Bizlerin Kur’an ile hiçbir bağlantımızın kalmadığına, adeta Kur’an ile savaşırcasına nasıl tam tersi hükümleri Allah’ın emriymiş gibi yaşadığımıza, bir örnek vermek istiyorum. Benim bir yazıma cevap veren bir kardeşimiz, bakın yazıma nasıl bir cevap vermiş. Şunu da söylemek isterim. Aslında bu kardeşimiz, eğer Kur’an ile buluşabilseydi, inanın bu söylediğinin Kur’an’a tamamen ters, hatta ŞİRK olduğunun farkında olacaktı. Bir Müslümana düşen, din kardeşini güzel bir üslupla, yalnız KUR’AN İLE UYARMAKTIR, gerisi imtihanı gereği kendisine kalmıştır. Bakın bana nasıl bir cevap vermiş.
“HADİSİ ŞERİF VAR, İSTER İNAN İSTER İNANMA " ŞEYHİ OLMAYANIN ŞEYHİ ŞEYTANDIR" VESSELAM.”
Arkadaşımız ne diyor, bakın Kur’an’da Allah ne diyor: “RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE (KUR’AN’A) UYUN! O’NUN PEŞİ SIRA BAŞKA VELİYE, EVLİYALARA UYMAYIN! NE KADAR DA AZINIZ GERÇEĞİ HATIRLIYOR!” (Araf 3) “YOKSA ONLAR, ALLAH’IN PEŞİ SIRA BAŞKA VELİLER/EVLİYALAR MI EDİNDİLER! (OYSA) ALLAH -İŞTE O- GERÇEK VELİDİR. O ÖLÜLERİ DİRİLTECEKTİR; O HER ŞEYE GÜCÜ YETENDİR.” (Şura 9) Ne yazık cemaatler, tarikatlar ve edindiğimiz şeyhler, ulema dediğimiz insanlar bizleri nasıl kendilerine yönlendiriyorlar ama Allah Kur’an’da bakın nasıl tam tersini emrediyor.
Elbette Allah’ın Resulünün günümüze ulaşan ve ona ait olduğu iddia edilen rivayet hadisleri var, bu bir gerçek. Ama o hadislerin yani sözlerin, hangilerinin bizzat Allah’ın Resulüne ait olup olmadığı konusu, işte bizlerin en önemli imtihanımızın konusu olduğunu hatırlatmak isterim. Rivayet hadisleri adeta vahiy gibi gören kardeşlerime, onların anlayacağı yöntemle önce cevap vermek isterim. Bakın Allah’ın Resulü ne diyor. "Benden Kur'an dışında bir şey yazmayın. Kim, benden Kur'an dışında bir şey yazmışsa, onu imha etsin." “Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler, Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” Bu örnekleri okuyan bazı kardeşlerimiz, bana kızacaklar hadisler din değildir diyecekler, elbette değildir ama toplumda bir yanlış var ki, o yanlışı en doğru yolla düzeltmemiz gerekir. Peki nasıl, Allah’ın emrettiği gibi Kur’an’dan onay alarak düzelteceğiz, yani Onu hakem göstererek. Bu yazdığım hadisleri Kur’an’a arz ettiğimizde, şunu rahatlıkla görebiliyoruz. Bu sözleri/hadisleri Allah’ın Resulü söylemiş olabilir, çünkü Kur’an’da böyle emrediyor.
Bana cevap yazan kardeşimiz bu makalemi okuduğunda, hemen şu savunmayı yapacaktır eminim. “İşine geldiğin hadisleri al, işine gelmediklerini inkâr et.” Çok doğru ama işime geleni değil, SORUMLU OLDUĞUM KUR’AN’A UYANLARI ALIRIM, KUR’AN’IN ASLA ONAYLAMADIKLARINI İSE REDDER VE DERİM Kİ, ALLAH’IN RESULÜ BUNU ASLA SÖYLEMEZ, ÇÜNKÜ KUR’AN BU SÖZLERE ONAY VERMİYOR. Çok daha önemlisi Kur’an’a iman eden bir Müslüman, şunu çok iyi bilir. Allah doğruluğundan emin olmadığın sözün/hadisin sakın ardına düşmeyin, bunun hesabını sorarım diyor ve bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı, çünkü KUR’AN’DAN SORUMLU OLDUĞUMUZU Zuhruf 44. Ayetinde bildiriyor. Daha da önemlisi Allah, Kur’an’da koyduğu sınırları asla aşmamızı yasaklıyor. Şimdide arkadaşımızın, “ŞEYHİ OLMAYANIN ŞEYHİ ŞEYTANDIR” sözünün Kur’an’a taban tabana nasıl ters düştüğü konusunda, kısaca örnekler vermek isterim.
“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır" sözü Kur'an’ın temel TEVHİD İLKESİNE, BİREYSEL SORUMLULUK ve hidayet anlayışına aykırıdır. KUR'AN, KUL İLE ALLAH ARASINA HİÇBİR ARACININ GİREMEYECEĞİNİ VE HER İNSANIN KENDİ AMELLERİNDEN SORUMLU OLDUĞUNU, NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR. Kur'an’da bu ve benzeri yanlış inançları aracılık, körü körüne taklit, sorgusuz itaati çürüten ve uyarılarda bulunan bazı ayetleri hatırlayalım. Kul ile Allah Arasında Aracı Olmadığına Dair Ayetler. İslam inancına göre hidayeti veren yalnızca Allah'tır ve kul doğrudan O'na yönelmelidir. Bakara 186. : "Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin dileğine karşılık veririm..." Kaf Suresi, 16: "...Biz ona şah damarından daha yakınız."
Körü körüne liderlere ve din adamlarına itaat etmenin tehlikesi konusunda Kur’an uyarır. Kur'an, din adına insanları kendilerine bağlayan veya sorgulanmaz otoriteler ilan eden kişilere karşı sert uyarılar yapar. Tevbe 31. Ayet: "Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa onlara tek bir ilaha kulluk etmeleri emredilmişti..." Ayet, din büyüklerini hatasız görüp Allah'ın helal/haram sınırlarının önüne koymayı "RAB EDİNMEK" olarak niteler. Ahzab Suresi, 67. Ayet: "(Ahirette) Şöyle derler: "RABBİMİZ! BİZ LİDERLERİMİZE VE BÜYÜKLERİMİZE İTAAT ETTİK DE, ONLAR BİZİ YOLDAN SAPTIRDILAR."
Kur’an imtihanımız gereği bireysel sorumluluk ilkesi konusunda bizleri uyarır. İslam dininde hiç kimse bir başkasının günahını yüklenemez veya bir başkasının rehberliği olmadan kurtuluşa eremez diye bir kural yoktur. Her birey akıl ve iradesiyle Kur'an'dan sorumludur. Kendisine VELİ, ŞEYH edinip sorgusuz asla ardı sıra gidemez. İsra Suresi, 15 : "Kim doğru yolu bulursa ancak kendisi için bulmuş olur; kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez..."Necm Suresi, 39 : "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır."
Kur’an’ın dikkatimizi çektiği en önemli konuya gelince. ŞEYTANIN YA DA ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLARIN, ASIL UŞAKLARI KİMLERDİR? Kur'an'da şeytanın, bir "ŞEYHE" BAĞLANMAYANLARI DEĞİL; tam aksine Allah'ın indirdiği ayetleri yeterli ve anlaşılır görmeyip bir kenara bırakıp, insanları kendi heva ve heveslerine, uydurma dini kurallara ve KÖRÜ KÖRÜNE TAKLİTÇİLİĞE ÇAĞIRANLARI KANDIRDIĞI ANLATILIR. Daha açıkçası Allah şeyhler, veliler, evliyalar edinmemizi yasaklar. Bakara Suresi, 170. Ayet: “Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiği vakit, "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Ya ataları fıtrat icabı bir şey anlamamış ve doğruyu bulamamışlarsa?”
Özetle söylemek gerekirse, Kur'an'a göre bir insanın rehberi Kur'an ve Hz. Muhammed’in örnek hayatıdır, çünkü Allah Resulünü bizlere Kur’an’da örnek göstermiştir. Hatırlatırım Resulü Allah’ın hüküm ortağı değil, VAHYİ TEBLİĞ EDENDİR. “SENİN GÖREVİN, SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)” Akıl sağlığı yerinde olan ve Kur'an'a yönelen hiçbir müminin, bir şahsa bağlanmadı diye şeytanın maskarası olacağını iddia etmek ayetlerin ruhuyla taban tabana zıt bir inancı yaşadığı gibi, ALLAH’IN YOLUNDAN ŞEYTANIN YOLUNA SAPMIŞ DEMEKTİR.
Değerli din kardeşlerim, yüzlerce yıldır aramıza girmiş Yahudiler bizden gibi görünüp, inancımızı kendi batıl inançlarına dönüştürmüşler, gelin bu gerçeği Kur’an’a sarılarak ortaya el birliğiyle çıkartalım. Bunun dışında inancımızı kullanan cemaat ve tarikatların liderleri olduğunu söyleyen ŞEYH, VELİ adı altında toplumu Allah ile aldatanların oyunlarını KUR’AN İLE BOZALIM VE ŞEYTANIN OYUNCAĞI OLMAKTAN KURTULALIM. Bir Müslümana düşen, din kardeşini yalnız Kur’an ile uyarmaktır. Dilerim bu acı gerçeği ortaya çıkarıp HAKKA YÜRÜYEN, ALLAH’IN AZINLIK HALİS KULLARI ARASINDA OLURUZ.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/