Bu makalemde sizlerin düşünmenize vesile olmak istediğim konu, Kur’an'da geçen MÜMİN kelimesinden ne anlamalıyız ve Hucurat 10. ayette geçen MÜMİNLER ANCAK KARDEŞTİRLER sözüyle Allah, bizlere ne anlatıyor, onu gelin Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.
Hucurat 10: MÜMİNLER ANCAK KARDEŞTİRLER. ÖYLEYSE KARDEŞLERİNİZİN ARASINI DÜZELTİN. ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKININ Kİ SİZE MERHAMET EDİLSİN. (Diyanet meali)
Önce sizlere bu ayet bizleri hangi konuda uyarıyor ve bilgi veriyor onu özetlemek isterim. İMAN BAĞININ KAN BAĞINDAN DAHA GÜÇLÜ BİR KARDEŞLİK OLUŞTURDUĞU VE MÜMİNLERİN TOPLUMSAL HUZURUNU KORUMAYI AMAÇLADIĞINI SÖYLEYEBİLİRİZ. Eğer bu bağı kuramadıysak İslam toplumunun kardeş olması mümkün olmayacaktır. Hatta bu bağ kurulamadıysa dinde bölünen Müslümanların birbirine düşman olmaları kaçınılmaz olur. Onun için Allah sakın dinde bölünmeyin tek yumruk olun diye uyarır. Gerçekten de iman bağı kan bağı yani kardeşlik ana baba bağından bile daha güçlü olduğunu yaşadığımız çevremizden görüyoruz. Birbirine düşman olan, en yakın akrabalarda olduğu gibi. İmanın inancın ortak paydasına gelince. MÜSLÜMANLAR ARASINDAKİ EN GÜÇLÜ BAĞ IRK DİL, RENK VEYA AKRABALIK DEĞİL, İMAN BAĞIDIR. Dünyanın neresinde olursa olsun, tüm inananlar birbirinin öz kardeşi gibi kabul edildiğini görüyoruz, tabi mezheplere, cemaat ve tarikatlara ayrılan toplumlarda bunu görmemiz asla mümkün değil. Her cemaat ve tarikat yada mezhep inananları, kendilerini kardeş görür. Bir müminin sevinci tüm İslam aleminin sevinci, onun derdi ve acısı ise tüm Müslümanların ortak acısı olmalıdır. Müslümanlar arasındaki küslük, dargınlık veya kavga yaşandığında diğer müminlerin buna kayıtsız kalma lüksü yoktur. Sizce günümüz Müslümanlarda bu davranış görülüyor mu, yoksa Müslüman ülkeler adeta birbirine düşman mı?
İki Müslüman veya iki gurup arasında anlaşmazlık çıktığında, haklının yanında durarak ve adaletle hareket ederek, arayı düzeltmek toplumsal ve inanç bağının getirdiği bir yükümlülüktür. Sizce bizler bunu yapıyor muyuz, yoksa O bizim mezhebimizden cemaatimizden diyerek, haksızı haklı gibi mi görüyoruz. Ayette geçen " ALLAH'A KARŞI GELMEKTEN SAKININ" EMRİ, İNSAN İLİŞKİLERİNDE ADALETTEN SAPMAYI, GIYBET, HASET VE HAKSIZLIKTAN UZAK DURMAYI EMREDER. Kardeşler arası ilişkilerde, kul hakkına girmemek ve Allah'ın koyduğu sınırlara riayet etmek, gerçek takva göstergesidir. Sanırım günümüz biz Müslümanlar, bu kardeşliği başamadık. Çünkü Kur'an'ı terk ettik, beşeri rivayetler, hükümler inancımızın temeli oldu da ondan. Ayetin sonundaki "Kİ SİZE MERHAMET EDİLSİM" ifadesi Allah'ın rahmeti ve mağfiretine nail olmanın yolunun, Müslümanların birbirine merhamet etmesinden ve aralarını iyi tutmasından geçtiğini gösterir. BİZ MÜSLÜMANLAR BUNU HAYATIMIZA GEÇİREMEDİĞİMİZ İÇİN, ALLAH'IN RAHMETİNDEN VE MERHAMETİNDEN GEREĞİ GİBİ İSTİFADE EDEMİYORUZ. Tolumda barış, huzur, adalet sağlandığında İLAHİ RAHMETTE, O TOPLUMUN ÜZERİNE TECELLİ EDECEKTİR.
Tegabun suresi 13. ayetinde bakın ne diyor. “Allah; O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. MÜMİNLER YALNIZ ALLAH'A DAYANIP GÜVENSİNLER” Bizler bu özellikleri taşıyor muyuz? Allah büyük günahlardan sakınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örterim diyor da, bizlerde büyük günahlarımızı Allah'ın Resulünün şefaatiyle affedileceğine inanıyorsak, BİZLER MÜMİN İNSANLAR OLABİLİR MİYİZ? Dayanacağımız, güveneceğimiz şefaat beklediğimiz eğer yalnız Allah değilse, kusura bakmayın bizler mümin olamamışız demektir. LÜTFEN Kur’an'da geçen Mutaffifin suresi 29 ile 34. ayetlerde geçen, Allah'ın uyarılarını okuyunuz. Bu ayetlerde İman edenlerin kendi aralarında, birbirilerini nasıl suçladıklarını göreceksiniz. MÜMİNLERİN ASIL KİMLER OLDUĞUNU ANLAYACAKSINIZ.
Kur’an Mümin kelimesini yalnız Kur’an'a inananlar için mi kullanıyor, yoksa genel bir isim mi? Kısaca İNANÇLI, İMANLI anlamında Kur’an'da kullanıldığını söyleyebiliriz. YANİ KUR’AN, TÜM KİTAP EHLİNDEN BAHSEDERKEN BU KELİMEYİ KULLANIYOR. Bu durumda Mümin kelimesini biraz daha açalım. Müminler neye inanarak Mümin oldular, burası çok önemli. Elbette TEVHİT İNANCI, YANİ ALLAH'IN TEK İLAH OLDUĞUNU KABUL ETMEK VE ALLAH'TAN BAŞKA HİÇ KİMSEDEN YARDIM, ŞEFAAT İSTEMEMEK, YALNIZ ALLAH'A DAYANIP ONA GÜVENMEK. DAHA AÇIKÇASI, ALLAH'IN İNDİRDİĞİ KİTABA İNANAN VE HAYATINA GEÇİREN. Hucurat suresinde bahsedilen Müminlerin kimler olduğunu daha iyi anlayabilmemiz için, bu ayetin öncesindeki ayete bakalım şimdide.
Hucurat 9: Eğer müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa, aralarını düzeltin. ŞAYET BİRİ ÖTEKİNE SALDIRIRSA, ALLAH'IN BUYRUĞUNA DÖNÜNCEYE KADAR SALDIRAN TARAFLA SAVAŞIN. Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) ADALETLİ DAVRANIN. Şüphesiz ki ALLAH, ÂDİL DAVRANANLARI SEVER. (Diyanet vakfı)
Bu ayeti okuduğunuzda da, Mümin olan toplumlardan bahsediliyor. Eğer iki Mümin toplum, aralarında savaşırsa aralarını düzeltin, yoksa haklı olanın yanında olun, diğeri Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar onunla savaşın diyor. Peki, Allah'ın buyruğu neydi? BARIŞÇIL, ADALETLİ VE ADİL OLMAK. Yoksa Allah, senin inancına dönene kadar onlarla savaşın demiyor. Sizce bu ayette Allah, yalnız Müslümanlardan, yani Kur’an'a iman etmiş toplumlardan bahsediyor olabilir mi? Eğer evet dersek, daha başta adil ve adaletli davranmamış oluruz ve Allah'ın Kur’an'da ki hükümlerinin tamamına ters düşeriz. Allah Kur’an'da size savaş açan kitap ehlinden bahsederken, eğer sizinle barış yapmak istiyorlarsa, sizde onlarla barış yapın savaşa son verin diyordu. Şimdide Hucurat 11. ayete bakalım.
Hucurat 11: Ey iman edenler! HİÇBİR TOPLULUK BAŞKA BİR TOPLULUKLA ALAY ETMESİN. OLUR Kİ ALAY EDİLENLER, ONLARDAN DAHA İYİ OLABİLİRLER. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay edilen kadınlar, kendilerinden daha iyi olabilirler. BİRBİRİNİZİ AYIPLAMAYINIZ. BİRBİRİNİZE KÖTÜ LAKAPLAR TAKMAYINIZ. İmandan sonra, FÂSIK diye anılmak ne kötüdür! Kim tövbe etmezse işte onlar zalimlerdir. (Bayraktar Bayraklı)
Bakın bu ayette, farklı topluluklardan bahsediyor. Yani kendileri gibi düşünmeyen, hatta farklı inanç toplulukları olduğu da çok net anlaşılıyor. Ama unutmayalım Allah Hucurat 10. ayetinde MÜMİNLER KARDEŞTİR dedikten sonra, bu konuya açıklık getirmeye bu ayetlerle devam ediyor. Yani Hucurat 10. ayeti bu ayetlerin ışığında anlamalıyız. Bu farklı toplumların ortak özellikleri, aslında MÜMİN oluşları. Bu insanlar Allah'ın tek bir ilah olduğuna inanıyorlar, ellerinden geldiğince de adaletli, yardımsever toplumlar. Ama çok ilginçtir ki, aralarında öyle anlaşamadıkları konular var ki, İnançları yüzünden birbirleri ile alay ediyorlar. Örneğin sen şuna inandığın için cehennemliksin, kâfirsin gibi. Allah'da doğrunun arayışında olan bu toplumların bu davranışları konusunda uyarıyor ve diyor ki; OLUR Kİ ALAY ETTİKLERİNİZ, KÜÇÜK GÖRDÜKLERİNİZ, ALLAH KATINDA SİZDEN DAHA İYİ OLABİLİR. Ayetin sonunda da imandan sonra, FASIK diye anılmak ne kadar kötüdür diyor. Peki, fasık ne anlama geliyor. İman ettiğini söylediği halde, Allah'ın uyarılarını dikkate almayan, nefsinin etkisinde kalan sapkın, günah işleyen, kötülük yapan.
Ne dersiniz bizler, iman ettiğimizi söyleyip, Allah'ın buyruklarının dışına hiç çıkmıyor muyuz sizce? Allah Müminleri bu konuda uyarıyor ve Secde 18. ayetinde ne diyordu Müminlere. “HİÇ MÜ’MİN, FASIK GİBİ OLUR MU? BUNLAR ELBETTE EŞİT OLMAZLAR” Ayrıca Allah, Müminlerin özelliklerinden bahsederken bakın ne diyor.
Enfal 2: MÜMİNLER ANCAK O KİŞİLERDİR Kİ, ALLAH ANILDIĞINDA YÜREKLERİ ÜRPERİR ve onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda, bu onların imanlarını arttırır ve ONLAR YALNIZ RABLERİNE GÜVENİP DAYANIRLAR. (Bayraktar Bayraklı)
Bakın Allah, Müminlerin özelliklerini bizlere anlatırken, daha önce verdiğim örnekte olduğu gibi, Allah'ı bu insanların yanında andığınızda yürekleri ürperir ve onlar YALNIZ RABLERİNE GÜVENİP DAYANIRLAR diyerek, çok önemli bir bilgi veriyor. Eğer bizler, yalnız Rabbimize güvenip, onun indirdiği kitaba sarılmıyor da, Allah benden başka şefaatçi yok dediği halde, bizler yalnız Allah'tan yardım dilemiyor kendimize Allah'ın yanında şefaatçiler ediniyorsak, kusura bakmayın bizler MÜMİN olma özelliğimizi yitirmişiz demektir. Allah Nisa 124. ayetinde bu konuda çok dikkat çekici bir uyarı yapıyor ve diyor ki; ”MÜ’MİN OLARAK, ERKEK VEYA KADIN, HER KİM SALİH AMELLER İŞLERSE, İŞTE ONLAR CENNETE GİRERLER VE ZERRE KADAR HAKSIZLIĞA UĞRATILMAZLAR” Ama bizler kendimizi temize çıkartıp, onca yanlışlarımızdan sonra yalnız bizlerin cennete, Yahudi ve Hıristiyanların hiç ayrım yapmadan, cehenneme gideceğini rahatlıkla söyleyebiliyoruz.
Bizler karşımızdaki toplumları, özellikle Kitap Ehlini, kendimizi en doğru yolda kabul edip, onları cehennemlik ilan ederiz. Sanki bizler kendimizi, Allah'ın huzurunda gerçek Müminlermiş gibi kabul eder, karşımızdaki toplumları yoldan sapmış görürüz. Elbette kitap ehlinin çoğunluğu, tevhit inancından sapmış, mümin olma özelliğini kaybetmişlerdir. Peki bizim aramızda sizce gerçek MÜMİN olma özelliğini kaybedenler yok mu? Sizlere bir ayet hatırlatıp, yorumunu sizlere bırakıyorum. “YERYÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNLUĞUNA UYARSAN, SENİ ALLAH'IN YOLUNDAN SAPTIRIRLAR. ONLAR ZANDAN BAŞKA BİR ŞEYE UYMAZLAR VE ONLAR SADECE YALAN SÖYLERLER.” (Enam 116) Demek ki iman ettiğini söyleyenlerin çoğu Allah'ın yolundan sapmış onlar zandan, rivatlerden başka söz söylemezler diyor. Allah aralarında bir azınlık Tevhit inancından sapmamış, Müminlerde var olduğunu söylüyor. Bu konuda Allah Kur’an'da açıklama yapıyor ve Yahudi ve Hıristiyanları güvenilecek dost edinmeyin dikkatli olun, çünkü kitap Ehlinden bir kısmı, Allah'ın indirdiği dini adeta batıl ve hurafelerle oyuncak haline getirdiler, onlarla gönül dostu olup güvenmeyin diye Maide 51 ve 57. ayetlerde uyarıyor. Ama Ali İmran 113–114. ayetlerde de bu konuya bir açıklama getirerek, bakın nasıl bilgi verir.
Ali İmran 113–114: KİTAP EHLİNİN HEPSİ AYNI DEĞİLDİR. Onların arasında, gece boyunca Allah'ın ayetlerini okuyan ve secdeye kapanan dosdoğru insanlar da vardır. ONLAR, ALLAH'A VE ÂHİRET GÜNÜNE İNANIRLAR; DOĞRU OLANI EMREDER, EĞRİ OLANDAN ALIKOYARLAR VE HAYIRLI İŞLERDE BİRBİRLERİYLE YARIŞIRLAR. İŞTE BUNLAR ERDEMLİ İNSANLARDANDIR. (Bayraktar Bayraklı meali)
Demek ki o günde, cahiliye toplumunun arasında, Allah'ın doğru yolunda giden, azınlıkta dahi olsa MÜMİN insanlarda varmış. Allah katında önemli olan, Allah'ın istediği yolda yürümek, Onun kanunlarının dışına çıkmadan adaletli, yardım sever ve YALNIZ ALLAH'A KULLUK EDEN, ONDAN YARDIM İSTEYENLER, ALLAH'IN MÜMİN KULLARIDIR. O gün bu insanlar, Allah'ın vahyini izleyip iman etmiş olmaları büyük ihtimal. Ama günümüzde yaşayan Kitap Ehli, yaşanan İslam'ın gözle görünür üzücü halinden dolayı, ne yazık ki bizlere uzak duruyorlar. ELBETTE BÖYLECE KUR'AN GERÇEKLERİ İLE BULUŞAMIYORLAR. BİZLER BU ACI GERÇEKLERDEN YOLA ÇIKARAK, ONLARIN ARASINDA MÜMİN OLAN GERÇEK TEVHİT İNANÇ SAHİPLERİ İLE DOST, KARDEŞ OLMALI VE ONLARLA DİYALOG KURMALIYIZ. Allah katında önemli olan, herhangi bir gruba, isme tabi olmak değil, doğruların arayışında ve takipçisi olmak esastır. ALLAH'IN KANUNLARINA UYAN, BATILDAN UZAK YAŞAYAN HER MÜMİN, BİRBİRİNİN KARDEŞİDİR. ALLAH DOĞRU YOLDA YÜRÜYEN, YARATTIĞI TÜM KULLARININ KARDEŞ OLDUĞUNU BİZLERE SÖYLÜYOR. BİZLER BU TEVHİT İNANCINA İNANAN KİTAP EHLİ DAHİ OLSA, TÜM İNSANLARLA DOST OLMALIYIZ Kİ, KUR’AN GERÇEKLERİNİ ONLARADA TEBLİĞ EDEBİLELİM, KUR’AN İLE ONLARI BULUŞTURABİLELİM. Kitap ehlinden de bahsederken, bakın bu konuya nasıl açıklık getiriyor.
Bakara 62: Kesinlikle, iman edenlerden, Yahudi olanlardan, Hıristiyanlardan ve Sâbiîlerden KİM ALLAH'A VE ÂHİRET GÜNÜNE İNANIP İYİ AMELDE BULUNURSA, RABBLERİ KATINDA ONLARIN ÖDÜLÜ VARDIR. ONLARA BİR KORKU YOKTUR VE ONLAR KEDERLENMEYECEKLERDİR. (Bayraktar Bayraklı meali)
Bu ayette aslında çok net açıklama yapıyor ve diyor ki Allah, isimleriniz önemli değil. BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN, YAPTKLARINIZDIR. Bu konuyu daha net bir şekilde anlayabilmemiz için, size Allah'ın bizlere Elçisini örnek gösterdiği bir konu hakkında düşünmenizi istiyorum. Allah'ın Resulü ÜMMİYDİ. Yani hiçbir kitap Ehline tabi değildi. Peki neden? Çünkü kitap Ehlinin genel çoğunluğu, Allah'ın indirdiği dinden, atalarının batıl inançları ile sapmış, Mümin olma özelliğini genel çoğunluğu kaybetmişlerdi. BİR AN O DÖNEMİ DÜŞÜNÜN VE KİTAP EHLİNDEN OLDUĞUNUZUDA HAYAL EDİN. SİZCE HZ. MUHAMMED HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRDÜNÜZ? Bu empatiyi yapabilirsek, Kur’an gerçekleri ile mutlaka buluşuruz. Allah'ın Resulü bu yanlış inançlara tabi olmaktansa, TEK BİR ALLAH'IN VARLIĞINA İNANIP, AKLIN MANTIĞIN KABUL ETMEDİĞİ KARMAŞANIN İNANCIN İÇİNDE YER ALMAKTANSA, GERÇEKLERİN VE DOĞRULARIN ARAYIŞINDA OLMAYI SEÇMİŞTİR. ADALETLİ, YARDIM SEVER, GÜVENİLİR BİR KİŞİLİĞİYLE, ALLAH'IN GÜVEN ELÇİSİ OLMA ŞEREFİNE ERİŞMİŞTİR.
O günleri düşünün lütfen, Yahudi ve Hıristiyanların genel çoğunluğu, Peygamberimiz kendilerine tabi olmadığı için, inançsız ve Mümin kabul etmiyorlardı. Ama Onun hal ve hareketleri davranışları ile adaletli ve güvenilir tavırları hem Allah'ın hem de toplumların arasında sevilmiş ve saygı gören bir insan olmuştu. İŞTE MÜMİN OLMANIN ÖZELLİKLERİ VE ALLAH KATINDA MÜMİN BİR İNSANIN VASIFLARI, SANIRIM ŞİMDİ DAHA İYİ ANLAŞILMIŞTIR. Müslümanlar, kendi ülkelerinde huzur, adalet bulamadıkları için, Müslüman olmayan Ülkelere gidiyorlar ve orada daha huzurlu ve emniyetli hissediyorlar kendilerini. Hatta O ülkelere kaçak gidebilmek için, ölümü bile göze alıyorlar. Ne dersiniz, bizler mi Mümin olma özelliklerini taşıyoruz, yoksa…….? DİLİM SÖYLEMEYE VARMADIĞI İÇİN YAZAMADIM. ÇÜNKÜ ÇOK ÜZÜLÜYORUM.
Değerli kardeşlerim. Gelin bizler kendimizi övüp aklamaya çalışmak yerine, GERÇEK MÜMİN OLMANIN ÖZELLİKLERİNİ EDİNELİM. Yoksa kendimizi kandırmaktan ve birbirimizi düşman edinmekten bir adım ileri gidemeyiz. ALLAH KUR’AN'DA GERÇEK MÜMİNLERİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİNİ BİZLERE ŞÖYLE ANLATIYOR, DERS OLMASI ADINA TEKRAR EDİYORUM. MAİDE 11. AYETTE. “MÜMİNLER SADECE ALLAH'A GÜVENSİNLER.” Bizler yalnız Allah'a yani onun kitabı KUR'AN'A güvenip dayanmadığımız sürece, asla Allah'ın istediği MÜMİN olamayız. Ömür geçiyor bir nefes misali, gelin batıl ve hurafeden uzak, el birliğiyle Allah'ın rehberine sarılalım. Onun istediği MÜMİNLER olalım ki, birbirimizle gerçek kardeşliğin tadına varalım. Daha sonra her şeyin nasıl daha farklı, güzel, huzur dolu olduğunu göreceğiz.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://www.hakyolkuran.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/