KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
Hud Suresi 18. Kim Allah'a Karşı, Yalan Uydurandan Daha Zalimdir.
İman eden bir Müslüman, Allah'ın eşi benzeri olmayan Nuru Kur’an'ın dini ve imanı adına yeterli, detaylı olmadığını kanıtlamaya çaba harcar mı? Ne yazık ki bu yanlışı, mezheplerin yarattığı fıkıh inancının, dine yaptığı ilaveleri Kur'an'da göremediklerinde bazı Müslümanlar, bu yanlışı düşünmeden yapabiliyorlar. Sırf atalarının inançlarını yaşayabilmek adına.  Yazdığım yazılarımın genelinde anlatmaya çalıştığım konu, Allah'ın Kur’an'da emretmediği, açıklamadığı bir konuda, bunlarda Allah katından dır, dinin emridir diyenlerin, çok büyük bir yanılgı içinde olduklarını ve bu kişilerin ALLAH'A İFTİRA ATIP, YALAN UYDURDUKLARINI ANLATMAYA ÇALIŞIYORUM. Hatırlatmak isterim Allah böyle yapanlara, Kur'an'da KAFİR oldular diyor. Bu makalemde de yine aynı konuyu, bıkmadan usanmadan gündeme getirmek ve din kardeşlerimin üzerinde düşünmelerine vesile olmak istiyorum. Kur’an gerçeklerini inatla görmek istemeyen, batılın yolcusu olan, kalpleri mühürlenip gözleri perdelenmiş olanlara, zaten hiçbir şey anlatmak mümkün değil. Konumuzla ilgili Allah'ın bizleri uyardığı, Yunus suresi 69. ayeti önce sizlere hatırlatmak istiyorum, daha sonra aynı konunun detayını konuşalım ki daha iyi anlayalım. "DE Kİ: “ALLAH HAKKINDA YALAN UYDURANLAR, ASLA KURTULUŞA EREMEZLER.” Bu konu çok önemli, Allah'a karşı nasıl yalan söylenebilir? Şimdide Kur'an'dan Konumuzla ilgili, diğer ayeti önce yazalım ve Allah'ın özellikle tekrar ederek uyardığı, bu önemli konuyu doğru anlayabilelim.
 
Hud 18: KİM ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANDAN DAHA ZALİMDİR? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şahitler de, “Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır” diyeceklerdir. Biliniz ki, Allah’ın lâneti zalimler üzerinedir. (Diyanet meali)
 
Kısaca bu ayetten alacağımız kıssadan hisseye gelince. Allah Kur'an'da hüküm vermediği halde, Allah adına yalan uydurmak, ayetleri çarpıtmak veya dini çıkarlara alet etmek en büyük zulümdür. DİNİ KENDİ ARZULARIMIZA GÖRE ESNETMEK YERİNE, OLDUĞU GİBİ KABUL EDİP YAŞAMAK GEREKİR. Bunu yapmaya Resuller dahil, hiç kimsenin yetkisi yoktur. Yapılan hiçbir haksızlık gizli kalmaz; herkes nihayetinde Rabbinin huzuruna çıkacaktır. Bugün dünyada saklanan, görmek istenmeyen gerçekler, ahirette apaçık ortaya dökülecektir. Ahirette Resuller, melekler ve hatta insanın kendi uzuvları yalan söyleyenlerin aleyhine şahitlik edecektir. HAKİKATİ SAPTIRANLAR, BÜYÜK BİR KALABALIĞIN ÖNÜNDE REZİL VE MAHCUP OLACAKLARDIR. ALLAH'IN LANETİ, O'NUN RAHMETİNDEN VE SEVGİSİNDEN MAHRUM KALMAK DEMEKTİR. YALANDAN VE ZULÜMDEN UZAK DURARAK ALLAH'IN LANETİNİ DEĞİL, RIZASINI VE RAHMETİNİ KAZANMAYA ÇALIŞMALIYIZ.
 
Ayet üzerinde düşünmeye devam edelim. Bakın Rabbimiz ne diyor. “KİM ALLAH'A KARŞI YALAN UYDURANDAN DAHA ZALİMDİR.“ Sizce Allah'a, ya da Elçisine yalan uydurmak nasıl olur hiç düşündünüz mü? Siz söylemediğiniz halde, bir arkadaşınız sizin için şu sözü söyledi dese ve siz o sözü söylememiş olsanız, bu size iftira değil mi? Bu durumda Allah'a iftira atmak sözünden ne anlamalıyız? Çok açık, ALLAH SİZLERİ SORUMLU TUTUYORUM DEDİĞİ KUR’AN'DA, HERHANGİ BİR KONUYU EMRETMEDİĞİ HALDE, BUNLARDA ALLAH'IN, DİNİN EMRİ DİYENLER, ALLAH'A İFTİRA ATMIŞ OLUR. Çünkü Allah, ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor. Bakın Allah böyle iftiracıları, ne yapacaklarını da söylüyor. Mahşer günü şahitlerin huzurunda, yani Allah'ın Elçisine soracak ve diyecek ki, sen mi söyledin Resulüm, ben emretmediğim halde bunlarda Allah emridir diye? Resulün vereceği cevap aslında Kur'an'da var. SİZCE BU HATALARI YAPANLARIN, O ANKİ HALİNE DÜŞMEK İSTERMİYİZ? İSTEMEYİZ DİYORSANIZ, LÜTFEN RİVAYETLERİ DEĞİL ALLAH'IN VAHYİNİ DİKKATE ALIN. İşte o zaman tıpkı Kur'an'da Hz. İsa'nın örneğinde olduğu gibi. Allah'a iftira atan Hristiyanların örneğinde, hesap günü şahitler çağrıldığında, Elçi nasıl cevap verecekti hatırlayalım. ” ALLAH'IM SEN NE EMRETTİYSEN BEN ONU İLETTİM.” Unutmayalım lütfen, Allah sizleri Kur’an'dan hesaba çekeceğim hükmünü verdikten sonra, asla sözünden dönmez ve bizlere ne emrettiyse Kur’an'da emretmiş ve açıklamıştır.  Resulü de buna asla tek kelime bile ilave etmediğini Kur'an'dan bir çok ayetinden anlıyoruz. Allah Kur’an'ı bizzat kendisi açıkladığını da birçok ayetinde söylüyor. Bakın Allah vahyine/Kur’an'a uymayıp batıl ve hurafelere uyanları, bir önceki ayetinde nasıl uyarıyor.
 
Hud 17: ŞU HÂLDE, HİÇ (BÖYLELERİ), RABBİNDEN (GELEN) HAKİKATİN APAÇIK BELGESİNE DAYANAN KİMSEYLE BİR TUTULABİLİR Mİ? ŞİMDİLERDE O’NUN KATINDAN BİR ŞAHİDİN DUYURDUĞU O BELGEYİ, DAHA ÖNCE DE BİR ÖNDER VE BİR RAHMET OLARAK MUSA’NIN KİTABI TEMSİL EDİYORDU. İŞTE, ANCAK (HAKİKATİN BİRLİĞİNİ FARK EDEN) O KİMSELER BU VAHYE İNANIRLAR. KÜFÜR İTTİFAKI MENSUPLARINDAN HER KİM BU HAKİKATİ İNKÂR EDERSE, İYİ BİLSİN Kİ ONUN SON DURAĞI ATEŞTİR. SEN (EY NEBİ); SAKIN OLA ONUN KAYNAĞI HAKKINDA TEREDDÜDE DÜŞEYİM DEME; İYİ BİL Kİ O, RABBİN KATINDAN GELEN HAKİKATİN TA KENDİSİDİR: VE FAKAT İNSANLARIN ÇOĞU (HENÜZ BU GERÇEĞE) İNANMIYORLAR. (Mustafa İslamoğulu meali)
 
Bakın ayette Allah'a iftira atanların kimler olduğunu nasıl çok net açıklıyor ve diyor ki; BUNLAR, RABBİNİN AÇIK BELGESİNE UYANLAR GİBİ OLURLAR MI? Demek ki Allah bizlerin, Resulünün tebliğ ettiği açık belge, yalnız Kur’an'a iman edenlerle, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DİYEREK, BATILA SAPANLARI KARŞILAŞTIRIYOR. Peki, hangisini övüyor ve doğru yolda olduğunu söylüyor Rabbimiz?  ALLAH'IN APAÇIK BELGESİ YANİ KUR’AN'A İMAN EDENLERİN, DOĞRU YOLDA OLDUĞUNU AÇIKÇA BİLDİRİYOR. Bunca açık ayetleri, uyarıları gördükten sonra, hala yalnız Allah'ın kitabı Kur’an ile İslam yaşanmaz, Resulün hadisler olmasaydı Kur’an kapalı kalırdı, bakın Kur'an'da namazın rekat sayıları bile yok demeye devam edecek miyiz? Karar sizin. Hud 18. ayetin devamında, yapılan yanlışa nasıl örnek veriyor.
 
Hud 19: ONLAR (HALKI) ALLAH YOLUNDAN ALIKOYAN VE ONU EĞRİ VE ÇELİŞKİLİ GÖSTERMEK İSTEYEN KİMSELERDİR. HEM DE ONLAR AHİRETİ İNKÂR EDENLERİN TA KENDİLERİDİR (Diyanet meali)
 
Bakın bu ayet çok önemli. Bu insanlar toplumu bilerek yada bilmeyerek Kur’an'dan/vahyinden yani Allah'ın yolundan batıl ve hurafelerle  karıştırıp alıkoyanlar, Allah'ın ayetlerini farkında olmadan bile olsa, eğri çelişkili göstermek isteyenlerdir diyor. HATIRLATIRIM BUNLAR KİTAP EHLİNİN YAPTIĞI YANLIŞLAR. ALLAH BU YANLIŞLARINI ÖRNEK VERİYOR Kİ, AYNI HATALARI KUR'AN'A İMAN ETMİŞ MÜSLÜMANLAR YAPMASIN. Peki bu uyarıları dikkate alıp, aynı yanlışları bizler yapmıyor muyuz? Üzgünüm ama aynı hataları bizlerde tekrar ediyoruz. Çünkü Allah'ın indirdiği Kur'an'ı yeterli görmüyoruz da ondan. Kitap ehlide aynı düşüncelerle, büyük yanlışa düşmüşlerdi. Küçük bir örnek. Allah şefaat tümden bana aittir, hiç bir şefaatin olmadığı o günden sakının dediği halde Kur'an'da Resullerin, veli, alim, gavs ilan ettikleri kişilerinde şefaat yetkisi vardır diyorsak, Kur'an'ı çelişkili gösteriyoruz demektir. Hıristiyanların sitesinde, bu konuda şöyle bir yazı okumuştum. “Kur’an çelişkilerle doludur. Bir ayette şefaat yalnız Allah'ın diyor, bir başka ayette başka şefaat edicilerde vardır diye geçiyor” diyorlar. İşte bu ve benzeri düşüncelere inanıp ayetleri hatalı tercüme ettiğimizde, ellerimizle Kur’an'da çelişki yaratmış oluruz. Ayetin sonunda böyle insanların farkında olmasalar bile ahireti inkâr ettiklerini söylüyor. Yani normalde ahireti tamamen inkâr eden yok, ALLAH'IN EMRETTİĞİ AHİRETİ İNKÂR EDİYORLAR. Düşüne biliyor musunuz Allah, herkes yaptığının cezasını çekecek, hiçbir şefaatin faydası olmayacak mahşer günü diyor, ama batıl yolcusu mahşeri anlatırken, biz iman eden Müslümanlar yada Kitap Ehli de aynısını söylüyor iman ettiğimiz için, Resulün şefaatiyle cehennem azabı çekmeyeceğiz diye inanıyorlar. BÖYLECE ALLAH'IN AÇIKLADIĞI, İZAH ETTİĞİ MAHŞER GÜNÜNÜ İNKÂR EDİYORLAR. BİZLER DİNİ KONULARDA KONUŞURKEN, ÇOK DİKKALİ OLMALIYIZ. ÇÜNKÜ BU İŞİN ŞAKASI YOK, FARKINDA OLMADAN ALLAH'A VE RESULÜNE İFTİRA ETTİĞİMİZİN, FARKINDA BİLE OLMUYORUZ. Bu ayeti iyice pekiştirmek için Allah, bakın devamındaki ayette tekrar nasıl uyarıyor.
 
Hud 20: ONLAR YERYÜZÜNDE (ALLAH’I) ACİZ BIRAKABİLECEK DEĞİLLERDİR. ONLARIN ALLAH’TAN BAŞKA SIĞINABİLECEKLERİ BİR YARDIMCILARI DA YOKTUR. AZAP ONLAR İÇİN KAT KAT ARTIRILACAKTIR. ÇÜNKÜ ONLAR (GERÇEKLERİ) İŞİTMEĞE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR, HEM DE GÖRMÜYORLARDI. (Diyanet meali)
 
Tekrar hatırlatmak isterim, bu uyarıların tamamı Kitap Ehlinin yaşadığı yanlış inançlarına karşı bir uyarıdır. Bizler ders alalım tekrar etmeyelim diye, bu açıklamalar yapılıyor. Bakın Allah'ın kitabıyla yetinmeyenlere, O kitapta her bilgi yoktur, herkes anlayamaz diyerek küçümseyenlere, Rabbimiz ne diyor. Onlar yeryüzünde Allah'ı aciz bırakabilecek değillerdir diyor. Tekrar hatırlatıyorum bu uyarılar Allah'a ve onun kitabına inanmayan, günümüz tabiriyle Ataistler değil. İman ettiğini ama atalarının inançlarını, Allah'ın dini diye yaşayan Kitap Ehli. Peki, neden bunu söylüyor Allah sizce? Allah'ın kitabını, Kur’an'ı yeterli görmeyip yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, Kur'an açık ve detaylı değildir, herkesin anlayamayacağı bir kitap ilan edersek, AÇIKÇA KUR’AN'I KÜÇÜMSEMİŞ OLURUZ. Bakın devamında Allah'tan başka şefaatçi edinip, veliler edinerek ardı sıra gidenleri uyarıyor ve  ALLAH'TAN BAŞKA SIĞINACAK YARDIMCILARI YOKTUR DİYOR. Bunu söyleyen Allah, yani bizim sahibimiz. HALA AKLIMIZI KULLANMAYACAK MIYIZ? Bunca açık uyarılardan bizler ders alamadıysak, sonucunada katlanmasını bilmeliyiz.
 
Allah'ın hükümleri ile yetinmeyenlere Rabbimiz, kat kat azap vereceğini bildiriyor. Çünkü böyle kişiler, açıkça vahyin Kur’an'ın emirlerine ters düşen, öyle rivayet sözlere inanıyorlar ki diyor, Kur’an'ın apaçık ayetlerini gösterdiğiniz halde, onlara tahammül edemiyorlar, görmezden geliyor, diyerek bizleri uyarıyor. Bizler bazı kardeşlerimize, Allah'ın muhkem apaçık ayetlerini hatırlattığımızda, Resulün dine koyduğu hükümleri ne olacak, siz onları inkâr mı ediyorsunuz? SİZ SÜNNET İNKÂRCISI MISINIZ. ALLAH RESULÜNÜ POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ diyerek rivayet sözlerle, Allah'ın ayetlerini eş tutuyorlar. Aklını Kur’an ile kullanana ne mutlu. Yazacağım ayetlerin bir tanesine bile ters düşen bir inancımız varsa, bizler Allah'ın doğru yolundan sapmış, ALLAH'A YALAN UYDURAN ZALİMLERDEN OLMUŞUZ DEMEKTİR, HATIRLATIRIM.
 
"RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR." (Ankebut 18)
 
"SÖZ BAKIMINDAN ALLAH'TAN DAHA DOĞRU KIM VARDIR!" (Nisa 87)
 
"KENDİ HÜKMÜNDE HİÇ KİMSEYİ ORTAK KILMAZ." (Kehf 26)
 
"ANDOLSUN, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLARA HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK." (İsra 89)
 
"AND OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. HÂLÂ AKILLANMAYACAK MISINIZ?" (Enbiya 10)
 
"ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?" (Casiye 6)
 
“O, BENİ YARATAN VE BANA DOĞRU YOLU GÖSTERENDİR."(Şuara 78)
 
Allah, Resule düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir dediği halde, eğer bizler ne yani Peygamberimiz postacımıydı diyorda, Allah'ın Elçisini dinde Allah'ın hüküm ortağı yapıyorsak, bizler Allah'ın yolundan sapmış, ALLAH'A KARŞI YALAN UYDURAN, ona iftira edenlerin safında yer alıyoruz demektir. Allah Kur'an'da, biz her türlü misali değişik şekilde açıkladık hiç bir eksik bırakmadık, sizin bütün şan ve şerefiniz Kur'an dadır, Allah'ın ayetlerinden sonra hangi söze inanacaksınız dediği halde hala bizler, Kur'an'da her bilgi detaylı yoktur ve açıklanmamıştır, yalnız Kur'an ile İslam yaşanmaz, yalnız Allah'ın ayetleri değil, Resulün hadislerinede muhtacız İslam'ı yaşamak için diyorsak, bizler Allah'ın ayetlerini çarpıtanTOPLUMDA KUR'AN'A KARŞI GÜVENSİZLİK, KUŞKU YARATAN, dinde fitne çıkartanların safında oluruz. Eğer Kur'an'ı herkes anlayamaz, her bilgi detaylı verilmemiştir Kur'an'da diye inandırılmışsak, hangimiz Kur'an'ı ilk önce anlayarak okumaya teşebbüs ederiz? BU HATAMIZ HEM BİZLERİ KUR'AN'DAN UZAKLAŞTIRIYOR, HEMDE FARKINDA OLMADAN, ALLAH'IN KİTABINA İFTİRA ATMAMIZA NEDEN OLUYOR.
 
Dilerim Kur'an gerçekleri ile yüzleşen, Kur'an'ı okumaya başlamadan önce, Allah'ın Nahl suresi 98. ayetinde uyardığı gibi, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların batıl hurafe düşüncelerinden kurtulup, yalnız Allah'a güvenip ona dayanarak Kur'an'ı okumaya başlayan, Allah'ın azınlık halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK.
 


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.