ARAPÇA BİLMEYEN KUR'AN'I ANLAYAMAZ, ÇÜNKÜ KUR'AN TÜRKÇE YE TAM OLARAK ÇEVRİLEMEZ DİYENLERE!
İslam toplumunda çok dikkat çekici ve düşündürücü bir uyarı yapılır bazı kişiler tarafından. “SEN ARAPÇA BİLİYOR MUSUN? EĞER BİLMİYORSAN KUR’AN'I ANLAYAMAZSIN. ÇÜNKÜ ARAPÇADA BİR KELİMENİN YÜZLERCE ANLAMI VARDIR. SEN NEREDEN BİLECEKSİN AYETTE GEÇEN KELİMELERİN, HANGİ ANLAMA GELDİĞİNİ.”
Toplumu korkutan ve bir o kadarda tedirgin eden bir tehdittir bu sözler. İyide bu durumda Kur’an'ı kim ya da kimler anlayacak? Kur’an çevirileri, tercümeleri yanlış mı? Çünkü İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını, bazı kişilerin sözleri ile din yaşanmayacağını, bizzat Kur’an söylüyor. Bu durumda kimlere sormalıyız ki en doğrusunu öğrenebilelim. Bütün iman edenlerin, Arapça öğrenmesi beklenemez. İşte bu sözlere ve tehditlere inandığımız takdirde bizler önce şüpheye düşeriz, daha sonrada yavaş yavaş Kur’an çizgisinden uzaklaşmaya başlayarak, KENDİLERİNİ İSLAM İNANCINDA RUHBAN SINIFI İLAN EDENLERİN, TUZAĞINA DÜŞMÜŞ OLURUZ.
Yazdığım yazılarıma cevap veren bazı kardeşlerimde, bana karşı da aynı tehdidi, korkutmayı, sindirmeyi bazen yapıyorlar. Sen kimsin ki Kur’an'ı anlayabilesin. Arapça bilgin nedir? Tabi bu kardeşlerimiz farkında olmadan, Kur’an'a saygısızlık yaptıklarının da farkında değiller. KUR’AN'I ANLAŞILIR HALE GETİRDİĞİNİ İDDİA EDEN, BAZI KİŞİLERİN KİTAPLARI ANLAŞILIYOR DA, ALLAH'IN EŞİ BENZERİ OLMAYAN KİTABI, NURU MU TERCÜME EDİLDİĞİNDE, HERKES TARAFINDAN ANLAŞILAMIYOR? Lütfen kendimize gelelim, ne dediğimizin farkında olalım. HÂŞÂ Allah kullarına indirdiği kitabı anlatamayacak, izah edemeyecek ama bunu bir yaratılmış beşer mi yapacak? Ellerimizle işte böyle, ruhban sınıfını yaratıyoruz. Arapça bilmeyenin, adeta dini konularda konuşamayacağı izlenimi yaratılarak, böyle kişiler küçük görülmekte, rencide edici sözler sarf edilerek baskı kurulmaktadır. Lütfen buna benzer, psikolojik tuzaklara düşmeyelim, bu baskıların etkisinde kalmayalım. Böyle kişiler kendilerini, dini konularda söz sahibi gibi gösterip, batıl inançlarının hükümranlığını, devam ettirtmeye çalışmaktadırlar. Tıpkı cahiliye döneminde, Ehli kitabın yaptığı yanlışlar gibi. BU TUZAĞI BİZLERE KURAN, İÇİMİZE GİRMİŞ BİZDEN GÖRÜNEN YAHUDİLERDİR, LÜTFEN BU TUZAĞA DÜŞMEYELİM. BU YOLLA YAHUDİLER, KENDİ İNANAÇLARINI İÇİMİZE ÇOK RAHAT SOKMUŞLARDIR.
Ben, ya da her hangi bir kardeşimiz, Kur’an'ı anlayabilmemiz için, Arapça bilmemiz mutlaka gerekseydi, Arapça bilmeyenlerinde Kur’an'ı asla doğru anlayamayacağı gerçeği olsaydı, hepimiz din ve inanç adına birilerine muhtaç olurduk ve her Müslüman Kur'an'dan sorumlu olmaz, anlayabilenler sorumlu olurdu. Hani bu dünyada, tüm iman edenler Kur’an'dan imtihan oluyorduk? Hani Allah din ve iman adına veliler edinmeyin, güvenilecek veliniz yalnız benim, onun için yalnız Kur’an'ın ipine sarılın diyordu. Allah herkesin anlayamayacağı, her dile tam çevrilmeyen bir kitaptan bizleri nasıl sorumlu tutar. Lütfen şunu unutmayalım, eğer öyle olsaydı, Allah Arapça bilmeyen hiç kimseyi Kur’an'dan sorumlu tutmazdı. SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMEDİYORSA RABBİMİZ, DEMEK Kİ BU KİTAP HER DİLE, TAM VE EKSİKSİZ OLARAK ÇEVRİLEBİLİYOR VE OKUYUP DÜŞÜNEBİLEN HERKES DE ANLAYABİLİR DEMEKTİR. Şu soruyu sorabilirsiniz, madem dediğiniz doğru, neden Kur'an'ı tercüme edenler, onlarca farklı şekilde tercüme ediyorlar diyebilirsiniz. Onunda cevabı çok açık, Kur'an'ı tercüme edenler, Kur'an'ı okurken önce kafalarındaki batıl, hurafe sanı bilgilerin etkisinden kurtulmadan KUR'AN'I OKUYUP ANLAMAYA ÇALIŞIYORLAR VE İNANÇLARINI KUR'AN'A SÖYLETMEYE ÇALIŞIYORLARDA ONDAN.
Kur’an'ın hiçbir dile tam çevrilemeyeceğini söyleyenlere, bir örnek vermek istiyorum, düşünüp konuyu anlayabilmeleri adına. Arap bir yazar düşünün lütfen. Yazar yazdığı kitabı, tüm dillere birebir anlamı değişmeden çevirip yayınlayabiliyor mu? Sanırım evet yayınlayabiliyor diye bir cevap almalıyım. Çünkü yüzlerce Arap yazarın, Arapça yayınlanmış kitapları, bütün dünya dilerine tam çevrilmiş ve yayınlanmış. Hiç kimsenin de bir şikâyeti yok. Tüm insanlık faydalanabiliyor. Hiç kimse bu kitaplar için, Aslı gibi değil, bazı kelimelerin anlamları tam anlaşılmıyor, dediklerini hiç duymadım.
Peki, Allah'ın kitabının neden tüm dillere tam olarak çevrilemediğini iddia ediyoruz? ÇÜNKÜ İNSANLAR ARASINDA KULLANILMAYA MÜSAİT, EN KOLAY KONU DİNİ İNANÇTIRDA ONDAN. Bunu söylediğimizde ise, sen Allah'ın kitabıyla beşerin yazdığı kitabı bir mi tutuyorsun diyenleri biliyorum. Ben bir tutmuyorum, ama bir tutmak dan daha kötü bir konuma getirdiklerini, ne yazık ki fark edemiyorlar. Düşünebiliyor musunuz, yaratılmış bir beşerin yazdığı kitabı her dile çevirebiliyoruz, herkes faydalanıyor, istifade ediyor ama eşi benzeri olmayan, Allah'ın gönderdiği ve bizlere rehber olsun dediği kitabını, bizler dilimize tam anlamıyla çeviremiyoruz ama hepimiz sorumlu oluyoruz. Bu düşüncede, inançta bir hata yok mu sizce? Ne dediğimizin farkında mıyız? Hiç sanmıyorum. İlkokuldaki bir çocuk bile bunu söylemez, çünkü kendisine mantıksız gelir.
Allah gönderdiği tüm kitapları, toplumun kendi diliyle gönderdiğini söylüyor ayetinde ve diyor ki okusunlar, anlasınlar ve hayatlarına geçirsinler. Geleneksel Fıkıh inancı ve yarattıkları ruhban sınıfı, kendi hükümranlıklarını sürdürebilmek adına, Kur’an'ı başka dillere çevrilmesine karşı çıkmışlardır. Siz anlayamazsınız, yanlış yaparsınız, günaha girersiniz sözleriyle toplum korkutulmuş ve sindirilmiştir. ELBETTE BUNUN NEDENİ ÇOK AÇIKTIR. KUR’AN GERÇEKLERİ İLE TOPLUM BULUŞURSA, DİN ADINA ANLATTIKLARI YANLIŞLAR, YALANLAR ORTAYA ÇIKACAK, TOPLUMU İSTEDİKLERİ GİBİ ALLAH İLE ALDATAMAYACAKLAR.
Hıristiyanlarda da Papalık bu yöntemi kullanmış ve uzun bir zaman, ellerindeki tahrif olmuş İncilleri farklı dillere çevrilmesi yasaklanmıştı. Aralarında Protestanlık mezhebinin baş kaldırması sayesindedir ki, bugün Hıristiyan ülkeler kiliselerinde İncillerini kendi dilerinden okuyorlar. Bizler hala bu gerçeği, Kur’an'ı anlayabilmek adına göremedik ve hayatımıza geçiremedik. Allah bakın Kur’an'ı neden Arapça indirdiğini söylüyor. Ders alabilene ne mutlu.
Fussilet 44: Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “ONUN ÂYETLERİ GENİŞÇE AÇIKLANMALI DEĞİL MİYDİ? BAŞKA DİLDE BİR KİTAP VE ARAP BİR PEYGAMBER ÖYLE Mİ?” derlerdi. (Diyanet meali)
Eğer bizler ayetleri, batıl inançlarımızı aklamak adına anlamaya hala devam edersek, şirkin içinde boğuluruz ama farkına bile varamayız, lütfen bu acı gerçeği unutmayalım. Bakın bugün bizlere söylenen akıl almaz sözlere, Kur’an daha indirilirken cevap veriyor ve diyor ki; SİZE KUR’AN'I ARAPÇA KENDİ DİLİNİZDEN İNDİRMEMİZİN NEDENİ, SİZLERİN ONU ANLAMAK VE HAYATINIZA GEÇİRMEK İÇİN, BAHANELER BULMAYASINIZ DİYEDİR. Lütfen bu sözlerim üzerinde düşünelim. Allah uyarıya devam ediyor ve onun içindir ki, gönderdiğim uyarı kitabı sizin dilinizde gönderdim diyor. Aranızda bahaneler arayan çıkacak, bizim dilimizden indirilmemiş bir kitap, ayetlerin ne dediğini anlayamıyoruz iyice açıklanmamış, Arap bir peygamber ve Arap topluma başka dilde bir kitap gönderilir mi demeyesiniz diye, Kur’an Arapça indirilmiştir diye açıklama yapıyor. Hatırlayınız lütfen, Hz. Musaya yani Yahudi toplumuna Tevrat o günkü toplumun dili İbranice, İncil Aramice Kur'an Arap topluma Arapça indirilmiştir. Hatırlatırım bu kitapların hepsi tüm insanlara indirilmişti, yalnız O günkü toplumlara değil.
Bu uyarı ayetten aldığımız dersten yola çıkarak, Kur’an'ın başka dile tam çevrilmeyeceğini ve herkesin doğru anlayabilmesi için, Arapça bilmesi gerektiğini söyleyenlere, sizler bu ayet ışığında nasıl bir cevap verirdiniz? Aslında cevap bile vermeye gerek yok, dediğinizi duyar gibiyim. Bu ayeti okuyup tebliğ aldığı ve iman ettiğini söylediği halde, batıl inançlarını aklamak ve Kur’an gerçeklerini gizlemek için, Kur’an'ın her dile tam olarak çevrilemeyeceğini hala inatla söyleyenlere, ne söylerseniz söyleyin anlamayacaklardır. Bu düşünce doğru olsaydı, Kur’an'ı tercüme edenlerin hepsi yanlış tercüme etmiş olurdu. Onlarca Kur’an meali yazarları, eğer bu mantıksız düşünceye inansaydı, Kur’an'ın tercümesini yazmaya, cesaret ederler miydi? Daha da ilginç olan, ayetin özünde anlatmaya çalıştığı mantıktan yola çıkarak, hiçbir dile tam olarak çevrilmeyen kitap olsaydı, bu durumda bazı kişiler şöyle bir bahane bulurlardı. “RABBİMİZ GÖNDERDİĞİN KİTAP ARAPÇA. BİZLER İSE TÜRKÜZ. BİZİM DİLİMİZE ÇEVRİLEMEDİĞİ İÇİN BİZLER KUR’AN'I ANLAYAMADIK VE YAŞAYAMADIK. BİZLERİ SORUMLU TUTMA.” Ne dersiniz, incir çekirdeği kadar yapılanların hesabını yapan Rabbimiz, hiç bir dile tam çevrilmeyen bir rehber kitap gönderip, daha sonrada bu kitaptan tüm kullarına hesap sorar mı? Yorum sizlerin.
Değerli din kardeşlerim. Kur’an Allah'ın NURUDUR. Bu dünyada yaşayan her topluma hitap eder ve onların dillerine çevrilebilir, yeterki tercüme eden art niyetle kendi inancını Kur'an'a söyletebilmek amacıyla tercüme etmesin. Bu yanlışın yapılacağını bilen Rabbimiz, aynı konuda birçok ayette tekrarlar yapmış ki, yapılan yanşlışlar ortaya çıksın. Bu yanlışları fark etmekte iman eden Müslümanlara düşüyor, derslerini Kur'an'dan iyi çalışarak. Bunun tersini söylemek, Allah'a ve Kur’an'a iftiradır, saygısızlıktır. Onun içinde Kur’an'ı anlamadığımız dilden değil, MUTLAKA ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUMALIYIZ Kİ, ANLAYIP AYETLER ÜZERİNDE DÜŞÜNEBİLELİM. ANLAYARAK KUR’AN'I OKUMAK, KUR’AN'IN EMRİDİR. ÇÜNKÜ ALLAH OKU, DÜŞÜN VE HAYATINA GEÇİR DİYOR. ANLAMADAN OKUDUĞUN KUR'AN AYETLERİ ÜZERİNDE DÜŞÜNEBİLİR MİSİN?
Günümüzde Türkçeye çevrilmiş, birçok Kur’an mealleri vardır. Belki bir kısmı geleneksel İslam ve rivayetlerin etkisiyle, ne yazık ki parantez içinde, öyle farklı anlamlar vermeye çalışanlar vardır ki, tabi bu durumda ayetinde anlamı değişiyor. Bizlere düşen, Kur’an'ı tercüme eden kişinin parantez içine aldıkları anlamlara bakmadan, ayeti Kur'an bütünlüğünde diğer ayetlerle bağlantı kurarak anlamaya çalışmak olmalıdır. Çünkü Allah ayetleri bizzat Kur’an'da, diğer ayetlerle açıkladığını, izah ettiğini bildiriyor bizlere. Allah razı olsun parantez içine alınmadan, tercüme edilen bire bir tercümelerde vardır. Bunlardan yararlanıyoruz, istifade ediyoruz ve Allah'ın tebliğini alıyoruz. Hepsinden Allah razı olsun.
Kur’an'ı anlamak adına çaba gösterenlerin, eğer kafalarında batıl yer etmediyse, hurafenin etkisinde kalmadan, gerçekleri öğrenmek adına bakıyorsa Kur’an'a, Rabbimiz böyle kişilere cevap veriyor ve O kulunun GÖNÜL GÖZÜNÜ AÇIYOR. KUR’AN'DAN İSTİFADE ETMESİNİ SAĞLIYOR. İYİ ARAPÇA BİLENLER, KUR’AN'I EN DOĞRU ANLAYANLAR OLSAYDI, ARAPLARIN BUGÜN YAŞADIĞI İSLAM'IN, BİZLER İÇİN ÖRNEK BİR İSLAM OLMASI GEREKİRDİ. NE YAZIK Kİ ARAPLARIN YAŞADIĞI İSLAM İLE KUR’AN’IN EMRETTİĞİ İSLAM’IN YAKINDAN UZAKTAN BİR İLGİSİ OLMADIĞINI, AÇIKÇA GÖRÜYORUZ. Demek ki Kur'an'ı doğru anlamak için öncelik, Arapça bilmek değil ön yargılardan uzak, ayetler üzerinde Kur'an bütünlüğünde düşünmekmiş.
Arapça da bazı kelimelerin farklı anlamlara geldiğini söyleyenlere, şunu hatırlatmak isterim. Her dilde aynı kelime farklı anlamalara gelebilir, bu çok normaldir. Ama bahse konu kelime, cümle içinde kullandığı anlamını alır. Bir sözcük ilk söylendiğinde, akla gelen ilk anlamına, gerçek anlamı denir ki, bu Türkçede de vardır. Aynı sözcüğü gerçek anlamından, farklı olarak kazandırılan anlama da değişmeceli ya da yan anlam denir. Ama hepsi kullanıldığı cümlede, ne anlama geldiği kesinlikle anlaşılır. Örneğin bir sevdiğinize, sen benim güneşimsin, ayımsın deseniz, karşınızdaki kişi sizi yanlış anlar mı? Bunun gibi Kur’an'da benzeşmeli, hatta kinayeli örnekler çoktur. Ama hepimiz ayette geçen kelimenin ne anlama geldiğini anlarız.
TEKRAR HATIRLATMAK İSTİYORUM. ARAPÇA BİLMİYORSANIZ, KUR’AN'I ANLAYAMAZSINIZ DİYENLER, KUR’AN'DAN GERÇEKLERİ GİZLEMEYE ÇALIŞANLARDIR. ÇÜNKÜ KUR’AN GERÇEKLERİNİ BİZZAT OKUYARAK TEBLİĞ ALAN BİR MÜSLÜMAN, DİNE SOKULAN BATIL VE HURAFELERİN, GERÇEK OLMADIĞINI GÖRECEK VE İNANMAYACAKTIR. TÜM KORKULARI VE TELAŞLARI BUNDANDIR.
Kur’an'ı herkes anlayamaz, onu veli kişiler anlar demek, Kur’an'a iftiradır, Allah'ın ayetlerine muhalif olmaktır. Çünkü Allah yemin ederek birçok kez şunu söylüyor.
Kamer 17: ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. Var mı düşünüp öğüt alan? (Diyanet meali)
Demek ki önyargılardan uzak Kur'an'ı okuyup, ayetler üzerinde dikkatle düşünen, Kur'an'ı anlayabiliyormuş ki, Rabbimiz yokmu ayetler üzerinde düşünen diye soruyor. Dilerim bu gerçeklerin farkında olan ve rivayetlere değil Allah'a kulak veren, O'nun azınlık halis kulları arasında oluruz.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/