KUR'AN A DAVET

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
İSLAM ÜLKELERİNİN, BUGÜNKÜ ACIKLI HALİNE NEDEN, SİZCE NE OLABİLİR.
Günümüz İslam âleminin durumu, beni her zaman çok düşündürmüştür. Niçin İslam ülkelerinin genelinde, bir geri kalmışlık, düşmanlık, huzursuzluk, acı ve hüzün vardır? İşte bu soruya derinlemesine bir cevap aramadığımız sürece, soruna da çare bulunmamız mümkün olmayacaktır. 
 
Bizler acaba İslam ı yaşarken, bir yerlerde çok büyük yanlışlıklar mı yapıyoruz da, böyle bir sonuç çıkıyor ortaya? İşte kendimize sormamız gereken en önemli soru, bu olsa gerek. BU SORUNUN CEVABINI CESARETLE ARAYABİLİRSEK, SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE ÇOK BÜYÜK YOL ALACAĞIMIZA İNANIYORUM.
 
Bizler Müslüman’ız diyoruz, ama gerçekten bir Müslüman ın taşıması gereken şartlarını taşıyor muyuz? İmanımıza yön veren kurallar, Allah ın rehberinde hüküm verdiklerimidir? Yoksa kendimize Kur’an dan çok uzak bir inanç mı yarattıkta, Allah bizleri cezalandırıyor? Birde Müslüman olmayan cennete gidemez, bizler Allah ın sevgili kullarıyız diyoruz, sanki cenneti hak etmiş, Allah ın doğru yolundan gidiyormuşuz gibi. Yahudi ve Hristiyanlarda aynı yanlışı yapmışlardı ve Allah Kur'an da bakın onları ve bizleri nasıl uyarıyordu.
 

YAHUDİLER VE HIRİSTİYANLAR, "BİZ ALLAH'IN OĞULLARI VE SEVGİLİLERİYİZ" DEDİLER. "ÖYLEYSE GÜNAHLARINIZDAN ÖTÜRÜ SİZE NİÇİN AZABEDİYOR?  (Maide 18)

Ne dersiniz, madem bizler Allah ın e doğru yolunda giden Müslümanlarız, ALLAH BİZ MÜSLÜMANLARA NEDEN AZAP EDİYORDA İSLAM TOPLUMLARINDA SAVAŞ, ACI, KEDER EKSİK OLMUYOR. BUNU HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ? Eğer bu soruların üzerine, hiç korkmadan gidebiliyor ve elimizdeki rehberden bunun cevabını almaya çalışıyorsak, tüm bu sorunların kaynağına inebiliriz. YOK, EĞER HALA BAZI TABULAR YIKILAMIYOR, ENPATİ YAPAMIYOR, HATTA KONUŞMAYI BIRAK, KONUSUNU AÇANLARI DAHİ DİN DÜŞMANI, SÜNNET İNKÂRCISI GİBİ SUÇLARLA SUÇLUYORSAK, daha çok acı çekmemiz ve başkalarının ESARETİNDE yaşamamız, kaçınılmaz olacaktır.

Bizler niçin Müslüman ülkeler olarak, bir araya gelemiyoruz? Geliyoruz diyebilecek var mı aramızda. Şöyle bir düşünün isterseniz, hepsi neredeyse Hıristiyanların kontrolünde ve onların emirleri altında yaşıyorlar. İşin kötüsü onların kontrolünde, Müslüman ı Müslüman a düşürüyorlar. Bu acı gerçeği hala fark edemiyor muyuz? Allah bizlere Enam suresi 159. ayetinde, çok açık ve net bakın ne diyor.
 
"Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir."
 
Lütfen Allah ın sözlerini, çok iyi dinleyelim. Eğer Allah ın dinde sakın bölünmeyin, guruplara ayrılmayın dediği ayetinin üstünü öter de, görmezden gelirsek, acaba bir bütün olarak, güçlü kalabilir miyiz? Bu apaçık Rabbin sözlerini, önerdiği yolu gördüğümüz halde, DİNDE BÖLÜNMENİN GÜZELLİKLERİNİ, BEREKETİNİ ANLATAN BİR TOPLUM OLURSAK, NASIL HUZUR İÇİNDE OLABİLİRİZ? Peygamberimizin böyle bir yol izleyenlerle, asla birlikte olamayacağını söyleyen Yaradan ın sözlerini, duyan yok mu İslam âleminde? Kulaklar ve gönül bu kadar mı mühürlü? Allah Bakara suresi 42. ayetinde bakın ne diyor.
 
Bakara 42: BİLEREK HAKKI BATIL İLE KARIŞTIRMAYIN, HAKKI GİZLEMEYİN.
 
Allah bizleri açıkça uyarırken, bizler emin olmadığımız, Kur’an ın hiç bahsetmediği, hüküm vermediği onca bilgiler için de, bunlar Allah katındandır diyoruz. Açıkça Allah ın, sakın hakkı batılla karıştırmayın, emin olmadığınız bilginin ardından gitmeyin hükmüne kulak asmazda, Kur’an ın onay vermediği onlarca konuda, bunlarda peygamberimizin hükümleridir diyenlere inanır ve iman edersek, sizce bizler bu durumda Kur’an ın ipine mi sarılmış oluruz?
 
Allah ın elçisi, bizlerin Başöğretmeni peygamberimiz, bugünlerin olacağını Allah ın verdiği hikmet ile gördüğü için, bakın bizleri nasılda uyarıyordu?
 
(Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; KURAN’IN HELAL KILDIKLARI DIŞINDA BİR ŞEYİ HELAL KILMADIM. KURAN’IN HARAM KILDIKLARI DIŞINDAKİLERİ DE HARAM KILMADIM. 
İbni Hişam Siret 4 sayfa 332 
 
ALLAH’IN KİTABINDA HELAL KILDIĞI HELAL, HARAM KILDIĞI HARAMDIR. HAKKINDA SUSTUĞU İSE SERBESTTİR. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir. 
 
Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6 İbni Mace K. Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20 )
 
Bazı arkadaşlarım, sen işine gelince hadislerden örnek veriyorsun, işine gelmeyince, hadisler dinde kanıt olamaz diyorsun diye itiraz ediyorlar. Elbette dinde kanıt yalnız Kur'an dır, bunu Allah söylüyor. Ama Kur'an ın onayını alan her sözüde, Allah ın elçisinin söyleyeceğini düşünmek, neden yanlış olsun. Kur'an ı anlatmak, örnekler vermek her müslümanın görevidir. Önemli olan Kur'an öğretisinin, Allah ın hükümlerinin topluma nakledilmesidir. Yeterki Allah ın vermediği bir hüküm, bunlarda Allah ın emridir diyerek peygamberimizin adı kullanılmasın. Rivayet Hadislere ayrım yapmadan, düşünmeden, Kur'an süzgecinden geçirmeden çok değer verenler, acaba bu hadisleri neden görmezden gelirler? 
 
Toplumda Kur’an devre dışı kalınca, orada ne huzuru, nede mutluluğu bulmak mümkün olmayacaktır. Artık uyanalım, ayağa kalkalım, silkinelim. Atalım dinimize sokulan hurafe, batıl ve fitne itikatları. Bunu yapamadığımız sürece, Allah ın bizlere verdiği bu cezadan da, asla kurtulamayacağımızı unutmayalım. İbn- i Sina nın bir sözünü hatırlatmak istiyorum sizlere.
 
"İbn-i Sinâ ya:
- Dünyada devası olmayan bir dert var mıdır? Diye sorduklarında:
- Derdin devasızı, İYİNİN KÖTÜYE MUHTAÇ OLMASIDIR, CEVABINI VERMİŞ."
 
Sanırım Rabbimize karşı bizler büyük günahlar işliyoruz. Çünkü bugün İslam toplumu olarak, bizler kötüye muhtaç durumuna düştük. Bunu bizler hak ediyoruz. Çünkü Allah ın NURUNU devre dışı bıraktık.
 
Kurtuluşumuz, Kur’an da birleşmekle olur. Kurtuluş bölünmekle, ayrılmakla, gruplaşmakla değil, bir yumruk olmakla gerçekleşir. Müslüman ın dostu, kardeşi yine Müslüman dır. Onun dışında dost arayanlar yanılır. İçimize girip bizden görünenleri artık fark edelim, yoksa bu güzel vatanımızda bir gün, NE EZAN SESİ DUYARIZ, NEDE KUR’AN IN SESİNİ, bunu da unutmayalım.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: MEZHEPLER, HADİSLER VE BATIL KONULAR.