KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
Allah’a Ulaşmanın Yolu Kur'an’dan Geçer.
Allah bu dünyada yarattığı tüm canlılar içinde, kendi iradesi ile hareket eden, aklını kendi iradesi yönünde kullanabilen, yani özgür tek canlı olarak insanı yaratmıştır. Ayrıca onun emrine de tüm âlemi sunmuştur. Şimdide insanın yaradılışını düşünelim. Topraktan yaratılmışız, ama en büyük özelliğimiz ise Allah'ın kendi ruhundan üfleyerek, bizlere can vermesidir. Şeytan ben ateşten yaratıldım, insana secde etmem, yani saygı duymam dediğinde, bence unuttuğu şeyin insana, Secde 9. ayette söylediği gibi, Allah'ın kendi ruhundan üflemesini, hesap edememesi olsa gerek. İnsanı meleklerden daha üstün yaratması, gerçekten düşündürücü dür. Acaba bu konuyu hiç düşündünüz mü? Şunu da söylemeliyim ki, Allah yarattığı insana, verdiği akıl ve özgür irade sayesinde, meleklerden üstün olduğu gibi, şeytanın bir eşi de olabileceği örneklerini Kur’an'da vermesi, dikkat çekicidir. Şimdide Kur’an'a bakalım, Allah özenerek yarattığı insanı, acaba nasıl özellikler de yaratmış? Sanırım burası çok önemli, ama neden bu özelliklerde yarattığını da dikkatle düşünmeliyiz.
 
“ İNSAN ÇOK ACELECİ (TEZ CANLI) YARATILMIŞTIR. SİZE YAKINDA ÂYETLERİMİ GÖSTERECEĞİM. ŞİMDİ ACELE ETMEYİN.” (Enbiya 37)

“ALLAH SİZE HAFİFLİK GETİRMEK İSTİYOR. ÇÜNKÜ İNSAN ÇOK ZAYIF YARATILMIŞTIR.” (Nisa 28)

“YEMİN OLSUN, BİZ, BU KUR’AN'DA, İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ ÖRNEĞİ DEĞİŞİK İFADELERLE GÖZLER ÖNÜNE KOYDUK. İNSAN İSE VARLIĞIN, TARTIŞMAYA EN ÇOK TUTKUN OLANIDIR.” (Kehf 54)

Ne kadar dikkat çekici ve de bir o kadar düşündürücü özellikler. Allah akıl ve mantık veriyor, ama onun yanında da özgür iradesini verip, yukarıdaki zafiyetleri de özellikle vererek, bizleri çok önemli bir imtihandan geçiriyor. İnsanın aceleci bir tabiatta yaratılmış olması, yine insanın zayıf karakter de oluşu, en dikkat çekici özelliklerden biriside, tartışmaya en çok tutkun oluşu. Bu bilgilerden sonra, elbette şunu düşündünüz bir an, bu yapıda yaratılmış bir insanın, hata yapmaması mümkün mü? Kur’an'ı okuduğumuzda Allah'ın Resulünün bile hata yaptığını bizlere bildirdiğine göre, bizlerinde hata yapmaması gerçekten mümkün değil. 
 
Bu konuya da açıklık getiriyor Rabbimiz ve diyor ki; İNSANA AKLI, MANTIĞI VE ÖZGÜRCE KARAR VERME, MUHAKEME GÜCÜNÜ VERDİM. Hiçbir canlıya vermediğim bu güçler sayesinde, tüm zorluğun üstesinden gelebilirsiniz. Lütfen dikkat, düşünüp öğüt alanlardan bahsediyor. Ben anlayamam diyerek, düşünme ve sorgulama güçlerini bizzat kullanmayanlar, birilerine inançlarını emanet ederek, onlara tabi olarak yaşayanlar, bu demektir ki yaradılış zafiyetlerinin etkisinde kalacak ve kesinlikle yanlış yolu izleyeceklerdir. ÇÜNKÜ AKLINI KULLANMAYAN, BU DURUMDA ÇOK BÜYÜK TEHLİKEDE DEMEKTİR. Allah yine de biz kullarını yalnız bırakmayıp, bizler için elçiler ve rehber kitaplar göndererek, yanlışlarımızın farkına varmamızı sağlamıştır. “EĞER YASAKLANDIĞINIZ GÜNAHLARIN BÜYÜKLERİNDEN UZAK KALIRSANIZ, DİĞER KÖTÜLÜKLERİNİZİ ÖRTERİZ VE SİZİ NİMET VE BEREKET DOLU BİR VARIŞ YERİNE ULAŞTIRIRIZ.” (Nisa 31) makalemin başlığı Allah'a ulaşmanın yolu Kur'an'dan geçer demiştim. Gelin bu konu üzerinde Kur'an merkezli düşünelim.
 
Allah'a ulaşmanın yolu Kur'an'dan geçer sözü, İslam inancının en temel dayanaklarından birini ifade eder. İslam inancında "ALLAH'A ULAŞMAK", fiziki bir varış değil; O'nun rızasını kazanmak, doğru yolu (hidayeti) bulmak, O'na yakınlaşmak ve ahlaken yücelmek anlamına gelir. Kur'an kendisinin tam olarak bu amaca hizmet eden bir rehber olduğunu sayısız ayetle açıklar. Kur'an, insanı karmaşadan kurtarıp doğrudan Allah'ın rızasına ve sevgisine ulaştıran yegane kılavuzdur. İsrâ Suresi, 9. Ayet: "Şüphesiz ki bu Kur'an, en doğru olana iletir ve salih amellerde bulunan müminlere, kendileri için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjdeler."  "Bakara Suresi, 2. Ayet: "Müttakiler (Allah'a karşı gelmekten sakınanlar) için bir yol gösterici olan bu Kitap’ın, doğruluğunda hiçbir şüphe yoktur."" ayetleri bu gerçeği açıkça bildirir.
 
Kur'an, Karanlıklardan Aydınlığa Çıkaran Nurdur. İnsanın Allah'tan uzaklaşması karanlıkta kalması gibidir. Kur'an ise insanı o karanlıktan çıkarıp, Allah'ın nuruna yani O'nun zatına ve rızasına ulaştırır. Onun için aydınlığa kavuşmanın yolu yalnız Kur'an'dan geçer. İbrâhim Suresi, 1. Ayet: "Elif Lâm Râ. Bu, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, o dik duruşlu ve övgüye layık olanın (Allah'ın) yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır." Allah'ın İpine (Kur'an'a) sarılma emri çok dikka çekicidir. Allah'a ulaşmak ve O'nunla olan bağı koparmamak, Kur'an'ın ilkelerine topluca ve sıkı sıkıya sarılmaktan geçer. Âl-i İmrân Suresi, 103. Ayet: "Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a ve İslam’a) sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin..."
 
Allah'a Ulaşmak "Hidayete" Ermektir. Kur'an'da Allah'ın yoluna girmek ve O'na yönelmek genellikle "hidayet" kavramıyla açıklanır. Doğru yolu gösterecek olan ise yalnızca Allah ve O'nun kelamıdır. Âl-i İmrân Suresi, 73. Ayet: "...De ki: Şüphesiz doğru yol (hidayet), ancak Allah’ın yoludur..." Şûrâ Suresi, 52. Ayet: "...Fakat biz onu (Kur'an'ı), kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık..." Özetle şunu söyleyebiliriz. Kur'an, Allah'ın insanlığa gönderdiği bir kılavuz, harita ve mektuptur. Haritayı okumadan yolu bulmak, kılavuza bakmadan menzile varmak mümkün değildir. DOLAYISIYLA, YARATICISINI TANIMAK, O'NUN NEYİ SEVİP NEYİ SEVMEDİĞİNİ BİLMEK VE SONUÇ OLARAK O'NA MANEN ULAŞMAK İSTEYEN BİR İNSANIN UĞRAYACAĞI İLK VE TEK DURAK KUR'AN'DIR.
 
Allah bu kadar affedici ve bağışlayıcı, ama bizler hala farkında değiliz. Çünkü düşünmeyi bir kenara bırakmış, emin olamayacağımız sözlerin/Hadislerin ardına düşmüşüz. DOĞRU YOLDA MIYIZ DİYE, HİÇ SORGULAMADAN YAŞIYORUZ. Bizler İslam'ı rivayet ve sanı bilgiler ışığında yaşamayı seçmişiz, çünkü Kur’an'da her bilgi olmadığına inandırılmışız. Kur’an ile aramıza girenler, bizlerin zafiyetlerini bildikleri için, bu gerçekleri görmemizi ne yazık ki önlemişlerdir. Allah biz her şeyden nice örnekleri verdik dediği halde, ne yazık ki bugün inancımızın temellerini, bu hükmün tam tersi yönünde yaşamayı seçerek, Kur’an'da her hükmün, her bilginin, detayın olmadığına inanmışız. İslamı yaşarken, Kur’an merkezinden öyle sapmışız ki, Allah'ın yemin ederek Kur’an'ı kolaylaştırdım sözlerine sanki inatla, Kur’an'ı herkes anlayamaz, onu veli insanlar anlar diyebilmişiz. Halbuki Allah, sizleri Kur'an dan hesaba çekeceğim dediği halde. Böyle bir adaletsizliği, Allah'a nispet ettiğimizin farkında bile değiliz. "ANDOLSUN BİZ, KURAN'I ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR? "( Kamer 17) Doğru tektir ve Allah'a bizleri ulaştıracak tek yol KUR’AN dır. Onun yanına koydukları beşeri yollar/mezhepler asla Allah'a bizleri ulaştırmaz, lütfen bunun bilincinde olalım. Çünkü Allah'ın Resulü bizlere, tek bir yolun tarifini Kur'an'dan yapmıştır. Tebliği ve uyarısı da bakın ne olmuştur.
 
“HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME. ÇÜNKÜ KULAK, GÖZ VE KALP, BUNLARIN HEPSİ ONDAN SORUMLUDUR.” (isra 36)

“YERYÜZÜNDE BULUNANLARIN ÇOĞUNA UYACAK OLURSAN, SENİ ALLAH'IN YOLUNDAN SAPTIRIRLAR. ONLAR ZANDAN BAŞKA BİR ŞEYE TABİ OLMAZ, YALANDAN BAŞKA SÖZ DE SÖYLEMEZLER.” (Enam 116)

“GÖKLERİN VE YERİN HÜKÜMRANLIĞI KONUSUNDA, ALLAH'IN YARATTIĞI HER ŞEYİ VE ECELLERİNİN YAKLAŞMIŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEDİLER Mİ? O HALDE KUR'ÂN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?” (Araf 185)

“KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? BUNDA, İNANAN BİR TOPLUM İÇİN ELBETTE Kİ BİR RAHMET VE BİR ÖĞÜT VARDIR.” (Ankebut 51)

“ALLAH, KENDİSİNDEN BAŞKA HİÇBİR İLÂH OLMAYANDIR. ANDOLSUN, SİZİ KIYAMET GÜNÜNDE MUTLAKA BİR ARAYA TOPLAYACAKTIR. BUNDA ASLA ŞÜPHE YOKTUR. KİMDİR SÖZÜ ALLAH’IN KİNDEN DAHA DOĞRU OLAN?” (Nisa 87)

 
Allah'a doğru, emin adımlarla ilerlemek istiyorsak, elde Kur’an, ona asla hurafe ve batıl karıştırmadan, aklımızı bir kenara koymadan, İslam'ı yaşamalıyız. En emin, en garantili bilginin Allah, Kur’an olduğunu söylüyor. Çünkü Kur’an'ı ben koruyorum diye de bildiriyor. Bunca açık bilgilerden sonra, isteyen hakkın yolunu seçer, isteyen insan olma özelliğimiz olan düşünme ve sorgulamayı bir kenara bırakıp, birilerine tabi olmayı seçer. Kimin en doğru yolda gittiğini, hepimiz hesap günü göreceğiz. Dilerim Allah'ın en doğru yolunu, Kur’an ile bulabilen, Onun halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.