KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
FURKAN SURESİ 27 VE 28. AYETLERİN UYARILARI.
 
Bugün sizleri, Furkan suresi 27 ve 28. ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayetleri yazalım.
 
Furkan 27: O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: 'AH KEŞKE, ELÇİYLE BİRLİKTE BİR YOL EDİNMİŞ OLSAYDIM. 28: Yazık bana! KEŞKE FALANCAYI (BATIL YOLCUSUNU) DOST EDİNMESEYDİM.
 
Yüce Rabbimiz e şükürler olsun ki düşünene, aklını kullanana çok şeyler anlatıyor ayetlerinde. Kur’an a başkalarının etkisi altında kalmadan, hurafe inançlarına delil aramadan, düşünerek ahhh bir bakabilsek.
 
Önce şunu unutmayalım, indirilen tüm ayetler o günkü toplumun yaptığı yanlışlar üzerine indirilmiştir. Ama öyle bir anlatım ve izah vardır ki, her çağda ve zamanda bu ayetlerden bizler ders alabiliriz. Demek ki Kur’an tebliğ edilirken, atalarının hurafe inançlarından vazgeçemeyen, bazı kişilerin yaptıkları yanlışları, mahşer günü farkına vararak, neler söyleyeceklerini daha o gün gelmeden hatırlatarak, toplum uyarılıyor. Uyarı üzerinde hepimiz dikkatle düşünmeliyiz. KEŞKE FALANCAYI DOST, VELİ EDİNMESEYDİM DİYE, MAHŞER GÜNÜ PİŞMAN OLACAKLARDAN BAHSEDİLİYOR.
 
Ayetin bu uyarısından, acaba bizler nasıl bir ders almalıyız? İsterseniz herkes kendi nefsinde, ayeti günümüze adapte edip düşünsün. Sanırım düşünen, Kur’anı rehber alan, çok dersler çıkartacaktır. BUGÜNDE BATIL İNANÇLARIMIZI YAŞAMAK ADINA, KUR’AN IN YÜZLERCE AYETİNİ, NE YAZIK Kİ GÖRMEZDEN GELİYORUZ. Şimdi de aşağıdaki ayet üzerinde düşünelim.
 
Ali İmran 101: Size Allah'ın ayetleri okunurken, ÜSTELİK ALLAH RESULÜ DE ARANIZDA İKEN NASIL İNKÂRA SAPARSINIZ? HER KİM ALLAH'A BAĞLANIRSA kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
 
Bakın Allah çok dikkat çekici bir söz söylüyor. ALLAHIN ELÇİSİ ARANIZDA OLDUĞU HALDE, yani yaşadığı dönemden bahsediyor. Sizlere tebliğ edilen, okunan ayetleri, nasıl olurda inkâr edersiniz diyor. Ayetin sonundaki cümlede önemli. HER KİM ALLAH A BAĞLANIRSA, kesinlikle doğru yola iletilmiştir diyor. Allah a bağlı olmayı yine başka birçok ayetinde anlatıyor ve Kur’an ın ipine sarılın diyordu bizlere hatırlayınız. Ahzap suresi 2. ayette, sizce uyacağımız kitap çok açık değil mi? 
 
Ahzap 2: RABBİNDEN SANA NE VAHYOLUNUYORSA ONUN ARDINCA GİT, muhakkak ki, Allah ne yapıyorsanız haberdardır.
 
Demek ki Allah ın elçisinin ve bizlerin ardından gideceği, Rahmanın tebliğ ettiği Kur’an olduğu bu ayette de açıkça belirtiliyor. Dikkat ederseniz Rabbimiz ne diyor? (SANA NE VAHYOLUNUYORSA ONUN ARDINCA GİT.) Çünkü bunun açıklamasını da yapıp, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, demiyor muydu bir başka ayetinde? Ama bizler günümüzde öylemi yapıyoruz? 
 
Yukarıda hatırlattığım Ali İmran 101 ayetinde, peygamberiniz aranızdayken nasıl olurda hala inkâra saparsınız diyordu. Bu inkâr, dikkatle düşünelim, Allah ın varlığını inkâr değil, burası önemli. Atalarının dininden, inançlarından hurafe itikatlarından, vazgeçmek istemeyenler. Hatta Allah, peygamberimiz hayattayken aranızda doğacak sorunların çözümü için, birçok ayetinde bahsettiği gibi, hakem olarak peygamberimize gelinmesini ve O hüküm verdiğinde, ona itiraz edilmemesini, uyulmasını söylüyordu. Örnek verelim.
 
Ahzap 36: ALLAH VE RESULÜ, BİR İŞE HÜKMETTİĞİ ZAMAn, mümin bir erkek ve mümin bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.
 
Yukarıdaki ayeti anlamaya çalışalım şimdi de. Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman diyor. Burada dikkatle anlamamız gereken, ALLAH AYRI, RESULÜ AYRI BİR HÜKÜM VERMİYOR. Eğer böyle anlarsak HÂŞÂ peygamberimizi Allah ın hükümlerine ortak etmiş oluruz ki, bu ŞİRKTİR. Hatırlayalım Allah elçisine ne diyordu? Sana indirdiğimle topluma hükmet. Hatta indirdiğim hükümlere ilave yapıp, bunlarda Allah katındandır deseydi, onun canını alırdık diye de, bu konuyu iyice anlamamızı sağlamıştı. Demek ki peygamberimiz hayattayken, sorunlarımızın çözüm kaynağının hâkimi, danışılacak makam peygamberimiz olduğunu, Allah çok açık söylüyor.
 
Peki, peygamberimiz vefat etti. Bu durumda ne olacak diye düşünelim şimdide. Eğer peygamberimizin hadisleri var, onlara bakarak hüküm vermeliyiz dersek, iste en büyük yanlışı yapmış ve Kur’an ile aramıza emin olamayacağımız yüksek bir duvar örmüş oluruz. ÇÜNKÜ PEYGAMBERİMİZ VERDİĞİ TÜM HÜKÜMLERİ, KUR’AN DAN VERMİŞTİ. Peygamberimizde Kur’an ın doğrultusunda bizleri uyarmış ve bakın neler söylemiş.
 
Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. BAZI ŞEYLERİ DE UNUTMAKSIZIN SİZE RAHMET OLMASI İÇİN HATIRLATMAMIŞTIR, ONLARI DA ARAŞTIRMAYIN. 
Mahmud Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması, sayfa 403 
 
Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; KUR’AN IN HELAL KILDIKLARI DIŞINDA BİR ŞEYİ HELAL KILMADIM. KUR’AN IN HARAM KILDIKLARI DIŞINDAKİLERİ DE HARAM KILMADIM. 
İbni Hişam Siret 4 sayfa 332
 
Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki ALLAH HİÇBİR ŞEYİ UNUTUCU DEĞİLDİR. 
Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6 İbni Mace K. Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20 
 
Sanırım yukarıdaki peygamberimizin sözleri, çok şeyler anlatıyor bizlere. Tabi anlayana, anlamak isteyene. Biraz araştırdığımızda, peygamberimizin sağlığında hadis yazımını da yasakladığını görüyoruz. Bir kısım düşünce, önce yasakladığını kabul edip, daha sonra izin verdiğini söyleseler de, dört halife devrinde de, bu yasakla mücadele ettikleri, daha sonra toplanan birçok hadis kaynaklarından anlaşılıyor. Hadis yazımına, dinin mezheplere ayrılmasından sonra, hız verildiğini görüyoruz.
 
ALLAH EMİN OLMADIĞINIZ BİLGİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN, SİZLERİ SORUMLU TUTARIM DEMİYOR MU BİZLERE? Hadis konusunda da mezheplerde birliktelik olmayıp, aynı konularda dahi mezheplerin, farklı inandıkları ve peygamberimizin sözlerini farklı naklettiklerini açıkça görüyoruz.
 
Hadisleri hatırlayınız, hepsi BİR RİVAYETE GÖRE DİYE BAŞLAR. DİN VE İMAN RİVAYETLE DEĞİL, KUR’AN IN KESİN HÜKÜMLERİ İLE YAŞANIR, çünkü Allah ın elçisi de öyle yaşamıştı. Kur’anı ben koruyorum diyen Rabbimiz, acaba günümüze kadar gelen onca rivayet bilgiyi, hiç değişmeden kimlerin koruduğunu sormamız lazım. Tabi işin kolayını bulanlar, hadisleri de Allah ın koruduğunu söyleyerek, çok büyük bir yanlışa imza atmışlardır. Sormak lazım, hangi mezhebin hadisleri koruma altındadır acaba? İŞTE BÜYÜK, DERİN DİPSİZ BİR KUYU.
 
Hepimiz imtihandan geçiyoruz. İmtihanımızın tek kaynağı da Kur’an olduğuna göre, gelin mahşer günü Furkan 27 ve 28. ayette bahsettiği, pişman olanlardan olmak istemiyorsak, hurafe ve batıl ın peşinden değil, emin olduğumuz Kur’an ın ardı sıra gidenlerden olalım. KUR’AN DA HER BİLGİ YOKTUR KUR'AN I HERKES ANLAYAMAZ DİYENLER, BATIL VE HURAFE İNANÇLARINI KUR’AN DAN GİZLEMEYE ÇALIŞANLARDIR, LÜTFEN BU GERÇEĞİN ARTIK FARKINDA OLALIM.
 
Dilerim Kur’an gerçeklerinin farkına varabilen, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.