KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
MAUN SURESİNİN DİKKAT ÇEKEN UYARILARI.
Maun suresini dikkatle okuyup, eğer üzerinde düşünürsek, yaptığımız yanlışlarında, daha çok farkında olacağımıza inanıyorum. Maun suresinde Yaradan, bizlere öyle şeyler anlatıyor ki, bir bütün değerleri, parça parça edip, içinden işimize gelenleri seçtiğimizde, asla amaca ulaşamayacağımızı, daha da önemlisi yapılan tüm uğraşların, ibadetlerin boşa gideceğini bizlere anlatıyor Allah. Gelin önce sureyi okuyalım, daha sonrada üzerinde düşünmeye çalışalım.
 
Mâ’ûn Suresi
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1. Dini yalanlayanı gördün mü? 
2. İşte o, öksüzü iter, kakar. 
3. Yoksulu doyurmaya önayak olmaz. 
4. VAY HALİNE O NAMAZ KILANLARIN Kİ, 
5. Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler. 
6. Gösteriş yaparlar onlar, 
7. Ve yardımlığı sakınırlar./ Hayra mani olurlar.
 
Surenin ilk ayetinde dini yalanlayanı gördün mü sözlerinden, önce ne anlamalıyız onu düşünelim. Bu sözlerden iman etmeyenlerden bahsediliyor diye anlarsak, daha sonra ki ayetlerle ters düşeriz. Çünkü İnanmayan bir insan zaten ne yoksulu doyurur, zekât verir nede namaz kılar. 
 
Demek ki ilk ayette, öyle insanlardan bahsediyor ki Allah, İman ettiğini söylediği halde imanının, inancının kurallarını yerine getirmekte titizlik göstermeyip, sözünde durmayanlardan bahsediyor. Bunlar kendi hurafe itikat ve çıkarları doğrultusunda hareket eden, ayetlerden istediğini alıp, işine gelmeyenleri almayan, anlamlarını değiştirip böylece gerçeği yalanlayan, Allah ın ayetlerinde geçen kelimelerle oynayan, farklı anlamlar vererek bütünden sapan, kişilerden bahsediliyor.
 
Ayette geçen El-musallin, salât kelimesinden türetilen bir kelime. Asıl anlamı,  BİRŞEYİ BIRAKMAMAK, ARKASINDA-DEVAMLI OLMAK ANLAMINDADIR. Ayeti tercüme edenler, yazıklar olsun o namaz kılanlara diye tercüme ederek, aslında bu kelimenin anlamını da daraltmış oluyorlar. Bizler musallinler den olmak istiyorsak, Allah a verdiğimiz tüm sözlerimizde devamlı, sürekli olmalıyız. Buna Allah ın huzuruna durup, onu zikretmemiz onu anmamız, tesbih etmemiz yani namaz kılmamızda dâhildir. Ama onun yanında Kur’an da geçen, zekât vermek, hayırda ve barışta yarışmanın da, sürekli olması gerektiğini, asla unutmamalıyız. Musallinlerden olan, ALLAH A MÜSLÜMANLARDAN OLDUM DİYEREK SÖZ VERİP, İMAN ETTİKTEN SONRA, BU SÖZÜNDE DEVAMLI OLMAYA ÇALIŞANLARDIR. ALLAH SÖZÜNDE DURMAYANLARA, YAZIKLAR OLSUN ONLARA DİYOR.

Müslüman olduklarını söyledikleri halde, kendi amaçları için her şeyi mubah kılarak, imanın, inancın çok önemli kurallarını görmezden gelenler kimsesiz, öksüz insanlara acımaz, yardım etmezler diyor. Kendisi bolluk içinde olduğu halde, yoksulu doyurmak için çaba da göstermeyeceğini, zekâtı da gereği gibi yerine getirmeyip, gösteriş için kullanırlar diyor. İŞTE BUNLAR MUSALLİN OLMAYANLAR.

Bu insanların kıldıkları namazdan da, yaptıkları hayırdanda gereken faydayı göremeyeceğini, çünkü bir bütünden, Kur’an dan  saparak, inançlarını yaşadıklarını, onun içinde ibadetlerin vereceği nurdan, hikmettende istifade etmelerinin mümkün olmadığını, çünkü ibadetlerin ve Allah ın emrettiği diğer hükümlerin, gerçek değerini bilmediklerini anlatıyor. 
 
İşte Kur’an, işte onun nur saçan ayetleri. Ama bizler Kur’an ı anlamadan okumanın yarışlarını yaparken, birileri bizi öyle Allah ile aldatıyor ki, sanırım bunun farkına mahşer günü varacağız. Tabi iş işten geçmiş olacak. Günümüzde bolca GÖSTERİŞ OLSUN DİYE, ibadet edip hayırda bulunduğumuz halde, hırsızlıkla anılan, insanların hakkını yiyen, adaletsiz hükmeden insanların olduğunu hep birlikte görüyoruz. İşte ayet bu türlü insanlara sesleniyor ve diyor ki, YAZIKLAR OLSUN ONLARIN İBADETLERİNE.
 
Düşünebiliyor musunuz birileri çıkıyor, din ve iman adına söylemlerde bulunuyor, daha sonrada AMACA ULAŞMAK İÇİN HER ŞEY MUBAHTIR DİYEREK, Allah ın koyduğu değişmez kuralları istediği zaman esnetip, kaldırıp, daha sonra tekrar getirebiliyor. İşte Maun suresi bizlere bu ve buna benzer olaylara sapanların yapacağı ibadetlerin ve hayrın, ne durumda olduğundan bahsediyor, örneklerini veriyor. Tabi anlayana, anlamak isteyene.
 
Eğer birileri amaca ulaşmak için, yalan söylemek mubahtır diyor da, bizler birilerinin amacına ulaşması için yalan söyleyebiliyorsak, O YALANIN NERELERE VARACAĞINI, HANGİ GÜNAHSIZ CANLARI YAKACAĞINI, HAKSIZLIKLARA SEBEP OLACAĞINI ASLA BİLEMEYİZ, HESAP DAHİ EDEMEYİZ. Bununda hesabını Allah a veremeyiz.
 
İşte maun suresi bizleri, bir bütünden ayrıldığımızda, ne kadar büyük yanılgılar içinde olacağımızı anlatmaya çalışıyor. BİR BÜTÜNÜ SAĞLAM VE SAĞLIKLI OLUŞTURMAK İÇİN, TÜM PARÇALARININ YERLİ YERİNDE OLMASI GEREKİR. Bir ev yaparken, eksik koyacağımız bir malzemenin, bizlere nelere mal olacağını çok iyi biliriz. Bunun içindir ki Yaradan da bizleri uyarıyor ve bütünden, yani Kur’an ın önerdiği kurallardan asla şaşmadan, onların bir kısmını görmezden gelmeden, bir bütün olarak yaşamamızı, MUSALLİNLERDEN olmamızı emrediyor.
 
Sizlere vereceğim örneği, lütfen Maun suresi ekseninde dikkatle düşününüz. Allah Kur’an ayetlerinin, tümüne iman etmediğimiz sürece gerçek iman etmiş olmayacağımızı söyler bizlere. Hatta ayetlerin bir kısmına iman ediyor, bir kısmına inanmıyor musunuz diye de bizlerin dikkatimizi çeker. 
 
Peki, bizler ne yapıyoruz, Kur’an ın tüm ayetlerine iman edip ve tamamının bugün geçerli olduğunu mu söylüyoruz? Ne yazık ki hayır.  İslam toplumunun büyük bir kısmı, Kur’an ayetlerinin bir bölümünün bugün hükmü olmadığını, bazı ayetlerin NESİH edildiğini, yani hükmünün kalktığını söyler ve buna da inanılır. Bunlara da delil olarak, bazı rivayet hadisleri gösterirler. YANİ İŞİN ACI OLANI, RİVAYETLER KUR’AN AYETLERİNİ BUGÜN HÜKÜMSÜZ KILAR, NESİH EDER, AMA BİZLER BUNUN BİLE FARKINDA DEĞİLİZ. Çünkü din ve iman konusunu bizler araştırmayıp, Kur’an ı anlayarak hiç okumayıp, ona müracaat bizzat etmeyip, inancımızın kurallarını başkalarına bırakmışız da ondan.
 
Demek ki bizlerin genel çoğunluğu, bugün Kur’an ın tümüne iman etmiş olduğumuzu söyleyemez. Eğer bir kısım ayetlerin bugün, hükmünün olmadığına inandırılmış isek, gerçek iman edenlerden olamayacağımızı Rahman apaçık söylüyor. İşte bunun içindir ki Kur’an ın gerçek nurundan da fayda sağlayamıyoruz. Çünkü Allah bütünden sapan, bazı ayetlerin hükümsüz olduğunu söyleyerek dine iftira atan, yalan söyleyerek iman eden bir inancın, itikadın bizlere fayda sağlamayacağını, yapılan ibadetlerin gerçek faydasını göremeyeceğimizi anlatıyor ayetinde. Hatta hakka batıl karıştırmayın diyerek, bizleri Kur’an ın çevresinde toplanmamızı emrediyor.
 
Bugün bizler kıldığımız namazlarımızın, tuttuğumuz orucumuzun, verdiğimiz zekâtımızın gerçek karşılığını bulamıyorsak, bir yerlerde bir yanlış yaptığımızı düşünmeliyiz. Yaradan namaz kılan, ibadetlerini yaptığını söyleyen bir topluma hitaben, VAY HALİNE ONLARIN DİYORSA, Allah ın bu sözlerle neyi kast ettiğini çok iyi düşünmeliyiz. 
 
İslam inancı bir bütündür, onunda kuralları Allah ın rehberi Kur’an da apaçık belirtilmiştir. Onun kurallarının bir tanesini bile görmezden gelenlerin, ayetleri nefsimize uydurarak yaşamanın sonucunu, Maun suresi çok güzel açıklamıştır. BİZLER KUR’AN AYETLERİNİ KENDİMİZE UYDURMAK YERİNE, KENDİMİZ KUR’AN IN BÜTÜNÜNE UYMANIN YOLUNU BULMALIYIZ. BULAMADIĞIMIZ SÜRECE DE, DOĞRU YOLU BULMAMIZ ASLA MÜMKÜN OLMAYACAKTIR.
 
Bu sureden dersler alarak, Kur’an ı bir bütün yaşayarak, ibadetlerini ve yaptıkları hayırlarını gösterişten uzak yerine getirene ne mutlu. Dilerim Rabbimizden cümlemiz, bu gerçeklerin farkında olan, Rabbin halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.