KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
HARAM VE HELAL KONUSUNA DİKKAT.
Haram ya da helal konusu, Allah ın kitabında çok açık ve net bir şekilde anlatılmıştır. Sizlere rivayete göre değil, bizzat Allah ın koruması altındaki kitaptan alıntı yaparak, bu konuyu anlatmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın Rabbimiz ne diyor. Ama önce bizleri nasıl ikaz edip kesin delili olmayan, yani Kur’an ın bahsetmediği, ama bir rivayete göre diye başlayan sözleri, Kur’an a denk görenlere, nasıl ikazda bulunuyor Allah, önce ona bakalım. 
 
Mümin 56: KENDİLERİNE GELMİŞ KESİN BİR DELİL OLMAKSIZIN, ALLAH'IN AYETLERİ HAKKINDA MÜNAKAŞA EDENLER VAR YA, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.
 
Değerli dostlar, Allah a nasıl sığınılır? İndirdiği kitaba sarılmakla elbette. Bizler için kesin delil, emin olunan bilgi nerede vardır? Elbette Kur’an da. Çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum demiyor muydu Yüce Rabbimiz? Emin olmadığınız bilginin ardından gitmeyin diye, uyarmıyor muydu bizleri. Şimdide Kur’an ın helal, haram konularında neler söylediğine bakalım. 
 
Araf 32: De ki: "ALLAH'IN KULLARI İÇİN ÇIKARDIĞI SÜSÜ, GÜZEL, TEMİZ VE TATLI RIZIKLARI KİM HARAM ETMİŞ?" De ki: "Dünya hayatında onlar, inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindir onlar." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, AYETLERİ BÖYLE AYRINTILI KILIYORUZ.
 
Bu ayete baktığınızda, demek ki Allah ın haram demediği hiçbir şeye peygamberimiz dâhil, kimse haram diyemez, ayetten bunu anlıyoruz. Ayetin sonundaki cümle dikkatle üzerinde düşünülmelidir. Allah ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz diyor. Hâlbuki bizler ne diyorduk. Ayetler Kur’an da ayrıntılı açıklanmamıştır, özet bilgiler vardır diye inandırılmışız. Devam edelim.
 
Maide 87: Ey iman sahipleri! ALLAH'IN SİZE HELAL KILDIĞI ŞEYLERİN TEMİZ VE GÜZEL OLANLARINI HARAMLAŞTIRMAYIN; AZIP SINIRI AŞMAYIN; Allah azıp sınırı aşanları sevmez. 
 
Şimdide neleri haram kılmış onlara bakalım.
 
Enam 145: De ki: "BANA VAHYOLUNANLAR İÇİNDE, BU HARAM DEDİKLERİNİZİ YİYECEK BİRİNE YASAKLANMIŞ BİR ŞEY BULAMIYORUM. Yalnız şunlardan biri olursa başka: LEŞ, AKITILMIŞ KAN, DOMUZ ETİ -Kİ O BİR PİSLİKTİR- ALLAH'TAN BAŞKASI ADINA BOĞAZLANMIŞ BİR MURDAR."…..
 
Demek ki yasaklananlar çok açık belirtilmiş. Bunların haricinde olan temiz her şey helaldir, peki şimdi bizlere geleneksel İslam ın saydıkları haramlar neyin nesi diye soranlar olacaktır aramızda, işte bu ayetleri düşünün ve gerçeği göreceksiniz. Devam edelim haram konusuna. 
 
Yunus 59: De ki: "NE OLDU SİZE DE ALLAH'IN SİZE RIZIK OLARAK İNDİRDİĞİ ŞEYLERDEN BİR HARAM YAPTINIZ BİR DE HELAL?" DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, YOKSA ALLAH'A İFTİRA MI EDİYORSUNUZ?" 
 
Yazdığım ayeti lütfen iyice okuyunuz ve üzerinde düşününüz, bakın ne diyor Rabbimiz? Kur’an ın emretmedikleri dışında haramlar icat ettiniz diyor Allah ve soruyor, buraya dikkat edelim lütfen, ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ DİYOR, YOKSA ALLAH A İFTİRAMI EDİYORSUNUZ diye kızıyor bizlere.
 
Şimdi sormak isterim, bu ayetlerden sonra, Allah Peygamberimizle Kur’an dışından daha başka yiyecekleri ya da herhangi bir konuda, helal ve haram yaparak, Kur’an dışından bizlere HARAM kılmış olabilir mi? Kesinlikle hayır, çünkü Kur’anın ipine sarılın, biz bu kitapta hiçbir eksik bırakmadık, sizi doğruya yöneltecektir diyor ve daha açıkça sizleri bu kitaptan hesaba çekeceğim, bu kitaptan sorumlusunuz demiyor muydu? 
 
Ayeti dikkatle okuduğumuzda, açıkça benim haram demediğimi, hiç kimse haramlaştıramaz diyor ve soruyor bizlere. ALLAH MI İZİN VERDİ? Yoksa bana iftiramı atıyorsunuz. Farkın damıyız bilmem, Kur’an ın haram demediği bir konuda haramlara inanan, Rabbimize iftira atmış konumuna düşüyor hatırlatırım. Tüm bunları kabul etmekle, Kur’an da çelişki yaratmış olduğumuzu da bilelim.
 
Yaradan tüm bunları bizlere açıkça söyledikten, izah ettikten sonra peygamberimize haram yapma yetkisi vermiş olabilir mi? Bunu düşünmekle ancak Kur’an da çelişki yaratırız ve İslam düşmanlarının ekmeğine yağ sürmüş oluruz, çünkü ne diyordu Allah peygamberimize bakın. 
 
Maide 67; EY RESUL! RABBİNDEN SANA İNDİRİLENİ TEBLİĞ ET. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.
 
Demek ki Allah peygamberimize, özellikle tembihte bulunuyor ve sana indirdiğim Kur’an ı insanlara tebliğ et diyor. Bir başka ayetinde de, sakın hiç bir şey ilave etme diye de ikaz ediyor, tembih de bulunuyor. Daha önceki ayetinde de, haram konusunda Allah mı size izin verdi demiyor muydu? Demek ki helal ve haram konusunda tek yetkili Allah mış. Buradan ikna olmayan kardeşlerimize bir başka örnek daha vermek isterim. Acaba peygamberimiz bir helali haram yapabilir mi, işte bunun açık kanıtı şu ayeti dikkatle okuyalım ve düşünelim, çünkü Allah bu örnekleri boşuna vermiyor, düşünelim ve ders alalım diye gönderiyor. 
 
Tahrim 1: Ey Peygamber! ALLAH'IN SANA HELAL KILDIĞI ŞEYİ, EŞLERİNİN HOŞNUTLUĞUNU İSTEYEREK NEDEN HARAMLAŞTIRIYORSUN? Allah Gafur’dur,  Rahîm'dir.
 
Peygamberimiz aile içinde, eşleri arasında orta yolu bulmak ve eşleri arasında hoşnutluğunu kazanmak için, bir helale haramdır diyor. Bakın hemen Yüce Rabbimiz nasıl ikaz ediyor ve peygamberimizi uyarıyor. Benim helal dediğim bir şeye, eşlerinin hoşnutluğunu kazanmak adına nasıl haram dersin, diye ikazda bulunuyor. İşte Kur’an işte apaçık ayetleri, ama anlayana anlamak isteyene tabi ki.
 
Şimdi bizler bu konularda neler yapıyoruz, Kur’an da asla geçmeyen, hükmü verilmemiş konulara haram diyen kişilerin, ya da velilerin sözlerine inanıp, Allah ın haramlaştırmadığı bir konuyu, yiyeceği, bu peygamberin sözüdür dediklerinde nasıl inanıyoruz, işte tüm bunları çok iyi düşünmeliyiz. Bakın bu konuda da Allah, bizleri nasıl uyarıyor. 
 
Araf 3: (Ey insanlar), RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE UYUN VE O'NDAN BAŞKA VELİLERE UYMAYIN. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! 
 
Değerli arkadaşlarım, hükmü yalnız ve yalnız ben veririm diyor Allah. Helal ve haram koyma yetkisi de bendedir diyor. Kur’an a baktığınızda toplumun sorduğu sorular hakkında bakıyorsunuz hemen ayet indirilmiş. Örneğin kadınlar hakkında sorulan bir soruya, bu konuda hükmü ben veririm diyor ve ayetini indiriyor. 
 
Aslında peygamberimiz, bu konuda bizleri uyarıyor ve bir hadisinde bakın ne söylüyor.
 
Ey insanlar, ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; KURAN’IN HELAL KILDIKLARI DIŞINDA BİR ŞEYİ HELAL KILMADIM. KURAN’IN HARAM KILDIKLARI DIŞINDAKİLERİ DE HARAM KILMADIM. 
İbni Hişam Siret 4 sayfa 332)
 
Bizler Kur’an dan, o kadar uzak inancımızı yaşıyoruz ki, ne Kur’an ın hükümlerinden haberdarız, nede peygamberimizin hadisleri diye nakledilen bilgileri Kur’an ile karşılaştırıyoruz. Bu titizliği göstermediğimiz içinde, yolumuzu şaşırmış, bir meçhule doğru gidiyoruz. Allah yardımcımız olsun.
 
Düşünebiliyor musunuz, Allah sizi bu kitaptan sorumlu tutacağım diyecek, ama daha sonra Kur’an da olmayan birçok şeyden sorumlu tutacak. Böyle bir adalet anlayışını Allah a laik görmenin cezasını, ben tahayyül bile edemiyorum, yorum sizlerin.
 
Bir Öğretmen imtihan edeceği kitabı açıklıyor, ama imtihan günü başka kitaplardan soru soruyor ve bu sizin mantığınıza uyuyor da, o öğretmene hiç sesiniz çıkmıyorsa, o zaman sizlere hiçbir sözüm olamaz. Yok, eğer sözünde durmayan öğretmene, bizi şu kitaptan imtihan edecektiniz hocam, ama siz başka kitaptan soru soruyorsunuz diye hakkınızı arıyorsanız, o zaman Rabbin sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim sözünü hatırlayıp, Kur’an da olmayan hiçbir şeyden de sorumlu olmayacağımızı bilmeli ve bunun tersini söyleyenlere de karşı çıkmalıyız.
 
Helal ve haram konusunda, içimize sokulan hurafelerin asıl kaynağını da sizlerle paylaşmak istiyorum. Aşağıdaki Tevrat’tan alıntı yaptığım bölümü okumadan önce, bizlere anlatılan haramlardan tek tırnak, çift tırnak ya da söylenen birçok haram denilen hayvanları hatırlayınız. Daha sonrada Kur’an da hiç geçmediği halde, hatta sakın kafanızdan haramlar uydurmayın dediği halde Yaradan bizlere, bizler neler yapmışız ve bilmeden nerelere iman ediyoruz, lütfen iyice düşününüz. Tabi imtihan vaktimiz dolmadan.
 
İşte içimize sokulan helal ve haramların kaynağı. Aşağıdaki haram listesini okuduktan sonra, şunları düşünelim. Bunlar eğer doğruysa, bizler tüm bunlardan sorumluysak, acaba Yüce Rabbimiz sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dedikten sonra, Kur’an da bir tanesinden bile niçin söz etmemiştir? Yorum ve karar sizlerin. Çünkü her beşer, yaptıklarından ve inancından Allah a karşı sorumludur.
 
Tevrat tan alıntıdır;
Eti Yenen ve Yenmeyen Hayvanlar
 
(Yas.14:3–21)
 
 
BÖLÜM 11
 
Lev.11: 1 RAB Musa'yla Harun'a şöyle dedi:
 
Lev.11: 2 "İsrail halkına deyin ki, 'Karada yaşayan hayvanlardan şunların etini yiyebilirsiniz:
 
Lev.11: 3 Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü.
 
Lev.11: 7 Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.
 
Lev.11: 8 Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız, sizin için kirlidir.
 
Lev.11: 9 "'Suda yaşayan hayvanlardan şunların etini yiyebilirsiniz: Denizde, akarsularda yaşayan pullu ve yüzgeçli canlıların etini yiyebilirsiniz.
 
Lev.11: 10 Denizdeki ve akarsulardaki bütün pulsuz ve yüzgeçsiz canlılar -suda toplu halde yaşayanlar ve ötekiler- sizin için iğrenç sayılır.
 
Lev.11: 11 Bunlar sizin için iğrenç sayılacak. Etlerini yemeyecek, leşlerinden tiksineceksiniz.
 
Lev.11: 12 Suda yaşayan bütün pulsuz ve yüzgeçsiz canlılar sizin için iğrenç sayılacak.
 
Lev.11: 13 "'Tiksindirici kuşların etini yemeyecek, şunları iğrenç sayacaksınız: Kartal, kuzu kartalı, kara akbaba,
 
Lev.11: 14 çaylak, doğan türleri,
 
Lev.11: 15 bütün karga türleri,
 
Lev.11: 16 baykuş, puhu, martı, atmaca türleri,
 
Lev.11: 17 kukumav, karabatak, büyük baykuş,
 
Lev.11: 18 peçeli baykuş, ishakkuşu, akbaba,
 
Lev.11: 19 leylek, balıkçıl türleri, ibibik, yarasa.
 
Lev.11: 20 "'Dört ayaklı ve kanatlı böceklerin hepsi sizin için iğrençtir.
 
Lev.11: 21 Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.
 
Lev.11: 22 Şunları yiyeceksiniz: Bütün çekirge türleri, küçük çekirge, cırcırböceği, ağustosböceği.
 
Lev.11: 23 Öbür dört ayaklı, kanatlı böceklerin hepsi sizin için iğrenç sayılır.
 
Lev.11: 26 Çatal tırnaklı ama tırnağı yarık olmayan ve geviş getirmeyen her hayvan sizin için kirlidir. Bunlara dokunan da kirlenmiş sayılır.
 
Lev.11: 27 Dört ayaklı hayvanlardan pençelerini yere basarak yürüyenler sizin için kirlidir. Bunların leşine dokunanlar akşama kadar kirli sayılacaktır.
 
Lev.11: 29–30 "'Küçük kara hayvanları içinde sizin için kirli sayılanlar şunlardır: Gelincik, fare, bütün kertenkele türleri -geko, varan, duvar kertenkelesi, düz keler- bukalemun.
(kutsal kitap. tk)
 
Bu konuda söyleyeceklerim bundan ibarettir, inşallah sizleri düşünmeye davet edebilmişimdir. Sizlere sormak isterim. Bizlere günümüzde öğretilen, Kur’an da olmayan uzunca haramlar listesi, bakın Yahudilerin bugün ellerinde bulunan Tahrif edilmiş Tevrat ta geçiyor. Ama Kur’an da tek kelimesi dahi yok. BİZLERE ÖĞRETİLEN BU İTİKADI, İNANCI SORGULARKEN, ACABA NEDEN KUR’AN DAN TARAF OLMUYORUZ DA, BİZLERE ÖĞRETİLEN EMİN OLMADIĞIMIZ KAYNAKTAN TARAFA OLUYORUZ DİYE, HİÇ DÜŞÜNÜYOR VE KENDİMİZE SORUYOR MUYUZ? Sanırım artık sormanın zamanı, geldi ve geçiyor bile.
 
Dilerim Allah dan kalbimizden, Kur’an ışığını eksik etmesin ve Kur’an gerçeklerini görmemiz içinde, gönül gözümüzü açık kulları arasına alsın inşallah bizleri.
 
Bizler beşeriz, her zaman şaşmamız an meselesi, onun için kimsenin sözlerine değil, Kur’an ın sözlerine kulak vermeliyiz. Çünkü ardımızda bizleri aldatmak ve kandırmak için şeytan her an hazır bekliyor, tabi yardakçısı şeytanlaşmış insanlarda içimizde dolaşıyor, hem de inanmış görüntüsüyle. Elbette her doğru bilgiden faydalanmalıyız, ama Allah ın rehberinin onay vermesi şartıyla. 
 
Hatırlayınız çok değil, 40–50 yıl öncesine kadar bu ülkede midye, ıstakoz, ahtapot, karides türü hiçbir şey yenmiyordu. Nedeni de bunları yemek HARAM dır, bunlar tiksindirici şeylerdir demiyorlar mıydı? Hâlbuki bu yiyeceklerin çok sağlıklı ve yararlı oldukları anlaşıldı. Şimdi yeniyor, hiç kimsede sesini çıkarıp, bunlar HARAM demiyor. İşte bizler inancımızı böyle yaşıyoruz. Nefsimiz nereye götürürse puma yelken, bir o tarafa, bir bu tarafa.
 
Dilerim Allah dan cümlemiz, Kur’an ın ipine sıkı sıkı sarılan, batıl ve hurafeden uzak imanını yaşayan, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: MEZHEPLER, HADİSLER VE BATIL KONULAR.