KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/

 

https://twitter.com/home

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
İSLAM I YAŞARKEN YAPTIĞIMIZ YANLIŞLARA, İBRETLİK KISSADAN HİSSE.
Bu makalemde sizlere vereceğim örnek, aslında bugün İslam toplumunun içinde bulunduğu yanlışlara, içine düştüğümüz ve çıkamadığımız bataklığa, çok güzel ışık tutuyor. Lütfen çok dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Çünkü vereceğim örnekte yapılan hatanın, yüzlerce benzerini bizler günümüzde yapıyoruz, ama ne yazık ki bunun farkında bile değiliz. 
 
İmam-ı Şafii nin başından geçen, kendisinin bizzat yaşadığını anlattıkları, bir rivayeti nakletmek istiyorum sizlere. Çünkü aklını kullanan, düşünme melekesini yitirmeyenler için, bu kıssadan çok büyük hisselerin çıkarılacağını düşünüyorum. Günümüzde düşünmeden yaptığımız büyük yanlışlara, sanırım güzel bir örnek.
 
"Bir gün İmam Şafii talebeleriyle birlikte Bağdat sokaklarında gezerken, bir ara bir talebesi bakıyor ki iki kişi bir dini konuda tartışıyorlar. Onlardan biri, kendini haklı çıkarmak için diğerine, "CANIM BAK İMAM ŞAFİİ BİLE, BU KONUDA BENİM GİBİ DEMİŞ" diyor. Tabi ki Şafii’yi de tanımıyor, ancak duymuş. Öğrenci bunu duyunca onlara yaklaşıyor, olay nedir diye soruyor. 
 
Kendisine anlatılıyor, fakat Şafii böyle bir şey dememiş, adam kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Üstelik öyle bir yakışıksız iddia ki, Şafii’nin onu tasvip etmesi mümkün değil. Talebe, ”AMCA İMAM BÖYLE BİR ŞEY DEMEZ diye müdahale eder, ancak adam onu dinlemez. 
 
Sonuçta durumu hocasına iletir, “BURADAKİ ADAMLARDAN BİRİ SANA LAYIK OLMAYAN BİR İFTİRA ATIYOR, GEL BUNU HALLET” der. İmam gelir, ancak ilk başta ben Şafii’yim demez. İlkin onları dinler, o da öğrencisi gibi, “YANLIŞSIN İMAM BUNU DEMEZ” der; ancak adam ona da inanmaz. Şafii söylemiştir diye ısrar eder.
 
Hoca en son, "KARDEŞİM, ŞAFİİ BENİM VE BEN BUNU SÖYLEMEDİM. KALDI Kİ BÖYLE BİR ŞEY SÖYLEMEM DE DÜŞÜNÜLEMEZ" deyince adam, "HAYDİ ULAN SEN DE NERDEN ÇIKTIN, SEN ŞAFİİ OLAMAZSIN. ŞAFİİ BAŞKASIDIR VE DEMİŞTİR" diyor ve bildiklerine devam ediyor. Hatta talebeleri olmasaydı belki o adam hoca efendiyi dövebilirdi bile! "
 
Ne dersiniz, yapılan bu yanlışa benzer, günümüzde yapılanları, anlatılanları düşündüğümüzde, bu örnekten alacağımız çokkkk ama çok dersler yok mu sizce. Bu örneği okuyunca, peygamberimiz geldi aklıma. Acaba günümüzde yaşamış olsaydı, onun adına, onca söylenen rivayetleri duyduğu zaman, neler söylerdi bizlere. Yorumunu sizlerlere bırakıyorum.
 
Peygamberimize iftira atanların safında olmak istemeyen, hadis rivayet ederken bir kez daha düşünsün, düşünmeden ve Kur’an ın süzgecinden geçirmeden konuşanların sonunu, hayal bile edemiyorum. Allah ın elçisinin, dikkat çekici ve Kur'an ın adeta özünü bizlere anlatan, bizlerin dersler alıp, Allah ın emrettiği gibi yalnız Kur'an ın ipine sarılın emrine uyan uyarısını, lütfen unutmayalım.
 
"HER KİM Kİ, BEN SÖYLEMEDİĞİM HALDE, BU SÖZÜ PEYGAMBER SÖYLEDİ DESE, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN."
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK