KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
KADINLARIN REGLİ, AY HALİ DURUMUNDA, İBADETLERİ KONUSU VE KUR'AN.
Değerli arkadaşlarım, Diyanet sitesinde gezinirken okuduğum bir konuyu sizlerle konuşmak, Kur’an ile karşılaştırıp, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce sizlere Kur’an dan bazı ayetler hatırlatmak istiyorum.
 
İsra 89: Yemin olsun, biz bu Kuran'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.
 
Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.
 
Araf 52: Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.
 
Yukarıdaki ayetlere benzer birçok ayetler vardır Kur'an da. Sizlere sormak isterim, acaba bu ayetlerden sizler, bizlerin iman adına yapmamız gereken, sorumlu olduğumuz her şeyin KUR’AN DA olmadığını mı anladınız? Elbette hayır. Aslında Allah çok açık diyor ki, sizin rehberiniz Kur’an dır. Bu rehberde de sizleri ilgilendiren her konu, apaçık yazılmıştır. Şimdide konumuzla ilgili ayete bakalım.
 
Bakara 222: Sana âdet halini de sorarlar. De ki: "O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı(regli)oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar TEMİZLENİNCEYE KADAR kendilerine yaklaşmayın. İYİCE TEMİZLENDİKLERİNDE, Allah'ın emrettiği yerden onlara gidin." Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever.
 
Kur’an da kadınların, adet halinden bahsettiği tek ayet bu ayettir. Burada da dikkat ederseniz, bu durumun kadına rahatsızlık veren bir hal olduğu, bu durumda kadınla cinsel birleşme yapmayın, bu durum bitip temizlendiğinde birleşebilirsiniz diye açıklama yapıyor ve böylece kadınları korumaya alıyor Allah. Dikkat ederseniz, kadın bu halindeyken asla ibadet edemez, ya da oruç tutamaz demiyor. Her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdim ki anlayasınız diyen Rabbimiz, böyle bir yasağı olsa söylemez miydi sizce? Elbette söylerdi. 
 
Şunuda söylemek isterim, kadın regli halindeyken bu durum ona rahatsızlık veriyorsa ve bundan dolayı oruç tutamayacak durumdaysa, elbette hasta olduğumuzda yaptığımız gibi, o gün oruç tutmayabilir. Bu bir ruhsatdır, kolaylıktır. Daha sonra tutar. Ama kadının bu hali, her kadında aynı rahatsızlık yaratmaz, onun için isteyen kadın bu halinde orucunu rahatlıkla tutabilir, namazını kılabilir, çünkü Allah ın bir yasağı yoktur. Her işini bu halindeyken yapabilen kadın, neden bu halindeyken, Allah ın huzuruna durup, ona şükürlerini sunmak adına namaz kılamasın?  Şimdide bu konuda, Diyanetin sitesinden aldığım bir bölümü sizlerle paylaşıp, bu sözlerin üzerinde konuşalım.
 
"Kadınlar için ilâve şart ise onların hayız veya nifas durumunda olmamalarıdır. Peygamberimizin hanımlarından gelen bütün rivayetler, onların aybaşı hallerinde namaz kılmadıkları ve oruç tutmadıkları yönündedir.
 
Daha önce namaz bahsinde ve bu bölümün başında da belirtildiği gibi hayız veya nifas halinde bulunan kadının oruç tutması haram olduğu gibi, tutacağı oruç da geçerli olmaz. Kadınlar bu durumları sebebiyle tutamadıkları oruçları, daha sonra istedikleri bir zamanda kaza edebilirler. 
 
Cünüplük, hayız ve nifastan farklıdır. Çünkü cünüplüğün gerçekleşmesi ihtiyarî olduğu gibi, gusletmek suretiyle cünüplükten temizlenmek de mümkündür. Bu bakımdan cünüplük oruca başlamaya engel görülmemiştir. Bununla birlikte mümkün olan en kısa zamanda cünüplükten temizlenmek gerekir."
 
Şimdide yukarıdaki yazılanlara bakalım ve Kur’an dan aldığımız bilgilerle karşılaştıralım. Dikkat ederseniz kadınların bu hallerindeyken oruç tutamaması ve ibadet edememesini, hangi bilgilerden aldığı kaynaklara dayandırıyor.
 
"PEYGAMBERİMİZİN HANIMLARINDAN GELEN BÜTÜN RİVAYETLER, ONLARIN AYBAŞI HALLERİNDE NAMAZ KILMADIKLARI VE ORUÇ TUTMADIKLARI YÖNÜNDEDİR."
 
Değerli din kardeşlerim, Kur’an da asla böyle bir emir, hüküm bulunamadığı için yasakların, haramlaştırılanın kaynağını ibretle gördünmüz mü? Peygamberimizin eşlerinden gelen RİVAYETLERE dayanılarak, kadınlarımız bu haldeyken oruç tutamıyor ve ibadet edemiyor. Ne dersiniz yazının başında sizlere hatırlattığım ayetlere uyuyor mu? İşte bizler inancımızı, böyle bilgilerle yaşıyoruz ve Allah emretmediği halde, sanki Allah ın emriymiş gibi rivayetleri işte böyle dinin asli unsuru yapıyoruz. BU YOL VE YÖNTEM BİZLERİN, KUR'AN IN SINIRLARINI AŞMAMIZA NEDEN OLDUĞU GİBİ, ALLAH A VE ELÇİSİNE İFTİRA ATMAMIZA DA NEDEN OLUYOR. Diyanetin yazısına dikkat ettiyseniz, cünüplük ile Hayızlı hali karşılaştırıyor ve bakın ne kadar ilginç bir sonuç çıkarıyor.
 
"Cünüplük, hayız ve nifastan farklıdır. Çünkü cünüplüğün gerçekleşmesi ihtiyarî olduğu gibi, gusletmek suretiyle cünüplükten temizlenmek de mümkündür. Bu bakımdan cünüplük oruca başlamaya engel görülmemiştir. Bununla birlikte mümkün olan en kısa zamanda cünüplükten temizlenmek gerekir." 
 
Lütfen dikkat edin, cünüplük hali insanın kendi eliyle ya da düşüncesiyle oluşan bir durumdur. Bu durum oruca başlamaya engel görülmediği halde, kadının kendi elinde olmayan bu hali, Rabbin verdiği kadının cinsiyetiyle ilgili bir durumundan oluşan ay hali durumunu, oruca engel nasıl görebiliyorlar. Tam bu esnada size iki ayet daha hatırlatmak istiyorum, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için.
 
Araf 3: (Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka velilere uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
 
Ankebut 51: Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.
 
Sizce bu ayetler bizi ilgilendirmiyor mu? Bu ayetler yalnız cahiliye toplumu için mi indirldi? Bizler bu ayetlere iman ettiğimizi söylüyoruz ama ne yazık ki hayata geçirmeye geldiğinde, tam tersini yapıyor, Allah katından indirilene değil, batıl, rivayet ve  sanı bilgileri örnek gösteriyor ve hayatımıza geçiriyoruz. Sizce Allah aşağıdaki hükmünü verdikten sonra, Kur'an da açıkça verilmemiş, izah edilmemiş bir hükümden sorumlu tutar mı bizleri.
 
Zühruf 44: Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür VE SİZ ONDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ.
 
Elbette sorumlu tutmaz. Ama gözler perdeli gönüller taş kesmiş ise, ne söylerseniz söyleyin anlamayacaklardır. Allah bu kadar açık ve net ayetlerini bizlere göndermesine rağmen, Kur’an ın hiçbir yerinde, kadın regli halinde oruç tutamaz, ibadet edemez diye hüküm vermediği halde, günümüzde bu yasağın konuşuna sebep ne olabilir sizce? Gelin şimdi ona bakalım. Bakalım da Yahudi fitnesi, içimize nasıl sokmuş kendi batıl inançlarını iyice anlayalım. 
 
BÖLÜM 12
 
Lev.12: 1 RAB Musa'ya şöyle dedi:
 
Lev.12: 2 "İsrail halkına de ki, 'Bir kadın hamile kalıp erkek çocuk doğurursa, ÂDET GÖRDÜĞÜ GÜNLERDE OLDUĞU GİBİ YEDİ GÜN KİRLİ SAYILACAKTIR.
 
Lev.12: 4 Kadın kanamasından paklanmak için otuz üç gün bekleyecek. Pak sayılması için geçmesi gereken bu günler doluncaya dek kutsal bir şeye dokunmayacak, tapınağa girmeyecek.
 
Lev.12: 5 Ancak, kız çocuk doğurursa, âdet gördüğü günler gibi iki hafta kirli sayılacaktır. Kanamasından paklanmak için altmış altı gün bekleyecektir…………..
 
Yukarıdaki bölümleri, bugün Yahudilerin ellerinde bulunan, tahrif edilmiş batıl bilgilerle doldurulmuş Tevrat tan alıntı yaparak yazdım. Ne kadar açık ve net yazıyor, bu haldeki kadınlar kirli sayılacaktır diyor, daha çok vardı ben kısalttım. 
 
Peki, hesaba çekileceğimiz, sorumlu olacağımız Kur’an da, neden tek bir kelime bile yok diye, neden sormuyoruz bizlere tüm bunları anlatanlara?  Yorum sizlerin. İçimize sokulan hurafelerin artık din olmadığının farkına varalım, daha ne kadar ömrümüzün kaldığını bilemiyoruz. Hesap günü keşke Kur’an ı anlayarak okusaydım da, hurafelere inanmasaydım diyerek, dövünmenin hiçbir faydası olmayacak. Elimizdeki apaçık Kur’an ı bir kenara bırakmış, Yahudilerin içimize kendi inançlarını soktuğu düşüncelere, inançlara iman ediyoruz. 
 
YAHUDİLEŞMİŞ BATIL BİR İTİKATLA, RABBİN HUZURUNA ÇIKMAKTAN, YİNE YÜCE RABBİM E SIĞINIRIM.
 
Amacım, bizlere din diye dayattıkları hurafeleri, sanı bilgileri sorgulayan bir toplum olabilmek adınadır. Hakkın içine batıl karıştırırsak, Kur'an ın güzelliğinden, nurundan asla faydalanamayız. Onun içindir ki Yaradan, sakın hakka batıl karıştırmayın diye uyarır bizleri.
 
Allah ınm yaptığımız yanlışları affet ve bizlere bir hak daha tanı ne olur. Gönül gözlerimizi aç ve gözlerimizdeki o kalın batıl perdesini kaldır ki, senin nurunun ışığından faydalanabilelim. KUR’AN AYETLERİNE KARŞI KÖR VE SAĞIR OLMAKTAN, NE OLURSUN KURTAR BİZLERİ.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK