KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/

 

https://twitter.com/home

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
HAC KONUSUNDAKİ GERÇEKLERİN, LÜTFEN FARKINDA OLALIM.
Bu yazımda sizleri, Allah ın farz emri olan, HAC konusunda düşünmeye davet etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi HAC vakti olarak, kurban bayramı arefesi ve bayram günleri olarak, beş gün olduğu kabul edilir. Bu günde yani zilhiccenin 9. gününde Hacda bulunmayanın, Haccı kabul edilmeyeceği söylenir.
 
Çok kısa bu bilgiler ışığında, önce düşünelim. Sizce Yaradan, yemin ederek birçok kez, bu kitabı yani bu dini kolaylaştırdık dedikten sonra, 365 gün içinde bir gün, bizlere hac vaktini ayırmış olabilir mi? Birde bu zamanın yüzlerce yıl öncesini lütfen hayal ediniz ve ulaşım şartlarını düşününüz. Sanırım yalnız bunu düşünen, bugün kabul edilen inancın, doğru olamayacağını anlar. 
 
Gelelim konumuza. Bildiğiniz gibi bahsedilen Kurban bayramı ve onun arefe günü, zaten Kur’an da hiç bahsedilmeyen bir konudur. Bayram peygamberimizin ümmetine hediyesidir, yani geleneklerimizdendir. Öyle olunca da bugünde, kabede bulunmayanın, Haccı kabul edilmez demek, çok büyük yanılgıdır, iftiradır. Bakın Allah elçisine ne diyor.
 
Hac 27: İnsanlar arasında haccı ilan et ki, GEREK YAYA OLARAK, GEREK UZAK YOLLARDAN GELEN YORGUN DEVELER ÜZERİNDE sana gelsinler. (Diyanet meali)
 
Ne dersiniz yaya ya da deveyle, uzak yerlerden yada ülkelerden yüzlerce yıl önce, zilhiccenin 9. günü yani arefe günü, insanlar zamanında ulaşabilir mi kabeye? Böyle bir zorluğu Allah kullarına, reva görür mü? Gelin hiçbir etki altında kalmadan, Kur’an a danışalım. Acaba Kur’an, Haccı ne zaman yapabileceğimizi söylüyor ona bakalım.
 
Bakara 197: HAC, BİLİNEN AYLARDADIR. HER KİM O AYLARDA HACCA BAŞLAYIP kendisine farz ederse……( Elmalı Hamdi meali)
 
Yaradan aslında hac vaktinin belli aylarda olduğunu, asla bugün bahsedildiği gibi, zilhiccenin 9. günü arefe gününe endekslenmediğini apaçık söylüyor. Ama bizler atalarımızın geleneksel itikatlarını yaşayabilmek adına, ne yazık ki bu kadar açık ayetleri, görmezden gelebiliyoruz. Şimdide acaba o belli aylar, hangileri olabilir. Gelin onu araştıralım Kur’an dan.
 
Tevbe 36: Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah'ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir. (Diyanet vakfı meali)
 
Dikkat ederseniz ayette, bir yılın 12 ay olduğunu, dört ayında HARAM aylar olduğu açıklamasını yapıyor. Peki, haram ne demek, bu aylarda nelerin yapılması haram, yani yasak. Bildiğiniz gibi haram, Allah ın yasakları anlamındadır. Peki, bu aylarda neler yasak ve nedenleri ne olabilir, gelin şimdide Kur’an dan onu arayalım.
 
Bakara 217: SANA HARAM AYDA SAVAŞMAYI SORUYORLAR. De ki: “O AYDA SAVAŞ BÜYÜK BİR GÜNAHTIR. ALLAH’IN YOLUNDAN ALIKOYMAK, ONU İNKÂR ETMEK, MESCİD-İ HARAM’IN ZİYARETİNE ENGEL OLMAK VE HALKINI ORADAN ÇIKARMAK, Allah katında daha büyük günahtır………( Diyanet meali)
 
Sorumuzun cevabını, yavaş yavaş alıyoruz. Demek ki bu aylarda savaşmak haram, yani yasak. İyide neden savaşmak haram/yasak? Allah bu ayette, yılın dört ayını barış içinde geçirin, diğer aylarda savaşa bilirsiniz demiş olabilir mi? Elbette mümkün değil. İslam ın asıl amacı, her zaman barış içinde yaşamaktır. O HALDE NEDEN SAVAŞMAK YASAK, ONU MUTLAKA ANLAMAMIZ GEREKİR.
 
Dikkat ederseniz yukarıdaki ayette, bunun cevabını da veriyor ve diyor ki, MESCİD-İ HARAM’IN ZİYARETİNE ENGEL OLMAK ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Demek ki bu aylarda, Mescid-i haram ziyaret ediliyor. Yani Hac görevi yerine getiriliyor, bu aylarda savaşmayın ve Müslümanlar Mescidi Haramı rahatlıkla ziyaret edebilsin. Yasak olmasının amacı çok açık anlaşılıyor. Bir başka kanıt bulalım aynı konuda.
 
Maide 2: Ey iman edenler! Allah'ın alâmetlerine, HARAM AYA, KURBANLIK HEDİYELERE, GERDANLIKLARINA VE RABLERİNDEN LUTUF VE RIZA BEKLEYEREK KÂBE’YE YÖNELENLERE, SAKIN SAYGISIZLIK ETMEYİN. İHRAMDAN ÇIKTIĞINIZ ZAMAN avlanabilirsiniz. Sizi Mescidi Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı olan kininiz, sizi saldırıya sevk etmesin…..(Elmalı Hamdi meali)
 
Bakın konu daha da netleşti. Haram aylarda kabeye yönelen, ihrama giren yani hacca niyet eden, kurban kesenlere sakın saygısızlık etmeyin, engellemeyin onları diyor. Peki, bu söylenenler ne zaman yapılıyordu? Haram aylarda. Lütfen dikkat, İHRAMDAN çıkmaktan bahsediyor. Bu kelime, hac görevini yapanlara söylenir, yoksa günümüzde Allah ın bahsetmediği, yalnız erkeklerin giydiği kıyafet kast edilmiyor. Bakın hac vakit ölçüsü olarak, nasıl bir bilgi alıyoruz.
 
"SANA, HİLÂLLERİ SORUYORLAR. DE Kİ: “ONLAR, İNSANLAR VE HAC İÇİN VAKİT ÖLÇÜLERİDİR".....(Bakara 189)
 
Bakın ayette yeni doğan hilalin, ne anlama geldiğini açıklarken, insanların zaman ölçüsü olduğu gibi, HAC vakitlerinin de ölçüsü olduğunu söylüyor. Dikkat ederseniz tekil bir zamandan bahsedilmiyor, tam tersine, hac vakitleri diyerek haram ayların başlamasıyla, farz olan HAC görevimizi yapabileceğimizin bilgisini de veriyor. Kur’an hac konusunda, o kadar detaylı bilgiler veriyor ki, kabeye hac görevi için gelenlerin bile, ne kadar kalması gerektiğinin açıklamasını bile yapıyor.
 
Bakara 203: Allah'ı sayılı günlerde anın. Günahtan sakınan kimseye, acele edip, Mina'daki ibadeti İKİ GÜNDE BİTİRİRSE GÜNAH YOKTUR, GERİ KALSA DA GÜNAH YOKTUR. Allah'tan sakının. O'nun katında toplanacağınızı bilin. (Diyanet eski meali)
 
Rivayet ve sanı itikatlarımızın peşine düşmek yerine, Allah ın açıkça hüküm verdiği sözlerine/ayetlerine bakalım lütfen. Hac görevini isteyen en az iki günde bitirip gidebilir, isteyende daha fazla kalabilir, açıklamasını dahi yapan Rabbimiz, eğer hac vakti aşağıda yazılan şekilde olsaydı, sizce bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an da açıklamaz mıydı? Mezheplerin ve rivayetlerin şekillendirdiği DİN, bakın bu konuda ne diyor.
 
"Arafat vakfesi, haccın en önemli rüknüdür. ÇÜNKÜ SÜRESİ İÇİNDE ORADA BULUNAMAYANLAR, O SENE HACCA YETİŞEMEMİŞ SAYILIRLAR. Arafat vakfesinin zamanı, Zilhiccenin 9. günü, yani Arefe günü öğleyin Güneş’in tepe noktasına gelip Batı’ya meyletmeye başladığı andan (Zeval vaktinden) bayramın birinci günü fecr-i sadık dediğimiz tan yerinin ağarmaya başladığı ana kadarki süredir."
 
Lütfen bu söylenenleri Kur’an süzgecinden geçiriniz. Allah ın hiç bahsetmediği bilgileri, bugün din adına yaşayarak, Yaradan ın farz emrini yerine getirmekte zorlanıyoruz. Sıralara giriyoruz. Hâlbuki apaçık Kur’an, haram ayları içinde bizlerin hacca niyet ederek, bu farz emrini yerine getirebileceğimiz bilgisini apaçık Kur’an da veriyor. Hatırlayalım bakara suresi 197. ayette ne diyordu?
 
(HAC, BİLİNEN AYLARDADIR. HER KİM O AYLARDA HACCA BAŞLAYIP, kendisine farz ederse….)
 
Gözler perdeli, gönüller mühürlü olunca, ne yazık ki apaçık Allah ın hükümlerini gören, duyan yok. Allah yardımcımız olsun. İşin daha üzücü tarafı, bu gerçeklerin farkında olan kişilerin, bu konu üzerinde hiç konuşmamalarıdır. Korkulacak ve çekinilecek yalnız Allah tır, lütfen unutmayalım.  KUR’AN BAKARA SURESİ 196. AYETİNDE, YİNE ÇOK GÜZEL BİR DETAY VERİYOR VE DİYOR Kİ, AİLESİ MESCİD-İ HARAM CİVARINDA OTURMAYANLAR, EĞER KURBAN KESEMEDİYSELER, ÜÇ GÜN HAC VAKTİNDE, 7 GÜN EVLERİNE DÖNÜŞLERİNDE ORUÇ TUTARLAR DİYEREK, KOLAYLIK SAĞLAMIŞTIR. Bu kadar güzel ve Allah ın kolaylaştırmış dinini, bizler ellerimizle ne yazık ki zorlaştırıyoruz. Allah ın Hac emri, ne yazık ki günümüzde gerçek amacından saptırılmıştır. Hac kelime anlamı olarak, ZİYARET ETMEK, GEZMEK anlamında olup, Allah tüm Müslümanların burada toplanarak kaynaşmasını,  tanışmasını birbiriyle dost olmasını, alışverişte bulunmasını istemiştir. BÖYLECE TÜM IRKLARIN BİRBİRİNE , YAKINLAŞMASI AMAÇLANMIŞTIR. Ama bugün bu amaç ne yazık ki çok fazla yerine getirilemiyor. Dilerim birgün, Hac amacına ulaşacak şeklini alır.
 
Bu ibadeti yılın neredeyse bir gününe indirgeyerek, hataların en büyüğünü yapıyoruz. Rabbimiz Kur’an da, Hac görevini yerine getirirken çok ilginçtir, yapmamızda sakınca olmayan bir görevi dahi bizlere bildirmiştir. Hatırlayınız, safa ve Merve tepelerini bizlerin ziyaret etmemizde bir sakınca olmadığını dahi açıklayan Kur’an, eğer hac görevi bahsedildiği gibi arefe vakti zilhiccenin 9. günü ile sınırlı olsaydı, bizlere açıklamaz mıydı? Peygamberimiz, Allah dan Hac emri geldikten sonra, bir kez hac yaptığı rivayet edilir. Oda bugün bahsedilen zamanda olduğu anlatılır. Sanırım neden bugünün haricinde olmaz, diye direttiklerini anlamışsınızdır.
 
 
Şöyle düşünebilirsiniz. Haram ayların hangi aylar olduğu Kur'an da geçmiyor. Çok doğru, Allah bu ayların özellikle sayısını belirlemiş, ama hangi aylar olduğu konusunu, Müslümanların kendi arasında anlaşarak belirlemelerini Allah özellikle istemiştir. Hatta bu emrin, Kur'an indirilmeden öncede Kitap Ehline, aynı şekilde Allah ın emrettiğini anlıyoruz. Bu hükmü kendi nefislerine göre değiştirmek, ayların sayısını sabit tutup, ayların yerini değiştirmeye çalışanların olduğunu, ama bu konuda Allah ın bunu yapmayın  diyerek uyardığını, yine Kur'an dan anlıyoruz. Bu konuyu detaylı bu makalemde yazmadım, yazım uzamasın diye.
 
Bizler bu kadar mı Kur’an ı terk ettik? Yorum ve karar sizlerin. Son olarak ilginizi çekeceğinize inandığım, Diyanet İslam ansiklopedisinden, konuyla ilgili bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum, tabi hiçbir yorum yapmadan.
 
"Tefsir ve tarih kitaplarında, haram aylarla ilgili hükümlerin hac ibadetiyle birlikte Hz. İbrahim zamanında teşri' kılındığı, insanların bu aylarda sağlanan güven ortamı içinde hac ibadetini rahatça yaptıkları, Mekke ve çevresinde oturanların da bu vesileyle geçimlerini sağladıkları belirtilmektedir.
HÜSEYİN ALGÜL / Diyanet İslam Ansiklopedisi."
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK