Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!" diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım.
Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan)
Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR. Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi inancımıza, hedeflerimize ve sorumluluklarımıza odaklanmanın önemini vurguluyor. Allah gerçek Hak doğru yolda olan kulları konusunda, bakın nasıl örnek veriyor bizlere. Onlar BOŞ SÖZ duydukları zaman, böyle sözlerden yüz çevirirler diyor. Peki boş söz derken, sizce ayette neleri kast ediyor olabilir? Ne yazık ki bizlerin Kur’an ile bağını kesenler, elleriyle yazdıkları sözleri/hadisleri Allah’ın kitabı Kur’an ayetleri gibi göstermişlerdir. İslam Kur’an ve Resulün sünneti yani O'nun rivayet hadisleri/sözleri ile yaşanır diyerek, Allah’ın Resulünün bu hadislerden haberi onayı bile olmadan, O’nun adını kullanarak atalarının mezhep inançlarını yaşayabilmek için, Kur’an’ın asla onaylamadığı sözleri/hadisleri Allah’ın dinine ilave etmekten korkmamışlardır. İşte Allah bunlara, BOŞ SÖZLER DİYOR. Hatta bu konuda Allah bakın nasıl uyarıyor bizleri, ayeti özellikle tekrar etmek istiyorum, çünkü böyle önemli ayetler adeta görmezden gelinerek islam yaşanmaya çalışılıyor. “GERÇEK HAK, RABBİNDEN GELENDİR; O HALDE SAKIN ŞÜPHEYE DÜŞENLERDEN OLMA!” (Bakara 147) Sizce bizler bu ayete iman ettik dedikten sonra, yalnız gerçek hak olan Allah’ın katından gelen Kur’an hükümlerine mi uyuyoruz? Yorumunu sizlere bırakıyorum. Şimdide Kasas 55. Ayetin, bir öncesi ayetlere baktığımızda bu söylediklerimi göreceksiniz.
Kasas 53-54: ONLARA KUR’AN OKUNDUĞU ZAMAN, “ONA İMAN ETTİK, ŞÜPHESİZ O RABBİMİZDEN GELMİŞ GERÇEĞİN KENDİSİDİR. ESASEN BİZ BUNDAN ÖNCE DE RABBİMİZE BOYUN EĞMİŞTİK” DERLER. İŞTE (BASKILARA KARŞI) SABRETMELERİNDEN ÖTÜRÜ ONLARA MÜKÂFATLARI İKİ DEFA VERİLECEKTİR. ONLAR KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVARLAR, KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ RIZIKTAN DA ALLAH RIZÂSI İÇİN HARCARLAR. (Kur’an yolu. Diyanet İşl.)
Gördünüz mü bakın Rabbimiz, gerçek iman etmiş kullarının hangi bilgileri dinleyip iman ettiklerini söylüyor. “ONLARA KUR’AN OKUNDUĞU ZAMAN, “ONA İMAN ETTİK, ŞÜPHESİZ O RABBİMİZDEN GELMİŞ GERÇEĞİN KENDİSİDİR.” Demek ki Allah’ın dini İslam’ı en doğru yaşayabilmemiz için, gerçeğin ta kendisi YALNIZ KUR’AN’A İMAN ETMEMİZ GEREKİYORMUŞ. Çünkü Allah, ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem demiyor muydu? Bu ve benzeri onlarca ayeti tebliğ alıp iman ettik dediğimiz halde, bizler hala tam tersini söyleyip, YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ demeye, içimiz rahat devam ediyoruz ve Allah’ın Resulüne atfen söylenen rivayet hadisleri böylece hiç düşünmeden Kur’an ile sorgulamadan, dinin emri gibi yaşıyoruz.
Bu ayetler, çok dikkat çekici uyarılarda bulunuyor bizlere. Önyargısız olmak: Ayetteki kişiler Kur'an'ı duyduklarında kibirlenmemiş, onun Rabbimizden gelen bir gerçek olduğunu anında itiraf etmişlerdir. İnsan, karşısına çıkan doğru bir bilgiyi veya İLAHİ BİR HAKİKATİ, KİŞİSEL MEZHEPSEL İNATLARINI BİR KENARA BIRAKARAK, HEMEN KABUL ETMELİDİR. Biz bundan önce de Müslümanlardık / boyun eğmiştik" diyerek, doğru inanç üzere yaşamanın anlık bir heves değil, bir hayat çizgisi olduğunu gösterir. HAKİKİ İMAN, GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN, KARARLI VE İSTİKRARLI BİR DURUŞ GEREKTİRİR. İki defa ödüllendirilecek olmalarının sebebi, hem eski inançlarındaki sadakatleri hem de İslam'a geçerken çektikleri sıkıntılara ve çevre baskısına karşı sabretmeleridir.
Ayetin devamında çok daha dikkat çekici bir bilgi veriyor. Bakın Kitap ehli Kur’an’ı tebliğ aldığında ne söylüyorlar. “ESASEN BİZ BUNDAN ÖNCE DE RABBİMİZE BOYUN EĞMİŞTİK” DERLER.” Devamında da yine çok önemli bir konuya dikkatimizi çekiyor Rabbimiz. Atalarının batıla hurafe inançlarına uymayıp, akıllarını kullanarak geçmişte Allah’ın vahyi ile anlatılanları karşılaştırıp, hak olan vahye tabi olmayı seçtikleri için yani sabırlarından dolayı, bakın Allah onları nasıl mükâfatlandıracağını söylüyor. “İŞTE (BASKILARA KARŞI) SABRETMELERİNDEN ÖTÜRÜ ONLARA, MÜKÂFATLARI İKİ DEFA VERİLECEKTİR” Bu ayeti okuduğumda, Hz. Muhammed geldi aklıma. O örnek insan Kitap ehlinin genel çoğunun ALLAH’TAN GELEN VAHYİN DIŞINA ÇIKARAK, uyduğu atalarının inancına tabi olmamış ve gerçek HAK olanın arayışında olarak, onlara tabi olmayıp ÜMMİ olarak kalmayı seçmişti. Allah’ta bundan dolayı O'nu Resul olarak güven elçisi seçmişti. Ayetin devamında da bakın gerçek mümin nasıl davranır diyor. “ONLAR KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVARLAR, KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ RIZIKTAN DA ALLAH RIZÂSI İÇİN HARCARLAR.”
Ne dersiniz günümüzde emeği ile çalışarak kazanan çevremizde çok fazla Müslüman görebiliyor muyuz? Televizyonlarda izlediğimiz haberleri dinledikçe, bunları ateistler bile yapmaz dediğinizi biliyorum. Demek ki bolca namaz kılmak hacca gitmekle, Allah’ın istediği gerçek Müslüman olunmuyormuş. Allah’ın Kur’an’da uyardığı ve kınadığı ne yazık ki GÖSTERİŞ YANİ SÖZDE MÜSLÜMANLAR OLDUK. Tüm bu ayetlerin sonunda Rabbimiz, bakın Elçisine ne diyor.
Kasas 56: SEN SEVDİĞİNİ DOĞRU YOLA ULAŞTIRAMAZSIN ANCAK ALLAH DİLEYENİ (LAYIK GÖRDÜĞÜNÜ) DOĞRU YOLA ULAŞTIRIR. O, DOĞRU YOLA ULAŞTIRILMIŞ OLANLARI İYİ BİLENDİR. (Mehmet Okuyan)
Bu ayetten alacağımız derse gelince. Bizler ailemiz, arkadaşlarımız veya sevdiklerimiz için doğru olanı anlatmakla, onlara güzel örnek olmakla sorumluyuz. Ancak onları zorla değiştiremeyiz veya hidayete erdiremeyiz. Resullerin dahi yetkisi sadece "TEBLİĞ ETMEK" yani doğruyu ulaştırmaktır; kalplere hükmetmek değildir."SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40)" Ayetteki "Allah dileyeni / layık gördüğünü doğru yola ulaştırır" ifadesi, kulun kendi cüzi iradesiyle hakkı araması ve ona yönelmesi gerektiğini gösterir. Kişi kalbini hakikate kapatır ve inkârda ısrar ederse, en yakınındaki kişi Allah’ın Resulü bile olsa ona fayda sağlayamaz. Ayetin sonunda belirtildiği gibi, kimin samimi olduğunu ve kimin doğru yola girmeye layık olduğunu en iyi Allah bilir. BU YÜZDEN İNSANLAR HAKKINDA KESİN HÜKÜMLER VERMEKTEN KAÇINMALIYIZ.
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/