Bizler Allah’ın dini İslam’ı yaşıyoruz diye, kendimize öyle bir beşeri din yaratıp adına İslam dedik ki, inanın zerre kadar bu yanlışımızın farkında bile değiliz. Çünkü içimize giren Yahudi fitnesi, elimizden Kur’an’ı alıp kendi batıl inançlarını verdilerde ondan. Lütfen makalemi uzun yazmış diyerek okumadan geçmeyin, yoksa aynı yanlışları yapmaya devam ederiz, lütfen sabırla okuyunuz. Batıl, hurafe sanı bilgiler o kadar güçlenmiş ki, çıkar çıkarabilirsen inancından. Birçok makalemde değindim bu konuya, özellikle bıkmadan bu makalemde de değinmek istiyorum. Çünkü ellerimizle kendimizi, ATEŞE ATTIĞIMIZIN HİÇ AMA HİÇ FARKINDA BİLE DEĞİLİZ. Önce şunu hatırlatmak istiyorum, bakın Allah’ın Resulü O örnek insan, Allah’ın bizzat kendisine nasıl iman etmesini istemiş, lütfen bizlerde onun gibi İslam’ı yaşayalım. “DE Kİ: “BANA, DİNİ O’NA ÖZGÜ KILARAK, ALLAH’A KULLUK ETMEM EMROLUNDU. (Zümer 11)” Ne dersiniz bizlerde İslam’ı yalnız Allah’a, onun kitabına HAS-ÖZGÜ yani batıl, rivayet, sanı bilgi karıştırmadan yaşıyor muyuz? Yorumunu sizlere bırakıyorum.
Allah’ın Resulünü örnek almadığımız için, İslam toplumu acıdan ve üzüntüden kurtulamıyor, çünkü Allah’ın dininden saptık, ŞİRK BATAĞINA BATTIĞIMIZDAN, DUALARIMIZ KARŞILIK BULMUYOR. Bu makalemde de yaptığımız ama farkında olmadığımız yanlışımıza bir örnek vermek istiyorum. Ben inancımızı yaşarken fetvayı, yani Allah’ın hükümlerini detaylı nasıl yaşayacağımızı, hayatımıza nasıl geçireceğimizi çok güvendiğimiz Veli, âlim, ulema dediğimiz kişiler değil, yalnız Allah Kur’an’da verir ve açıklar dediğimde, bakın bana nasıl cevap verdi.
“FETVAYI ALLÂH'IMIZ MI VERİR? SAHİ Mİ? GÜNÜ BİRLİK SORUYOR CEVAP ALIYOR OLMALISIN! VAHİY FİLAN ALIYORSUNDUR GARANTİ! MESELA ÖĞLEN NAMAZINI KAÇ REKÂT KILAYIM? HAC, ZEKÂT VS İLE İLGİLİ FETVALAR. FETAVA-YI HİNDİYYE VEYA DİB FETVALARI ONBİNLERCE... İNSANLAR İÇİNDEN ÇIKAMADIKLARI DURUMLARI SORARLAR. KİME? ÂLİMLERE SORULMASINI YİNE KUR'AN BEYAN EDER;
"EĞER BİLMİYORSANIZ, ZİKİR/İLİM EHLİNE SORUNUZ. " NAHL SURESİ 43. AYET (VE ENBİYA 7) İÇİNDE GEÇEN, BİLGİNİN UZMANINA SORULMASINI EMİR/TAVSİYE EDEN BİR İLKEDİR. "ZİKİR EHLİ" (EHL-İ ZİKİR), KUR'AN'I VE SÜNNETİ BİLEN, İLİM SAHİBİ ÂLİMLER ANLAMINDADIR.”
Arkadaşımızın verdiği bu cevaba, asla Kur’an onay vermez. Peki, bu düşünce ve inanç hangi kaynaktan geliyor sizce? Elbette Kur’an dışı, doğruluğundan asla emin olamayacağımız rivayet ve sanı kaynaklardan. İsterseniz önce FETVA kelimesinden ne anlamalıyız onu anlamaya çalışalım. “BİR OLAYIN HÜKMÜNÜ AÇIKLAYAN, ZOR MESELEYİ ÇÖZEN KUVVETLİ, AÇIKLAYICI CEVAP.” Sizce Allah verdiği hükmünü açıklamamış, çözüme kavuşmamış bir şekilde vermiş olabilir mi? Eğer buna inanmıyorsak biz Müslümanlar, herhangi bir dini konuda nasıl davranacağımızı, neler yapmamız gerektiğini nereden öğreneceğiz? Rivayetlerden ya da güvendiğimiz, âlim veli ilan ettiğimiz kişilerden mi? Allah Kur’an’da bu konuda neler söylüyor, gelin sorumlu olduğumuz Kur’an’dan bu sorumuzun cevabını alalım. Ama önce arkadaşımızın bana söylediklerine bakalım ki, kim haklı kim haksız doğru anlayalım.
Kur’an’ı bir kez dikkatle ve anladığı dilden düşünerek okuyan bir Müslüman, Kur’an’ın tamamına iman etmeden hayatına geçirmeden, gerçek iman etmiş olamayacağını Allah birçok örnekle bizlere Kur’an’da bildirir. Hatta Zümer 36. Ayetinde ALLAH KULUNA YETMEZ Mİ, SENİ ALLAH’TAN BAŞKALARI İLE KORKUTMAYA ÇALIŞIYORLAR diyerek, imanımızı yaşayabilmek için, bizlere Allah’ın yani onun kitabının yeteceğini bildirir. Casiye suresi 6. Ayetinde yapılan yanlışlar konusunda uyarıp, “ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA, HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?” Diyerek Allah’ın kanun ve kurallarının dışına asla çıkamayacağımız uyarısını yapar. Çünkü Kenf 26. Ayetinde, Allah’ın hiç kimseyi, hükmüne ortak etmeyeceğini bildirir. Sırf bu ayetler bile arkadaşımızın sözlerini onaylamıyor. Nisa 87. Ayetinde; “SÖZ BAKIMINDAN ALLAH'TAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR!” diyerek, din adına Allah’ın sözünden başka doğru hiç bir sözün/hadisin olmayacağını bildirir. Çok daha önemlisi maide suresi 50. Ayetinde nasıl uyarır bizleri biliyor musunuz, hatırlayalım. “ALLAH'TAN DAHA İYİ KANUN KOYUCU OLABİLİR Mİ?” Madem Allah’tan daha doğru kanun koyucu yok, sizce kanunlarını Rabbimiz, gerektiği kadar nasıl olurda açıklamadığını, FETVAYI detaylı vermediğini söyleriz. Çok daha önemlisi Rabbimiz Ali İmran 103. Ayetinde, bizlerin yalnız KUR’AN’IN İPİNE SARILMAMIZI emrettikten sonra, Zuhruf 44. Ayetinde, bizleri bakın nereden sorumlu tutacağına hükmediyor. “ŞÜPHESİZ BU KUR’AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜT VE BİR ŞEREFTİR, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.” İsra suresi 89. Ayetinde de; “ANDOLSUN, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLARA HER TÜRLÜ MİSALİ, DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK.” Rabbimiz bakın ne diyor, Kur’an’da biz her türlü misali verdik, açıkladık diyor ama birileri atalarının inancını yaşayabilmek için, Allah’ın kitabına iftira atmaktan, batıl inançlarını Allah söylemiş gibi yapmaktan çekinmiyor. Kur’an’ın detay sız olduğunu söyleyerek, ALLAH’IN YANINDA FETVA VEREN KİŞİLER EDİNMEKTEN KORKMUYORUZ. Kur’an açık ve detaylı olmasaydı, bu açıklamayı Kur’an’ı bizzat yazdıran Allah’ın Resulü yapardı. HAŞA ALLAH’IN VE RESULÜNÜN, EKSİĞİNİ TAMAMLAYANLAR MI VAR ARAMIZDA.
Bu kısa Kur’an turundan sonra, şimdide arkadaşımızın bana verdiği ayet örneklerine bakalım. Bakın sizlere çok değil bazı ayetler hatırlattım, sırf bu ayetler bile arkadaşımızın bana verdi örneklere asla uymuyor, Kur’an onay vermiyor. Ben İslam dini adına fetvayı, yani hükmü açıklamayı, detayı yalnız Allah verir dediğimde bana, herhalde sorularına Allah’tan vahiy alıp cevap alıyorsun diyerek, benim bu inancımla alay ediyor. Devamında ise verdiği örnek, bizlerin Kur’an’ın ipine değil beşeri rivayetlerin ipine sarıldığımızı çok açık gösteriyor. Arkadaşımız öğlen namazını kaç rekât kılayım, hac, zekât ile ilgili fetvalar yok Kur’an’da diyor. Bizlerin Kur’an ile buluşmamızı engellediklerinden, bu hataları yapıyoruz. Arkadaşımızın bunlar Kur’an’da yok dediklerinin tamamı aslında Kur’an’da var, ama arkadaşımız kendisine Kur’an dışından öğretilenleri Kur’an’da göremediğinde, bu yanlış tavrı takınıyor. Allah emrettiği bir şeyi, nasıl olurda nasıl yapacağımızı açıklamadan, bizleri sorumlu tutar? Bunu akıl edemiyor muyuz? Rabbimiz Cuma suresi 5. ayetinde Yahudilerin, geçmişte yaptığı yanlışlar konusunda örnek verirken, bakın ne diyor. “TEVRAT'LA YÜKÜMLÜ TUTULUP DA, ONUNLA AMEL ETMEYENLERİN DURUMU, CİLTLERCE KİTAP TAŞIYAN MERKEBİN DURUMU GİBİDİR” Uyarıya, ikaza bakar mısınız lütfen. Bizlerin amel edeceği kitabın, Allah katından indirilen kitap olması gerektiğini söylüyor. Peki, amel etmek ne demek? "BİR BİLGİYİ, KURALI VEYA İNANCI EYLEME DÖKEREK GEREĞİNCE DAVRANMAK, İŞLEMEK VEYA UYGULAMAK.” Demek ki tüm bu bilgiler Allah’ın vahyinde varmış ve hiçbir beşeri bilgiye de ihtiyacımız yokmuş. Günümüzde bizlerin yaptığı hatayı, geçmişte Kitap ehlinin de yaptığını anlıyoruz.
Allah salatı yani Farsça deyimiyle salatın namaz boyutunu, gerektiği kadar en kolay ve basit bir şekilde Kur’an’da açıklamış. Rabbimiz yemin ederek Kur’an’ı kolaylaştırdığını ve nice örneklerle açıkladığını söylüyor, inanmayan var mı aramızda? Farkında değiller ama inanmayan, Allah'a güvenmeyenler var. Allah Kur’an’da Zor ve tehlike anında namazın kısaltılmasına örnek vermiş ve bunun bizim deyimimizle bir rekât olduğunu Kur’an’da açıklamasını yapmıştır. Normal zamanda ise asla bir sınır koymamış, huşu içinde tam bir şekilde tamamlamamızı istemiştir. Ama bizler mezheplerin etkisiyle ve onun rivayet beşeri FIKIH inancının dine yaptığı ilaveleri Kur’an’da göremediğimizde, ne yazık ki bu yanlış tavrı Kur’an’a takınıyoruz ve bakın kaç rekât olduğu bile yazmıyor Kur’an’da diyebiliyoruz. Allah özellikle kolaylık sağlamak için sınırlamadığı bir şeyi bizler, ellerimizle sınırlayıp ne yazık ki zorlaştırıyoruz. Hac ve zekât konusunda da Rabbimiz, çok açık detaylı izahını yapmış bizlere bildirmiş Kur'an'da ama okumuyoruz. Bu konuda da mezheplerin öğretisini Kur’an’da göremediğimizde, ne yazık ki aynı yanlış tavrı sergiliyoruz. Arkadaşımız bu rivayetleri batıl inançları bakın nereden öğrenmiş. “FETAVA-YI HİNDİYYE.” Bu kaynak nedir, isterseniz ona bakalım.
“17. YÜZYILDA HİNDİSTAN'DA BABÜR İMPARATORU EVRENGZİB (ALEMGİR) DÖNEMİNDE, ŞEYH NİZAMÜDDİN BAŞKANLIĞINDAKİ BİR ÂLİMLER HEYETİ TARAFINDAN HAZIRLANAN KAPSAMLI BİR HANEFİ FIKIH VE FETVA KÜLLİYATIDIR. HANEFİ MEZHEBİNİN TEMEL GÖRÜŞLERİNİ DERLEYEN, FIKHİ MESELELERE ÇÖZÜMLER SUNAN EN GÜVENİLİR VE ANSİKLOPEDİK REFERANS ESERLERDEN BİRİDİR.”
Bu ve benzeri rivayet asıllı beşeri kaynaklar, İslam toplumunu Allah’ın yolundan işte böyle saptırmıştır. Allah Kur’an’da biz her türlü misali örneği değişik şekilde verdik, KUR’AN’I AÇIKLAMAK BİZİM GÖREVİMİZDİR dediği halde, bizler Allah’ın kitabına güvenmeyip, kendimize güvenecek kitaplar rivayetler ve sanı bilgiler edinip onlar olmadan, ne namazımızı kılabiliriz neden hacca gidip zekâtımızı verebiliriz diyebiliyoruz. Bu tavır Kur’an’ı yetersiz görüp küçümsemektir. Çok daha ilginç olanı fetva makamını istediğimiz gibi genişletip, (DİP fetva) Diyanet İşleri Başkanlığının bile din adına fetvalar verebileceğine inandırıldık. Lütfen araştırınız, öyle fetvalar gördük ki, zaman geçtiğinde aynı fetvanın tam tersini verebiliyorlar. Bu durumda kim sorumlu olacak? Fetvayı veren mi? ZİKİR EHLİ ŞUNU ÇOK AÇIK BİLİR. HERKEZİN KENDİSİ, BİZZAT YAPTIKLARINDAN SORUMLUDUR. SORUMLU OLDUĞUMUZ KİTABINDA ALLAH, YALNIZ KUR’AN OLDUĞUNU SÖYLÜYOR.
Arkadaşımız İslam’ı inancımızı yaşarken, içinden çıkamadığımız konuları ÂLİMLERE sormalıyız, buda Kur’an’ın emridir diyor. Kur’an’ı birilerinin sözleri ile anlayıp yaşarsanız, sonuçta böyle şirk bataklığına saplanırsınız. Örnek verdiği ayetlere bakalım, acaba Allah bu ayetlerde işin içinden çıkamadığınızda, âlimlere sorun mu diyor? Önce tabi din âlimi kim, Allah bu konuda ne diyor bazı kişilere güvenebilir miyiz, onu doğru anlamalıyız. Ayetlere geçmeden önce şunu çok açık söylemek isterim, Rabbimiz sakın kendinize VELİLER edinmeyin derken, nasıl uyarır “BİLMEZ MİSİN, GÖKLERİN VE YERİN YÖNETİMİ ALLAH’IN ELİNDEDİR. ALLAH İLE ARANIZA GİRECEK BİR VELİNİZ (YAKININIZ) VE YARDIMCINIZ DA YOKTUR.” ( Bakara 107) Demek ki kendimize âlim ulema, veli dediğimiz kişiler edinip ardına düşmemizi Allah yasaklamış neden, çünkü bakın size nasıl bir kitap indirdik diyor. “YEMİN OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP GÖNDERDİK Kİ, ÖĞÜT VE UYARINIZ/ZİKRİNİZ/ŞEREFİNİZ YALNIZ ONDADIR. HÂLÂ AKLINIZI ÇALIŞTIRMAYACAK MISINIZ?” (Enbiya 10) Allah’ın bu sözüne güvenmiyor musunuz da, Kur’an dışından FETVA, hüküm verip açıklayıcılar arıyorsunuz? Eğer bu ve benzeri ayetleri görmezden gelirde kendimize âlim, ulema, veli edinip ardı sıra gidersek, yakın geçmişte âlim veli dedikleri O FETO zalimi gibi Allah ile aldatıcılardan, asla kurtulamayız. Rabbimiz Enam 38. Ayetinde ne diyordu? “BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. ONLAR SONUNDA RABLERİ ÖNÜNDE TOPLANIRLAR.” Allah Kur’an’da İslam’ı yaşayabilmemiz için, HİÇBİR EKSİK BIRAKMADIK diyor ama bazı kişiler çıkıyor, batılı hurafeyi Kur’an’da göremediklerinde, neler söylüyor.
Arkadaşımızın örnek gösterdiği bilemediklerinizi, âlimlere sorun emrini Allah veriyor dedikleri ayetlere birlikte bakalım. Acaba gerçekten, sakın kendinize benden başka veliler edinmeyin dedikten sonra, bunun tam tersini mi söylüyor ona bakalım. “SENDEN ÖNCE DE KENDİLERİNE VAHYETTİĞİMİZ ADAMLARDAN BAŞKALARINI GÖNDERMEDİK. EĞER BİLMİYORSANIZ ZİKİR EHLİNE SORUN.” (Nahl 43) Allah bu ayetinde tüm kullarına yani zikir ehline, Allah’ın vahyine inanmış iman edenlere şunu söylüyor. Çünkü Kur’an’ın bir adı da zikirdir, birçok anlamı vardır, örneğin Allah’ı anmakta zikirdir. Ayette Allah, sizler Allah katından melek olarak elçi beklemeyin. Daha öncede gönderdiğim Resullerimin hepsi, sizin aranızdan insanlardı. İnanmıyorsanız daha önce kendilerine Resul ve Kitap gelmiş zikir ehline yani Kitap ehline, onlara iman etmişlere sorun, onlardan da aynı cevabı alacaksınız diyor. Allah aşkına sizlere soruyorum, bu ayette Allah bilmediklerinizi âlimlere sorun, onlardan öğrenin dediğini nasıl anlarız? Ayette geçen Zikir kelimesine Âlim anlamımı verip, bakın Allah âlimlere her şeyi sorabilirsiniz anlamı çıkartıyorlar. Daha doğrusu batıl inançlarını, ALLAH'A KUR'AN'A SÖYLETMEYE ÇALIŞIYORLAR. Hâlbuki ayette çok farklı bir konu, ders alabilmemiz için anlatılıyor. Örnek verdiği Enbiya 7. Ayette de Allah, aynı ikazı uyarı tekrarlıyor, hatta bunu neden söylediğini bakın Enbiya 8. Ayetinde nasıl açıklıyor. “BİZ, ONLARI YEMEK YEMEZ BİR BEDEN YAPISINDA YARATMADIK. ONLAR ÖLÜMSÜZ DE DEĞİLLERDİ.” (Enbiya 8) Arkadaşımız ayette geçen zikir ehli kelimesine öyle bir anlam vermiş ki, Kur’an’ özüne tamamına aykırı. Bakın arkadaşımız bu kelimeye, nasıl bir anlam vermiş. "ZİKİR EHLİ" (EHL-İ ZİKİR), KUR'AN'I VE SÜNNETİ BİLEN, İLİM SAHİBİ ÂLİMLER ANLAMINDADIR.”
Zikir Ehli yani Kur’an’a iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, İslam dininde RUHBAN SINIFININ asla olmadığını, iman ettiğini söyleyen her Müslümanın dininin, inancının uzmanı olması gerektiğini, yani İslam’ı yaşarken birilerine sorarak danışarak yaşayamayacağımızı, yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı ve bizzat Kur’an’dan imtihanımızı yaşamamız gerektiğini bilir. Ayrıca Allah’ın sünnetinden yani Allah’ın emrettiği yol ve yöntemden başka, hiçbir sünnet olamayacağını da bilir. Bu yolla Yahudi fitnesi, istediği batılı İslam dinine sokmuştur, lütfen uyanık olalım. Zikir ehli olmayıp, birilerine tabi olanlara zaten sözüm yok. Bakın Rabbimiz zikir ehline sorun derken neyi kast etmiş, çok daha iyi anlayacaksınız. Anlamak istemeyene de elbette sözümüz yok, çünkü herkes imtihanını kendisi yaşar.
Talak 10: ALLAH, AHİRETTE ONLARA ŞİDDETLİ BİR AZAP HAZIRLAMIŞTIR. O HÂLDE, EY İMAN ETMİŞ OLAN AKIL SAHİPLERİ, ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKININ! ALLAH, SİZE BİR ZİKİR (KUR’AN) İNDİRDİ. (Diyanet meali)
Allah cümlemizin yardımcısı olsun. Dilerim batıl ve hurafeden uzak Allah’ın ipine sarılan, O’nun azınlık halis kullarından oluruz.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/