KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
ENAM SU. 38. BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK SÖZÜNDEN NE ANLAMALI

Allah Kur’an ı anlayarak ve düşünerek okumamızı özellikle birçok ayetinde bizlerden istemiştir. Tabi bunun çok önemli bir nedeni vardır. Eğer Kur’an ayetlerini, bir bütün olarak anlayarak okuyup, üzerinde düşünmezsek, ayetlerle doğru bir bağ kuramayıp, Allah ın bizlerden neler istediğini de doğru anlayamayız. Bu makalemde sizlere, bu konuyu daha iyi anlayabileceğimiz bir örnek vermek istiyorum. 

Allah Enam 38. ayetinde, “BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK” der. Tıpkı cahiliye toplumu Ehli kitabın yaptığı gibi, Yalnız Kur’an ile İslam ın yaşanamayacağını söyleyen, Kur’an da gereken detayların olmadığını savunan ve atalarının rivayet inançlarını yaşayabilmek adına, Kur’an dan delil yaratmaya çalışanlar, Ayette bahsedilen kitabın Kur’an olmadığını, çünkü  bu ayet indirildikten sonra, birçok ayetin indirildiği savunularak, demek ki eksiksiz olan Kur’an değil, hiçbir eksik olmayan kitap, Allah ın katında ki kitaptır savunmasını yapmaktadırlar. Böylece İslam a,  istedikleri hurafe inancı sokmaya çalışmaktadırlar.

Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için, Kur’an da birçok ayette geçen, KİTAP kelimesinden neyin kast edildiğini önce anlamaya çalışalım. Kitap kelimesinin hepimizin bildiği anlamı, yazıya dökülmüş ve birleştirilmiş, cilt haline getirilmiş hali olduğunu söyleyebiliriz. Ama Kur’an da kitap kelimesi, yalnız bu anlamda kullanılmaz. Bakara 2. ayetinde bakın kitap kelimesi nasıl kullanılmış. ”BU, KENDİSİNDE ŞÜPHE OLMAYAN KİTAPTIR. ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLAR İÇİN YOL GÖSTERİCİDİR” Yine Bakara 174. ayette: “ALLAH'IN İNDİRDİĞİ KİTABIN BİR KISMINI GİZLEYENLER VE ONU AZ BİR DEĞERE DEĞİŞENLER, KARINLARINA ATEŞTEN BAŞKA BİR ŞEY TIKMIŞ OLMAZLAR” diye geçer.

Şimdide bu iki ayette geçen kitap kelimesi üzerinde duralım. Hemen düşünelim, bu ve benzeri onlarca ayette geçen kitap kelimesinden, elimize yazılmış ve ciltlenmiş kitap olduğunu anlamamız mümkün değil. Çünkü hala vahiy devam ediyor ve Kur’an ciltlenip kitap haline getirilmiş değil. Demek ki ayetlerde geçen, kitap kelimesinin bir başka anlamı da var. Enam 7. ayetinde aslında, bu konuya da açıklık getiriyor. “EĞER SANA KÂĞIT ÜZERİNE YAZILMIŞ BİR KİTAP İNDİRSEYDİK DE, ONLAR ELLERİYLE ONU TUTMUŞ OLSALARDI, YİNE DE İNKÂR EDİCİLER BU, APAÇIK BÜYÜDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR, DERLERDİ.” Demek ki yazılı olmayan sözlü vahye de Allah, kitap diyor.

Kitap kelimesinin Kur’an da, yazılı vahyin birbirine bağlanması, yazılması anlamına geldiği gibi, SÖZLÜ VAHYİNDE YAZILMADAN BİRBİRİNE BAĞLAYARAK ANLATILMASI, İLETİLMESİ DE AYNI ANLAMA GELİYOR. Arapça ve Farsça da harf ve kelimelerin birbirine bağlanarak, oluşturulan söz bütünlüğüne de kitap deniyor. Kur’an da kitap kelimesi, kanıt delil anlamlarında da kullanılmıştır. Ketebe kelimesi yazmak anlamına geldiği gibi, hükmetmek takdir etmek anlamına da gelir. Örneğin Mücadele 21. ayetinde KETABA kelimesiyle şunu söylüyor bizlere.” ALLAH, BEN VE RESULLERİM MUTLAKA GALİP GELECEĞİZ! DİYE YAZMIŞTIR.” Bakın bu ayette Allah bu sözüyle, böyle hüküm verdiğini söylüyor bizlere. Bakara 183. ayette ÜZERİNİZE ORUÇ YAZILDI diye geçer. 

Bu bilgilerden sonra, yazımın başında örnek verdiğim ayete gelelim. Allah Enam suresinde kitapta hiçbir eksik bırakmadık derken, bu sözü, uyarıyı sizce ne maksatla söylemiş olabilir, isterseniz ona bakalım. Onu doğru anlayabilmek içinde, gerektiği kadar bu ayetin öncesine gidelim ve Allah hangi kitapta eksik bırakmadığını, bu sözü ne maksatla söylediğini daha doğru anlayalım.

Enam 33: Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; FAKAT O ZALİMLER ALLAH’IN AYETLERİNİ İNADINA İNKÂR EDİYORLAR. (Diyanet meali)

Enam 34: Yemin olsun ki, senden önce de resuller yalanlanmış ama yalanlanmalarına, eziyet görmelerine sabretmişlerdi. Nihayet yardımımız onlara ulaştı. ALLAH'IN KELİMELERİNİ DEĞİŞTİRECEK HİÇBİR KUVVET YOKTUR. Yemin olsun, elçi olarak gönderilenlerin haberinden bir kısmı sana da gelmiştir. (Yaşar Nuri meali)

Enam 35–36–37: Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, HAYDİ YERİN İÇİNE BİR TÜNEL AÇ, YA DA GÖĞE BİR MERDİVEN DAYA Kİ, ONLARA BİR MUCİZE GETİRESİN. Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma! Ancak samimiyetle dinleyenler çağrıyı kabul eder. Ölülere gelince, Allah onları diriltecek, sonra da O'na döndürüleceklerdir. Dediler ki: “ONA RABBİNDEN BİR MUCİZE İNDİRİLSEYDİ YA!” DE Kİ: “ŞÜPHESİZ, ALLAH BİR MUCİZE İNDİRMEYE KADİRDİR. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.” (Bayraktar Bayraklı)

Enam 38: Yerde yürüyen ne kadar hayvan, kanatlarıyla uçan ne kadar kuş varsa, bütün bunlar sizin gibi birer topluluktur. BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Onlar sonunda Rableri önünde toplanırlar. (Bayraktar Bayraklı)

Aslında Allah, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık derken, çok açık bir şekilde Kur’an dan bahsettiği anlaşılıyor. Zaten neden başka kitaptan bahsetsin, bizlere rehber ve yol gösterici olan Kur’an değil mi? Peygamberimiz Kur’an ı tebliğ ederken, EHLİ KİTAP LA SÜREKLİ TARTIŞIYOR VE KUR’AN BİLGİLERİ İLE YETİNMEYECEKLERİNİ,  KENDİLERİNE ATALARINDAN İNTİKAL EDEN İNANÇLARINI DA YAŞAMAK İSTEDİKLERİNİ BİLDİRİYORLARDI. Daha doğrusu Yahudi ve Hıristiyanlar, yaşadıkları batıl inançlarını Kur’an da göremediklerinden, KUR’AN I YETERLİ GÖRMÜYORLARDI. Çünkü Allah, daha önceki gönderdiği kitaplarda da, en son gönderilen Kur’an da da aynı şeylere hükmettiği halde, onları terk edip inkâr etmişler ve hurafe yanlış inançlar edinmişlerdi diyor. 

Örneğin günümüzde bizde de, aynı yanlışlar yapılmıyor mu? Allah veliler edinmeyin, Kur’an ın sınırlarını aşmayın, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, şefaat tümden bana aittir dediği halde, atalarından intikal eden rivayet İnançları, Peygamberimizin adını kullanarak, tam tersini söylemiyorlar mı? Bu inançları Kur’an da göremediklerinde, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ DİYEREK, KUR’AN IN DIŞINDAN BATIL İNANÇLARI YAŞAMAKTA, BİR SAKINCA GÖRMÜYORLAR. Tıpkı cahiliye toplumunun yaptığı gibi. 

Ayette, Allah ın kelimelerini değiştirecek kimse yoktur dedikçe, geçmiş Ehli kitabın yanlışlarını bizlerde devam ettirerek, ayetlerde geçen kelimelerin anlamlarını değiştirip, Allah ın hükümlerini kendi çıkarlarımıza saptırmıyor muyuz? Rabbimiz, Kur’an da İsra 59. ayetinde mucize konusuna şöyle noktayı koyar. ”MUCİZELER GÖNDERMEKTEN BİZİ ALIKOYAN HUSUS, ÖNCEKİLERİN MUCİZELERİ YALANLAMIŞ OLMASIDIR” Ehli kitap mucize konusunda öyle bir beklenti içindeler ki, Peygamberimizden de mucize bekliyorlar. Gerçi günümüzde öyle mucizeler anlatılır rivayet edilir ki, cahiliye toplumundan hiçbir farkları yoktur. Peygamberimizden mucize bekleyenlere Allah, KUR’AN I İŞARET EDİYOR VE MUCİZELER ALLAH KATINDANDIR DİYOR. 

Bahse konu Enam suresi 38. ayette de Allah, Kur’an ı yeterli görmeyen, elçisinden mucizeler bekleyenlere çok açık hükmünü veriyor ve BİZ SİZLERE GÖNDERDİĞİMİZ KİTAPTA YANİ KUR’AN DA SİZLERİN SORUMLU OLACAĞI HİÇ BİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK DİYEREK NOKTAYI KOYUYOR. Allah kitap sözüyle, bizlerin sorumlu olduğu Kur’an ı kastederek söylüyor. Zaten Kur’an ın dışından Allah ın katındaki kitapta eksik olmamasının bizlere ne faydası olabilir? Eksik olmayan bizlere yol gösterici olarak, KUR’AN IN EKSİKSİZ OLDUĞUDUR. AYETTE GEÇEN, BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK SÖZÜNDEN, İNDİRİLEN VE İNDİRİLECEK VAHYE UYUN, SİZLERE GEREKEN TÜM AYETLERİ, HÜKÜMLERİ İNDİRDİĞİMİZ KİTAPTA BULACAKSINIZ, SAKIN KİTABIN DIŞINA ÇIKMAYIN, SINIRI AŞMAYIN DİYE ANLAMALIYIZ.

Peygamberimiz Ehli kitaba, Kur’an ı tebliğ ederken nasıl itirazda bulunuyorlardı, Allah onlara nasıl ayetler indirmiş ve yalnız Kur’an a tabi olmalarını istemişti hatırlayalım. “KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KITABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? (Ankebut 51) O HALDE KUR'ÂN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (Araf 185)”

Lütfen Kur’an ı, emin olamayacağımız rivayet sözlerin etkisinde anlamaya çalışmayalım, böyle yaparsak büyük hata yaparız ve şeytanlaşmış insanların etkisiyle, Allah a ve kitabına şirk koşan müşriklerden oluruz. Sizce Allah ın bu uyarıları, bizler için yalnız Kur’an ın yeteceğine ve bizler için Kur’an da din ve iman adına her şeyin olacağını söylemiyor mu? Karar sizlerin, imtihan sizin imtihanınız. 

HEP BİRLİKTE ALLAH'IN İPİNE YAPIŞIN, FIRKALARA BÖLÜNÜP PARÇALANMAYIN. ( Ali İmran 103) KİMDİR SÖZÜ ALLAH’IN KİNDEN DAHA DOĞRU OLAN? (Nisa 87) ANDOLSUN, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLARA HER TÜRLÜ MİSALİ, DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK. (İsra 89)

Enbiya 10: Andolsun SİZE İÇİNDE, SİZİN İÇİN ÖĞÜT BULUNAN BİR KİTAP İNDİRDİK. Hâla akıllanmaz mısınız? (Diyanet vakfı)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

 



Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.