KUR'AN A DAVET

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
ALİ İMRAN 31. AYET. EĞER ALLAH I SEVİYORSANIZ BANA UYUNUZ.......
Bizler öyle yanlış bilgilerin ardı sıra gidiyoruz ki, söylenenlerin doğruluğunu Kur’an ile kontrol etmeye gerek duymadan, adeta papağan gibi öğretilenleri tekrar edip duruyoruz. Allah ın apaçık ayetlerini duymuyoruz bile. Allah ın elçisinin yaptığı gibi, Kur’an a gelin, bakın Allah ne diyor dedikçe, sanki başka yola davet ediyormuşuz gibi, sen yalnız Kur’an ile İslam ı yaşayacağını mı zannediyorsun, peygamberimizi devre dışı bırakıyorsun diyerek, hışımla yazılanları bile okumadan cevap yazan arkadaşlarımızı, üzülerek görüyorum. HÂLBUKİ PEYGAMBERİMİZ, YALNIZ KUR’AN A UYMUŞTU.
 
Peygamberimizi postacımı zannediyorsun diyen arkadaşlarımız, Allah ın elçisine nasıl yanlış bir görev yükleyip, yetki ve sorumluluklarla donattığının, inanın zerre kadar farkında değiller. Allah hiç kimseyi, kendi hükmüne ortak etmediğini Kur’an da bildirdiği halde, hala peygamberimizin tıpkı Kur’an gibi dinde de hüküm koyabileceğini söylemek, inanın Kur’an dan batıla sapmak anlamındadır. Aşağıdaki ayeti örnek gösterip, öyle yanlış düşüncelerin peşi sıra gidiyorlar ki, bunları söyleyenler hesap günü, çok ama çok üzülenlerin safında olacakları kaçınılmazdır. Ayeti önce yazalım.
 
Ali İmran 31: De ki: “EĞER ALLAH’I SEVİYORSANIZ BANA UYUN Kİ, ALLAH DA SİZİ SEVSİN ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”(Diyanet meali)
 
Bakın Allah kullarına, elçisi kanalıyla ne söylemesini istiyor. EĞER ALLAH I SEVİYORSANIZ BANA UYUN. Peki, siz bu sözden ne anladınız? KUR’AN IN HİÇBİR AYETİNİ OKUMADINIZ DA, YALNIZ BU AYETİ Mİ OKUDUNUZ YOKSA? Eğer yalnız bu ayeti okuduysanız, elbette Allah elçime uyun sözünden neyi kast ettiğini de, doğru anlayamazsınız. Ama bir Müslüman a düşen, Kur’an ın tamamını anlayarak ve düşünerek okuyup, bir bütün olarak iman etmek olmalıdır. Önce Nisa suresi 80. ayeti, size hatırlatmak istiyorum.
 
Nisa 80: KİM RESÛL'E İTAAT EDERSE ALLAH'A İTAAT ETMİŞ OLUR. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik! (Diyanet vakfı meali)
 
Bakın Allah bu ayette de özellikle resulüme itaat edin, çünkü ona itaat eden bana itaat etmiş olur diyor. Peki, bu uyarılar kimlere söyleniyor?  PEYGAMBERİMİZ, İSLAM I TEBLİĞ ETTİĞİ CAHİLİYE TOPLUMUNABu uyarılarla Allah, elçisinin tebliğ görevini kolaylaştırıyor, ona yardımcı oluyor. Önemli bir konuyu hatırlatmak isterim, Allah ın elçisi ümmiydi. Yani hiçbir ehli kitaba tabi olmadığı gibi, Allah ın indirdiği ayetlerin dışından da, din adına hiçbir bilgisi yoktu. Bunun örneklerini Kur’an dan görüyoruz. Bu durumda Peygamberimiz, kendisine uyan İslam ı tebliğ ettiği topluma, sizce Kur’an ın dışından tek bir kelime aktarabilir mi? Mümkün değil. İşte onun için Allah, elçime uyun, ona güvenin, onun söyledikleri benim katımdan gelmiştir diyor. Bu konuda ayrıca Kur’an da, elçisini Allah uyarıyor ve ne diyordu kesin bir dille hatırlayalım. 
 
Hakka 44–45–46–47: Eğer Peygamber BİZE ATFEN BAZI SÖZLER UYDURMAYA KALKIŞSAYDI, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız. (Bayraktar Bayraklı)
 
Allah elçisini, bu kadar sert bir şekilde uyarıp, bunu da bizlere bildirdiği halde, hala nasıl olurda Peygamberimiz Kur’an ın dışından da, Kur’an ın misli kadar dine hüküm koymuştur diye inanırız. Bu kadar mı Kur’an dan uzaklaştık. Allah, benim elçim benim indirdiğim ayetlerin dışına asla çıkamaz dediği halde, bizler inatla Allah ın ayetlerine tamamen ters düşen sözleri, düşünceleri söylemekten hiç korkmuyoruz. Doğrusu söyleyecek söz bulamıyorum. Bizlere düşen din kardeşini, yalnız Kur’an ile uyarmaktır. Bakın Allah elçisinin görevi ve sorumluluklarını bizlere anlatırken, ayetlerin içinde çok net nasıl uyarı ve ikazlarda bulunuyor. Kulak verene ne mutlu, kulakları tıkalı olana sözüm yok.
 
BEN, SADECE BANA VAHYOLUNANA UYARIM. ( Enam 50)
 
BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM. (Ahkaf 9)
 
SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. (Rad 40)
 
BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ. (Kehf 56)
 
PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. (Ankebut 18)
 
Sizler bu ayetleri okuyup tebliğ aldıktan sonra, hala peygamberimiz postacımıydı, ne yani hiç mi dinde kendisi hüküm koyamazdı. Yalnız Allah ın ayetlerini mi tebliğ etti. Öyle şey mi olur, diyebilir misiniz? Böyle sözler söylemeye, hangimizin yetkisi var? Bunu söylemekle, ne derece büyük bir hata yaptığımızı, Yahudilerin ve Hıristiyanların yaptığı hatalarını tekrar ettiğimizi, hala fark edemiyorsak, bu inadımız yüzünden, inanın Allah gözlerimizi perdelemiş, gönüllerimizi mühürlemiş demektir. Allah ın elçisi, ben bana vahyoluna uyarım diyor, bizler ise Kur’an ın haricinden peygamberimizin söyledikleri de dine ilavedir, vahiy hükmündedir diyerek, emin olamadığımız rivayetlere inanıyoruz. Hani yalnız Kur’an dan sorumluyduk, ne oldu o ayetin hükmü? Hani Allah emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, hesabını sorarım diyordu. Yoksa bazı kardeşlerimizin hâşâ, tıpkı Kur’an gibi emin oldukları, doğru bilgileri mi var ellerinde. Nisa 170. ayette, Allah elçime uyun çünkü size bakın ne getirdi diyor.
 
Nisa 170: Ey insanoğlu! ELÇİ SİZE RABBİNİZDEN HAKİKATİ GETİRDİ: o halde kendi iyiliğiniz için inanın! Ve eğer hakikati inkâr ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir ve Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir! (Muhammed Esed meali)
 
Demek ki Peygamberimiz dini konularda ümmetine, Allah ın indirdiği ayetlerin dışından hiç bir şey getirmiyordu. ONUN İÇİN ALLAH ELÇİME UYUN, O SİZE BENİM GÖNDERDİĞİM GERÇEKLERİ, HAKİKATİ GETİRDİ DİYOR. Ne yazık ki kafalarımız, o kadar yanlış bilgilerle dolduruldu ki, ayetten bir cümleyi alıp, Kur’an ın tamamen tersi bir düşünceyi bizlere kabul ettiriyorlar. Bizlerde hiç araştırmadan, ne yazık ki kabul ediyoruz.  Halbuki biraz araştırsak, Kur’an ı anlayarak okusak, dinde Allah dan başka hüküm koyacak hiç kimsenin olmadığını, Kur’an ayetlerinden başka hiçbir söze inanamayacağımızı görebiliriz. Bakın Allah ne diyor.
 
“O halde Kur'ân'dan sonra hangi söze inanacaklar? (Araf 185)Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?(Casiye 6)  Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? (Ankebut 51)”
 
Bunca açık uyarılardan sonra, bir Müslüman hala Allah ın, elçime uyan bana uymuş olur sözünden, elçisinin Kur’an dışından da hükümler vereceğine inanıyorsa, ona hiç kimse Allah ın gerçeklerini anlatamaz. ALLAH SİZE İNDİRDİĞİM KUR’AN YETMİYOR MU DİYE SORUYOR. ARAMIZDA YETMİYOR ALLAH IM, DİYE KARŞI GELENLER VAR MI? Belki yetiyor Allah ım, Kur’an ın eşi benzeri yok diyeceksiniz, ama pratikte genel çoğunluğumuz bu soruya, Kur’an İslam ı yaşamakta yeterli değildir diyoruz. Bakın Allah elçisine hitaben ne diyor.
 
Yunus 109: (Ey Muhammed!) SANA VAHYOLUNANA UY VE ALLAH HÜKMÜNÜ VERİNCEYE KADAR SABRET. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. (Diyanet meali)
 
Kur’an dan aşağıdaki ayeti tebliğ almış bir Müslüman olarak, siz hala yalnız Kur’an dan sorumlu değiliz, vahiy yalnız Kur’an değildir, onun yanında peygamberimizin de dine hüküm koydukları, Allah ın elçisine sözlü olarak bildirdikleri, Kur’an a geçmemiş vahiyleri de vardır der misiniz?
 
Zuhruf 44: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Diyanet meali)
 
Elbette asla, böyle bir söz söylemezsiniz. Çünkü Allah, sizleri yalnız Kur’an dan sorumlu tutuyorum, hesaba çekeceğim diye bizlere söz verdiyse, Allah asla sözünden caymaz ve tebliğ ettiği Kur’an dan bizleri hesaba çekecektir. Hepimiz bu dünyada imtihandan geçiyoruz. İmtihan olduğumuz kitapta apaçık belli olduğuna göre, bizlere düşen yalnız Allah ın ipine sarılmak olmalıdır. Kur’an da onlarca ayet vardır ki, bizlerin yalnız Kur’an a sarılmamızı ve elçisinin de yalnız, Kur’an ile hükmettiğini bizlere anlatır. ELBETTE İSTEYEN KENDİSİNE, BAŞKA İPLERDE BULABİLİR. İmtihan bu, hiç kimse müdahale edemez. Ama hesabını vereceğimizi de unutmayalım.
 
İşini garantiye almak isteyen, Allah ın sözlerine kulak verir. Allah ın elçisi yalnız Kur’an a uyduğunu apaçık Kur’an da söylüyorsa, gelin birilerinin sözlerine kanmak yerine, Allah ın elçisinin bizlere tebliğ ettiği Kur’an a kulak verelim.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.