KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
İslam Toplumunda Çok Kullanılan MAHREM, NAMAHREM Konusu Üzerine.

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu MAHREM, NAMAHREM konusu üzerine olacak. Bu iki Arapça kelimenin önce anlamını hatırlayalım. Mahrem İslam dininde, birbiriyle evlenilmesi yasak olan yani nikâh düşmeyen kişi anlamına gelir. Bunu Nisa suresi 23. Ayette, Rabbimiz detaylı açıklıyor. Özet olarak söylemek gerekirse birinci derece akrabalarınızla evlenemeyeceğimiz, yani mahrem olduğu bilgisini veriyor. Bunun tam tersi olan yani evlenme yasağı olmayan, evlenebileceğimiz kişilere de NAMAHREM denir.

Gelelim bu konuda ki günümüz İslam toplumlarının, namahrem kelimesine verdiği anlama. Bizler Kur’an’ın yani Allah’ın asla hüküm vermediği konularda, mezheplerin cemaatlerin verdiği hükümlerle İslam’ı yaşamaya alıştığımız için, her konuda olduğu gibi bu konuda da inanılmaz Allah adına, HÜKÜMLER VEREBİLİYORUZ. Küçük bir örnek. BİR KİŞİ, EVLENMESİ HARAM OLMAYAN NÂMAHREM KİMSELERLE BAŞ BAŞA KALAMAZ.” Bu hükmü kim verdi, Allah mı? Elbette hayır. Hani Rabbimiz, ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyordu, ne oldu unuttuk mu? İyide baş başa yalnız kalan kadın ve erkeğin ne yapabileceği düşünülüyor da, böyle bir hüküm verebiliyorlar. Bunu söyleyeceklerine, bir kadın ya da erkek Allah’ın Kur’an’da emrettiği şekilde, edebiyle giyinmeli ve takva sahibi olmalı saygılı ve terbiyeli konuşmalı.  Üslubuna dikkat etmelidir denmesi gerekmez mi? Kur’an terbiyesi almış bir kadın ve erkek herhangi bir konuyu konuşmak için, baş başa kalsa sizce birilerinin aklına gelen o sapkın düşünce, onların aklına gelir mi? Kendimizi Kur’an ile terbiye edemediğimiz için, bakın nasıl önlemler almaya çalışıyoruz. Bu konuyu o kadar ileri götürmüşüz ki, toplumuzda kadın ve erkeğin baş başa kalamayacağını kabul ettirebilmek için ATEŞ İLE BARUT YANYANA DURMAZ örneğini bile vermişiz. Düşünebiliyor musunuz birbirimizi nelere benzetiyoruz. Bu toplum sizce sosyalleşebilir mi?

Bu düşünce ve inanç İslam toplumunda öyle kabul görmüş ki, İSLAM TOPLUMU ASLA SOSYAL BİR TOPLUM OLAMAMIŞ. Bu zihniyet çok üzgünün hanımlarımızdan özür dileyerek söylüyorum, KADINI ŞEYTANIN ADETA YARDIMCISI OLARAK gördüklerinden, kadın deyince akıllarına hep kötü şeyler getiriyorlar. Bunun tek bir nedeni var, nefsimizi Kur’an ile terbiye etmeyi başaramadık. Bu yanlış düşünceye inananlar, Allah kadın erkek ayrımı yapmadan EY İMAN EDENLER, CUMA SALATINA ÇAĞRILDIĞINIZDA ÇAĞRIYA UYUN, YANİ CUMA NAMAZINA GİDİN DEDİĞİ HALDE, ALLAH’IN HÜKMÜNÜ BİLE TAHRİF EDİP, KADINA CUMA NAMAZI FARZ DEĞİLDİR DİYEBİLMİŞLERDİR. Neden, çünkü nefislerini terbiye edemedikleri, onlara karşı her an kötü şeyler düşünüp, kötü şeyler yapabilecekleri akıllarına geldiğinden, kadınları toplumdan yakınlarından uzak tutmanın yollarını aramışlardır.

İşte bu düşünce ve zihniyetin inancına göre, kadın evlenebileceği herhangi bir erkekle bile baş başa kalıp, özel bir şey ya da genel bir konuyu asla konuşamayacağına, ALLAH’IN YERİNE KARAR VEREBİLMİŞLERDİR. Allah’ın zikriyle mayalanarak onun terbiyesini almadığından, ÖZELLİKLE ERKEKLER KENDİ NEFİSLERİNDEN BİLE KORKTUKLARI İÇİN, ÇAREYİ KADINI TOPLUMDAN İZOLE ETMEKTE, UZAK TUTMAKTA YANİ ADETA SAKLAMAKTA BULMUŞLAR. Rabbimiz kadın erkek baş başa kalamaz hükmünü vermiş olsaydı, kadının ticaret yapmasını da yasaklardı? Var mı böyle bir yasak, elbette yok.

Bizler gerçek imanın tadına, huzuruna ve mutluluğuna hala ulaşamadık, nasıl yaşamamız gerektiğini de anlayamadık. Çünkü NEFSİMİZİ KUR’AN İLE TERBİYE EDEMEDİK. Özellikle nefsimizi terbiye edemeyen biz erkekler, kendimizden kadını uzaklaştırdığımızda, çözüm bulabileceğimizi zannettik. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, bu konuda örnek verirken bakın nefis konusunda nasıl bir uyarıda buluyor.ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. Akıl ve Kur’an devre dışı kalıp nefsimizle İslam’ı yaşarsak, sonuçta elbette böyle olacaktır.

Eğer biz Müslümanlar zikir yani Kur’an ehli olsaydık, Rabbimizin bizlerin kadın erkek bir arada özellikle yaşamamızı istediğini Kur’an’dan hemen anlardık. Çünkü bakın Kur’an’da kadın erkek birbirinin neyi olur diyor, lütfen bakar mısınız? “MÜ’MİN ERKEKLER VE MÜ’MİN KADINLAR BİRBİRLERİNİN DOSTLARIDIR. İYİLİĞİ EMREDER, KÖTÜLÜKTEN ALIKOYARLAR.” (Tevbe 71) İman etmiş mümin kadın ve erkek bir birinin dostuysa, birbirine iyiliği emredip kötülükten alıkoyarsa, nasıl olurda iki dost baş başa yalnız kalamaz deriz? Bu kadar mı aklımızı yitirdik. Hatta kadının ya da erkeğin, birbirine selam vermesini bile yasaklayan bir inanç yarattık. Eğer bir kadın bir erkekle baş başa kalamıyor, aklımıza kötü şeyler geliyorsa, bizler birbirimizle ne dost, nede iman eden mümin olamamışız demektir. Lütfen Ahzab suresi 35. Ayeti de okuyunuz. Bu ayette de “Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler, iffetlerini koruyan kadınlar; Allah’ı çokça anan erkekler, çokça anan kadınlar; İŞTE BUNLAR İÇİN ALLAH BÜYÜK BİR ÖDÜL HAZIRLAMIŞTIR.” Rabbimiz bizleri bu dünyaya imtihan için gönderdiğini söylüyor ve imtihanımız gereği de özellikle kadın erkek birlikte yaşamamız gerektiğini, böylece birbirimizle İMTİHAN OLDUĞUMUZU SÖYLÜYOR. Ama bu imtihan bize zor geldiğinden, imtihandan nasıl kaçarız onun yolunu arıyoruz. Hiç boşuna bahaneler uydurmayalım, bu imtihandan kaçış yok. Ya hep birlikte dostça, kardeşçe huzur içinde yaşayacaksın, ya da huzurdan mutluluktan, adaletten uzak bir birine düşman bir hayat yaşayacaksın.

Tekrar etmek istiyorum. Kur’an, asla evlenme yasağı olmayan kadına ve erkeğe bir arada çalışmasına ya da, baş başa bir konuyu konuşmasına yasak getirmemiştir. Bunun tersini söylemek Kur’an’a iftiradır. ÖZELLİKLE KADIN ERKEK AYRIMI YAPMADAN, İFFETLİ NAMUSLU OLMAMIZ UYARISINI YAPAR. Onun içindir ki Allah kadına, çalışma yasağı getirmemiştir. Hatta Nur suresi 61. Ayetinde dostlarınızın arkadaşlarımızın evlerinde, hep birlikte ailecek eşlerinizle oturup yemek yemenizde dahi, bir sakınca yoktur diye bilgi verir Kur’an. Bu ayetleri duymak, hatırlamak bile istemediklerinden olsa gerek, toplumda bu tür arkadaş gezmelerinde bile kadın erkek ayrı ayrı odalarda oturup yemek yendiğini, ayrı sohbet ettiklerini, birlikte oturmanın namahrem günah olduğunu söylemekten, her nedense hiç korkmayız. Buna çok ilginç bir isimde bulmuşuz ve HAREMLİK SELAMLIK adını vermişiz. Bu yanlışımız bizlerin, sosyalleşmesini engelliyor. Din adına neyin doğru olduğuna inanıyorsan, O senin için kutsaldır. Çok üzgünüm İslam toplumunun genel çoğunluğunun kutsalı, Kur’an değil, mezheplerin öğretisi rivayetler. ONUN İÇİN HER ZAMAN HATIRLATIRIM, LÜTFEN İNANCIMIZI SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN İLE SORGULAYALIM.

Bu konu bahsedildiğinde, atalarının inancını Kur’an’a söyletmeye çalışanlar, Ahzab suresi 32, 33. Ayetleri örnek verirler. Bu ayette Allah, Resulünün eşlerini özellikle uyarıp ikaz ediyor ve diyor ki, siz diğer kadınlar gibi değilsiniz, edebinizle oturun Resulüme sorunlar çıkarmayın diye ikaz ediyor. Çünkü diğer ayetlerden de anlıyoruz ki Resulün eşleri kendi aralarında sorunlar çıkarıp, Allah’ın Resulünü meşgul ediyorlar ve görevini yaparken engel oluyorlardı. Yine batıl inançlarına, Ahzab 53. ayet örnek gösterilir. İsterseniz ayeti yazalım ki Allah, Resul eşlerine bunu ne anlamda söylüyor doğru anlayalım.

Ahzab 53: EY İMAN EDENLER! SİZ (YEMEĞİN HAZIRLANMA) ZAMANINI GÖZETMEKSİZİN -BİR YEMEK İÇİN SİZE İZİN VERİLMESİ HARİÇ- NEBİNİN EVLERİNE GİRMEYİN; SADECE DAVET EDİLDİĞİNİZ ZAMAN GİRİN! YEMEĞİ YEDİĞİNİZDE BAŞKA BİR KONUYA GİRMEYEREK HEMEN DAĞILIN! (ÇÜNKÜ) ŞÜPHESİZ Kİ BU DURUM NEBİYİ ÜZMEKTE FAKAT O (SİZE BUNU SÖYLEMEYE) UTANMAKTADIR. (ANCAK) ALLAH GERÇEĞİ SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEZ. ONLARDAN (NEBİNİN HANIMLARINDAN) HERHANGİ BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN! BU (DURUM) HEM SİZİN KALPLERİNİZ, HEM DE ONLARIN KALPLERİ İÇİN DAHA TEMİZ BİR DAVRANIŞTIR. ALLAH’IN ELÇİSİNİ ÜZMENİZ VE KENDİSİNDEN SONRA ONUN EŞLERİNİ NİKÂHLAMANIZ SİZİN İÇİN ASLA SÖZ KONUSU OLAMAZ. ŞÜPHESİZ Kİ BU DURUM, ALLAH KATINDA BÜYÜK (BİR GÜNAH)TIR.

Bu ayet Allah’ın Resulüne, eşlerine ve eve gelen misafirlere hitaben, çok özel bir konuda indirilmiş bir ayet. Bu ayette bahsedilen hiçbir konu, ne biz erkeleri nede kadınları bugün kapsamayan konudan bahsediyor, elbette ders almamızı sağlıyor. Çünkü özellikle nebinin eşlerinin özel konumu ile ilgili. Neden, çünkü Nebinin vefatından sonra bile, NEBİNİN EŞLERİYLE EVLENMENİZ, EBEDÎYEN HELÂL DEĞİLDİR”, diyor. Allah’ın Resulünün evine sürekli izinsiz gelip gidildiğinden ve Resulün kendisini ve eşlerini bu durum rahatsız ettiğinden, Allah o günkü Müslümanları bu konuda uyarıyor ve diyor ki, sizin bu dikkatsiz davranışlarınız Resulümü ve eşlerini üzüyor, gidecekseniz daha dikkatli olun diye bahsettiği konularda uyarıyor. Son bölümünde de özellikle erkek ziyaretçiler uyarılıyor. Resulümün eşlerinden bir şey istediğinizde, perde arkasından isteyin derken özellikle HİCAB kelimesini kullanıyor.

Bu ayetin bu bölümüne, Müslüman toplumunda öyle anlamlar veriliyor ki,  Nebinin eşlerinin peçe taktığından tutun, kadın erkek aynı yerde bulunamaz konusuna kadar anlamlar çıkartılıyor. Hâlbuki Kur’an’ın diğer ayetlerinde dost ve arkadaşlarınızla ailecek birlikte oturabileceğimiz, hatta birlikte kadın erkek yemek yiyebileceğimizi açıklanmıştı Allah. Ahzab 53. Ayette geçen bahsettiğim cümlede Hicab kelimesinin, farklı anlamlarına bakalım. Önce şunu hatırlatmak isterim, Kur’an’da bazı ayetlerde konuya dikkat çekmek için benzetme teşbih kullanılır örneğin; ELİNİ BAĞLAYIP BOYNUNA ASMA. KÖR VE SAĞIR KESİLDİLER. ELLERİYLE AYAKLARI ARASINDA BİR İFTİRA UYDURMAK. Bakın HİCAB  kelimesi hangi anlamlara geliyor muş.Hicâb terimi, İKİ ŞEY ARASINA GİREN VEYA BİRİNİ DİĞERİNDEN AYIRAN, KORUYAN VEYA GİZLEYEN NESNEYİ İFADE EDER; kullanıldığı yere göre, hem somut hem de soyut anlamlarıyla “bariyer”, “engel”, “duvar”, “cam”, “perde”, “örtü” vb. gibi kelimelerle karşılanabilir.

Günümüz tabiriyle anlayacağımız şekliyle söylemek gerekirse, PERDE ARKASINDAN sözüne şu örneği verebiliriz. "KARŞILIKLI OTURMUŞ, KONUŞUYORDUK. AMA ARAMIZDA ÖYLE BİR PERDE VARDI Kİ, BİR BİRİMİZİ ADETA NE GÖRÜYOR, NEDE HİSSEDEBİLİYORDUK."  Bu sözlerden de anlıyoruz ki, Allah özellikle şunları söylüyor gelen misafirlere. Nebimin evindeyken, eşleri sizlere hizmet ettiği zamanlarda onlara karşı saygılı, hürmetli olun. KALBİNİZDE ONLARA KARŞI BİR PERDE OLSUN, sakın ola ki onlara karşı duygusal bir düşünceniz aklınızdan bile geçmesin, aranızda bir perde olsun, engel olsun, onlar sizlerin ANNENİZ GİBİDİR diyor. Bu söylediklerimin doğruluğunu yine aynı ayette geçen uyarılar destekliyor. Bakın ne diyor?  “BU, HEM SİZİN KALPLERİNİZ, HEM DE ONLARIN KALPLERİ İÇİN DAHA TEMİZ BİR YOLDUR.” Tüm bu bilgilerden sonra konuyu özetlersek, Allah Resulünün eşleri ile aranızda mutlaka MESAFE OLSUN uyarısını yapıyor.

Sanırım MAHREM VE NAMAHREM konusu anlaşılmıştır. Bizler bu kelimelere Allah’ın vermediği anlamları verip, ne yazık ki Allah’ın yemin ederek KOLAYLAŞTIRDIM dediği İslam dinini zorlaştırdık, şimdide neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamaz olduk. Dilerim önce kafamızdaki tüm batıl ve hurafelerden kurtulup, daha sonra Allah’ın emrettiği gibi onun ipine sarılan, böylece Kur’an gerçekleri ile buluşan, ALLAH’IN AZINLIK HALİS KULLARINDAN OLURUZ.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 



Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.
 
Yorum Yaz
Ad-Soyad:
E-Mail :
Mesaj:
En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.
Güvenlik:
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı.