KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
HUZURU YAKALAMANIN YOLU, BATIL VE HURAFEDEN UZAK, KUR'AN DAN GEÇER.

Allah kulunu yaratırken, onun genlerine yaratıcının varlığını hissetme, arama duygusunu da koymuştur. Bu Yaradan ın kullarına yardımı ve kolaylığıdır. Tarih boyunca insanlar, yaratıcı bir gücün arayışı içinde olmuşlardır. Bu duygular öyle güçlüdür ki, insanlar gerektiğinde karşısındakini öldürmekten bile çekinmezler.

Toplumlar ilerledikçe, teknoloji ve medeniyet şekil değiştirse bile, insanların içindeki yaratıcı inancı hiç değişmemiş, hatta güçlenerek inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. ONUN İÇİNDE BU DUYGUNUN MUTLAKA KONTROL ALTINA ALINMASI GEREKTİĞİNİ BİLEN YARADAN, GEREKTİĞİ ZAMANLARDA UYARICI KİTAPLAR VE ELÇİLER GÖNDERMİŞTİR. Toplum içinde mevkiler, makamlar edinmenin yolları olmuştur adeta inanç. Toplumu yönetenler, bunun farkına varmış ve bu duygu düşüncelerin verdiği gücü, toplumları istedikleri gibi yönetmek için, ellerine geçirmek adına her şeyi yapmışlardır. Bu çabalar sonucunda dinin sınırları, Allah ın çizdiği sınırların dışına çıkmış ve toplumları bir bilinmeyenin yolcusu yapmıştır.

Gerçektende Allah a iman ve Yaratıcımızdan beklentilerimiz, hiçbir zaman eksilmeden her toplumda farklı şekillerde güç kazanarak, günümüze kadar devam etmiştir. Bu gücü Alah ın tekelinden alıp ellerine geçirenler, kendi çıkarları doğrultusunda dini şekillendirerek, TOPLUMUN AKIL VE MANTIKTAN UZAK, YALNIZ NEFİSLERİNE, DUYGULARINA HİTAP EDECEK ŞEKLE SOKMUŞLARDIR. İşin kötüsü de tüm bunların, Allah emri olduğunu topluma inandırmışlardır.  Yaradan belirli zamanlarda, toplumları yoldan çıkaran bu sapkın kişilerin yalanlarını ortaya çıkarmak ve topluma doğruyu anlatmak için uyarıcılar, kitaplar göndermiştir. Fakat toplumun bir kısmı kendi elleriyle, nefislerine göre şekillenmiş, istedikleri gibi hareket edebildikleri bir inançtan, vazgeçmek istememişlerdir. Ne yazık ki günümüzde de aynı yanlışlar devam ediyor. Allah ın kitabında açıkça yaptığı uyarılar göz ardı edilmekte, işimize geldiği için rivayet ve sanı inançlar kabul görmektedir. 

DİN ALLAH IN DİNİDİR, DİNİN KONTROLÜ, VERİLEN HÜKÜMLER, YALNIZ ALLAH IN TEK ELİNDEDİR. Onun için İslam dininde RUHBAN SINIFI YOKTUR. YANİ İNSANLAR, ALLAH İLE BAŞ BAŞA İMTİHANINI BİZZAT KENDİLERİ VERMEK ZORUNDADIR. Ama bu topluma zor geldiği için, kolayına kaçılmış ve edindikleri veli kişilere dini, imtihanı havale etmişlerdir. Allah gönderdiği dini kolay, basitleştirilmiş bir şekilde gönderdiği halde, dini anlattığını söyleyen din tacirleri, toplumu sürü misali yönetmek isteyen bazı art niyetli kişiler tarafından, ne yazık ki dinin kontrolünü ellerine geçirmeye çalışmışlardır. Bunda da başarılı olmuşlardır.

Her çağda yapılan, dinden saptırma girişimleri, günümüzde de hızla devam ediyor ve Allah ın kolaylaştırdığı ve tek elinde tuttuğu İslam dini, ne yazık ki çıkar şebekelerinin eline geçmiştir. Toplumu Allah ile aldatanlar, Allah ın emri olmayan sözleri de, sanki Allah katındanmış gibi göstermenin yolunu da, peygamberimizin adını kullanarak gerçekleştirmişlerdir.  TATLI SUYA DAMLATILAN BİR DAMLA ZEHİR, UNUTMAYALIM TÜM SUYU KİRLETİR. SİZCE BU YOLU İZLEYENLER HUZURU, MUTLULUĞU BULABİLİR Mİ?

Tüm bu yalan ve iftiralara düşünmeden, aklını kullanmadan inanan toplumlarda, inanılmaz huzursuzluklar baş göstermiştir. Akla gelmeyecek sapkınlıklar, adaletsizlik İslam a atılan iftiralar neticesinde, karmaşa ve düşmanlıklar, ne yazık ki Müslüman toplumları bataklığa sürüklemiştir. Çünkü Allah uyarmış ve ayetinde ne demişti?

Yunus 100: Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. ALLAH, AZABI AKILLARINI (GÜZELCE) KULLANMAYANLARA VERİR. (Diyanet meali)

Allah ben sizlere asla, kaldıramayacağınız bir yük yüklemem der Kur’an da. Çünkü zayıf yaratıldığımızdan bahseder. Tabi bu zayıflığı, yalnız beden zayıflığı olarak anlamak yanlış olur. RUHEN VE NEFSİMİZİN ZAYIFLIĞI, BEDEN ZAYIFLIĞINDAN ÇOK DAHA ÖNEMLİDİR. Her hastalığın başlangıcı da ruhen yorgun ve zayıf düşmenin neticesinde olur. Birkaç örnek verelim Kur’an dan.

Nisa 28: Allah size hafiflik getirmek istiyor. ÇÜNKÜ İNSAN ÇOK ZAYIF YARATILMIŞTIR.

Kamer 17: Andolsun biz, KURAN'I ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. Öğüt alan yok mudur?

Kamer 22: Yemin olsun ki, biz, KURAN'I ÖĞÜT VE İBRET İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. Fakat düşünen mi var?

Allah yarattığı kullarının, yaradılış özelliklerini bildiği için, onların kaldıracağı, huzur içinde yaşayabileceği bir din göndermiştir her çağda. Ama biz insanlar bu gerçeklerden uzak, kendi ellerimizle Allah ın kolaylaştırdığı güzelim inancımızı zorlaştırıyoruz. Allah Kur’an ın ipine sarılın dedikçe, yalnız Kur’an ile olmaz diyoruz. Allah kolay dedikçe, hayır Kur'an ı herkes anlayamaz diyoruz, adeta Allah ile inatlaşırcasına. Böyle toplumlara Allah huzur ve mutluluk verir mi? Sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dediği halde, Kur’an da her bilgi yoktur ve açıklanmamıştır diyerek, batağa battıkça batıyoruz. Buna inandığımız zamanda, işin sonunun nerelere varacağını da hesaplayamıyoruz.  

BU YANLIŞLARI YAPTIĞIMIZ İÇİN, ALLAH IN DİNİNDEN UZAK, BATILIN VE HURAFENİN DAYATMALARINI DA OMUZLARIMIZDA TAŞIYAMIYORUZ. Toplum içinde aileler arasında, huzursuzluklar eksik olmuyor. Birbirimize düşman oluyoruz. Şöyle kafamızı kaldırıp bir bakalım. Hangi toplumlar birbiriyle savaşıyor? Hangi aileler yuvalarından koparılmış kadın, çoluk çocuk eziyet çekiyor? Ne yazık ki hepsi Müslüman toplumlar. Bunların tek bir nedeni var. Allah ın saf, katıksız İslam dinini, ellerimizle zorlaştırdık. Öyle ilaveler yapıp, bunlarda Allah katındandır dedik ki, şimdide İslam toplumları olarak, şaşkınlık içindeyiz. Toplumda ne huzur kaldı ne mutluluk. İSLAM TOPLUMLARI OLARAK KADINI, ERKEĞİ VE ÇOCUKLARI İLE BİRLİKTE PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLAR YAŞIYORUZ. 

Tüm bunların sorumlusu bizleriz. ÇÜNKÜ BİZLER İSLAM I, ALLAH IN GÜDÜMÜNDEN, TEK ELİNDEN ALDIK VE EMİN OLMADIĞIMIZ KİŞİLERE EMANET ETTİK. Öyle olunca da, şimdi neyin doğru, neyin yanlış olduğunu fark edemiyoruz.  Kur’an ile bağımızı kopardığımız içinde, gerçekleri göremiyoruz. 

Değerli din kardeşlerim. Bu acı gerçekleri görebildiğimiz ölçüde, yaralarımızı sarabilir, Allah ın en doğru yoluna ulaşabiliriz. Bunu yapmak içinde, elde Kur’an onu anlamadan okumak yerine, anladığımız dilden okuyup, Allah ın uyarılarını ilk elden almalı ve hayatımıza geçirmeliyiz. Bunu yaptığımız takdirde, DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLARI FARK EDEBİLİR HUZURA, MUTLULUĞA KAVUŞURUZ. 

Din, Allah ve peygamber sevgisi, ölçülemeyecek güçte bir duygudur. Bu duyguları art niyetli kişilerin, kötü amaçlarına alet etmemesi için,  İslam dininde ruhban sınıfı olmasına izin vermemiştir. Bu gerçeği bilelim ve İslam inancına, ruhbanlığı sokan çıkar şebekelerinin, artık yalanlarına kanmayalım. Bizleri Allah ile aldatanların foyasını YALNIZ KUR'AN İLE açığa çıkartalım. Bakın o zaman toplum olarak, nasıl huzuru ve mutluluğu bulacağız göreceksiniz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 



Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.