KUR'AN A DAVET

 

 

 

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/

 

https://twitter.com/home

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
ALLAH HUZURUNDA TEK DİN İSLAMDIR. HAKEM KUR'AN DIR.
Bugün sizlerle, üzerinde düşünmeye çalışacağımız ayetler, Ali imran suresinde geçen 19. ayet ve devamındaki ayetlerin, anlatmak istedikleri üzerine olacaktır. Aşağıda ki ayette geçen "ALLAH KATINDA DİN İSLAM DIR." sözleri üzerinde biraz düşünelim. Önce ayetin tamamını yazalım.
 
Ali İmran 19: ALLAH KATINDA DİN İSLAM DIR. Kendilerine kitap verilenler, bu İLİM geldikten sonra, sırf birbirlerine hakimiyet kurma çabaları yüzünden ihtilaf çıkarırlar. Kim Allah'ın âyetlerini görmezlikten gelirse, Allah onun hesabını hızlı görür. (Süleymaniye vakfı meali)
 
Ayette geçen, İslam sözünü önce açalım. Burada bahsedilen hak yani Allah katından indirilen İSLAM dini, Allah ın tüm elçilerine gönderilen dinin ismimidir, önce onu anlamaya çalışalım. İslam itaat etmek, teslim olmak, boyun eğmek demektir. Bizler ne yazık ki İslam ismini, yalnız peygamberimizin tebliğ ettiği din olarak algılarız. Hâlbuki Allah gönderdiği tüm dinler için bu ismi kullanıyor. Hıristiyan ve Yahudi kelimeleri, dinin ismi değil, Hz. İsa ya ve Hz. Musa ya inanan toplumların adıdır. Onlara indirilen dinin adıda İslam dır. 
 
İslam tüm dinlerin ortak adıdır, ama tüm peygamberlere gönderilen şeriat, dönemin şartlarına, koşullarına göre farklılık arz edebilir. Bu konularda, Kur'an da bazı örnekler verilmiştir. Bazı konular kaldırılmış, yerine o günün şartlarında ayetler gönderilmiştir. Ayete baktığımızda kitap verilenlerin, Rabbin gönderdiği tüm kitaplar için, ilim geldikten sonra, birbirlerine hakimiyet kurma çabaları, aralarında çıkan anlaşmazlıklar, kıskançlık, menfaat yüzünden ayrılığa düştüler diyor. Bunun da sonunda, yani aralarında menfaat çekişmeleri neticesinde, bazı ayetler üzerinde tartışıp, asıl anlamından saptırarak, kendilerine göre uydurdukları anlaşılıyor ki, Rabbimiz bunu yapanların hesabını, çok hızlı göreceğini söylüyor. Allah gönderdiği kitaplar için, İLİM sözcüğünü kullanıyor. İlmi bir kitap, her şeyin açıklayıcısı ve hükmünün verildiği aydınlık bir kitap demektir. 
 
Buradan çıkan en önemli sonuç, Allah her topluma elçileri vasıtasıyla İslam dinini göndermiş, ama insanlar bu dini aralarında çıkan menfaat çekişmeleri ile Rabbin gösterdiği yoldan hurafelerle saptırarak, kendi dinlerini, ATALARININ RİVAYET İNANÇLARININ ETKİSİYLE, yine kendi menfaatleri doğrultusunda yaratmışlar. Bu durumda elbette Allah ın indirdiği İslam dini yaşanmaz olmuş ve hurafelere, batıla yerini terk etmiştir. Yüce Rabbimiz de son olarak, insanlığı bir kez daha uyarıp, Peygamberimizi görevlendirerek, bizlere bir daha göndermeyeceğini söylediği ve koruması altında olan KUR’AN I ve inkişaf etmiş, kolaylaştırılmış, İslam dinini tekrar bizlere göndermiştir. 
 
Şimdi gelelim günümüze, acaba bizden önce yine Allah ın tebliğ ettiği İslam, hurafeler ile bozulduktan sonra, en son KUR'AN İLE İNDİRİLEN  İSLAM DİNİ, ne durumda dersiniz?  Aslında ne duruma geleceğini yine Kur’an söylüyor, hatta verilen bir söz olmasa gereken yapılacak diyor. Peygamberimiz ne yazık ki mahşer günü; Benim ümmetim Kur’an ı devre dışı bıraktılar diyecekse, sanırım Rabbin en son indirdiği İslam dinide, geçmişte olanların akıbetine uğrayacak ki, böyle bir söz söyleneceği şimdiden bizlere bildirilip uyarılıyor. Allah dikkatimizi çekerek, kendimizi kurtarmamızı istiyor. Bakın yazdığımız ayetin devamında ne söylüyor?
 
Ali İmran 20: Seninle tartışırlarsa de ki: BEN HER ŞEYİMLE ALLAH’A TESLİM OLDUM; bana uyanlar da öyle!” Kendine Kitap verilenler ile ümmilere (önceki kitaplardan bilgisi olmayanlara) de ki: "SİZ DE TESLİM OLDUNUZ MU?" Eğer teslim olurlarsa, yola gelmiş olurlar. Ama yüz çevirirlerse, SANA DÜŞEN YALNIZCA AYETLERİ BİLDİRMEKTİR. Allah kullarını görür. (Süleymaniye vakfı meali)
 
Bu ayeti lütfen, tarafsız ön yargıdan uzak ve Allah ın verdiği uyarı ayetlerden derler alarak üzerinde düşünelim. Yoksa cahiliye toplumunun yaptığı yanlışlara düşeriz.  Rabbimiz, elçisine indirdiği Kur’an hakkında, demek ki tartışmaya giren ve bazı konularda, ayetler üzerinde, itiraz eden bir topluluk var. Bakın Allah onlara ne söylemesini istiyor elçisinin? BEN HER ŞEYİMLE ALLAH’A TESLİM OLDUM. Devamında ise bakın ne söylenmesini istiyor? Kitap ehline yani kitabı tebliğ alan, daha önceki kitaplara iman eden insanlara ve hiçbir dine tabi olmayanlara, yani ümmilere. "SİZ DE TESLİM OLDUNUZ MU? Sizce Allah a teslim olmak ne anlama gelir? Elbette tüm beşeri bilgi ve inançlardan arınmış, Allah ın indirdiği Kur'an a tabi olmak anlamındadır. Ayetin son kısmındaki sözler, aslında bugün bizlerin yaptığı çok büyük yanlışlara ibretlik bir uyarı.
 
"Ama yüz çevirirlerse, SANA DÜŞEN YALNIZCA AYETLERİ BİLDİRMEKTİR."
 
Aslında bu uyarı, Allah ın elçisine verdiği görev ve sorumluluğu çok net açıklıyor ve diyor ki, senin görevin aldığın vahyi olduğu gibi tebliğ etmek, bildirmektir. Peki bizler bu uyarıyı aldığımız halde, ayetin gereğini mi yapıyoruz? Yoksa, ne yani Peygamberimiz postacımıydı, yalnız teblip ile olurmu diyoruz. Ne dersiniz? Konumuzla ilgili devamındaki ayete bakalım.
 
Ali İmran 23-24: Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hakem olmak için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir kısmı dönüp yüz çeviriyor. Onların bu tutumları, “Bize ateş, sadece sayılı günlerde dokunacaktır” demelerinin bir sonucudur. Dinlerinde uydurdukları yalanlar onları yanıltmıştır. (Bayraktar Bayraklı meali)
 
Bu ayette günümüzde bizlerin yaptığı yanlışa güzel bir örnek. Allah ın elçisi, Kitap ehlini yaşanan olaylarda KUR'AN I HAKEM YAPMAK ADINA DAVET EDİLİYORLAR. Peki onlar ne yapıyor? Kur'an ın hakemliğini kabul etmiyorlar. Çünkü onların inandığı rivayet ve batıl atalarının inançlarını dinlerinde, yaşantılarında hakem kabul ediyorlar. BUGÜN BİZLERDE AYNI YANLIŞI YAPMIYOR MUYUZ? Dini bir konu hakkında tartıştığımızda kanıtımız, delilimiz Kur'an mı oluyor, yoksa doğruluğundan emin olamadığımız, Kur'an ın asla bahsetmediği rivayetlermi kant olarak gösteriliyor? Ne dersiniz?
 
KUR'AN DA HER BİLGİ, DETAY YOKTUR, PEYGAMBERİMİZİN RİVAYET HADİSLERİ VE FIKIH OLMASAYDI, KUR'AN KAPALI KALIRDI ANLAŞILAMAZDI DİYORSAK, BİZLERİN DİNDE KANITIMIZ KUR'AN OLABİLİR Mİ? Kitap ehlinin öyle yanlış inançları varki, bize cehennem ateşi sayılı gün dokunacak, bizler ebedi cehennemde kalmayacağız diyorlardı. Peki Allah daha önce gönderdiği kitaplarda ve Kur'an da öylemi söylüyordu? Elbette hayır. Herkes yaptığının karşılığını eksiksiz görecektir. Ne yazık ki kitap ehlinin yaptığı bu yanlışı ve Allah ın uyarısını apaçık gördüğümüz halde, bizlerin genel çoğunluğuda mezheplerin ve rivayet hadislerin etkisiyle aynı şeyleri söylemiyormuyuz? MÜSLÜMANLAR PEYGAMBERİMİZİN ŞEFAATİYLE, CEHENNEM AZABI ÇEKMEYECEKTİR, DEMİYOR MUYUZ? Ayetin sonunda batıla ve uydurdukları yalanlara inandıklarının onları yanıltıklarını hatırlatmak içinde, ne diyordu Rabbimiz tekrar hatırlayalım. "DİNLERİNDE UYDURDUKLARI YALANLAR, ONLARI YANILTMIŞTIR"
 
Kur'an ın bunca açık uyarılarını görmezden gelenler, elbette hesap günü pişman olanların safında olacatır. Bir Müslümana düşen, din kardeşini yalnız Kur'an ile uyarmak olmalıdır. Rabbim şahittir, bende bunu yapmaya çalışıyorum. Ayette Allah ın elçisi , ben açıkça yalnız Allah a yani indidiği Kur'an a teslim oldum diyorsa ve yine açıkça kendisine düşenin yalnız AYETLERİ BİLDİRMEK, TEBLİĞ ETMEK OLDUĞUNU SÖYLÜYORSA, BİZLERE DÜŞEN BATIL VE HURAFEDEN UZAK, ALLAH IN ELÇİSİNİN HAYATINA GEÇİRDİĞİ YALNIZ KUR'AN A TABİ OLMALI VE YAŞANTIMIZDA YALNIZ KUR'AN I HAKEM YAPMALIYIZ.
 
Dilerim cümlemiz batıl, rivayet ve sanıdan uzak, Kur’an ın nuruyla aydınlanan, onun ışığıyla yaşama çabası gösteren, Allah ın halis kulları arasında oluruz. Kur'an ı anlayabilmek adına imtihanımız gereği çaba göstermek bizden, yardım yüce Rabbimizden. 
 


Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.