KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
BAŞÖRTÜSÜNE KUR'ANDAN DEĞİL, FARKLI KAYNAKLARDAN DELİL ARAYANLARA....
Başörtüsü konusunda, birçok makale yazdım. Bu konuda şahsi ya da beşeri düşüncelere değil, Kur’an'ın öğretisine, anlatım şekline, uyarıcı ayetlerini dikkate alarak, bu konuyu anlamaya ve anlatmaya çaba gösterdim. Başörtüsünün Allah emri olduğunu ısrarla savunan kardeşlerimiz, Kur’an'ın evrenselliğini, yalnız Arapların sorunlarına çözüm olarak değil, binlerce yıl sonraki toplumların dertlerine de deva olacak şekilde gönderildiği gerçeğini, ne yazık ki fark edemediklerini üzüntüyle görüyorum. Bir kardeşimiz, başörtüsünün Allah emri olduğunu, kendisinin Kur’an'a ve İslam'a bakış açısından yola çıkarak anlatmaya çalışmış. Yazısından önemli gördüğüm bölümleri alıntı yaparak, bu konu hakkında İslam'a, kendi bakış açısını sizlere nakletmek ve sizleri de bu konu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. 
 
“YAZIMIZIN AMACI, KUR’AN’DA BAŞÖRTÜSÜNÜ İSPATLAMAYA ÇALIŞMAK DEĞİL, BU TARTIŞMALARDA YAPILAN YÖNTEM YANLIŞLIĞINA DİKKAT ÇEKMEYE ÇALIŞMAK, KUR’AN’IN BİZLERE DAİR OLAN MESAJININ ANLAŞILMASINDA NASIL BİR YOL İZLENEREK, DAHA SAĞLIKLI BİR ÇIKARIM YAPILABİLECEĞİ ÜZERİNDE OLACAKTIR. KUR’AN’DA BAŞÖRTÜSÜ YOKTUR ŞEKLİNDE YAPILAN BİR İDDİA, ÖNCELİKLE BİR KONUDA KESİN BİR HÜKÜM VERMEK ANLAMINA GELECEĞİNDEN ÖTÜRÜ, BU TÜR KESİN İDDİALAR İLE BU KONUYA YAKLAŞILMAMASI, DOĞRU DÜŞÜNMENİN İLK BASAMAĞI OLACAĞINI DÜŞÜNMEKTEYİZ. KUR’AN OKUDUĞUNU İDDİA EDEN KİMSELERİN, KUR’AN HAKKINDA KONUŞURKEN, HERHANGİ BİR KONUDA KESİN HÜKÜM VERMEYE SOYUNMAYA, DİKKAT ETMESİ ÖNEMLİ BİR KONUDUR.”
 
Değerli kardeşimiz amacının, Kur’an'da başörtüsünün olup olmadığını ispatlamaya çalışmak olmadığını, bu konudaki yöntem yanlışlığına dikkat çekmek amacında olduğunu söylüyor. Kur’an'a bakış yönteminden bahseden kardeşimize, bu sözlerine ilk önce cevap vermek isterim. KUR’AN'IN HÜKÜMLERİNİN ANLAŞILMASI İÇİN, BİR KİŞİ TARAFINDAN İSPAT EDİLMEYE, YORUMLANMASINA İHTİYACI YOKTUR. Çünkü bizlerin sorumlu olduğumuz ayetlerin MUHKEM, yani şüphe duyulmayacak kadar açık olduğunu söyleyen, Kur’an'ın bizzat kendisidir. EĞER BİR KONU AÇIKÇA BELİRTİLMEMİŞSE KUR’AN'DA, ONU KENDİ DÜŞÜNCELERİMİZLE, YA DA KUR’AN DIŞI KAYNAKLARDAN, BAZI KİŞİLERİN DÜŞÜNCELERİ VE YORUMLARI İLE KANITLAMAYA, ANLATMAYA ÇALIŞIRSAK, O BİLGİ ALLAH'IN DEĞİL, AYETLERİ YORUMLAYAN, ANLATMAYA ÇALIŞANLARIN ŞAHSİ DÜŞÜNCELERİ OLMAKTAN ÖTE GİDEMEZ.
 
Kur’an'da başörtüsü yoktur şeklinde bir iddiada bulunan bir kişinin, kesin bir iddiada bulunacağından, bu konuya kesin bir hükümle yaklaşılmaması gerektiğini söylüyor kardeşimiz. Ayrıca böyle kesin hükümle yaklaşılmamasını doğru düşüncenin ilk basamağı olduğunu düşünmekteyiz diyor. Demek ki başın örtülmesinin Allah emri olduğuna inanan kardeşlerimiz, Kur’an'da açıkça göremediği bu konu hakkında düşünüp, tartıştıktan sonra böyle bir karara varmışlar. Bizlerin İslam'ı yaşamak ve anlamak adına yaptığımız en büyük yanlışlardan biriside, Allah'ın emirlerini tartışmak ve beşeri aklımızla kendi fikirlerimizi, Allah'ın emirleri gibi göstermek olmaktadır. Allah düşünün aklınızı kullanın diyor ama ayetlerin verdiği hükmün mahiyetini, amacını anlayabilmemiz için söylüyor bunu. Yoksa açık olmayan bir hüküm varda onu sizler düşünerek açığa çıkartın diye söylemiyor. Kur’an'da bir konuda var olan hükmü, bizler asla tartışamayız. ÇÜNKÜ ALLAH MUHKEM YANİ ANLAŞILIR BİR ŞEKİLDE VE NİCE ÖRNEKLERLE ANLAYASINIZ DİYE, KESİN HÜKMÜNÜ BİZZAT KENDİSİNİN VERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Tabi tam tersinide düşündüğümüzde, Kur’an'da açıkça olmayan bir hükmü de tartışamayız. Allah'ın açıkça söylemediğini, birilerimi açıklamaya çalışıyor. Arkadaşımızın yazdığı makaleye bakmaya devam edelim.
 
“KUR’AN’IN MEALİNİ/TERCÜMESİNİ BİR KAÇ DEFA OKUMAK SURETİ İLE KUR’AN’I ANLADIĞINI ZANNEDEN BAZI KİMSELERİN, BAZI KONULARDA MÜÇTEHİTLİĞE SOYUNMALARI, KENDİLERİNİ MAALESEF GÜLÜNÇ DURUMA DÜŞÜRMEKTE, BU DURUM İSE KUR’AN’I ÖNCELLEYEN İNSANLARA KARŞI OLAN MUHALEFET KONUSUNDA BAZI KİMSELERİN ELİNİ GÜÇLENDİRMEKTEDİR.”
 
Arkadaşımız sanırım, Kur’an'ın doğru tercüme edilemeyeceğini, mealinden okuyarak gerektiği gibi anlaşılamayacağını söyleyerek, Kur’an'ın öğretisine asla uymayan sözler söylüyor ve bazı konuların anlaşılmasında, müçtehitlerin devreye girmesi gerektiğini savunuyor. Önce isterseniz İslam toplumunfa müctehit kime deniyor onu anlayalım. "KUR'AN AYETLERİNE VE HADİSLERE DAYANARAK, ONLARI YORUMLAYARAK YARGIYA VARAN DİN DÜŞÜNÜRÜ. Hemen soralım bu kardeşimize, İslam dininde ruhban sınıfımı var? Cevabını biliyorum yok diyecek, çünkü Allah apaçık olmadığını bildirmiş bizlere. İyide Allah'ın ayetlerini anlamamız, tebliğ alıp hayatımıza geçirmemiz için, müçtehitlere ihtiyacımız varsa, demek ki İslam dininde'de ruhban kişilere ihtiyaç var demektir. Ne yazı ki bu yanlış inancımız yüzünden ne Kur'an'ı doğru anladık nede İslam toplumlaıu olarak Kur'an'ın çevresinde tek yumruk asla olamadık. BÖLÜNDÜK, PARÇALANDIK YETMEDİ BİR BİRİMİZE DÜŞMAN OLDUK.
 
DEMEK Kİ ARKADAŞIMIZ, BAŞÖRTÜSÜNÜN ALLAH EMRİ OLDUĞUNU AÇIKÇA KUR’AN'DAN GÖREMEMİŞ, MÜÇTEHİTLERDEN YARDIM ALMIŞ. Böyle bir bilginin Allah emri, Kur’an emri olduğunu nasıl söyleriz. Bu bilgi ancak, bunu söyleyen kişinin sözleridir, düşünceleridir. Arkadaşımızın anlatımında, çok dikkat çekici bir cümle var bakın ne diyor.  “BU DURUM İSE KUR’AN’I ÖNCELLEYEN, İNSANLARA KARŞI OLAN MUHALEFET KONUSUNDA, BAZI KİMSELERİN ELİNİ GÜÇLENDİRMEKTEDİR.” Kur’an'ı öncelikli almayıp, hangi kaynaklara öncelik sağlamalıyız sizce? Hatırlatırım Allah, sizlerin güvenilecek VELİNİZ yalnız benim, sakın kendinize din adına  güvenilecek VELİLER edinmeyin diye uyar mıyor muydu? Haşa Allah'ın bizleri sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur'an'ı ALLAH'TAN BAŞKA KİM EN DOĞRU ANLATABİLİR? Makaleye bakmaya devam edelim.
 
“KUR’AN MEALİNİ/TERCÜMESİNİ OKUYARAK BAZI KONULARDA KUR’AN’DA ŞU YOKTUR, BU YOKTUR ŞEKLİNDE ÇIKARIMLAR YAPMAYA SOYUNAN KİMSELERDEKİ EN BÜYÜK EKSİKLİK, BU KİTABIN NÜZUL ORTAMINDAKİ SOSYOKÜLTÜREL ŞARTLARI DİKKATE ALMAYARAK, BU KİTAP SANKİ BUGÜN DAĞ BAŞINA İNDİRİLMİŞ GİBİ BİR OKUMA YÖNTEMİ TAKİP ETMELERİ, KİTAP İÇİNDEKİ BAZI KELİMELERİ, BAĞLI BULUNDUĞU CÜMLEDEN ÇEKİP ÇIKARTARAK TEK BAŞINA ANLAMLANDIRMAYA ÇALIŞMALARI, NÜZUL ORTAMINDA YAŞAYAN İNSANLARIN, O KELİMEYE NASIL ANLAM VERDİKLERİNİ HİÇE SAYMALARIDIR.”
 
Bu düşüncenin özünde, şunun yattığı çok açık anlaşılıyor. KUR'AN TEK BAŞINA ANLAŞILAMAZ VE YETERLİ DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ AYETLERİN NÜZUL SEBEBLERİ KUR'AN'DA YOK, ONUN İÇİN BİZLER KUR'AN'I ANLAMAK İSTİYORSAK, RESULÜN RİVAYET HADİSLERİNE MUHTACIZ. İşte bu düşünce günümüzde bizleri, Kur'an'dan uzaklaştırdı rivayetlere sarılmamızı sağladı. Allah Kur'an'da, ayetlerin nüzul sebebini açıklamıyorsa, elbette bunun nedeni, bizlerin ayetlerin hükümlerini, belirli bir döneme indirgemeyip, her çağa uygulamamız istendiği içindir. Haşa bunu bir eksiklik gibi görenleri, Kur'an'a saygıya davet ediyorum. Arkadaşımızın, Kur’an mealinin/tercümesinin okunmasına karşı takındığı tavır çok dikkat çekicidir. Kur’an'ın tercümesinden, o yoktur bu vardır demenin yanlışlığından bahsediyor. İyide kimden öğreneceğiz Allah'ın hükümlerini? Allah HÂŞÂ bizlere açık bir şekilde izah edemedi de, bahsettikleri MÜÇTEHİTLERMİ BUNU BAŞARDI. Bu nasıl bir düşünce tarzı, nasıl bir mantık. Değerli kardeşlerim, Kur’an EVRENSELDİR, lütfen bu gerçeği önce kabul edelim ve Kur'an'a O gözle bakalım. Kur’an elbette indirildiği toplumun dilinden, onların anlayacağı üslupta indirilmiştir ama hükümleri, kelimeleri özenle seçilmiş ve bir daha kitap ve Elçi gelmeyeceği için, tüm zamana hitap edilecek şekildedir. Lütfen unutmayalım, ALLAH SİZLERİ BU KİTAPTAN SORUMLU TUTUYORUM DİYOR. Açıkça anlaşılmayan, bir başkasının izahına muhtaç olduğumuz bir kitaptan, nasıl sorumlu oluruz. Bu gerçeğin lütfen farkında olalım.
 
Bu konumuza örnek olacak bir düşünceyi sizlere paylaşmak istiyorum. başörtüsü konusunda bir makalemi okuyan kardeşimiz, bakın bana nasıl cevap yazmış. "BAŞÖRTÜSÜ İLE İLGİLİ YAZINI OKUDUM VE ŞAŞIRDIM. SEN DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE, BAŞI AÇIK NAMAZ KILAN KADIN GÖRDÜN MÜ, KURAN’DA NAMAZ KILARKEN BAŞINIZI ÖRTÜN DERDİ YÜCE ALLAH. DEMEK Kİ BU KONU DİN ALİMİ İNSANLARIN ORTAK KARARI İLE OLMUŞ VE BU GÜNE KADAR GELMİŞTİR, YENİ ADET ÇIKARANA UYAN BİR KİŞİ GÖRMEDİM BEN." Düşünceye ve konuyu anlamaya çalıştığı mantığa bakar mısınız lütfen.  Dünya üzerinde, kadınların başını örterek namaz kıldığı örneğinden yola çıkarak, KADININ BAŞINI ÖRTMESİNİN, DİNİN EMRİ OLDUĞU SONUCUNU ÇIKARTIYOR. Halbuki Allah Kur'an'da, bu konuyla bağlantı kuracağımız bir ayetinde ne diyordu. "ÇOĞUNLUĞA UYARSAN, SENİ DİNDEN SAPTIRIRLAR" Demek ki çoğunluk yada herkes bunu yapıyor, o halde bu doğrudur Allah emridir, asla diyemeyiz. Devamında ise başın örtülmesine ikinci  verdiği örnek, çok daha düşündürücü. Kur'an'da siz namaz kılarken başını kadın örtsün diye bir hüküm gördünüz mü diyor ve bunu batıl inancına kanıt olarak gösteriyor ki, Kur'an'da hiç bahsedilmeyen yüzlerce dine sokulan hükümler Allah'ın dini emri gibi kabul edilsin. Devamında, namaz kılarken kadının başını örtmesi gerektiğine karar verenlerin, DİN ALİMLERİNİN ORTAK KARARI OLDUĞUNU SÖYLÜYOR VE BU GÜNE KADARDA KADINLAR BAŞINI ÖRTEREK NAMAZ KILMIŞ VE BAIN ÖRTÜLMESİ BÖYLECE DİNİN EMRİ KABUL EDİLMİŞTİR DİYEREK KENDİNCE KANIT YARATIYOR VE BUNA DA  HİÇ ŞÜPHE DUYMADAN İNANABİLİYOR. İşte bizler Kur'an'ı bu yolla ve bu kanıtlarla yaşıyoruz. Tabi sonucunuda yaşayarak görüyoruz.
 
Kur’an'ı Allah, İslam'ı Arapların geleneklerine, kıyafetlerine ya da o günkü yaşam şekillerine göre indirmemiştir. Kur’an öyle kolaylaştırılmıştır ki, muhkem ayetleri dağ başında okuyan bir köylünün anlayabileceği şekilde indirmiştir. ONUN İÇİN YEMİN EDEREK, HİÇ KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYASINIZ DİYE, KUR’AN'I KOLAYLAŞTIRDIK DİYOR. Allah'ın yeminine mi, yoksa beşerin rivayet sözlerine mi inanıyorsunuz, karar sizin. Nüzul ortamında o günkü toplumun anlayacağı şekilde indirilen kelimeleri, bizler kendi dünyamıza, çağımıza uyarlayarak anlamalıyız, Arap toplumunun yaşam şekline, geleneklerine göre değil.  ALLAH HACCI İLAN ET, GEREK YAYA GEREK DEVE SIRTLARINDA HACCA GİTSİNLER DİYE AYET İNDİRMİŞ. BU AYETİ BUGÜN BİZLER, HACCA YAYA YA DA DEVEYLE GİTMELİYİZ, DİYE Mİ ANLIYORUZ? Lütfen biraz aklımızı kullanalım, geleneklerimizi yanlış inançlarımızı aklamak adına kullanmayalım. KUR’AN ZAMAN ÖTESİ BİR NURDUR, ÖNCE BUNUN FARKINA VARALIM. Arkadaşımızın yazdığı makaleye bakmaya devam edelim.
 
“NEFSİNE AĞIR GELMESİNDEN AİLE, ÇEVRE, ÇALIŞTIĞI ORTAM GİBİ ETKENLERDEN ÖTÜRÜ, BAŞINI ÖRTMEK KONUSUNDA ZORLANAN BAZI KİMSELER İSE, KUR’AN’DA BAŞÖRTÜSÜNÜN OLMADIĞI, BAŞI ÖRTMENİN DEĞİL, GÖĞSÜ ÖRTMENİN EMREDİLDİĞİNİ ÖNE SÜREREK, BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA YAPILAN BAZI ÖNYARGILI YORUMLARA, CAN SİMİDİ GİBİ YAKLAŞMAKTADIR. BU KONUDA DA NÜZUL ORTAMI DİKKATE ALINARAK YAPILACAK OLAN BİR ANLAMA ÇALIŞMASI, BİZLERİ DAHA DOĞRU SONUÇLARA GÖTÜRECEKTİR.”
 
Bu düşünce ve zihniyetin Kur'an'ı anlamak istemediklerini, İslam toplumunun tamamını Araplaştırmaya, Arapların kültürünüde din gibi göstermeye çalıştıkları anlaşılıyor. Allah'ın emirleri, hiç kimseye ağır gelmez, önce bu gerçeği söylemek isterim. Ama Allah açıkça emretmiyor da, birilerinin düşünceleri Allah emri diye sunuluyorsa, böyle bir şeyi Allah emri diye söylemek, Allah'a iftira atmaktır. Bu sözleri hiçbir Müslüman kadın kabul etmez. Bu yazıyı yazan arkadaşımızda, Kur’an'da özellikle Nur suresi 31. ayette, kadının başını örtmelidir emrini zaten görememiş. Başörtüsü emrini bu ayette açıkça görmememiz, bu ayette kadının başının örtülme emrini vermediğini göstermez diyebiliyor. 
 
Peki, bu kardeşlerimiz nereden anlıyorlar, kadının başının örtülme emrinin Allah emri olduğunu? NÜZUL ORTAMINDAKİ TOPLUMUN, YANİ ARAP TOPLUMUNUN, GİYİM ŞEKLİNDEN ANLADIĞINI AÇIKÇA SÖYLÜYOR VE DE ARAP TOPLUMUNUN GİYİM ŞEKLİNİ ALLAH, TÜM İMAN EDENLERE EMREDİYOR DİYEBİLİYORLAR. Hemen sormak isterim. Madem Nüzul ortamı sizler için Allah emri yerine geçiyor, neden erkelerde tıpkı Arap erkekleri gibi başlarını örtmüyorlar. Ya da Allah'ın erkekler içinde başını örtmelidir emri var Kur’an'da demiyorlar. Bizler ayetleri bu bilgiler ışığında mı anlamalıyız, yoksa Allah'ın tüm zamana, mekâna uyum gösterdiği ayetlerine mi bakmalıyız? Bu konuda yorumu sizlere bırakıyorum. Hatırlatırım Allah emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin diye uyarmış ve biz ayetlerimizi apaçık indirdik ki anlayasınız demiştir.  Arkadaşımızın yazdığı, makaleye bakmaya devam edelim.
 
” KUR’AN’IN BÖYLE BİR ARKA PLAN DÂHİLİNDE, ZATEN BAŞLARINI ÖRTEN KADINLARA, BAŞINIZI ÖRTÜN ŞEKLİNDE BİR EMİR VERMESİ BEKLENEMEZ. KUR’AN’DA BAŞI ÖRTME EMRİ BULAMADIKLARINI İDDİA EDENLER, EĞER BU DURUMU DİKKATE ALMIŞ OLSALARDI, BÖYLE BİR EMRİN OLMASININ ZATEN GEREKMEDİĞİNİ ANLAYABİLİR, KADINLARIN BAŞLARINI ÖRTMELERİNİN, FITRATLARININ GEREĞİ OLDUĞUNU, BU KONUDAKİ AYETİN İSE, VAR OLAN VE BİLİNEN BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA, BİR HATIRLATMA YAPMIŞ OLDUĞUNU DÜŞÜNEBİLİRLERDİ.”
 
Başörtüsünün Allah emri olduğunu savundukları delillerin, Kur’an'dan ve mantıktan çok uzak olduğunu görüyoruz. O günkü toplumun geleneğini, tüm dünyaya Allah'ın, sizde Arap toplumlar gibi giyineceksiniz, şeklinde emir verdiğini söylemek, ne Kur’an'ın, ne de aklın bir ürünü olamaz. Bunlar ancak, Allah'ın vermediği bir hükmü, bunlarda Allah katındandır, deme çabalarından başka bir şey değildir. Kadının fıtratı gereği, başını örtmesi gerektiği bilgisi, nereden alınmıştır diye sormak gerekir. Allah asla ve asla böyle bir hüküm Kur’an'da vermemiştir. Böyle bir bilgi vermediği halde, bu Allah'ın fıtratı gereğidir dersek, Allah'a iftira atmış oluruz, hatırlatırım. İsterseniz insan ve canlıların bu konudaki fıtratına yani yaradılış özelliğine bakalım. Allah insan dahil tüm canlılara başındaki yada üzerindeki kılları zaten kendisini korumak yani örtü olsun diye indirmiştir. FITRATA ÖRNEK VERECEKSEK ANCAK BUNU VEREBİLİRİZ. Ne yazık ki bu bilgiler rivayetlerin oluşturduğu beşeri FIKIH inancının sözleridir. Tekrar ediyorum, KADININDA ERKEĞİNDE SAÇI, FITRATI YANİ YARADILIŞ GEREĞİ ZATEN ÖRTÜDÜR. Arkadaşımızın bu konuda yazdığı makalesine bakmaya devam edelim.
 
“ÖRTÜNMENİN FITRİ OLDUĞU, ÇIPLAKLIĞIN ARIZİ OLDUĞU İLK İNSANDAN BERİ BİLİNMEKTEDİR. KUR’AN’IN İNSANLARA ÇIPLAK GEZMEYİN, GİYİNİK GEZİN ŞEKLİNDE BİR EMİR VERMEMESİNİN SEBEBİ, İNSANLARIN ZATEN GİYİNİK GEZMELERİNDENDİR. KUR’AN’DA BAŞÖRTÜSÜ EMRİ OLMADIĞINI İLERİ SÜREN KADIN VEYA ERKEKLER, ACABA GİYİNİK GEZMELERİ GEREKTİĞİNE DAİR OLAN EMRİ KUR’AN’IN HANGİ AYETİNDEN ALMAKTADIRLAR?”
 
 
Allah'ın asla emretmediği başörtüsünü, Kur’an ayetlerine muhalif örnekler vererek, savunmaya devam ediyorlar. Allah örtünme emrini Kur'an'da çok net vermiştir ve bu konuda erkeği de, kadını da genel hatlarıyla uyarmıştır. Tabi atalarının inancının detaylarını Kur'an'da göremeyenler, Kur'an'ı detaysız ve yetrsiz görmüşler, rivayetlerle bu eksiği tamamlayacaklarını zannediyorlar. Allah bizleri Kur’an'dan imtihan ettiğini, sorumlu tuttuğunu söylediğine göre, açıkça vermediği bir hükümden nasıl sorumlu tutar, bunu da mı akıl edemiyoruz? BU KARDEŞLERİMİZ KUR’AN'IN, BİZLERİN GİYECEĞİ KIYAFETİ TARİF ETMESİNİ BEKLİYORLAR, ELBETTE BUNU BULAMAZLAR. ALLAH GİYİNMEYİ KULLARINA, MEVSİME, GELENEKLERE BIRAKMIŞTIR, KESİN BİR SINIRLAMA ASLA YAPMAMIŞTIR AMA, ÇOK ÖZEL DURUMLARDA İKAZINI YAPMIŞTIR. BUDA KUR’AN'IN EVRENSELLİĞİNE BİR ÖRNEKTİR. Kur’an'da çıplak gezmeyin diye bir uyarının olmadığını söyleyebiliyorlar. Örtünme erkek ve kadın için gereklidir, Allah emridir. Bunun şeklini Allah bizlere bırakmış, ama uyarılarda bulunmuştur. Bir örnek.
 
Araf 26: EY ÂDEMOĞULLARI! SİZE AYIP YERLERİNİZİ ÖRTECEK GİYSİ, SÜSLENECEK ELBİSE YARATTIK. TAKVA ELBİSESİ... İŞTE O DAHA HAYIRLIDIR. BUNLAR ALLAH'IN AYETLERİNDENDİR. BELKİ DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALIRLAR (DİYE ONLARI İNDİRDİ). (Diyanet vakfı meali)
 
Allah birçok ayetinde de, erkek ya da kadın iffetimizi korumamızı, namuslu olmamız uyarısında bulunur. Ayete dikkat ederseniz, bizlerin Allah cinsel bölgelerimizi, karşımızdaki kişilerin dikkatini çekmeyecek, tahrik etmeyecek şekilde giyinmemizi özellikle istemiş, asla hiçbir kıyafeti tarif etmemiştir. Ama Takva giysisi yani Allah'tan korkup sakınma duygularının öneminden bahsetmiştir. Nahl 81. ayette de, bizleri soğuktan, sıcaktan koruyacak elbiseler verdiğinden bahseder. Allah'ın özellikle bir kıyafetten bahsetmemesi, Kur’an'ın tüm zamana ve çağa hitap ettiğinin apaçık kanıtıdır. Tabi bu gerçeklerin üstünü örtüp, başörtüsünün, Allah bahsetmediği halde Allah emridir denmesi, Kur’an'ın evrenselliğini gölgelemekte ve toplum tarafından, gerçeklerin anlaşılmamasına neden olmaktadır. 
 
Ahzab suresi 59. ayette, tıpkı Nur suresi 31. ayette olduğu gibi, bir kelimeye Allah'ın vermediği bir anlam verilmekte, Ayetten Allah'ın bahsetmediği dolaylı bir hüküm çıkartılmaktadır. Allah dolaylı değil açık ve nice örnekler vererek hükümlerini MUHKEM indirdiğini, açıkladığını söyler bizlere. Bu ayette Allah, Mümin kadınların evin dışına çıkarken, evde daha serbest ve daha açık kıyafetinizle, dışarıya çıkmayın, çıkmak isterseniz (CİLBABLARINLA) dış giysilerinizi giyerek çıkın denmiştir. Dış giysi anlamına gelen cilbab kelimesine, Allah'ın asla bahsetmediği, detay vermediği, tarif etmediği bir anlam verilerek, bakın bu cilbab baştan aşağı örten çarşaftır, Allah bu ayette de başın örtülmesini de dolaylı emrediyor denmektedir. Ne yazık ki Allah'ın hüküm vermedikleri konular, geleneklerimizi aklamak adına, ALLAH'A NİSPET EDİLMEKTE, BEŞERİ İNANÇLARIMIZ KUR’AN AYETLERİNE ADASPTE EDİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR. 
 
Allah'ın hükümlerini, Allah'ın yemin ederek kolaylaştırdığını söylediği ,Kur’an'ın apaçık ayetlerinden yararlanarak anlamak yerine rivayetlerin, müçtehit diye adlandırdığımız kişilerin sözleriyle anlamaya çalışırsak, asla doğru anlayamayız, lütfen bu gerçeğin artık farkına varalım.
 
Ben başörtüsü konusunu, rivayetlerin ve Arap kültürünün etkisinde kalmadan, asla geleneklerin ve beşeri FIKIH inancının ışığında değil, Kur’an'ın verdiği uyarılar ve bilgiler ışığında anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Hatalarımı Rabbim affetsin. Yanlışlarım varsa, gerçekleri görmemi sağlasın inşallah. 
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 
Yazımda bahsettiğim makalenin tamamını okumak isteyenlere.