KUR'AN A DAVET

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
NAHL VE ANKEBUT 43. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ.
Günümüzde ne yazık ki Kur’an ı tercüme edenler, ayetlere öyle farklı anlamlar veriyorlar ki, bilgi edinmek, Allah ın tebliğini ilk elden alabilmek adına okuyanlar, tedirgin oluyorlar. 
 
Bir kelimeye Kur’an ın onay vermediği, hiç bahsetmediği bir anlam yükleyerek, Kur’an da çelişkiler yaratıldığının farkına varmak, gerçek bir Müslüman’ın görevi olmalıdır. DAHA AÇIKÇASI BU BİZLERİN ZORLU BİR İMTİHANIDIR. Hiç birimiz bilmem kim öyle yazmış, ya da öyle söylediler diyerek, bu yanlıştan kurtulamayız. Hepimiz inancımızda çok titiz olmalıyız. Bu konuda elimizin yetişebildiği ölçüde araştırmalı ve mücadele vermeliyiz. Bu konu ile ilgili iki örnek vermek istiyorum. Önce ayetlere bakalım, daha sonrada bu ayetler bizlere ne anlatıyor onu anlamaya çalışalım. Çünkü Nahl 43. ayette geçen bir kelimeye, çok farklı anlamlar veriliyor.
 
Nahl 43: Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz KİŞİLERDEN başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, Kur'ân'ı bilenlere sorunuz! (Bayraktar Bayraklı)
 
Nahl 43: Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz KİŞİLERDEN başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun. (Diyanet vakfı)
 
Nahl 43: Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım ERKEKLERİ peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun. (Diyanet meali)
 
Nahl 43: Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vahyettiğimiz ERKEKLERDEN başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun. (Yaşar Nuri meali)
 
 
Aynı ayeti değişik meallerden yazdım. Allah ın ne söylediğini anlamaya çalışalım şimdide. Allah elçisine, senden öncede erkek olan Resuller mi gönderdim diyor, yoksa senden öncede senin gibi iki ayaklı, yürüyen insanlardan başkasını göndermedik mi diyor? Ne dersiniz. Ayeti okuduğunuzda tereddüt ettiniz değil mi?
 
 
Bu ayette geçen "RİCALEN" kelimesi eğer erkek anlamında geçiyor olsaydı, her tercümede aynı kelime kullanılırdı. Peki bu kelime, aynı kökten türevleri olan halleriyle de başka ayetlerde adam yani erkek anlamında mı kullanılıyor. Tabiki hayır. Ne yazık ki bizler ayetleri anlamaya çalışırken, Kur'an ın diğer ayetlerinden faydalanmayıp, rivayetlerin etkisinde kalırsak yanlış yaparız, ayeti yanlış anlarız. Aynı yanlışı Yusuf suresi 109. ayettede yapıyoruz. hatta Bayraktar Bayraklı hocamız, aynı kelimeye  Nahl 43 de cinsiyet ayrımı yapmadan KİŞİLERDEN diye tercüme ederken, Yusuf 109. ayette ERKEKLERDEN diye tercüme etmesi düşündürücüdür. Aynı tedirgin tercüme şeklini Enbiya 7. ayettede yaşıyoruz. Bu ayeti tercüme ederken Bayraktar hocamız, bu sefer KİŞİLERDEN diye tercüme etmiş. Kişi kelimesi cinsiyet belirtmeyen bir kelimedir. İki kelime arasında inanılmaz fark vardır. Çünkü bu ayetleri tercüme ederken, ERKEK DİYE TERCÜME EDERSEK, ALLAH RESUL/ELÇİ OLARAK HİÇ KADIN GÖNDERMEMİŞ ANLAMI ÇIKAR. AMA KİŞİLER KELİMESİNİ KULLANIRSAK, KADIN RESUL DE GÖNDERMİŞ OLMA İHTİMALİ HER ZAMAN VAR DEMEKTİR. İŞTE ARADAKİ FARK.
 
Ben şu ayet şöyle olmalıdır, düşüncesinde değilim. Doğruların arayışındayım. Bu konuda İslam toplumunda tartışılan bir konudur. Kadın Resul gelmiştir tezini savunanlar, delillerini günümüzde Yahudi ve Hristiyanların ellerinde bulunan Tevrat ve İncil de geçen, kadın Resulleri örnek veriyorlar ve diyorlar ki, madem Allah bilmiyorsanız zikir ehline, kitap ehline sorun diyor, bu durumda bu sorunun cevabını onların kitaplarından öğreniyoruz ve kadın Resul Allah göndermiştir diye savunma yapılıyor. Unuttuğumuz bir konuyu, sanırım göz ardı ediyorlar. Bugün kitap ehlinin ellerindeki kitaplar güvenemediğimiz tahrif olmuş ve yanlış bilgilerin yazıldığı kitaplardır. ÇOK DAHA ÖNEMLİSİ BİZLERİ DİN VE İMAN ADINA BAĞLAYAN, YALNIZ KUR'AN DIR. ÇÜNKÜ ALLAH SİZLERİ, KUR'AN DAN SORUMLU TUTUYORUM HÜKMÜNÜ VERMİŞTİR.
 
Ben bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum. Ama Allah ın dediği gibi, düşünen aklını kullanan kullarım gerçeklerle buluşacaktır diyorsa, bizlere düşen Kur'an ın apaçık ayetlerinden deliller aramak olmalıdır. Bu konu benim için tam netlik kazanmamış bir konudur. Ama şunu söylemek isterim. Allah biz herşeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız diyorda Kur'an da, BEN KADIN RESUL ASLA GÖNDERMEDİM DEMİYORSA HİÇ BİR AYETTE, benim yapmam gereken, açıkça bir hüküm olmayan konulara, sorgusuzca inanmamak olmalıdır. KADIN RESUL GÖNDERİP GÖNDERMEDİĞİNİ ALLAH BİLİR. Kadında bir erkek gibi, Allah ın vahyini eksiksiz iletecek, Allah ın eşsiz, güçlü bir kuludur. Kur'an da geçen ve toplumu yöneten SEBE melikesini düşünün lütfen. Allah bu kadın yöneticiyi İslam a davet etmek için elçi gönderiyor. Sormak isterim, Allah bu örneği bizlere neden vermiş olabilir? Herhalde masal anlatılmıyor bu ayette, bir hikmeti olması gerekmez mi? Sizce devleti yöneten kadın, Allah ın elçiliğini yapamaz mı? Dediğim gibi bizlere düşen, Kur'an ı rehber alarak, ayetler üzerinde düşünmek, gerçekleri aramak olmalıdır. DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.
 
 
Ayetin sonunda da, eğer bilmiyorsanız bilenlere, zikir ehline sorun diyerek, geçmişte toplumların başına gelenler, ONLARA GÖNDERDİĞİMİZ ELÇİLER DE SİZLER GİBİ İNSANLARDI DİYOR. Allah ın bu konudaki uyarıları, geçmiş toplumlarca biliniyor ve dilden dile anlatılıyordu, şüpheniz varsa onlara sorun diyerek, YALNIZ ELÇİ KONUSU DEĞİL HER KONUDA yapılan tüm yanlışların, herkes tarafından bilindiği bilgisini veriyor. Yoksa Allah ın kitabı anlaşılmıyor, yada her bilgi yokda, onlarıda siz bir bilene sorun onlardan öğrenin demiyor Allah. Çünkü tüm iman edenlerin, yemin ederek kolaylaştırdığını söylediği, Kur'an a sarılmasını emrediyor Allah. Gelelim Ankebut 43. ayete, onu da yine değişik meallerden önce yazalım.
 
Diyanet vakfı meali. Ankebut43: İşte biz, bu temsilleri insanlar için getiriyoruz; FAKAT ONLARI ANCAK BİLENLER DÜŞÜNÜP ANLAYABİLİR.
 
Yaşar Nuri Öztürk: Bunlar bizim, insanlara vermekte olduğumuz örneklerdir ki İLİM SAHİPLERİNDEN BAŞKASI ONLARA AKIL ERDİREMEZ.
 
Ali Bulaç meali: İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak ÂLİMLERDEN BAŞKASI BUNLARA AKIL ERDİRMEZ.
 
Muhammet Esed meali:  İşte Biz insanın önüne bu temsilleri koyuyoruz: AMA ONLARIN GERÇEK ANLAMINI ANCAK [BİZİ] TANIYANLAR KAVRAYABİLİR.
 
Muhammet Esed ayetin daha iyi anlaşılması için, bakın nasıl bir dip not yazmış.
 
(Allah'ın varlığından haberdar olmak, burada, Kur’ânî kıssaları (ve dolayısıyla, telmîhleri, temsîlleri de) tam anlamıyla kavramanın bir ön şartı sayıldığından, bu ayet, Kur’an'ın, “insan idrakini aşan bir hakikat[in varlığın]a inanan, Allah'a karşı sorumluluk bilincine sahip bütün insanlar için bir rehber” olduğu ifadesi ile birlikte okunmalıdır (bkz. 2:2).)
 
Örnek gösterdiği, bakılmasını istediği ayet Bakara suresi 2. ayet bakın ayet ne diyor? 
 
(BU, KENDİSİNDE ŞÜPHE OLMAYAN, MUTTAKİLER İÇİN YOL GÖSTERİCİ BİR KİTAPTIR.)
 
Eğer bizler, Allah ın verdiği Kur’an da ki örnekleri, yalnız âlimler anlar dersek, ya da sözleri çekip çekiştirerek, bu anlamları çıkarırsak, Kur’an ın onlarca ayetine ters düşmüş oluruz. En kötüsü, insanları Kur’an a müracaat etmekten alıkoyar, onu bizzat okumalarına engel olup, onun nurundan aydınlanmalarını engellemiş oluruz. Ali İmran 7. ayette, müteşabih ayetlerin anlamlarını, bir Allah ın birde ilimde derinleşmiş olanların daha iyi anlayacağından bahseder. Hatırlatmak isterim, MUHKEM ayetler değil, MÜTEŞABİH ayetleri ilimde derinleşmiş olanlar anlar ve onlar Kur'an ın gerçek değerini çok daha iyi fark ederler anlamındadır. Muhkem ayetler, bizlerin sorumlu olduğu, dinin anası, temeli olan ayetlerdir, hatırlat mak istedim. Kur'an a kendisini veren, onu anlamak adına çaba harcayan herkes, Kur'an ın ışığında çabası nispetinde faydalanacaklardır. Bakın Allah ayetinde bu konuda, bizleri nasıl uyarıyordu.
 
Muhammed 24: Peki bunlar, KUR'AN'IN ANLAMINI İNCEDEN İNCEYE DÜŞÜNMÜYORLAR MI? Yoksa kalpler üzerinde o kalplerin kilitleri mi var?
 
Allah yalnız âlimlerin anlayacağı değil, inceden inceye anlayarak okuyup düşünen, elbette gözlerinde perde, kalplerinde mühür olmayan, tüm iman edenlerin anlayacağı bir rehber kitap gönderdiğini, sizce daha açık nasıl söylesin. Bir ayetin anlamını düşünürken, Kur’an ın diğer ayetleriyle mutlaka bağlantı kurmalıyız. 
 
 
Allah cümlemizi zikir ehli olan ve Rabbin verdiği örneklerden dersler çıkaran, aklı ile düşünüp iman eden kulları arsına, bizleride alması dileklerimle. 
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.