Bizler İslam'ı yaşarken, ne yazık ki Kur’an ile aramıza öyle yüksek duvarlar örmüşüz ki, Allah'ın güneşinden, aydınlığından, rehberliğinden istifade edemez olmuşuz. Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bizlere öğretildiği gibi, Kur’an her konuda ayrıntılı bilgi vermemiş olabilir mi? Örneğin namaz kılın dediği halde, nasıl kılınacağını anlatmamış olabilir mi? Sizce gereken bilgiyi, detayı vermemiş olması mümkün mü? Vermemiş olsa, sizleri Kur'an'dan sorumlu tutuyorum yalnız Kur'an'ın ipine sarılın der mi?
Gerçekten de bu konular öne sürülerek, İslam âlemi sonu belli olmayan bir yola doğru sürüklenmektedir. Bizlere Kur’an dışından öğretilenleri, Kur’an'da bulamadığımızda, bakın Kur’an'da her şey yokmuş diyerek, Allah'a çok büyük bir saygısızlık yapmış olmuyor muyuz? Halbuki Allah İnsan suresi 3. ayetinde ne diyordu hatırlayalım. "ŞÜPHESİZ BİZ ONA, DOĞRU YOLU GÖSTERDİK. İSTER İNANIR, İSTER İNKÂR EDER". Bizler yoksa bu konuda, Allah'a güvenmiyor muyuz? Allah Kıyame suresi 19. ayetinde, "SONRA ONU/KUR’AN'I AÇIKLAMAK DA BİZE AİTTİR." dediği halde, Kur'an açık ve herkesin anlayacağı şekilde değildir nasıl deriz. Allah onlarca kez zikrettiği salat edin/namaz kılın, zekât verin, oruç tutun emrini vermesine rağmen, bu konuda açıklık getirmediğini söyleyerek, bu konuların detayını Resulüne bırakmıştır sözlerine inanmamızı Kur’an onaylar mı, gelin birlikte Allah'ın rehberine bu soruyu soralım, bakalım ne cevap verecek.
Meryem 64: Biz sadece Rabbinin emrini indiririz/biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunlar arasındaki her şey O'nundur. RABBİN ASLA UNUTKAN DEĞİLDİR.
Ankebut 51: KENDİLERİNE OKUNMAKTA OLAN KİTABI SANA İNDİRMEMİZ ONLARA YETMİYOR MU? Şüphesiz bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.
Araf 52: “çünkü Biz, gerçekten de onlara, inanacak bir toplum için bir doğru yol, içinde bilgiye dayalı, AYRINTILI AÇIKLAMALARDA BULUNDUĞUMUZ bir kitap ulaştırmıştık”.
Enam 38: Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. BİZ KİTAP'TA HİÇ BİR ŞEYİ NOKSAN BIRAKMADIK, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.
Yunus 37: Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve KİTABI AYRINTILI OLARAK AÇIKLAYANDIR. Bunda hiç şüphe yoktur, âlemlerin Rabbindendir.
Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran'da, İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ ÖRNEĞİ DEĞİŞİK İFADELERLE GÖZLER ÖNÜNE KOYDUK. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.
Nur 34: Andolsun ki biz size (GEREKENİ) AÇIK AÇIK BİLDİREN Ayetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik.
Nahl 89 :……. Sana bu Kitap'ı indirdik Kİ HER ŞEY İÇİN AYRINTILI BİR AÇIKLAYICI, BİR KILAVUZ, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.
Yukarıdaki ayetlere benzer, daha birçok ayet yazabiliriz. Hepsinde anlatılmak istenen konu, Kur’an'ın ayrıntılı açıklandığı, her şeyi açık seçik bildirdiği, hiçbir şeyi noksan bırakmadığını bizlere bildiriyor. Peki, bu kadar açık ayetleri görmemize rağmen, bizler neler söylüyoruz? Allah emrettiği ibadetleri detaylı açıklamamış, onu da Resulüne bırakmıştır diyoruz. Bunun ne kadar büyük bir hata olduğu, yukarıdaki ayetlerden sizce anlaşılmıyor mu? Bu aldatıcı bilgi ve düşünceler, Yahudilerin kendi inançlarını bizlere aktarabilecek batıl kapısını açma çabasından başka birşey değildir. Lütfen bu tuzağa düşmeyelim. Bakın bu konu ile ilgili Allah elçisine, bizlere neler söylemesini istiyor, bizlerin ve elçisinin, nereye uymasını emrediyor.
Ahkaf 9: De ki: 'Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.
Enam 19: Sor: "Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Bu Kur’an bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım…..
Maide 45: ……Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.
Ahzap 2: Rabbinden sana vahyedilene uy! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.
Araf 3: (Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Maide 67: Ey resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.
Sanırım bu ayetlerin bizleri hangi konuda uyardıkları çok açık. İsteyen Allah'ı dinler, isteyen dinde sakın bölünmeyin diye Allah'ın uyarısını dinlemeyip, batılın sözlerine uyar. Bu ayetleri okuyan bizler, hala nasıl olurda Kur’an'da namazın, orucun, zekâtın, Haccın detayı yok deriz. İşte bu yaptığımız apaçık Allah'ın kelamına, nuruna saygısızlık olduğu gibi, RESULÜNE DE İFTİRADIR. Kur’an dışından hurafelerle, öyle beynimiz yıkanmış ki, apaçık ayetleri gördüğümüz halde, körlük yapmaya devam ediyoruz. Allah Kur’an'da her şeyi detaylı gönderdim ki anlayasınız diyor, bizler hala inatla Kur’an'da her detay yoktur, deme gafletine düşüyoruz. BEŞERİN DİNE İLAVELERİNİ, ADETA KUR’AN'IN HÂŞÂ EKSİĞİ GİBİ GÖRMEYE DEVAM EDİYORUZ. Rabbim bizleri affetsin. Allah'ın apaçık söylediği sözlerin üstü örtülmüş, beşerin hurafeleri muteber olmuş ne yazık ki. Bizler Allah'ın kelamı elimizin altında olmasına rağmen, anlamadan okuduğumuz içindir ki, Allah'ın hükümlerinden habersiz yaşıyoruz. Daha doğrusu Rabbimizin Kur'an'dan bizlere gönderdiği mesajını, tebliğini bizler hala alamadık. Bundan dolayı birileri bizleri, istediği gibi yönlendiriyor. Bakın Allah bu insanlara ne söylüyor.
Bakara 44: Siz kendinizi unutarak diğer insanlara erdemli olmayı mı öğütlüyorsunuz -HEM DE İLAHİ KELAMI OKUYUP DURDUĞUNUZ HALDE?- SİZ HİÇ AKLINIZI KULLANMAZ MISINIZ?
Bizler Allah'ın kelamını okuyoruz ama anlamadan, bu durum da nasıl olurda ayetler üzerinde düşünür, aklımızı kullanabiliriz. Ne yazık ki günümüzde birileri Kur’an'dan çok uzak, bunlar Kur’an dandır diyerek, büyük bir yanılgının peşinden gidiyorlar. Bunun farkına varalım ve Kur’an'ı anlayarak, düşünerek, aklımızı kullanarak iman edelim ki, Allah'ın doğru, halis kulları olabilelim. Allah, elçisinin öyle bir dikkatini çekmiştir ki, ümmetine Kur’an dışından, hiçbir şeyi, bunlarda Allah katındandır demesi, mümkün değildir. Çünkü bakın elçisine Rabbimiz ne diyor.
"EĞER RESUL BİZE ATFEN BAZI SÖZLER UYDURMAYA KALKIŞSAYDI, ELBETTE ONU BUNDAN DOLAYI KISKIVRAK YAKALARDIK; SONRA DA ONUN ŞAH DAMARINI KESER ATARDIK. HİÇBİRİNİZ BUNA ENGEL DE OLAMAZDINIZ." (Hakka 44-45-46-47)
Sizce Yüce Allah, daha nasıl anlatsın bizlere. Kur’an dışından bazı hükümleri, bilgileri Allah sözüdür diye, sizlere anlatsaydı Resulüm, onun canını alırdık dedikten sonra, sizce Allah'ın Resulü Kur’an'da olmayan bir hükmü, bilgiyi, detayı, bunlarda Allah katındandır, uymamız gereken kesin hükümlerdir der mi? Allah Resulünün görev ve sorumluluğunu çok açık birçok kez bizlere söylediği halde, bizler hala Resulünü, Allah'ın hükümlerine ortak etmeye çalışarak, büyük günahlar işlemekteyiz. Bu yanlışı hatırlatanlara da, ne yani peygamberimiz postacımıydı diyerek, ona da büyük saygısızlık yapmaktayız. Allah affetsin. Hâlbuki Rabbimiz Resulünün yetki ve sorumluluklarını aşağıdaki ayetler de çok açık söylemiyor mu sizce?
“BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” (Ahkaf 9 )
“RASULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18)
“BİZ RASULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.” (Kehf 56)
“SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)
“ARTIK SEN, ÖĞÜT VERİP HATIRLAT. SEN, YALNIZCA BİR ÖĞÜT VERİCİ, BİR HATIRLATICISIN.” (Gaşiye 21)
“VE KUR'AN'I OKUMAKLA DA (EMROLUNDUM). ARTIK KİM HİDAYETE GELİRSE, KENDİ NEFSİ İÇİN HİDAYETE GELMİŞTİR; KİM SAPACAK OLURSA, DE Kİ: BEN YALNIZ UYARICILARDANIM. (Neml 92)
“DEDİLER Kİ: “ONA RABBİNDEN MUCİZELER İNDİRİLSEYDİ YA!” DE Kİ: “MUCİZELER ANCAK ALLAH KATINDADIR VE BEN ANCAK APAÇIK BİR UYARICIYIM.” (Ankebut 50)
“BİZ ELÇİLERİ, MÜJDE VERİCİLER VE UYARICILAR OLMAK DIŞINDA (BAŞKA BİR AMAÇLA) GÖNDERMEYİZ. İNKÂR EDENLER İSE, HAKKI BATIL İLE GEÇERSİZ KILMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORLAR. ONLAR BENİM AYETLERİMİ VE UYARILDIKLARINI (AZABI) ALAY KONUSU EDİNDİLER.” (Kehf 56)
Yukarıdaki ayetleri okuyarak tebliğ alan bir Müslüman, hala Allah'ın Resulünün görev ve sorumluluğunu anlamıyorsa, anlamak istemiyorsa, ona söyleyecek söz yok demektir. ALLAH AÇIKÇA BİZ ELÇİLERİMİZİ, MÜJDE VERİCİ VE UYARICI OLMAK DIŞINDA BAŞKA BİR AMAÇLA GÖNDERMEYİZ dediği halde, bizler hala Allah'ın Resulünün, Allah'ın HÂŞÂ hükmüne ortak edercesine, Kur’an dışından hükümler verme yetkisine sahiptir diyerek, nasıl büyük bir hatanın içinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Allah bizlere onlarca ayetinde, Kur’an'ın ipine sarılmamızı, onu anlayarak okuyup, üzerinde dikkatle düşünmemizi ve Kur'an'ın sınırlarını aşmamızı yasaklar. Bakın bu konuda indirdiği ayet sizce çok açık değil mi? Kur’an'ı sizler anlayamazsınız diyenleri, Rabbin bu sözleri onaylıyor mu?
Muhammet 24: ONLAR KUR'AN'I DÜŞÜNMÜYORLAR MI? Yoksa kalpleri kilitli mi? 25. Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.
İşte üzerinde düşünmemiz gereken çok önemli bir ayet. Allah Kur’an üzerinde düşünmemizi, akıl yürütmemizi emrediyor. Anlaşılmayan, detaylı olmayan bir ayet üzerinde düşünülür mü? Lütfen Allah'a iftira etmeyelim, pişman oluruz. Bakın Rabbimiz Kur’an'da her şeyi bulamayanlara ne diyor.
Araf 185: Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?
Allah bizleri affetsin, bizler bu ve buna benzer onlarca ayetlerin üzerini, atalarımızın batıl inancını yaşayabilmek için örtüp, görmezden gelip bu ayetler o devrin insanlarını ilgilendiriyor, bizleri kapsamıyor diyerek, şeytanın kucağına düşüyoruz. Sizce Allah bizleri Kur’an'dan imtihan edeceğini söylediği halde, bunun dışından da sorumlu tutar mı dersiniz? Lütfen ayet üzerinde dikkatle düşünelim.
Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.
Allah sözünde durandır. Sizleri Kur’an'dan sorumlu tutuyorum diyorsa, onun dışından asla hiçbir bilgiden, hükümden, tek bir kelimeden detaydan sorumlu tutmayacaktır. Bize öğretilenleri lütfen Kur’an süzgecinden geçirelim. Kur’an'ı anlayarak bolca okuyalım, üzerinde bir öğrenci misali düşünelim, dersimize çalışalım, çünkü bu yolu ve yöntemi Rabbimiz Kur'an'da bizlere bildiriyor. Allah biz kullarını uyarıp, bakın nasıl dikkatimizi çekiyor.
İsra 36: HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME. ÇÜNKÜ KULAK, GÖZ VE KALP, BUNLARIN HEPSİ ONDAN SORUMLUDUR.
Kesin bilgi, emin kaynak yalnız Kur’an'dır. Bunu Kur'an söylüyor. Ona uyan, onun süzgecinden geçen her bilgide, bizlerin başının tacıdır. Bizler eğer emin olmadığımız bilgilerle, Kur’an'ın onay vermediği rivayetlerle İslam'ı yaşamaya devam edersek, hakka batıl karıştırırsak, bunun hesabını da vereceğimizi lütfen unutmayalım. Yazdıklarım, Allah'ın rehberinden benim anladıklarımdır, yalnız beni bağlar. Kendi imtihanıma hazırlandığımda, benim anladıklarımdır. Sizlere düşen, kendi imtihanınıza bizzat kendiniz Allah'ın rehberi KUR'AN'DAN hazırlanmak olmalı ve Kur’an'ı anlayarak bolca okuyup, onu başucumuzdan ayırmadan, gerektiğinde ona müracaat etmek olmalıdır. Benim yanlışlarım ve hatam varsa lütfen beni, rivayetlerle değil sorumlu olduğum KUR'AN İLE UYARINIZ.
Hiçbir şefaatin kabul görmediği o gün, yüzleri gülen kullarından olmak isteyen, Allah'ın rehberine sarılır ve onu anlayarak okuyup aklıyla, kalbiyle iman eder. Dilerim cümlemiz, hiçbir velinin ardına düşmeyen, yalnız Allah'ı veli edinen, Kur’an'ı rehber alan, Allah'ın azınlık halis kullarından oluruz.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/