KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
Hadid Suresi 22. Ayeti Doğru Anlayalım, Yoksa Kur'an İle Çelişiriz.
HADİD SURESİ 22. AYETİ LÜTFEN DOĞRU ANLAYALIM, YOKSA KUR'AN İLE ÇELİŞİRİZ....
 
Bir arkadaşım Hadid suresi 22. ayeti örnek vererek, İnsan hayatının tüm evreleri ve yaşanılan her şey, daha önceden yazılmış ve bizlere biçilen rolü bizler oynuyoruz şeklinde bir açıklama yapmıştı. Bende bu düşüncenin, inancın bahsettiği ayetle hiç bir ilgisinin olmadığını ve bu inancın Kur'an öğretisine ters düştüğünü anlatmak maksadıyla, kendisine aşağıdaki yazı ile cevap verdim. Bizlere öğretilenleri, Kur’an ayetlerinden kelimeleri cımbızlayıp, işte bakın aslında ayet bundan bahsediyor şeklinde, delillendirmeye çalışırsak, her zaman o acımasız ve insafsız nefsimizi tatmin için bir şeyler buluruz. Ama gayemiz Allah'ın ne söylediğini anlamak olunca, hiçbir etki altında kalmadan Kur'an'a bakarsak, gerçekleri apaçık ve detaylı görürüz. Acaba arkadaşımızın söylediği gibi bir insanın tüm yaşamı, yapacağı her iyilik ya da kötülük, daha doğmadan yazılmış, bizler yazılanımı yaşıyoruz? Gelin bu düşünceyi Kur'an'a soralım, bakalım ne cevap verecek. Arkadaşımız bakın bu ayetten bir alıntı yapmış, hangi mealde yazıyor bilmiyorum ama önce onu yazalım. 
 
"..ZERRE VE ONDAN KÜÇÜĞÜ YOKTUR Kİ, BİR KİTABTA OLMUŞ VE OLACAKLARI YAZMASIN..." 
 
Bu sözlere bakan bir insan, gerçekten arkadaşımızın söyledikleri gibi anlar. Birçok meale baktım bu sözleri içeren bir meale/tercümeye rastlamadım. Buda gösteriyor ki, Kur'an'ı kendi düşüncelerimize uydurmuş gidiyoruz. Şimdide Kur’an'a bakalım, arkadaşımızın bahsettiği ayet, acaba gerçekte ne diyor? İki farklı mealden/tercümeden yazalım ki doğru anlayabilelim.
 
Hadid 22: YERDE VE BİZZAT İNSANLARIN KENDİLERİNDE MEYDANA GELEN HERHANGİ BİR MUSİBET YOKTUR Kİ BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE BİR KİTAPTA (KANUNDA KAYITLI) OLMASIN!  ŞÜPHESİZ Kİ BU, ALLAH’A ÇOK KOLAYDIR. (Mehmet Okuyan)
 
Hadid 22: YERYÜZÜNDE VUKU BULAN VE SİZİN BAŞINIZA GELEN HERHANGİ BİR MUSİBET YOKTUR Kİ, BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE, BİR KİTAPTA YAZILMIŞ OLMASIN. ŞÜPHESİZ BU, ALLAH'A GÖRE KOLAYDIR. (Diyanet vakfı meali)
 
Şimdide birlikte ayeti anlamaya çalışalım, acaba gerçekten bir insanın doğuşundan ölümüne kadar, her ne yapacaksa bir kitapta yazdığını mı anlatıyor, onu anlamaya çalışalım. Çok kısaca benim anladığımı söylemek isterim. Kur'an’da "kitap" kelimesi ve türevleri iki kapak arasındaki yazılı metin anlamının yanı sıra "kanun", "farz", "hüküm" veya "yazılı emir" anlamlarında da sıkça kullanılmaktadır. Bu bilgiden yararlanılarak, Hadid suresi 22. Ayeti şöyle anlarsak, Kur’an bütünlüğünde daha doğru anlamış oluruz. “YERYÜZÜNDE KAYNAKLANAN HİÇBİR MUSİBET YOKTUR Kİ, BİZ ONU OLUŞTURMADAN ÖNCE BİR YASAYA, HÜKME TABİ OLMASIN.” Allah kendi benliklerimiz, nefsimiz yüzünden meydana gelecek, her türlü MUSİBET, yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir YASA, KANUN belirlenmiş olmasın diyor. Allah Kur'an'da bu konuda bir çok örnek veriyor ve her kulumun kendi kaderini, kendisinin çabalarına bıraktık yani herkes yaptıklarından sorumlu tutulacaktır der. BU AYETTEDE ÇOK AÇIK VE NET ŞU BİLGİYİ VERİYOR ALLAH. SİZİN YAPTIĞINIZ HATALARINIZ VE YANLIŞLARINIZIN KARŞILIĞI, SİZİN BAŞINIZA GELMEDEN ÖNCE, BİZ ONU KANUNLARIMIZDA BELİRLEMİŞ, O MÜSUBETİN KARŞILIĞINI TESPİT EDİP KAYDA GEÇİRMİŞİZDİR DİYE, APAÇIK BİLDİRİYOR. Demek ki başımıza gelenler, Allah'ın kanunlarında önceden tespit edilmiş ve KULUM BU ŞUCU İŞLERCE ONA BU CEZAYI, BU MUSUBETİ VERECEĞİZ DİYOR. Allah bizlerin geleceğini nasıl biliyor derseniz, onunda Kur'an'da açıklaması var. Allah katında bir gün, bizim katımızda bin yıl gibidir diyor. Buna göre Allah bizim bütün ömrümüzü, çok kısa dakikalar içinde bizzat görüyor ve bu konuda ne varsa bizleri daha önceden uyarıyor ve kayda alıyor. Şöyle diyebiliriz. Dünyada genel olarak meydana gelen büyük afetler (kıtlık, deprem) veya bireysel olarak başımıza gelen sıkıntılar (hastalık, maddi kayıplar) rastlantısal değildir. Hepsini Allah'ın ezelî ilmiyle görüyor ve kayda alınıyor. Hatırlayınız Allah bizlerin kendisine dua etmemizi ister ve dualarımıza karşılık vereceğini bildirir. Demek ki herşey yazılmış bizler bunu yaşıyor değiliz, her an herşey değişebiliyormuş ama tüm bunlardan Allah'ın haberi oluyor. Bu durum, Allah'ın sonsuz gücünü ve her şeyi kuşatan ilmini gösterir. Bu ayetin devamına baktığımızda aslında konu daha iyi anlaşılıyor.
 
"KAYBETTİKLERİNİZE ÜZÜLMEYESİNİZ VE O’NUN SİZE VERDİKLERİYLE ŞIMARMAYASINIZ DİYE (BÖYLE YAPMIŞTIR). ALLAH KENDİNİ BEĞENEN, BÖBÜRLENEN HİÇ KİMSEYİ SEVMEZ." (Hadid 23)
 
Ayetin amacına gelince. Başınıza gelen olumsuz bir durumun zaten kaçınılmaz, yaptıklarımızın karşılığı yada imtihanı gereği olduğunu, ilahi bir plandan geçtiğini bilmek insanı aşırı isyandan, derin bunalımlardan korur ve sabra yöneltir. Ayrıca bize verilenlerle şımarmamızı engellemek amacıyla, yapılan uyarı olduğu bildiriliyor. Sahip olduğunuz başarı ve zenginliklerin de yalnız kendi mutlak gücünüzle değil, Allah'ın takdiriyle onayıyla olduğunu fark edip kibirlenmemizi engeller. Allah bir ayetinde, sizlerin yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı bilirim der. Demek ki Allah bizlere kolaylık sağlamak adına, yapacağımız yanlışlardan vaz geçebilmemiz, bizleri kendimize getirmemiz için, daha bizler o yanlışı yapmadan önlemler alıyor, KANUNLARINDA TESPİT EDİYOR VE HATTA RESULLERİ ARACILIĞIYLA KANUNLARINI BİZLERE BİLDİRİYOR Kİ, O HATALARI YAPMAYALIM. BAŞLARINA MÜSÜBET GELDİĞİNDE DE, KENDİ HATALRIMIZIN SONUNDA BUNLAR GELDİ BAŞIMIZA DİYE BİLELİM. Bildiğiniz gibi musubet kelimesinin anlamı, kötülük, felaket, sıkıntı anlamlarına geliyor.
 
Demek ki Allah öyle bir düzen kurmuş ki, HERŞEY KAYIT ALTINA ALINMIŞ, KANUNLARLA TESPİT EDİLMİŞ, KAYIT ALTINDA. Herhangi bir devleti düşünün. Kanun önceden yapılır ve topluma bildiirlir. Denir ki bu suçu işlersen, senin cezan budur. Sanırım ayette neyin anlatılmak istendiği şimdi daha açık anlaşılmıştır. Buradan şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Din Allah'ın dinidir, kanun koyucuda yalnız Allah'tır. Allah'ın bu uyarısı genel bir uyarı, ister kişisel olarak alın, ister toplum olarak. Örneğin bir insanın yaptığı kötülüklerin sonunda alacağı musibet , kötü bir davranışın cezası bizim katımızda kayıt altındadır, onu uygularız diyor. Zaten biz kitapta hiç bir eksik bırakmadık derken, bu hükmü hem Kur'an, hemde kendi katındaki kitap olarak almamız yanlış olmaz. DAHA AÇIKÇASI NE YAPARSANIZ ONUN KARŞILIĞINI BULURSUNUZ, YAPACAĞINIZ HER KÖTÜLÜĞÜN KARŞILIĞINIDA, ALACAĞINIZI KAYDA ALDIK DİYOR.
 
Şöyle düşünelim. Diyelim ki arkadaşımız haklı, yani Allah bir insanı yaratmadan, onun adına tüm senaryoyu yazmış ve insan asla sapmadan onu oynuyor. Yani bizler Allah'ın yazdığı senaryo yu, hiç değiştirmeden oynuyoruz. Gelin bu düşünceyi, inancı Kur'an ile sorgulayalım, eğer Kur’an onaylıyorsa buna inanalım. Amacımız Allah'ın doğru yolunu bulmak, ne söylediğini öğrenmek değil mi zaten? Eğer Allah bizlerin yapacağı tüm olayları yazmış da, bizler oynuyorsak herhangi bir katilin, hırsızın, inkârcının, oynadığı oyunu da Allah yazmış demektir. Bu durumda nasıl olurda Rabbimiz bu katilden, hırsızdan, inkârcıdan hesap sorar? Rolü veren Allah, oyunu oynayan kulu ise, burada bir yanlışlık yok ki hesap sorsun. Kulu yazılanı harfiyle uyguluyor demektir. BU DURUMA GÖRE NEDEN ALLAH KUR’AN'DA, SİZLERİ BU KİTAPTAN HESABA ÇEKECEĞİM SORUMLUSUNUZ DESİN?  Madem her şey yazılmış bizler oynuyoruz, neden zaman zaman toplum çığrından çıktığında, Allah kitaplar ve elçiler gönderip bizleri doğruya iletmeye çalışsın?
 
Neden gönderdiği kitaplarda yapmamızı istediklerini, sakınmamız gerekenleri sayıp, bizlerin uymasını istesin? Bakın Kur’an'a ve indirilen onca ayetlere uyuyor mu bu düşünce? Rabbimiz cenneti özendirmek, cehennemden sakınmamız için neden boşuna uğraşsında kitaplar, elçiler göndersin, bizlere öğütlerde bulunsun? Sizce her şeyin belirlendiğini söylemek ALLAH'IN ADALETİNE VE KUR’AN'IN KOYMAK İSTEDİĞİ DÜZENE UYUYOR MU? Bakın sizlere bazı ayet örnekleri vermek istiyorum, sanırım bu Konuya daha açıklık getirecektir.
 
Tegabün 11: ALLAH'IN İZNİ OLMADIKÇA HİÇBİR MUSİBET GELİP ÇATMAZ. KİM ALLAH'A İNANIRSA, ALLAH O'NUN KALBİNİ DOĞRUYA VE GÜZELE KILAVUZLAR. VE ALLAH HER ŞEYİ EN İYİ BİÇİMDE BİLMEKTEDİR.
 
Bu ayeti lütfen iyice düşünelim. Allah'ın izni olmadığı sürece musibetin gelip çatmayacağını söylüyor ve kim Allah'a inanırsa, onun doğru yolunda giderse onun kalbini doğruya ve güzele kılavuzlar diyor. DEMEK Kİ BURADA İNANMAK VE İMAN ETMEK ADINA BİR ÖZGÜR İRADE VAR Kİ, RABBİMİZ BÖYLE SÖYLÜYOR. Allah'ın istediği yolda gitmeyenleride musibetlerle, cezalarla yola getirmeye çalışıyor. Kur’an'a bakmaya devam edelim.
 
Yunus 44: ŞÜPHESİZ ALLAH, İNSANLARA HİÇ BİR ŞEYLE ZULMETMEZ. ANCAK İNSANLAR, KENDİ NEFİSLERİNE ZULMEDİYORLAR.
 
Kasas 47: KENDİ ELLERİNİN ÖNDEN HAZIRLADIKLARI YÜZÜNDEN, BAŞLARINA BİR MUSİBET GELDİĞİNDE HEMEN ŞÖYLE DİYORLAR: "RABBİMİZ, BİZE BİR RESUL GÖNDERSEYDİN DE SENİN AYETLERİNE UYUP MÜMİNLERDEN OLSAYDIK NE OLURDU.
 
Şura 30: SİZE GELİP ÇATAN HER MUSİBET ELLERİNİZİN KAZANDIĞI YÜZÜNDENDİR. Allah birçoklarını da affediyor.
 
Nisa 62: PEKİ, NASIL OLUYOR DA ELLERİNİN HAZIRLADIKLARI YÜZÜNDEN BAŞLARINA BİR MUSİBET ÇÖKTÜĞÜNDE, sana gelip, "Biz sadece iyilik yapmak, barıştırmak istedik!" diye Allah'a yeminler ediyorlar.
 
Ali İmran 165: Size, başkalarına iki katını dokundurduğumuz bir MUSİBET DOKUNUNCA, “BU DA NEREDEN!” Mİ DEDİNİZ. DE Kİ: “O, SİZİN ÖZ BENLİKLERİNİZDENDİR.”ALLAH, HER ŞEYE KADİR’DİR.
 
Sanırım fazla izaha gerek yok. Her şey çok açık izah ediliyor. Sizlere Kur’an dan, yine konumuzla ilgili bazı ayetler hatırlatmak istiyorum. 
 
Nisa 79:  İyilik ve güzellikten sana her ne ererse Allah'tandır. KÖTÜLÜK VE ÇİRKİNLİKTEN SANA ULAŞAN ŞEYSE KENDİ NEFSİNDENDİR.
 
Bakara 134: İşte bunlar ümmetti, gelip geçtiler. KAZANDIKLARI KENDİLERİNİNDİR. SİZİN KAZANDIKLARINIZ DA SİZİN OLACAKTIR. Siz onların yapıp ettiklerinden sorguya çekilmeyeceksiniz.
 
Enbiya 35: Her canlı, ölümü tadacaktır. BİZ BİR İMTİHAN OLARAK SİZİ ŞER İLE DE HAYIR İLE DE DENİYORUZ. Sonunda bize döndürüleceksiniz.
 
Aslında Kur’an bütünlüğünde baktığımızda, her konu detayları ile izah ediliyor. YANİ BİR AYETTE TAKILIYORSAK, MUTLAKA DİĞER AYETLERDEN YARDIM ALMALIYIZ ANLAMAK İÇİN. Genel anlamda başımıza Allah dan gelen her kötülük, kendi ellerimizin yaptıkları olabileceği gibi, Allah'ın bizleri imtihanından da olabilir. Bunu bizler bilemeyiz. Bizler bazı konuları nefsimizde öyle şekillendiriyoruz ki akıl ve mantık süzgecinden asla geçmiyor. Ayrıca bu mantıksız inancımız, zaten Kur’an'dan da onay almıyor. Bizlere düşen Allah'ın sınırlarını zorlamadan, onun rehberliğinden istifade etmek adına çaba göstermek olmalıdır. Allah ile aramıza asla aracılar koymadan, Rabbimizle elimizde Kur’an, direk irtibat kurmaya çalışarak, onun nurlu yolundan gitmeliyiz. Dilerim Allah'tan, hakka batıl karıştırmadan İslam'ı yaşayan, Allah'ın koyduğu kuralları, kanunları unutmadan yaşayan, Allah'ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK
 


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.