İNDİRİLEN DİNE DEĞİLDE, ANLATILAN UYDURULAN DİNE İNANIRSAK, TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN BÜYÜK HATALAR YAPARIZ.
Bizler Kur’an’dan öğrendiğimiz tebliğ aldığımız İslam’ı değil, bizlere rivayetler kanalıyla öğretilen İslam’ı yaşadığımızın hala farkında olamadığımızdan, ADETA İSLAM’I HİÇ DÜŞÜNMEDEN ROBOTLAŞMIŞ VE TRANSA GİRMİŞ GİBİ YAŞIYORUZ. BAKIN YANLIŞ YAPIYORSUNUZ, ALLAH ÖYLE EMRETMİYOR KUR'AN'DA DİYENLER, AĞIZLARINA NE GELİRSE SÖYLÜYORLAR. Alacağımız en küçük bir cihazı bile araştırıp, en iyisini en doğrusunu almaya çalışırken, ebedi hayatımızın garantisi dinimizi yaşarken, her nedense bu itinayı, titizliği göstermiyoruz. Sizce bunun nedeni ne olabilir? Akıl dersek, hepimizde akıl var. Hepimizde akıl var ama onu istediğimiz yerde kullanıp, önemsemediğimiz yerde kullanmıyoruz. Bazı arkadaşlarımız bu düşünceme itiraz edecek ve ben İslam’ı yaşarken neden önemsemeyeyim, ciddiye almayayım diyebilir. CİDDİYE ALMIŞ OLAN ANLATILAN, UYDURULAN RİVAYETLERİN OLUŞTURDUĞU, ŞEKİLLENDİRDİĞİ DİNE DEĞİL, ALLAH'IN SORUMLU TUTULACAĞINA HÜKMETTİĞİ KUR'AN'IN İPİNE SARILARAK İMANIMIZI YAŞARIZ.
Yaşadığı dini ciddiye alan, önemseyen böylemi yapar? Bizler yaşadığımız İslam’ın, Allah’ın Kitabı Kur’an’dan değil de, anlatılan rivayetler ışığında yaşadığım İslam anlayışına, çok dikkat çekici örnekler vermek istiyorum. Lütfen sabırla okuyunuz. Eğer bizler zaman ayırıp, inancımız adına titizlik gösterip araştırsaydık, örneğini vereceğim sözleri asla söylemezdik söyleyenlere inanmazdık. Bu makalemi yazmama neden olan düşünceyi önce yazmak istiyorum. Bir arkadaşımız şöyle bir paylaşım yapmış.
“BANA HADİSLERDEN DEĞİL, AYETLERDEN ÖRNEK VER, AYETLE CEVAP VER DİYENLERE ÖZEL CEVAPTIR” DEMİŞ ARKADAŞIMIZ VE BAKIN HANGİ AYETLERİ ÖRNEK GÖSTERMİŞ.
“RESULÜMÜN VERDİĞİNİ ALIN, YASAKLADIĞINDAN DA SAKININ. (Haşr 7)
“O (RESULÜM) VAHİYDEN BAŞKASINI SÖYLEMEZ.” (Necm 3-4)
“RESULÜME UYUNKİ, DOĞRU YOLU BULUN! (Araf 158. Nur 54)
“RESULE İTAAT EDEN ALLAH’A İTAAT ETMİŞ OLUR.” ( Nisa 80)
“ALLAH İLE RESULLERİNİN EMİRLERİNİ BİRBİRİNDEN AYIRIP, İKİSİ ARASINDA BİR YOL TUTMAK İSTEYEN KÂFİRDİR.” (Nisa 150-151)
Arkadaşımız bu ayetleri örnek gösterip, ayetlere gerçek anlamı dışında anlamlar verip, kendi inancına delil yaratmaya çalışmış ve İslam dininde hüküm koyan yalnız Allah ve onun kitabı değildir, bakın Resulü de dinde Kur’an’ın bahsetmediği hükümleri koyabiliyormuş anlamını, bu ayetlerden çıkardığını ima ediyor. BUNU SÖYLEYENLER, NE YAZIK Kİ ANLATILAN, UYDURULAN DİNE İNANANLAR. ALLAH’IN İNDİRDİĞİ KUR’AN İLE YALNIZ İMAN EDİLEMEZ DİYENLER. Hâlbuki Allah ne diyordu? “O, HÜKMÜNE HİÇBİR KİMSEYİ ORTAK ETMEZ.” (Kehf 26). Bu düşüncenin doğru olup olamayacağını, gelin Kur’an’dan birlikte anlamaya çalışalım. Aslında çok fazla araştırmadan tek bir ayetle, böyle bir inanca Kur’an’ın onay vermediğini, verdikleri anlamı manayı veremeyeceğimizi anlayabilirsiniz. Allah benim indirdiğim dinde, hiç kimseyi hükmüme ortak etmem dediği halde, bizler ayetlere, Kur’an ile çelişecek öyle anlamlar veriyoruz ki akıl, mantık duruyor. Bu ayete iman ettiğini söyleyenlere hatırlattığımızda, anlatılan din baskın geliyor ve ne diyorlar? “ALLAH RESULÜNÜ POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ?” Bu sözü ancak, Kur'an ile hiç buluşamayanlar söyler.
Özellikle hatırlatmak istediğim bir konu var. Allah Resulüme uyun emrini, onun yaşadığı dönemde Kur'an'ı tebliğ ederken, ona yardım etmek için söylüyor. ÇÜNKÜ ALLAH RESULÜNÜN, HER ANINI KONTROL EDİYOR VE GEREKTİĞİNDE UYARIYOR, KUR'AN'I BEN KORUYORUM DİYORDU. Onun vefatından sonra, onun adına nakledilen rivayetleri asla korumuyor, hatta emin olmadığınız sözlerin sakın ardına düşmeyin, hesabını sorarım diyordu. Yoksa Allah bu ve benzeri ayetlerde, resulüm vefat ettikten sonrada, onunda adına nakledilen sözlerine/hadislerine de uyun asla demiyor, hatta bu yolu kapatıyor ve yalnız Kur'an'ın ipine sarılmamızı emrediyor. Örnek verilen Nisa suresi 150 ve 151. Ayetlerde, Allah ve Resulünün emirlerini bir birinden ayırıp, ikisinin arasında bir yol tutanlardan bahsediliyor. Peki, Allah ve Resulünün farklı hükümleri olabilir mi? Olamayacağını söylemişti ve ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dememeş miydi? Eğer Allah ayrı, Resul ayrı hüküm verdiğine inanırsak, ALLAH’IN RESULÜNÜ ALLAH’IN DİNİNE ORTAK ETMİŞ OLURUZ Kİ, ALLAH BUNU YAPANLAR BANA ŞİRK KOŞAN KÂFİRLERDİR DİYOR. Bu konuyu Kur’an’dan anlamaya devam edelim.
Genel çoğumuz İslam'ı yaşarken, Allah’ın ayetine adeta karşı gelircesine, Allah Resulünü postacı diye mi gönderdi diyerek, sanki böyle bir din olamaz, Resulü de hükümler koymalıdır diyoruz, ama ne dediğimizin farkında bile değiliz. Ali İmran suresi 103. Ayetinde Allah bakın ne diyor. “HEP BİRLİKTE ALLAH’IN İPİNE (KUR’AN’A) SIMSIKI SARILIN. PARÇALANIP BÖLÜNMEYİN.” Yine Zuhruf 44. Ayetinde; “ŞÜPHESİZ BU KUR’AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜT VE BİR ŞEREFTİR, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.” Peki, bizler bu ve benzeri onlarca ayete iman ettik dediğimiz halde ne diyoruz? Yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, Resulün rivayet hadisleri olmasaydı Kur’an anlaşılmaz, kapalı kalırdı demiyor muyuz? Allah sakın Kur’an’ın sınırlarını aşmayın, yalnız Kur’an’a sarılın, çünkü sizi O Kur’an’dan hesaba çekeceğim diyor, bizler Allah’a nasıl cevaplar veriyoruz. BUNUN NEDENİ İNDİRİLEN Allah’ın dinine değil, rivayetlerle anlatılan dine inanmamızdan kaynaklanıyor. BUNU SÖYLEMEK İSTEMEZDİM AMA BİZLER, ALLAH’IN DİNİNE İNANMMIŞ GİBİ YAPIYORUZ. ÇÜNKÜ İMAN KALPLERİMİZE YERLEŞMEMİŞTE ONDAN. Yoksa bu hatanın bilincinde olan bir Müslüman, yaptığı yanlışı fark etse, gece gündüz Allah’tan af dilerdi. CAHİLLİK, BİLİNÇSİZLİK İNSANA, İŞTE BÖYLE CESARET VERİYOR.
Gelelim arkadaşımızın örneğini verdiği ayetlere. Haşr suresi 7. Ayetin bir ayet öncesini okumuş olsalardı, Resul size neyi verdiyse onu alın, vermediğini ondan istemeyin sözünden neyi kast ettiğini, çok iyi anlayabileceklerdi. Ama Kur’an’ı okumayıp YALNIZ ANLATILAN DİNE İNANIRSANIZ, AYETİ ELBETTE DOĞRU ANLAYAMAZSINIZ. Ayetin bir öncesinde, Allah’ın Resulü ile birlikte savaşa gelmeyenlerinde, savaşta kazanılan ganimetlerden pay almak istediklerini anlıyoruz. Ama Allah’ın Resulü, siz savaşa katılmadınız, onun için size bu ganimetten pay vermem dediği için, Allah Resulüne destek olmak adına bu ayeti gönderip, RESULÜM SİZE VERMİYORSA ONA ISRAR EDİP, GANİMETTEN PAY ALMAYA KALMAYIN. ÇÜNKÜ SİZ RESULÜN YANINDA SAVAŞTA YER ALMADINIZ. O SİZE NEYİ VERDİYSE ONU ALIN, VERMEYENİ İSTEMEYİN ONDAN DİYE UYARIYOR. Bu ayetin, Resulün dinde hüküm koyabileceği ile ne ilgisi var? İşte böyle ayetlere bahsedilmeyen anlamları verip, atalarının inancını yaşayabilmek için kendilerini aldatıyorlar.
Necm suresi 3 ve 4. Ayette Resulüm vahiyden başkasını söylemez diyor, çok doğru. Ama bu ayeti bile kendilerine kanıt yapmaya çalışıp, bakın demek ki Resulün her söylediği vahiydir diyorlar. Resulün yaşadığı dönemde yaşıyor olsaydık, işimiz çok kolay olurdu, O ne söylüyorsa Allah'ın emrine göre söylediğini Rabbimiz söylüyor. Ama onun vefatından sonra, onun adına uydurulan hiç bir söz/hadis Allah kontrolünde olmadığından, asla Kur'an'ın onayını almadan inanamayız. Yine Araf 158 ve Nur 54. Ayetlerde, Resulüme uyun ki doğru yolu bulasınız diyor. Bakın emir, Resulün yaşadığı dönemle ilgili, yoksa vefat eden bir kişiye nasıl uyulur. Elbette onun tebliğ ettiği Kur'an'a uyarsan, ona uymuş olrsun. Nisa 80. Ayetinde de Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur diyerek Allah, Resulüne yardımcı oluyor. Peki, hangi konuda yardımcı oluyor burası önemli. Önce şunu açıkça tekrar özellikle söylemek isterim, bu ayetler Resulün yaşadığı dönemle ilgili. Lütfen Kur'an ayetlerine ters düşen anlamları, ayetlere vermeyelim kendimizi aldatırız, hatta Kur'an'da ellerimizle çelişki yaratırız. Örnek verelim. Allah bizlerin yalnız Kur’an’a sarılmamızı emrediyor ve bizleri yalnız Kur’an’dan hesaba çekeceğini, yalnız Kur’an’dan sorumlu olduğumuzu, onun sınırlarını aşmamızı yasaklıyordu. SİZCE HAŞA ALLAH BU SÖZÜNDEN DÖNER VE ÖYLE DEDİM AMA RESULÜMÜ POSTACI DİYE GÖNDERMEDİM, O DA DİNDE BENİM GİBİ HÜKÜMLER KOYABİLİRDİ, DERMİ HESAP GÜNÜ BİZLERE? Zerre kadar zikir ehli, bunun cevabını iyi bilir.
Şimdide Allah, neden Resulüne uyulmasını onlarca ayetinde istiyor, hatta özellikle ALLAH’A VE RESULÜNE UYUN BİRLİKTELİĞİNİ TAMLAMASINI KULLANIYOR, BURASI ÇOK ÖNEMLİ. Öncelikle Allah bu yolla Kur’an’ı tebliğ eden Resulüne yardımcı olmak için bunu söylüyor. Şöyle düşünenler olabilir, bugün Resul aramızda yok, bunu bizler günümüzde yanlış anlayabiliriz diyebilirler. Onunda cevabını elbette Kur’an veriyor ve bakın Resulüne nasıl tembihlerde bulunuyor ve nasıl uyarıyor Allah. Tabi bu ayetleri Kur’an’a da geçiriyor ki Allah, bizlerde gerçekleri günümüzde anlayabilelim, bizleri Allah ile aldatmak isteyenlere, ayetlere yanlış anlam vermeye çalışanlara kanmayalım.
Fetih 10: SANA BAĞLILIKLARINI BİLDİRENLER, ASLINDA ALLAH'A BAĞLILIKLARINI BİLDİRMEKTEDİRLER. ALLAH'IN KUDRETİ, ONLARIN KUDRETLERİ ÜZERİNDEDİR. O HALDE, KİM AHDİNİ BOZARSA KENDİ ALEYHİNE BOZMUŞ OLUR. KİM DE ALLAH'A VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRİRSE, ALLAH ONA BÜYÜK BİR ÖDÜL VERECEKTİR. (Bayraktar Bayraklı)
Bakın Allah Resulüne ne diyor, sana bağlılığını bildirenler, aslında Allah’a bağlılığını bildiriyorlar. Ayette kim ahdini bozarsa diyor, nasıl bir ahit yani söz vermiştik iman ederken Allah’a? YALNIZ SANA KULLUK EDERİZ, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ, YALNIZ SENİN İPİNE KUR'AN'A SARILIRIZ. Allah hiç kimseyi hükmüne ortak etmez. Yalnız Kur’an’ın ipine sarılacağız ve Kur’an’ın sınırlarını aşmayacağız. Asla emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmeden, en emin vahye sarılacağız. İşte bu ahdi kim bozup, Allah’ın dinine Resulünü ya da edindiği VELİLERİ, mezhep imamlarını ortak ediyorsa, BUNLAR ALLAH’A VERDİĞİ SÖZÜ/AHDİNİ BOZMUŞU DEMEKTİR. Peki, Allah bu konularda Resulüne nasıl bir yetki vermişti, sorumluluğu konusunda nasıl açıklamalarda bulunmuştu Kur’an’da, şimdide ona bakalım. Resulüme uyun diyor ama Allah, hangi konularda uyacağız, ÇÜNKÜ ŞU ANDA KENDİSİ ARAMIZDA YOK, ONADA SORAMAYIZ. Ona ait olduğu iddia edilen hadislerine de mi uyacağız, onu anlamaya çalışalım Kur’an’dan. Bakın Allah Resulüne nasıl bir yetki ve görev vermiş, sizce çok açık anlaşılmıyor mu?
“RESULE DÜŞEN, APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18)
“BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.” (Kehf 56)
“SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)
"SEN DE ARALARINDA, ALLAH'IN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMET VE ONLARIN ARZULARINA UYMA!" (Maide 49)
"BANA VE SİZE NE YAPILACAĞINI DA BİLMEM. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM." (Ahkaf 9)
Sizce bu uyarıları ve bu görevi almış bir Resul/Elçi, Allah’ın Kur’an’da emretmediği bir sözü, bunlarda benim dine koyduğum hükümlerdir, bunlara da uymalısınız der mi? Yada bu ayetlere iman eden bir Müslüman, NE YANİ ALLAH RESULÜNÜ POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ, ONUNDA DİNDE HÜKÜM KOYMA YETKİSİ OLMALI DERMİ? Yorumunu sizlere bırakıyorum. Allah’ın Resulünün de dinde Allah’ın vermediği hükümleri verebileceğine inanan kardeşlerime sormak isterim, sizler bu ayetlere iman etmiyor musunuz? Ediyorsanız, lütfen gereğini yerine getiriniz. Resule düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir diyorsa, nasıl olurda hala Kitap Ehli gibi Allah’ın Resulünü, dinde Allah’ın hüküm ortağı yapmaya çalışırız. Bakın Kur’an o günkü topluma, Resulünün neler söylediğini bizlere bildiriyor.
“BU KUR’AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.” (Enam 19)
Demek ki Allah’ın Resulü o günkü toplumu yalnız ve yalnız Kur’an ile uyarmış, onun için Allah RESULÜME UYUN O SİZİ YALNIZ BENİM VAHYİMLE UYARACAK, ONA GÜVENİN ÇÜNKÜ BEN ONU İZLİYORUM KONTROL EDİYORUM DİYOR. Çünkü Hz. Muhammed Allah’tan aldığı görevin bilincinde ve ona hiçbir ilave edemeyeceğini Allah biliyor, hatta en küçük yanlışında hemen onu uyarıyor yetmiyor o uyarıyı Kur’an’a bile geçiriyor ki, bu konudan emin olabilelim. Kitap Ehlide Allah’ın Resulüne itiraz ediyor ve senin getirdiğin Kur’an’a uyarız ama bizim atalarımızın rivayet yolla gelen, geleneksel inançları da var, onlara da inanırız dediklerinde, Allah bakın nasıl bir ayet indirmiş. “KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” (Ankebut 51) Ne yazık ki bizlerde, aynı Kitap Ehlinin yaptığı hataları yapıyoruz ve diyoruz ki, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ, ALLAH’IN RESULÜNÜN RİVAYET HADİSLERİDE VAR DİYORUZ. Sizce bizim o günkü Kitap Ehlinden, ne farkımız var?
Yüce Rabbimiz, yalnız Allah’ın ipine sarılın sizleri Kur’an’dan sorumlu tutacağım demesinin nedeni, ALLAH İLE ALDATIICILARN TUZAĞINA DÜŞMEYELİM, BATILA HURAFEYE İNANMAYALIM DİYEDİR. Batıl ve rivayetlerin etkisinde olmayan, Kur’an’ın nuruyla nurlanmış kalbi aydınlanmış bir Müslüman, Kur’an dışından İslam’a Resulünün tek bir kelime bile ilave edemeyeceğini, şimdi yazacağım bu ayetten bile anlar.
Hakka 44-45-46-47: (O ELÇİ) BİZE ATFEN BAZI SÖZLER UYDURMUŞ OLSAYDI, BU NEDENLE ELBETTE (ONU ÖNCE) GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YAKALARDIK. SONRA DA BU NEDENLE ONUN CAN DAMARINI KESERDİK. HİÇBİRİNİZ BUNA ENGEL DE OLAMAZDINIZ. (Mehmet Okuyan)
Siz Allah’tan böyle bir uyarı, ikaz almış olsaydınız, Allah’ın bu uyarısından sonra, bunlarda Allah’ın hüküm vermediği, benim dine koyduğum hükümlerimdir der miydiniz? Elbette asla demezdiniz ama bizler zerre kadar zikir ehli olamadığımız için, KUR’AN’DAN ÖĞRENDİĞİMİZ DİNE DEĞİL, ANLATILAN MEZHDEPLERİN ŞEKİLLENDİRDİĞİ RİVAYET VE BEŞERİ DİNİ, ALLAH’IN DİNİ ZANNEDİYOR VE İNAMAKTA HİÇ BİR SAKINCA GÖRMÜYORUZ. Çok üzgünüm ama işte bizlerin İslam diye inandığımız din, böyle şirk bataklığına batmış bir şekilde yaşanıyor, AMA BUNUN ZERRE KADAR FARKINDA DEĞİLİZ. Bakara suresi 171. Ayeti lütfen okuyunuz. Bu ayette Allah’ın Resulü, ALLAH’IN İNDİRDİĞİ KUR’AN’A TABİ OLMAYA DAVET EDİYOR. Yalnız bu vahye aldırmayanların durumunu da anlatıyor, merak eden okuyabilir. Zuhruf 5. Ayetinde de uyarılacak Kitabın yalnız KUR’AN OLDUĞUNU APAÇIK BİLDİRİYOR. İsteyen Kur’an’a güvenir, isteyen yalnız Kur’an ile yetinmez rivayetlere güvenir karar sizin. Çünkü hepimiz imtihandayız. AMA HATIRLATMAK İSTERİM, LÜTFEN BAŞKA KİTAPLARA ÇALIŞMAYALIM, YOKSA MAHŞER GÜNÜ İMTİHANIMIZIN SONUÇLARI OKUNDUĞUNDA ÜZÜLECEK, PİŞMAN OLACAK BİR NOT ALIRIZ. Makaleme son verirken, Allah’ın Resulüne, DEKİ KULLARIMA diyerek, bakın ne söylemesini istiyor. Ders alıp ANLATILAN DİNE DEĞİL, VAHYEDİLEN KUR’AN’A İMAN EDENLERE NE MUTLU. Günümüzde bizlerin, batılın hurafenin etkisiyle nasıl sağır olduğumuz anlaşılıyor.
Enbiya 45: DE Kİ: BEN, SADECE, VAHİY İLE SİZİ İKAZ EDİYORUM. FAKAT SAĞIR OLANLAR, İKAZ EDİLDİKLERİ ZAMAN BU ÇAĞRIYI DUYMAZLAR.( Diyanet vakfı meali)
İslam’ın emri diye anlatılan herhangi bir konuda, ALLAH KUR’AN’DA O KONUDA HİÇBİR HÜKÜM VERMEDİYSE, O KONULAR DİNİN YANİ ALLAH’IN EMRİ DEĞİLDİR. Bu konular zamana, çağın gereklerine göre değişebilecek konulardır. Lütfen Allah’ın yemin ederek kolaylaştırdığı dini, Resulünün adını kullanarak, ona iftira ederek zorlaştırmayalım, kendimize eziyet etmeyelim. İNANIN MAHŞER GÜNÜ HESAP VEREMEYİZ, RESULÜN YÜZÜNEDE BAKAMAYIZ.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/