KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
SAYIN MEHMET OKUYAN DAN DEĞİŞİM RÜZGARLARI.
İnsan oğlunun nasıl yaratıldığını, Kur’an dan öğrendiğimden beri, artık insanların yaptığı hiçbir şeye şaşırmıyorum. Allah yarattığı kullarının özelliklerini sayarken, zayıf yaratıldığını söyler. Tabi bu zayıflık nefisle alakalı. Aceleci tabiatta yaratıldığından bahseder. Benim çok dikkatimi çeken bir diğer özelliği de, tartışmaya meyilli yaratılmış olduğudur. Bu özelliklerin bir tanesi eğer ağır basıp, aklın, düşüncenin üzerini örttüğünde ise, o kişinin neler söyleyeceğini, nasıl bir tavır içinde olacağını, inanın tahmin etmemiz mümkün değildir.
 
Sayın Mehmet Okuyan Hocanın konuşmalarını, elimden geldiğince dinlemeye çalışırım. Düşüncelerine kısmen katılırım. Katıldığım ve önemsediğim konu ise izleyenlerini, okurlarını Kur’an ı anlayarak okumaya ve üzerinde düşünmeye davet etmesi, Kur’an ın anlaşılır olduğunu söylemesi, beni memnun eden en önemli özelliğiydi. 
 
Her ne olduysa, Sayın Okuyan ın, daha önce söylediklerine çok pişman olmuş bir şekilde yaptığı konuşmasını dinleyince, İslam ı beşeri yani bir kişinin sözleriyle, düşünceleriyle yaşamanın, ne derece tehlikeli olduğuna bir kez daha şahit oldum. Sayın Okuyan ın konuşmasından bir bölüm yazıyorum, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.
 
“Meal çok kuru bir okumadır. Meal sadece okumaya başlamadır, mealle kesinlikle olmaz. Mealle sadece okumaya başlanılır. Otuz senedir meal okuyun okuyun diye bağırıyoruz,  YANLIŞ MI YAPTIK DİYE DÜŞÜNÜYORUM ZAMAN ZAMAN.
 
Adam eline alıyor meali, cüretkâr bir şekilde savurup duruyor. Mealde şöyle okudum diyor , Kur’an dan ben böyle anlıyorum diyor, NE KADAR CESURSUN. KUR’AN DAN MALUMAT SAHİBİ OLABİLİRSİN MEAL OKUYARAK. AMA KUR’AN ADINA KONUŞAMAZSIN. Bu mealle olmaz. Mealle başlıyorsun o kadar. ABARTMA KENDİNİ. Tefsir okuman lazım.” 
 
Meal bir sözün anlamını, farklı dildeki dengi bir kelime/sözle aynen ifade etmek, çevirmek demektir. Bunu yaparken, söylenmek istenen anlam asla değişmez. Sayın Okuyan Meal okumanın, KURU BİR OKUMA olduğunu söylüyor. Acaba Sayın Okuyan ayetlerde geçen sözlerin, anlamlarının farklı manalara bürünmesi gerektiğini mi anlatmaya çalışıyor. HÂŞÂ ALLAH CÜMLELERİNİ ÇOK BASİT, AÇIKLAMAYA MUHTAÇ BİR ŞEKİLDE Mİ GÖNDERDİ DE, BÖYLE BİR BENZETME YAPILMIŞ. YOKSA BİRİLERİ, KURU OLAN SÖZLERİ SULANDIRMASI MI GEREKİYOR.
 
Mealin sadece okumaya başlama olduğunu ve mealle bu işin olamayacağını söylüyor. MADEM BİZLER MEALDEN İLK OKUMAYI BAŞLATIYORUZ, PEKİ DEVAMINI KİM GETİRECEK? KİMDEN TAMAMINI ÖĞRENECEĞİZ? İŞTE SİZE DİPSİZ BİR KUYU. NE YAZIK Kİ İSLAM, İŞTE BÖYLE YAŞANIYOR. Acaba Sayın Okuyan, Arapçasından anlamadan okusak, ona da çok sığ bir okumamı diyecek? Yoksa dilimize çevrildiği için mi bu deyimi kullanmış. Böyle bir okuma çok daha kötü, çünkü hiç anlamıyoruz, yani ilk okumaya bile başlamamış oluyoruz.
 
Sayın Okuyan, otuz senedir toplumu anlayarak Kur’an ı okumaya davet ettiğinden, zaman zaman pişmanlık duyduğunu bile çok rahatlıkla söyleyebiliyor. Çünkü yanlış mı yaptım, diye düşündüğünden bahsediyor. ACABA BU DEĞİŞİMİN, SÖZLERİN NEDENİ NE OLABİLİR? Bunun yorumunu yapmak istemiyorum. Onu bir kendisi, birde Allah bilir.
 
Bir kişi eline, Kur’an mealini alarak, Allah ın sözlerinden yola çıkarak savuruyor, yani boş konuşuyor diyor. Elbette ilk tebliğini Allah dan alan bilinçli bir Müslüman, gönlü rahat bir şekilde CÜRETKAR olacak ve öğrendiklerini anlatacaktır. Bir insan cüretkârsa, yani korkusuzca konuşabiliyorsa, söylediklerinden emin demektir. Eğer cüretkârlığını cahilliğinden, emin olamayacağı bilgilerden alıyorsa, bu kişi aklını, Kur’an ı devre dışı bırakmış demektir. Böyle insanların cüretkârlığı, hem kişiye, hem de topluma büyük zararlar verir. Kur’an mealinden ben böyle okudum ve bunu açıkça anladım demenin, neresi yanlış?ALLAH AYETLERİNİ KULLARININ, FARKLI FARKLI ANLAYACAĞI ŞEKİLDEMİ GÖNDERDİDE, BUNDAN KORKUYORUZ? Zaten böyle söylemesi gerekir, çünkü Allah açıkça sizlere örneklerle bildirdik diyor. Hâşâ Rabbimiz kullarına anlatamıyor mu? MUTLAKA BİRİLERİMİ ANLATMASI GEREKİYOR AYETLERİ. Bu yetkiyi kimler kendisinde görüyor?
 
Sayın Okuyan ın söylediği şu cümle üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Aslında bizlerin üzerinde oynanan oyuna, çok güzel bir örnek.
 
“KUR’AN DAN MALUMAT SAHİBİ OLABİLİRSİN, MEAL OKUYARAK. AMA KUR’AN ADINA KONUŞAMAZSIN.”
 
Bizler ne için okuyoruz Kur’an ı? Tek bir amacımız var, oda Allah ın bizlere tebliğ ettiği rehber hakkında MALUMAT ALMAK. Sayın Okuyan, bizim başka bir amacımız yok ki. Allah bizlerden ne istiyor, onun malumatını yani bilgisini almaya çalışıyoruz. Ahkâm kesmek gibi bir niyetimiz asla yok.
 
KİMİN HADDİNE, KUR’AN ADINA KONUŞMAK. KUR’AN KENDİ ADINA KONUŞUYOR ZATEN, ASLA ARACIDA KABUL ETMİYOR. Kur’an adına konuştuğunu söyleyen, Allah adına konuşuyor demektir. Bunu da Allah ın elçilerinden başkası yapamaz. Çünkü Allah ın elçisi Rabbimizin kontrolündeydi, onun dışında bu yetkiyi hiç kimse kendisinde göremez. KUR’AN ADINA YANİ KENDİ ADINA, ZATEN RABBİMİZ KONUŞMUŞve demiş ki, doğruluk ve adalet adına Kur’an tamamlanmıştır. Onun sözünü hiç kimse değiştiremez. Sakın veliler edinip ardına düşmeyin, sizin güvenilecek yardım istenecek veliniz yalnız benim. Kur’an ın ipine sarılın. Hadi bir benzerini getirin bakalım. Biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık. Yemin olsun ki, anlayasınız ve ayetler üzerinde düşünesiniz diye, sizlere Kur’an ı kolaylaştırdık. Kur’an dan malumat alacağız, peki bizlerin yönlendirildiği kişilerin kitaplarından neler alacağız? HÂŞÂ RABBİMİZİN BİZLERE KUR’AN DA İLETMEDİKLERİNİ, ONLAR MI BİLİYOR.
 
Sayın Okuyan, abartmayın kendinizi diyor. Çok doğru, hiç kimse kendisini abartmamalı ama Sayın Okuyan, abartma kendini dedikten sonra, bizlerin Kur’an ı anlayabilmemiz için, kendisini abartanlara neden bizleri yönlendiriyor da, beşeri kitapları tefsirleri tavsiye ediyor. BUNLARIN NE ÖZELLİĞİ VARDA, ONLAR KENDİSİNİ ABARTA BİLİYOR. 
 
Sayın Okuyan fikrini değiştirip, bu iş Kur’an mealini okuyarak olmaz, tefsir okumanız gerekir demiş. Bu ne demek? KUR’AN ADINA KONUŞACAK GÜVENİLİR KİŞİLER Mİ VARDA, BİZİ YÖNLENDİRİYOR YOKSA? Kim verdi bu hakkı, yetkiyi onlara? Nasıl güveneceğiz? Ya fikirlerini sonradan değiştirirlerde, yanlış anlamışım derse. Kur’an mealiyle bu iş olmaz diyen düşünce, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyor demektir. SAYIN OKUYAN IN, ÇOK BÜYÜK BİR RÜZGÂRA KAPILDIĞI ANLAŞILIYOR.
 
Tefsir kelime anlamı olarak, açık olmayan bir şeyi yorumlamak, açık hale getirmek demektir. Yani bir kişi bir ayeti tefsir yapmışsa, bizler o kişinin ayetten ne anladığını anlarız. Bu yöntem ise riskli ve tehlikelidir. Çünkü tefsir yapan kişinin, daha önceki bilgileri, ayetleri hangi bilgiler ışığında anladığı, hayat görüşleri, ayeti anlamasını etkileyeceğinden, yanılma payı yüksek olur. Rabbimiz onun için bizlerin sorumlu olduğumuz ayetleri MUHKEM BİR ŞEKİLDE, YANİ YORUMA GEREK OLMADAN, AÇIK GÖNDERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Açık olan bir bilgiyi, nasıl tefsir etmeye çalışırız. Ama Sayın Okuyan, bizlerin direk Allah ın sözlerinden anlayamayacağımızı, mutlaka bir kişinin ayetleri tefsir yani yorumlaması, anlaşılır hale getirmesi gerektiğini söyleyebiliyor. DEĞİŞTİRDİĞİ FİKRİNİ TEKRAR, GÖZDEN GEÇİRMESİNİ KENDİSİNE TAFSİYE EDERİM, BİR DİN KARDEŞİ OLARAK.
 
DEĞİŞİM GÜZELDİR, AMA YANLIŞTAN DOĞRUYA DEĞİŞİM GÜZELDİR. Doğrudan yanlışa değişimi, akıl ve mantık kabul etmez.  İslam toplumlarını bölen, parçalayan düşüncenin en önemli nedeni, Allah ın ayetlerini ilk elden anlamak yerine, ARACI KULLANARAK ANLAMA YÖNTEMİ OLUŞTURMUŞTUR. Ne yazık ki Sayın Okuyan da, bu düşüncenin saflarına katılmış görünüyor, doğrusu çok üzüldüğümü söyleyebilirim. Allah, İslam dininde ruhban sınıfı yok dedikçe, araya giren tefsirciler, sen ayeti yanlış anlamışsın, kendin okursan işte böyle olur diyerek, tefsir yoluyla ayetlerin üzeri örtülmüş anlamları değiştirilmiştir. 
 
Söyleyecek çok şeyler var, ama hangi konuya el atsak elimizde kalıyor. Kur’an ın ipine sarılan, Allah dan aldığı güçle cüretkar olabilir. Ama Kur’an adına konuştuğunu söyleyenler, bu cesareti nereden alıyorlar, işte bunu anlamak mümkün değil. Onlarda Kur’an dan alıyorlarsa, diğer kişilerden ne farkları var. Bunlar akıllıda, diğerleri özürlümü? Cesaretlerini Kur’an dan değil, beşeri FIKIH inancının öğretisi, rivayetlerden alanların sözleriyle Kur’an ı anlamaya kalkarsak, sizce en doğruyu yapmış olur muyuz? Bu garantiyi Sayın Okuyan bizlere verebilir mi? 
 
HÂŞÂ RABBİMİZ SÖZLERİNİ, AYETLERİNİ TEFSİR EDİP BİZLERİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE GÖNDEREMEDİ DE, BUNU YARATILMIŞ BİRİLERİMİ BAŞARDI? Lütfen aklımızı başımıza toplayalım. Bu örnek bizlere ders olmalıdır.  Eğer imanımızı kişi odaklı yaşarsak, yarın ben yanılmışım dediğinde halimiz ne olacak? Emaneti teslim edip huzura da vardıysak, yanlışımızı da düzeltecek zamanımız olmayacak. Ne olur bu durumda bizlerin hali?
 
Değerli din kardeşlerim, lütfen birilerinin sözlerine güvenerek inancımıza yön vermeyelim, pişman oluruz. Allah yemin ederek, bu kitabı anlayasınız diye kolaylaştırdığını söylüyorsa bizlere, ALLAH IN APAÇIK SÖZLERİNDEN CESARET ALALIM, BU CESARET BİZLERİ CÜRETLENDİRSİN YANİ YÜREKLENDİRSİN VE ASLA KORKMAYALIM. Esas korkmamız, cüretkâr olmamamız gereken sözler, beşerin sözleridir, tefsirleridir onların yorumlarıdır. Hata yapmayan yalnız Allah dır. Beşer her zaman şaşar, lütfen unutmayalım.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 
 


Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.