KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
Şefaat Konusunda Kur'an’dan Uyarılar Ve Dikkat Çekici Örnekler.
Bu yazımda sizlere Şu'ara suresinde, Hz. İbrahim kıssasından örnekler vermek istiyorum. Hz. İbrahim Allah'ın övgüsüne mazhar olmuş, Kur’an'da örnekleri çok geçen, bizlerinde Resulü dür. Hz. İbrahim dönemi gerçekten sapkınlığın hurafe ve batılın zirvesinde bir dönem olduğunu Kur'an'dan anlıyoruz. Toplumun yanlış inançlarına adeta isyan etmiş ve bunu, eylemlerinde de göstererek, toplumun dikkatini çekmiştir. Hz. İbrahim'in yaşadığı dönemi putların, putlaştırılmış insanların dine hâkim olduğu bir dönemdi. Tüm bu zorlukların arasından sıyrılmayı başarmış ve Rabbimizin güvenine, övgüsüne layık olmuştur. Bu yazımda Şu’ara suresinde, Hz. İbrahim'in söylediği, Kur’an'dan bazı ayetlerden bahsetmek istiyorum. Kıssadan hisse alırız inşallah. "O Kİ, BENİ YARATAN VE BANA DOĞRU YOLU GÖSTERENDİR. " (Şu’ara 78) "VE HESAP GÜNÜ, HATAMI BAĞIŞLAYACAĞINI UMDUĞUMDUR." (Şu'ara 82)
 
Kur’an verdiği örnek kıssalarla, bizleri eğitir ve bilgiler verir. Yani Kur’an'ın anlatım şekli çok basit ve her seviyedeki bir insanın anlayacağı şekildedir. Böyle olmasa, sizleri Kur’an'dan sorumlu tutuyorum der miydi? Onun için Allah birçok kez, YEMİN OLSUN Kİ KUR’AN'I ANLAYASINIZ DİYE KOLAYLAŞTIRDIK DİYOR. Ama bizler nefislerimizde yarattığımız inancımızın etkisiyle, bunun tam tersini söyleyerek, Kur’an'ı herkesin anlayamayacağını, yalnız Kur'an ile İslam'ın yaşanmasının mümkün olmadığını, Kur'an'ın  anlaşılması için Resulün rivayet hadislerine mutlaka ihtiyaç vardır demekte kusur görmüyoruz. Bu sözlere inanınca da, Kur’an ile bağımızı kurmaya hiç çaba harcamıyoruz. TEK BAŞINA OKUNDUĞUNDA ANLAŞILAMAYAN, İZAHA MUHTAÇ OLAN BİR KİTABI KİM OKUR? İŞTE KUR'AN BÖYLE TERK EDİLDİ VE RİVAYETLER DİNİN ASLİ UNSURU OLDU. Kur’an'ın açık ve anlaşılır olduğunu söylediği ayetler dinin anası, temeli olan MUHKEM ayetlerdir, onu hatırlatmak isterim. Bunu söyleyen yüce Rabbimiz, kime inanacağınız size kalmış.
 
Ayetten de anlıyoruz ki, Hz. İbrahim doğru yolu Allah'ın gönderdiği ayetlerden bulduğunu söylüyor. Bu ayetten alacağımız kıssadan hisse, bizlerde doğru yolu bulmak istiyorsak, ALLAH'IN GÖNDERDİĞİ KUR’AN'IN DIŞINA, ASLA SAPMAMALIYIZ. Allah'ta Kur'an'da bu konuda bizleri uyarıp, sakın Kur'an'ın sınırlarını aşmayın, ondan sorumlusunuz diye bizleri uyar mıyormu? Hz. İbrahim'in sözlerinden, bugün bizlerin yaptığı çok büyük bir yanlışa, aslında güzel bir örnek var. Hz. İbrahim HATALARIMI, YANLIŞLARIMI BAĞIŞLAYACAĞINI UMDUĞUM, YALNIZ ALLAH'DIR DİYOR. Düşünebiliyor musunuz, Allah bu örneği bizlere Kur’an'da neden veriyor sizce? Çünkü bugün bizler şunu söylüyoruz. Resuller hatasız ve günahsızdır. AYRICA RESULLERDE ŞEFAATÇİDİR. Bırakın Resulleri, bugün bizler edindiğimiz velilerin, şeyhlerin şefaatçi olduğuna inanıyoruz. İşte bu yanlış inançlarımızdan dolayı Rabbimiz, öyle örnekler veriyor ki Kur’an'da, bizler zerre kadar ders almıyoruz. LÜTFEN ŞEFAAT İLE İLGİLİ AYETLERİ, KUR'AN'DAN DİKKATLE OKUYALIM. OKUMAZDA BİRİLERİNDEN ÖĞRENMEYE ÇALIŞIRSAK, İNANIN HESAP GÜNÜ ÇOK PİŞMAN OLURUZ. Hatırlayınız Muhammed suresi 19. ayette de Allah, Resulüne hitaben ne demişti? "HEM KENDİ GÜNAHIN İÇİN, HEM DE MÜMİN ERKEKLER VE MÜMİN KADINLAR İÇİN ALLAH'TAN BAĞIŞLANMA DİLE." (Muhammed 19)
 
Tabi bizler tüm bunlardan dersler alamadık. Kur’an ile bağımızı kuramadığımızdan, hala Allah'ın yanında şefaatçiler edinmekten çekinmiyoruz. Allah'ın, HİÇBİR ŞEFAATİN FAYDA ETMEDİĞİ O GÜNDEN SAKININ sözlerinin üstü örtülüyor, sırf batıl inançlarının yaşanması adına, ayetler görmezden geliniyor. Kur’an şefaat kelimesini bağışlama, affetme anlamında kullanmıştır. ONUN İÇİNDE AFFEDEN, BAĞIŞLAYAN YALNIZ BENİM DİYOR. Hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyen Allah, bu kadar önemli bir yetkiyi, yarattığı bir beşerle paylaşır mı? Bu durumda Allah kendisi ile yarattığı kulunu, aynı seviyeye getirmiş olur. Bunu da mı düşünemiyoruz? Kur’an Nisa 85. ayetinde, her kim iyiliğe aracılık ederse onunda o işten nasibi olur, her kim kötü bir işe aracılık ederse ondanda ona, bir pay vardır der. Ama bu dünya yaşantımızla ilgili bir konudur. Bunları din kardeşlerimize hatırlattığımızda ise Resuller, veliler, şeyhlerin şefaat etmesi, Allah ile günahlarımızın affı için aracılık etmesi anlamındadır diye savunma yapılmaktadır. KUR’AN BÖYLE BİR ŞEFAATTEN BAHSETMEZ. Daha doğrusu Allah, kulu ile  arasında aracıyı kabul etmez. Bu bizlerin uydurmasıdır. ALLAH İLE KULU ARASINDA, HİÇ KİMSENİN OLAMAYACAĞINI, İslam dininde ruhbanlık olmadığını, hiç kimsenin bir diğerine faydasının dokunamayacağını, Kur’an bizlere anlatır ve Resulüne hitaben, Allah bakın ne söyler ve şefaat yetkisinin bakın kimde olduğunu bildirir.
 
Müddesir 11: BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK. (Diyanet meali)
 
Zümer 44: DE Kİ: “ŞEFAAT TÜMÜYLE ALLAH’A AİTTİR. GÖKLERİN VE YERİN HÜKÜMRANLIĞI O’NUNDUR. SONRA YALNIZ O’NA DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ.” (Diyanet meali)
 
Gerçekten de Allah ile kulu arasında, hiç kimse yoktur. Hepimiz hesap günü tek başımıza olacağız, yaptıklarımız ile karşı karşıya geleceğiz. Bakın Yaradan elçisine, bizlere ne söylemesini özellikle istiyor. "DE Kİ: “ŞÜPHESİZ BEN, SİZE NE ZARAR VEREBİLİR NE DE FAYDA SAĞLAYABİLİRİM.”  (Cin 21) Bu ve buna benzer, o kadar çok ayetler var ki Kur’an'da, onunla bir bağ kuramayan, elbette mahşer günü çok pişman olacaktır. Allah'ın Resulü SİZLERE BENİM BİR FAYDAM OLMAZ, yani herkes yaptıklarının hesabını verecektir dediği halde, gözler perdeli, gönüller mühürlü, batılın etkisiyle söylenenleri seyredip duruyoruz. Böyle olunca da, ne söylediğimizi bilmiyoruz. Camiler, şefaat ya Resul Allah yazıları ile dolu. Yani bu dua ile bizler, şefaat et bağışla bizi ey Allah'ın resulü diyoruz. Bağışlanmayı Allah'ın yerine bizler, Resulünden diliyoruz. Sizce Hz. Muhammed affedilmeyi, bağışlanmayı bizleri yaratan Rabbimizden diliyorsa, bizlerinde aynı yolu izleyerek, ŞEFAAT EY YÜCE RABBİMİZ dememiz gerekmez mi? Karar sizlerin.
 
KUR'AN'DA ŞEFAATİN YANİ BAĞIŞLANMANIN YALNIZ ALLAH'IN YETKİSİNDE OLDUĞUNU ANLATAN, BİRÇOK AYET VARKEN, BİZLER HALA BU AYETLERE GÖZLERİMİZİ KAPATIP, BİR AYETTE GEÇEN KELİMELERİN ANLAMLARI İLE OYNAYIP, AYETİN ANLAMINI ÇARPITARAK, BATIL İNANÇLARIMIZI AYETLERE İLAVE ETMEYE ÇALIŞIYORSAK, ANCAK KENDİMİZİ ALDATMIŞ, KANDIRMIŞ OLACAĞIMIZI, LÜTFEN UNUTMAYALIM.
 
Ali İmran 78: ONLARDAN BİR GRUP VAR Kİ, KİTAPTA OLMAYAN BİR ŞEYİ SİZ KİTAPTAN SANASINIZ DİYE, DİLLERİYLE KİTABI ÇARPITIRLAR VE ALLAH'TAN OLMADIĞI HALDE, “BU, ALLAH KATINDANDIR!” DERLER, BÖYLECE BİLE BİLE ALLAH HAKKINDA YALANLAR UYDURURLAR. (Bayraktar Bayraklı)
 
Dilerim hesabın görüleceği o çetin gün, yüzleri gülenlerin safında oluruz. Kur’an'ın uyarılarının farkında olan, Allah'ın halis kullarından olmamız dileklerimle.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 
 


Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.