde böyle bir bilgiyi göremezsiniz. Kutsal olsaydı, tek bir taşına bile dokunamazlar, Kâbe’nin yerini bile değiştiremezlerdi. Yıllar içinde yıkıp, tekrar yenisi yapılmıştır. Yine hiçbir camiler içinde kutsal diyemeyiz. Dersek onun tek bir taşını bile değiştiremeyiz, ya da yıkamayız. KUTSALLIK BİNADA, TAŞINDA, TOPRAĞINDA DEĞİL, BURADA YAPILAN İBADETTEDİR, YALNIZ ALLAH’I ZİKREDİP, ONDAN YARDIM İSTEMEKTİR. Çünkü Kâbe’nin binası bir semboldür ve Müslümanların birlikte Allah’a dua edecekleri yerdir. Eğer Kâbe’nin binasına kutsallık verirsek, putperestlerin yaptığından hiç bir farkımız kalmaz. Kur’an insanların kutsallaştırdıkları beşeri oluşumları, yıkmak kaldırmak için indirilmiştir.

Dilerim Kur’an gerçeklerini anlayabilmek adına, önce kafamızdaki batıldan kurtulan ve Kur’an ile yüzleşebilen, buluşabilen Allah’ın halis kullarından oluruz.

Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/



Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.