KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
BAKARA SURESİ 146-147. AYETLER.
Değerli din kardeşlerim. Kur’an ın her ayeti, bizlere öyle güzel dersler veriyor ki, biraz düşünen, hurafeden uzak kalan, tüm gerçeklerin farkında olacaktır.  Yaradan da zaten ne diyordu Kur’an ayetleri için?
 
Casiye 20: [İşte] bu [vahiy,] insanlık için BİR KAVRAYIŞ ARACIDIR; tereddütsüz bir inanca ve emniyete ulaşanlar için de bir RAHMET VE HİDAYETTİR.
 
Rabbimiz Kur’an ayetlerinin bizleri, nasıl gerçeklere götüreceğini ve bizleri nurlu ışıkla buluşturacağını, ne kadar güzel anlatıyor. Demek ki Kur’an ı anlayabilmek için, önce onunla bizzat buluşmalıyız ki, tüm gerçeklerin farkında olabilelim. Bir başka deyişle Kur’an ı doğru anlayabilmek için, önce Kur’an ın gözlüğünü takmalıyız, yani anlayarak, düşünerek okumalıyız. BAŞKASININ GÖZLÜĞÜYLE KUR’AN A BAKAN, ONLARIN SÖZLERİYLE AYETLERİ ANLAMAYA ÇALIŞAN, ASLA GERÇEKLERİ GÖREMEYECEKTİR. 
 
Yazdığım yazılarımın genel konusu, hurafeden ve sanıdan uzak, Kur’an ile bizzat bizlerin buluşmamız, üzerinde düşünerek iman etmemiz adınadır. Çünkü Yaradan bizleri açıkça Kur’an dan sorumlu tuttuğunu ve en emin bilgininde Kur’an olduğunun, hükmünü vermiştir.
 
Bu yazımın da özünde yine bu konu var. Sizlere bakara suresi 146 ve 147. ayetleri hatırlatmak istiyorum. Bakalım Rabbimiz bu ayetlerinde, bizleri nereye yönlendiriyor ve dikkatimizi nasıl çekiyor onu anlayalım.
 
Bakara 146: Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. BUNA RAĞMEN İÇLERİNDEN BİR BÖLÜMÜ, BİLDİKLERİ HALDE GERÇEĞİ GİZLERLER.
 
Bakara 147: GERÇEK OLAN, RABBİNDEN GELENDİR. O halde kuşkulananlardan olma.
 
Şükürler olsun ki Yaradan, bizleri o kadar güzel açık bir şekilde uyarıyor ki, anlamadım demek hiç mümkün değil. Bakara 146. ayette çok dikkat çekici bir konuya değiniyor Allah ve diyor ki, gönderdiğim elçinin benim tarafımdan gönderildiğini, kendi evlatlarını bildikleri gibi bildikleri halde, gerçeği gizlerler diyor. 
 
Gelin bu sözleri anlamaya çalışalım şimdide. Tevrat ı okuyanlar bilir, Musa peygamberimizden sonra elçi olarak, bir Mesih geleceğinden bahseder. Bildiğiniz gibi Hz. İsa Kur’an da da Mesih ismiyle geçer. Ama Yahudiler, babasız olduğundan kendilerinden kabul edemedikleri Hz. İsa’yı kabullenmediler. Yani Hz. İsa’ nın geleceği, Tevrat ta yazılıdır. 
 
Bugünkü İncil de, Hz. İsa dan sonra, Ahmet isminde bir peygamberin geleceği de yazar. Buradan da anlıyoruz ki, ALLAH GÖNDERECEĞİ ELÇİLERİ, BİR ÖNCEKİ GÖNDERDİĞİ KİTAPLARDA HABERİNİ VERMİŞTİR Kİ, TOPLUM ALDATILMASIN KANDIRILMASIN. Tabi işlerini kolaylaştırmak ve bizlerin şüpheye düşmemizi engellemek için. Peygamberimizi kabul etmekte zorlanmalarının nedeni, peygamberimiz ehli kitaptan yani kendileri içinden olmayıp, ümmi toplumdan olmasıdır. Ümmi konusu da topluma yanlış anlatılmıştır, konuyu dağıtmamak için buna girmiyorum.
 
Demek ki Allah bizleri uyarmak ve doğruya ulaştırmak adına, her konuda gönderdiği kitaplarda bahsetmiş, elçileri hakkında bile gelmeden bilgisini vermiştir. Peki, Bakara suresi 147. ayetten nasıl bir ders çıkarmalıyız, işte bu kısmı da çok önemli. Bakın Yaradan nasıl dikkatimizi çekiyor ve ne diyor, tekrar hatırlayalım.
 
(GERÇEK OLAN, RABBİNDEN GELENDİR.)
 
Ne dersiniz dostlar açıklamaya, izah etmeye gerek var mı? Allah gerçek hak olanın, Allah katından bizlere indirilen olduğunu birçok ayetinde söylediği halde, bizler hala neler söylüyoruz hatırlayınız. Yalnız Kur’an ile iman olmaz, her şey Kur’an da yazmaz, peygamberimiz bir o kadar da dinde hüküm koymuştur diyerek, nasıl bir yanılgının içinde olduğumuzun hala farkında değiliz.
 
Kur’an da hiç bahsedilmediği halde, bugün günümüzde kurtarıcı olarak beklediğimiz, mehdileri ve Mesihleri nasıl açıklayabiliriz? Allah ben gönderdiğim elçilerimin bile bilgisini, kitaplarımda sizlere anlattım dediği halde, bizler neler söylüyor ve nelere inanıyoruz.
 
Allah Rabbinden sizlere gelenden, sakın kuşkulananlardan olmayın diyor. Bu sözüyle Rabbimiz, size gönderdiğim elçim haktır ve sarılacağınız, iman edeceğiniz, ardı sıra gideceğiniz tüm bilgiler Rabbimizden bizlere ulaşan Kur’an da vardır diye açıklık getiriyor. Ama bizler ne yazık ki yalnız Kur an ile iman olmaz diyerek, Kur’ An ın yanında ona eş, dine hüküm koyan bilgiler için, bunlarda haktır deme yanlışlığını yapıyoruz.
 
Mehdi konusu özellikle günümüzde, çok gündeme getiriliyor. BU KONU İSLAM TOPLUMUNU OYALAMAK, AVUTMAK VE PERDE ARKASINDAN YÖNETEBİLMEK İÇİN, YAHUDİLER TARAFINDAN UYDURULAN BÜYÜK BİR ALDATMACADIR. Lütfen bu konuyu dikkatle izleyiniz, arkasında Yahudi fitnesini göreceksiniz. Allah ın birçok ayetini görmezden gelenlere, üstünü örtenlere, bakın Rabbimiz ne diyor. 
 
Zühruf 36: KİM RAHMAN'IN ZİKRİ'Nİ GÖRMEZLİKTEN GELİP ONDAN UZAKLAŞIRSA, BİZ ONA BİR ŞEYTANI MUSALLAT EDERİZ DE O ONA CAN YOLDAŞI OLUR.
 
Allah ın apaçık ayetlerini görmezden gelirsek, sonucuna katlanacağımızı da bilmeliyiz. Bunu yaparak şeytanı dost edindiğimiz gerçeği, hiç unutulmamalıdır. Kurtuluşa ermek isteyene Allah, bunun reçetesini de açıkça bizlere aşağıdaki ayetinde bildirmiş ve bizlere hatırlatmıştır. Tabi gözler perdeli, gönüller mühürlü değilse.
 
Bakara 5. İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER VE KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR.
 
Bunca açık uyarılardan da ders alamadıysak ve hala Kur’an imanımız adına yeterli bilgileri, detayları vermez diyorsak, ne söyleyebilirim. Allah kurtuluşa erecek kullarının, yalnız benim gönderdiğim Kur’an üzerinde olanlardır diyor. Ya bizler neler söylüyoruz? 
 
Allah bizlerin yalnız Kur’an dan sorumlu olduğumuzu, yüzlerce kez söyleyip, birçok örneklerle izah ettiği halde,  inandıkları Kur’an ın onayından geçmeyen rivayetleri korumak, kollamak ve temize çıkarmak adına, birçok ayeti görmezden gelenlere bir ayet daha hatırlatmak istiyorum. 
 
Enbiya 10; AND OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?
 
Ne dersiniz hala Kur’an bizlere yetmez, rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an anlaşılamaz ve kapalı kalırdı diyerek, Kur’an a yapılan o büyük saygısızlıktan, hala vazgeçmeyecek miyiz? 
 
Gönül gözlerimizin açık olmasını istiyorsak, Kur’an ayetlerini anlamadan değil, anlayarak bolca okuyalım ve üzerinde düşünelim. Bakın o zaman imanımızın, inancımızın bizlere, çok daha huzur verdiğini nasıl fark edeceksiniz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.