KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
Hicr Sur.39-40. Ayetler Ve Allah In Kimleri Azdırdığı Konusu Ve Kader.

HİCR SURESİ 39-40. AYETLER VE ALLAH'IN KİMLERİ AZDIRDIĞI KONUSU. BU AYETLERE VERİLEN YANLIŞ ANLAMLAR IŞIĞINDA İNANILAN KADER İNANCI.

Bu makalemde sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim, çok önemli bazı konuları gündeme getirmek istiyorum. Bu örneklerden de göreceğiniz gibi, Allah'ın ayetlerini eğer Kur’an'ın diğer ayetlerinden referans almaya çalışmayıp rivayet sözlerden, bilgilerden anlamaya çalıştığımızda, nasıl çok büyük yanlışlar yaptığımızı üzülerek göreceksiniz. Kur’an'da bazı ayetleri tercüme ederken, İblis'in Allah'a BENİ AZDIRDIN, SAPTIRDIN diye tercüme edilir. Bu ayetlerden yola çıkarak, ayete Kur'an'ın diğer ayetlerine tamamen ters düşecek farklı anlamlar vererek, öyle yanlış bir kader anlayışına toplum inandırılmıştır ki, Allah'ın adalet anlayışına tamamen ters düştüğü gibi, bu söylenenlere inandığımızda, aklın ve mantığın kabul edemeyeceği bir adalet anlayışını Allah'a nispet etmiş oluruz. Önce ayetleri yazalım.

Hicri 39–40: İBLİS, “RABBİM! BENİ AZDIRMANA KARŞILIK, ANDOLSUN Kİ YERYÜZÜNDE KÖTÜLÜKLERİ ONLARA GÜZEL GÖSTERECEĞİM, İÇLERİNDE İHLÂSA ERDİRİLMİŞ KULLARIN HARİÇ, ONLARIN HEPSİNİ AZDIRACAĞIM” DEDİ. (Diyanet meali)

Araf 16: İBLİS, “ÖYLE İSE BENİ AZDIRMANA KARŞILIK, YEMİN EDERİM Kİ BEN DE ONLARI SAPTIRMAK İÇİN SENİN DOĞRU YOLUNUN ÜSTÜNE OTURACAĞIM” DEDİ. (Bayraktar Bayraklı meali)

Bu ayetler öne sürülerek Kur'an bütünlüğünden uzak, Allah İblisin iradesi dışında Allah'ın kendisini azdırdığını, isyana teşvik ettiğini söyleyerek, bakın bu konuda biz insanlarında içinde bulunduğu bazı ayetleri kast ederek, neler söylüyorlar ve inanıyorlar, rivayet sözlerin etkisiyle, ona bakalım.

“Şeytanı azdırarak kötülüklerin ve Peygamberleri sebatkâr kılarak iyiliklerin elçisi yapan Allah; DİLEDİĞİNE HİKMET, HAYIR VE ÜSTÜNLÜK VERMİŞ, DİLEDİĞİNİ DE HAYVANLARDAN DAHA AŞAĞI SAPKINLIKLA LANETLEMİŞTİR. Çünkü tek bir Tanrı olmasından dilediğini yapmakta özgür, dolayısıyla hiçbir yaratığında sorgulama ve hesap sorma hakkı bulunmamaktadır. Yaratan ile yaratmayanın aynı seviyede olamayacağı düşünülebilse, teslim olmaktan başka bir çarenin de olmadığı anlaşılacaktır. Ama Allah dilemedikçe teslim olabilmek mümkün müdür? Şeytan BİLE ALLAH’IN TAKDİRİNİN DIŞINA ÇIKAMAYIP AZABİLMİŞ İSE, İNSAN NE YAPABİLİR? “Ayette de buyrulduğu üzere;  şeytan, Allah’ın azdırmasıyla kötülüğün elçisi olmuştur, YOKSA KENDİ DİLEĞİ YANİ İRADESİYLE BAŞ KALDIRMAMIŞTIR.”

Mutlak İradenin yönlendirmesiyle, düşler âlemindeki aldatıcı tahtından uyanamamakta, ne kendini ne çevresini ne de olup bitenleri gören, işiten ve kavrayan bir gerçeklikte sorgulamayarak, HAKKINDA ALINMIŞ OLAN KARAR GEREĞİ MUHAKEME YAPAMAMAKTADIRLAR. Eğer ihlâsa erdirilmiş zümreden iseler doğruya, SAPTIRILMIŞ İSELER YANLIŞA GİTME KISKACINDAN HİÇBİR BİLGİ, ÖĞÜT, ETKİ, TELKİN, TECRÜBE, KANIT VE İRADE; KENDİLERİNİ ALIKOYAMAMAKTADIR. SÜREÇ İÇİNDE MEYDANA GELEN EN DETAYSI TÜM DEĞİŞİMLER, YİNE KADERSEL KURGUNUN BİR SONUCU OLARAK GERÇEKLEŞMEKTEDİR.”

İşte size Yahudilerin içimize soktuğu, Kur'an'ın asla onaylamayacağı KADER İNANCI. Sanırım bu sözleri okuduğunuzda irkildiniz ve adeta korktunuz. Gerçekten de Allah'a isnat edilen bu düşünceler, Kur’an'ın sözleri olmayıp nefislerin ve emin olamayacağımız rivayet sözlerin etkisiyle oluştuğu çok açıktır. Bu düşünce, yüzlerce ayete iman etmeyen zihniyetin ürünüdür. Hangi birisini sayayım. Gönüller kör olunca, insan ne söylediğini bilmez. Konuyla ilgili ve örnek gösterdikleri diğer ayetlere bakalım şimdide.

Casiye 23: NEFSİNİN ARZUSUNU İLÂH EDİNEN, ALLAH’IN; (HÂLİNİ) BİLDİĞİ İÇİN SAPTIRDIĞI VE KULAĞINI VE KALBİNİ MÜHÜRLEDİĞİ, GÖZÜNE DE PERDE ÇEKTİĞİ KİMSEYİ GÖRDÜN MÜ? ŞİMDİ ONU ALLAH’TAN BAŞKA KİM DOĞRU YOLA ERİŞTİREBİLİR? HÂLÂ DÜŞÜNÜP İBRET ALMAYACAK MISINIZ? (Diyanet meali)

Hac 16: BÖYLECE BİZ KUR’AN’I APAÇIK AYETLER HÂLİNDE İNDİRDİK. ŞÜPHESİZ ALLAH, DİLEDİĞİNİ DOĞRU YOLA İLETİR. (Diyanet meali)

Araf 178: ALLAH, KİMİ DOĞRU YOLA İLETİRSE, ODUR DOĞRU YOLU BULAN. KİMLERİ DE SAPTIRIRSA, İŞTE ONLAR, ZİYANA UĞRAYANLARIN TA KENDİLERİDİR.. (Diyanet meali)

Hud 34: BEN SİZE ÖĞÜT VERMEK İSTESEM DE, EĞER ALLAH SİZİ AZDIRMAK İSTEMİŞSE, ÖĞÜDÜM SİZE FAYDA VERMEZ. O, SİZİN RABBİNİZDİR VE O’NA DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ. (Diyanet meali)

Kur’an'ı bir kez anlayarak ve dikkatli bir şekilde okuyan bir Müslüman, bu ayetlerde kimlerden bahsettiğini, saptırılanların kimler ve ne maksatla saptırıldıklarını çok iyi anlayacaktır. Ama anlayarak ve düşünerek Kur’an'ın okunmasını istemeyenler yalan ve iftiralarının ortaya çıkacağını görenler, işte topluma böyle yanlış bilgileri anlatıyorlar ve sen yanlış yoldaysan bu senin seçimin değil, Allah'ın takdiri diyerek toplumu aldatıyorlar. Allah bu dünyaya sizleri imtihan için getirdim der ve Mülk suresi 2.ayetinde şöyle söyler. “O Kİ, HANGİNİZİN DAHA GÜZEL DAVRANACAĞINI SINAMAK İÇİN, ÖLÜMÜ VE HAYATI YARATMIŞTIR.” Bunu söyleyen Yaradan, insanın özgür iradesi olmadan kendi isteği dışında, bir kader yazar mı? Zerre kadar düşünen, gerçekleri görüyor. Düşünmeyi başkalarına havale edenler ise çırpınıp duruyor. İşte Allah ısrarla böyle davranan insanları azdırıyor. Hatırlayınız Aklını kullanmayanları Allah, pislik içinde bırakırım diyordu. Rabbimiz körü körüne değil sorgulayarak, araştırarak her şeyden önemlisi düşünerek bizlerin iman etmesini istemiştir. Allah Kur’an'ı kullarına yol gösterici, uyarı olsun diye gönderdim diyorsa, Yaradan kullarının özgür iradesi dışında onları azdırıp, daha sonrada cehennem cezası verir mi? Beşeri bir adalete bile layık görmediğimiz bir düşünceyi, adalet anlayışını Allah'a nasıl layık görüyoruz, doğrusu anlayamıyorum. Şimdide aşağıdaki ayetlere bakalım ve neden ve kimleri azdırıyormuş Allah, doğru anlayalım.

Tevbe 115: ALLAH, BİR TOPLUMU DOĞRU YOLA İLETTİKTEN SONRA, SAKINMALARI GEREKEN ŞEYLERİ KENDİLERİNE AÇIKLAMADIKÇA ONLARI SAPTIRACAK DEĞİLDİR. Allah, her şeyi bilendir. (Bayraktar Bayraklı meali)

Araf 30: ALLAH, BİR GRUBU DOĞRU YOLA İLETTİ, BİR GRUBA DA SAPIKLIK MÜSTEHAK OLDU. ÇÜNKÜ ONLAR ALLAH'I BIRAKIP ŞEYTANLARI KENDİLERİNE DOST EDİNDİLER. BÖYLE İKEN, KENDİLERİNİN DOĞRU YOLDA OLDUKLARINI SANIYORLAR. (Bayraktar Bayraklı)

Yunus 108: De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. ARTIK KİM DOĞRU YOLA GİRERSE, ANCAK KENDİSİ İÇİN GİRER. KİM DE SAPARSA ANCAK KENDİ ALEYHİNE SAPAR. Ben sizden sorumlu değilim.” (Diyanet meali)

Bakara 159: İndirdiğimiz apaçık delilleri ve HİDAYETİ KİTAP’TA AÇIKLAMAMIZDAN SONRA ONLARI GİZLEYENLER VAR YA, İŞTE ONLARA HEM ALLAH LÂNET EDER, HEM DE BÜTÜN LÂNET ETME KONUMUNDA OLANLAR LÂNET EDER.[ (Diyanet meali)

Enbiya 35: Her nefis ölümü tadacaktır. SİZİ BİR İMTİHAN OLARAK HAYIR İLE DE ŞER İLE DE DENİYORUZ. Ancak bize döndürüleceksiniz. (Diyanet meali)

Demek ki Allah, sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur’an'ı rehber almayıp batıl ve rivayetin peşi sıra ısrarla gidenleri asla affetmeyeceğini, onları saptırdıkça saptıracağını söylüyor. Çünkü onlar, gönderdiğim kitabın sınırlarını tanımadılar, ısrarla batılın peşine düştüler diyor. Ayrıca inatla atalarının inançlarının ardına gidenlerin gözlerine perde, kulaklarına ve kalplerine mühür vurdum diyor diğer ayetlerinde. İşte Allah'ın saptırdıkları bu insanlar. Yani Allah'ın Kur'an'da apaçık gösterdiği yolundan gitmeyenler, kendilerine Allah'ın yanında başka sünnet yol yöntem arayanlar. Hud suresi 34. ayetinde, Allah'ın Resulü Kur’an'ı tebliğ ederken iman etmeyenlere, ALLAH SİZİ AZDIRMAK İSTEMİŞSE, BEN SİZE ÖĞÜT VERMEK İSTESEM DE NASİHATİM SİZE FAYDA ETMEZ DİYOR. Bu ayette anlatılmak istenen, Ehli kitaba seslenerek sizler Allah'ın öğüdünü vahyini dikkate almayan, inatla yoldan sapan elçisinin de tebliği boşa gidecektir diyor ayette. Lütfen ayetleri, bir başka ayete ters düşecek anlamlar yüklemeyelim, kendimizi aldatırız. Maide 42. ayetinde Allah elçisine, ADALETLE HÜKMET DİYOR. Ama bazı kişiler çıkıyor, Allah bazı kullarına iradesi dışında, kötü bir kadar yazmış ve  onları saptırmış diyecek kadar Kur’an'dan uzak bir adaleti, Allah'a nispet edebiliyorlar. Böyle bir kaderi acaba bu sözlere inananlar, kendilerine Allah'ın yazmasını isterler mi? Hiç sanmıyorum, bunlara inananlar kendilerini temize çıkartıp, karşısındaki insanlara bunu layık görüyorlar. Gerçekleri huzura vardığımızda göreceğiz.

Allah kulu daha dünyaya gelmeden, onun nasıl olurda kaderini sapmış insanlardan yapar da daha sonra onu cehennem ile cezalandırır, bunu da mı akıl edemiyorlar. Bu mantık dışı bir düşünceye inan bir toplumun, elbette buna inanması için GÖZLERİ PERDELİ, KULAKLARI VE KALBİ TAŞ KESMİŞ OLMASI GEREKİR. Bunu yapan Allah değil hatırlatırım. Bunu yapan, HAK tan uzaklaşan Allah'ın kulları, batıl hurafeyi din edinerek  bizzat kendi elleriyle kendi gözlerini perdeliyor, kulaklarını ve kalplerini mühürlüyorlar. Lütfen unutmayalım bizlerin bu dünyada Allah, İMTİHAN OLDUĞUMUZU SÖYLÜYOR. Bu zulmü, adaletsizliği nasıl olurda Allah'a nispet edersiniz. Hiç mi Allah korkusu yok bizde? Allah ne insanlara, nede katında yarattığı melek, cin gibi kullarına iradeleri dışında onlara suç işletip, daha sonrada işlediği suçtan nasıl ceza verip cehenneme koyar. Böyle bir adaletsizliği, lütfen Allah'a nispet etmeyelim, ısrarla yaptığımız yanlışlardan dolayı, ALLAH'IN AZDIRDIĞI KULLARINDAN OLURSUNUZ.  Zuhruf suresi 36. ayetinde, bu konuda Allah bakın ne diyordu. "KİM, RAHMÂN’IN ZİKRİ’Nİ GÖRMEZLİKTEN GELİRSE, BİZ ONUN BAŞINA BİR ŞEYTAN SARARIZ. ARTIK O, ONUN AYRILMAZ DOSTUDUR" Sanırım konumuzu bu ayet, çok açık anlatıyor. İblis'in Hz. Âdem'e karşı bu itirazı, Allah'ın zoruyla ya da Allah'ın dilemesiyle söylemiştir dersek, Kur’an'ı zerre kadar anlamamışız demektir. Aynı yanlışı bizlerde yapıyoruz. Nefislerimizin esiri olup, yanlış bir davranış yaptığımızda, kendi hatamızı ört pas etmek için, NE YAPALIM KADERDE VARMIŞ DEYİP suçu adeta Allah'a atarız. Bakın Allah ayetinde ne diyor.

Secde 13: BİZ DİLESEYDİK ELBETTE HERKESE HİDAYETİNİ VERİRDİK. FAKAT “CEHENNEMİ HEM CİNLERDEN HEM İNSANLARDAN BİR KISMIYLA DOLDURACAĞIM!” DİYE BENDEN KESİN SÖZ ÇIKMIŞTIR. (Mehmet Okuyan)

Ayeti anlamaya çalışalım. Allah bizleri bu dünyada imtihan yapmamış olsaydı, tüm yarattığım kullarımı isteseydim cennetlik yapardım diyor. Böyle yapmadığını, herkesin yaptıklarının karşılığını tastamam vereceğini ve özgür iradeyle yapılanların karşılığını alacaklarını, onlarca ayetinde Allah anlatıyor. Ayette dikkat çeken konu ise, aynı imtihanın cinler tarafından da yapıldığıdır. İbliste ateşten yaratılıp, cinlerden olduğuna göre, Allah zorla özgür iradesi olmadan İblise Allah'a itiraz ettirip, daha sonrada cehenneme gönderileceğine nasıl inanırız. DEMEK Kİ İBLİSİNDE ÖZGÜR İRADESİ VAR VE HZ. ÂDEME İTAAT ETMEME SEÇENEĞİNİ, ÖZGÜR İRADESİYLE BİZ İNSANLARDA OLDUĞU GİBİ NEFSİ, ÜSTÜNLÜK TASLAYAN BİR KARAR OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ. Bunu Bakara suresi 34. ayetinden anlıyoruz, “İBLİS KÜSTAHÇA BÖBÜRLENDİ, BÖYLECE HAKKI İNKÂR EDENLERDEN OLDU.” Diye geçer. Çünkü İblis ateşten yaratıldığı için, kendisini üstün görüyordu Hz. Adem'den. 

Aşağıda yazacağım ayetlerde, bakın Allah adaletten nasıl söz ediyor. Bunları söyleyen Rabbimiz İblis, cin ve yarattığı tüm kullarına özgür iradesi dışında, kötü bir KADER yazarak, cehennemlikler olmasına izin vereceğini nasıl düşünürüz? Lütfen Allah'ın ayetlerini, emin olamayacağımız rivayet sözlerin etkisiyle değil, bizzat Allah'ın ayetleri ışığında anlamaya çaba harcayalım.

Nahl 90: Gerçek şu ki, ALLAH ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor. (Bayraktar Bayraklı meali)

Necm 38–39–40: Ve hiç kimse, kimsenin yükünü taşıyacak değildir ve İNSANA UĞRUNDA ÇABA GÖSTERDİĞİ DIŞINDA BİR ŞEY VERİLMEYECEKTİR ve zamanı geldiğinde kendisine çabası[nın gerçek anlamı] gösterilecek. (Muhammed Esed meali)

Allah Kur’an'da, bizleri ilgilendiren konularda açıklama yapmış, ama kendi katından çok fazla bilgi vermemiştir. Bizlere düşen açıklanmayan konularda, rivayet bilgilerden yararlanmak ve tahminler yürütmek yerine, Allah'ın açıkladığı izah ettiği konuları, yine Kur’an'ın verdiği örneklerden yola çıkarak anlamaya çalışmalıyız. Kur’an'ın sınırlarını aşıp rivayet bilgilerle ayetleri anlamaya çalışırsak, inanın aldananların ve saptırılanların safında oluruz. Saptırılanlardan olmak istemiyorsak, Allah'ın Kur’an'da uyardığı gibi, hakka batıl karıştırmadan, yalnız Kur’an'ın ipine sarılıp batıldan uzak durmalıyız. Lütfen Kur’an ayetlerini,  atalarımızın batıl rivayet bilgileri ışığında anlamaya çalışmayalım. Çok büyük hatalar yapacağımız gibi, bu yanlışımızda ısrarımızdan dolayı, ELLERİMİZLE GÖZLERİMİZİ PERDELEYİP, KULAK VE KALPLERİMİZİ MÜHÜRLERİZ. İşte o zamanda Allah’ın BİZLERİ AZDIRMASI, ŞEYTANI YANI BAŞIMIZ DA BİZLERE MUSALLAT ETMESİ, kaçınılmaz olur.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/



Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.
 
Yorum Yaz
Ad-Soyad:
E-Mail :
Mesaj:
En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.
Güvenlik:
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı.