KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
2-NAMAZ(SALAT) KONUSU VE GÜNÜMÜZE YANSIMALARI. (NAMAZ VAKİTLERİ)
Değerli din kardeşlerim. Kur’an ı okuduğunuzda, Allah ın en çok önem verdiği konulardan birisinin de, namaz olduğunu görürüz. Bu konulara açıklık getiren, birçok ayet de vardır Kur’an da. Fakat bizler Kur’an ile yetinmeyip, her konuda batılı inancımıza sokmaktan çekinmeyiz.
 
Bakın bu konuda sizlere bir örnek vermek istiyorum. Bazı rivayet hadis örneklerini vererek, peygamberimizin genelde namazlarını üç vakitte cem ettiği, yani birleştirdiği anlatılıyor, aktarılan rivayet hadisler doğrultusunda. Bunlardan örnekler vermek istiyorum konuyu anlamak için. 
 
( Ebu Tufeyl diyor ki; Muaz b. Cebel radiyellahu an şöyle dedi: “Tebuk savaşında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte çıktık. Öğle ile ikindiyi bir, akşam ile yatsıyı da bir kılardı. «Neden böyle yaptı?» dedim. Dedi ki; «ÜMMETİNİ SIKINTIYA SOKMAK İSTEMEDİ.»)
 
(İbni Abbas (R.Anhüma) şöyle dedi: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de öğle ile ikindiyi birlikte kıldırdı. Ne korku vardı, ne yolculuk.) 
 
(Müslim’in ibni Abbas’tan yaptığı bir diğer rivayet şöyledir: “Biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iki namazı birleştirirdik.) 
 
Gerçekten peygamberimiz, bu sözleri söylemiş olabilir mi? Yani Allah Kur’an da beş vakit namaz emri verdiyse, bunu peygamberimiz bazen birleştirerek, kılınmasını emreder mi? Allah elçisine, sana indirdiğim Kur’an a uy, kullarıma Kur’an ile hükmet diyecek, daha sonrada peygamberimiz Allah ın hükümleri konusunda, kendince ayarlamalar yapacak. Böyle düşünmekten Allah a sığınırım.
 
Örnek verilen hadislerde, namazları cem ettiğini yani birleştirdiğinin nedenini açıklarken, ümmetini sıkıntıya sokmak istemediği için yaptığı söyleniyor. Aman Allah ım, bu sözleri nasıl olurda peygamberimize isnat ederiz.Hâşâ peygamberimiz, Allah ın dinde ortağımı da istediğinde ayarlamalar, birleştirmeler yapsın.
 
Yaradan namaz konusunu anlatırken, vakti belirlenmiş bir ibadettir diye bahseder. Vakti girdiğinde de kılmamız tavsiyesinde bulunur. İşin en ilginç olanı da, savaş halinde bile namazımızı bırakmamızı istemeyip, yalnız kısaltmamız emrini, örnek ayetler vererek anlatır.
 
Ne yazık ki namaz vakitleri konusunda, İslam toplumu çok farklı düşüncelere sahiptir. Bu konuda birliktelik, din mezheplere bölündükten sonra, yüzlerce yıldır olmamıştır. Her fikir, düşünce kendi kanıtlarını yaratmış, yaşayıp gidiyoruz.ÖRNEĞİN DİYANETİN SİTESİNE BAKARSANIZ, PEYGAMBERİMİZİN İLK DÖNEMLERİNDE, NAMAZ SABAH VE AKŞAM OLMAK ÜZERE İKİ VAKİTTE KILINDIĞI, AMA DAHA SONRA MİRAC İLE BEŞ VAKİT EMREDİLDİĞİ ANLATILIR. Namazın bizden önceki toplumlara, da farz olduğunu Kur’an dan öğreniyoruz. 
 
Şöyle düşünüyorum, Allah yanıltmasın. Allah kullarına önce Kur’an da sabah ve akşam namaz emredip, daha sonra bunu Kur’an ile değil de, Kur’an dışından ve Kur’an a geçirmeden, sözlü olarak emredip MİRAÇ la beş vakit yapmış olabilir mi? Ne diyordu Allah, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim. Elbette Rabbimize bırakın beş vakti, on vakit kılsak azdır. Ama bizler doğrunun, gerçeklerin arayışında olmalıyız.
 
Kur’an da beş vakit namaz emrini açıkça göremeyen, bazı din kardeşlerimiz, gönülleri rahat olmasa gerek, bakın Kur’an dan beş vakit namazı nasıl çıkarmaya çalışıyorlar.
 
(Bakara suresi 238. ayette geçen namazlar ve orta namaz tabirleri dikkatlice incelenecek olursa, BURADA EN AZ 5 VAKİT NAMAZDAN BAHSEDİLDİĞİ GÖRÜLECEKTİR. ÇÜNKÜ BU AYETTE BASİT BİR GRAMER MANTIK VAR.Türkçede olmayan bir mantıkla çoğul yapılmıştır. Türkçede çoğul, birden fazla sayıdaki her şey için kullanılırken; Arapçada çoğul en az 3 olmak üzere 3’ten fazla şeyi ifade eder. Yani özetle söylemek gerekirse Arapça çoğullaştırma, Türkçedeki çoğullaştırma gibi değildir. “Namazlara ve orta namaza…(2/238)” ifadesindeki “namazlara” kelimesi çoğullaştırma ile 3 olursa şayet, vusta namazıyla beraber bu sayı 4’e çıkar; fakat 4 sayısında orta sayı bulunmaz. Ama buradaki çoğul 4 vakti ifade ederse, vusta namazıyla beraber 5 vakti ifade etmiş olur ki, bu da Hz. Muhammed Nebi’den bu yana kılınan namazlarla tasdiklenmiş olur. Eğer buradaki “orta namaz” (salatil vusta) deyimi, “namazlara” deyimi içinde yer alıyorsa, o zaman en az 3 olmak üzere 4, 5 vakti de ifade etmiş olur.)
 
Değerli din kardeşlerim, bu düşünce ve sözler ancak zorlama ve kişisel düşüncelerden ileri gidemez. Çünkü Kur’an ın öğretisine, ayetlerin MUHKEMoluşuna, yani şüphe götürmeyecek kadar açık oluşuna asla uymaz. Kur’an da biz ayetlerimizi nice örneklerle açıkladık, izah ettik diyorsa, lütfen nefislerimizi kandırmayalım. Basit gramer mantığı var ayette diyerek, okuyanların anlayamadığı, çıkaramadığı bir bilgiyi, hükmü varmış gibi göstermeyelim. Kendimizi kandırmış oluruz.
 
Allah eğer bahsedildiği gibi bir hüküm verseydi, onu başka bir ayetinde mutlaka bizlere izah ederdi. Çünkü biz ayetleri anlayasınız diye, NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIK SIRALADIK diyor. Zaten Diyanette beş vakit namazı Kur’an da göremediği için, miraçla emredildiğini açıkça söylemektedir. Lütfen miraç konusu araştırınız, anlatılış şekli ve söylenenleri, Kur'an, mantık ekseninde değerlendiriniz. Bu konuda birçok dini önderlerde, aynı şeyi söylüyorlar. Beş vakit namazı Kur’an da göremezsiniz, onun içindir ki Kur’an ile yalnız iman edemezsiniz derler. HADİSLER OLMASAYDI, İSLAM I TAM OLARAK YAŞAYAMAZDIK, KUR’AN KAPALI KALIRDI DİYORLAR VE NAMAZ ÖRNEĞİNİ VERİYORLAR. Yorum ve karar sizlerin, bu düşüncenin de Kur’an a uymadığı çok açıktır..
 
Bir başka düşünce de vardır ki, namazların üç vakit olduğunu söyler, Kur’an dan delil gösterip. Sabah yani fecir vakti, İşa yani Akşam vakti, birde öğle namazını VUSTA yani en hayırlı, en güzel orta namaz anlamında, üç vakit olduğu söylenir. Bu ayeti yazalım.
 
Bakara 238: Namazlara ve orta(Vusta) namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.
 
Bir başka düşünce de vardır ki, Allah ın emrettiği namaz, Diyanetin ilk zamanlar kılındığından bahsettiği gibi, iki vakit olduğuna inanılır. Yukarıda ki ayette geçen Vusta yani orta namazın ise Allah ın Kur’an da çok özel bir davetle çağrılan ve işinizi gücünüzü bırakıp gidin dediği, Cuma namazı olduğu söylenir. Ayete baktığınızda namazları ve orta namazı koruyun diyor. Demek ki ilk söylenen namazla, daha sonra söylenen orta yani Vusta namazı bu durumda aynı olmaması gerekir. ÇÜNKÜ BİR BİRİNDEN AYRI ZİKREDİLMİŞ, günlük namazla aynı olmaması gerekir. Bu Konuyu burada bırakalım ve Kur’an dan Cuma namazı konusuna bakalım, söylenenleri daha iyi analiz yapabilmek için.
 
Cuma 9: Ey iman edenler! CUMA GÜNÜ NAMAZA ÇAĞIRILDIĞI ZAMAN, HEMEN ALLAH'I ANMAYA KOŞUNUZ VE ALIŞ-VERİŞİ BIRAKINIZ. Eğer bilseniz bu sizin için çok hayırlıdır.
 
Ayete dikkat ederseniz, çok önemsenen bir namaz olduğu çok açık, çünkü Allah işi gücü bırakın ve bu çağrıya gidin diyor. Kur’an da başka hiçbir namaz için çağrılmaktan bahsetmez. Diğer vakit namazları için ise, NAMAZ VAKTİ BELİRLENMİŞ BİR İBADETTİR, VAKTİ GİRDİĞİNDE KILINIZ DER. Cuma namazı da en çok Allah ın önemsediği namaz ise, bu durumda madem namaz vakti belirlenmiş bir ibadettir, Cuma namazının vakti Kur’an da nerede zikredilmiş diye, kendimize sormamız gerekmez mi? Bu sorunun cevabını mutlaka, Kur'an dan bulmalıyız.
 
Bu sorunun cevabını Kur’an dan mutlaka bulmalıyız, çünkü Allah biz hiçbir eksik bırakmadık diyor Kur’an da. Dikkat ederseniz Bakara 238. ayetinde namazları koruyun dedikten sonra, VUSTA kelimesiyle, yani en iyi en güzel orta namaz anlamında bir namazdan bahsediyor ve bu namazı koruyun diyor. Sizce bu namaz Cuma namazı olamaz mı? Özellikle Vusta kelimesiyle, günün ortasında önemsenen bir namaz olduğunu da söylüyor. Bu konuda din âlimleri çok tartışmış, hatta bu ayetteki vusta nın, cuma namazı vakti olduğu söylenmiş, ama ne yazık ki yüzlerce yıldır bir noktada anlaşamamışlardır. Eğer Vusta yani günün ortasında anlamı verilen namaz, Cuma namazı değilse, Cuma namazının vakti, Kur’an da hangi ayette yazıyor? Buna mutlaka cevap bulmalıyız. Çünkü Allah namaz, vakti belirlenmiş bir ibadettir diyordu.
 
Bizlerin kendi nefsimize sormamız gerekenleri, bence soralım ve kendimiz cevaplar arayalım. Çünkü hiç kimse bizleri hesap günü kurtaramaz. Düşünmeye devam edelim. Diyelim ki hayır Vusta bahsedilen Cuma namazı değil, günün ortasında kılınan öğle namazı. Gerçi buna ikindi namazı diyeler de var, onu da belirtmek isterim. 
 
Cuma namazını kıldık ve işimize gücümüze dağıldık. Peki, öğle namazı ne oldu? Madem öğle namazı ayrıca var, onu Cuma namazından sonra neden kılmıyoruz. Cumadan sonra kılınanlar öğlen namazı değil, 4 rekât cumanın son sünnet, 4 rekât Zuhr-i Ahir namazı ve 2 rekât vaktin son sünneti diye kılınır. 
 
Ne dersiniz, eğer VUSTA yani orta namazı öğlen namazı ise ve Cuma namazı kıldıktan sonra, öğlen namazı kılmıyorsak, bu hükmü Allah ın vermesi gerekmez mi? Ama Kur’an da böyle bir hüküm yok. Yani Cuma namazından sonra, öğle namazı kılmanız gerekmez demiyor.  Hüküm veren yalnız Allah tır, ayetini lütfen unutmayalım. Sizce bu konuda büyük bir soru işareti yok mu? Çünkü Allah, biz her konuda nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız diyordu. Sanırım kafanız karıştı, çünkü benim kafamda bu konuda çok karışık doğrusu. Bizlere öyle şeyleri din adına öğrettiler ki, daha sonrada işin içinden kendileri çıkamadıkları için, yazımın başında örnek vermiştim, neler söylemişlerdi hatırlayınız.
 
Peygamberimiz namazlarını cem ederdi, öğlen ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birleştirirdi diyerek, sanırım elleriyle zorlaştırdıkları dini, kendi elleriyle kolaylaştırmanın yolunu aramışlar.
 
Lütfen şunu unutmayalım. Allah eğer beş vakit namaz emrettiyse bizlere, bunu peygamberimiz asla birleştiremez, zaten birleştirmemiştir de. Bizler doğruları ve gerçekleri arayarak, imanımızı yaşamalıyız. Birilerine koşulsuz ve düşünmeden inanmak ve ardı sıra gitmek, bizleri yolun sonunda, inanın çok pişman eder. Sizlere bu konu ile bağlantılı olduğuna inandığım, bir ayeti daha hatırlatmak istiyorum.
 
Nur 58: Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlarla, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesin: SABAH NAMAZINDAN/DUASINDAN ÖNCE, ÖĞLEN VAKTİNDE ELBİSELERİNİZİ ÇIKARDIĞINIZDA, GÜN BATTIKTAN SONRA YERİNE GETİRİLEN NAMAZDAN/DUADAN SONRA... Kaygılanacağınız üç vakittir bunlar…….
 
Ayette izin istenecek vakitleri sayarken, bakın neleri sayıyor lütfen dikkat.
 
1-Sabah namazından önce.
 
2-Öğle vaktinde DİNLENMEYE ÇEKİLDİĞİMİZ VAKİT, LÜTFEN DİKKAT NAMAZDAN BAHSEDİLMİYOR.
 
3-Gün battıktan, yani akşam namazından sonra.
 
Benden örnek vermesi, düşünmek ve araştırmak sizlere düşer. Allah özellikle iki namaz vaktinden bahsediyor, öğle vaktinin ise, dinlenme zamanı olduğu konusunda açıkça belirtiyor. Yaradan bu örnekleri bizlere boşuna vermiyor, düşünelim yolumuzu sapmayalım diye veriyor.
 
Amacım sizleri Kur’an da geçen, SALÂT yani namaz/dua konusunda, düşünmeye davet etmektir. Kur’an dan ve rivayet kaynaklardan , sizlere bazı bilgiler sundum. Sizlere düşen tüm bunları araştırmak ve sonunda Kur’an ışığında amel etmek olmalıdır. Hepimiz beşeriz yanılabiliriz. Doğru olan din kardeşini, yalnız Kur’an ile uyarmak olmalıdır.
 
Yüzlerce yıldır, bir bilinmeyenin ardı sıra gidiyoruz. Bilinmeyenleri gelin el birliğiyle KUR'AN İLE açığa çıkartalım. Bunun yolunu Rabbimiz söylüyor ve diyor ki, düşün, araştır ve Kur’an ın sınırlarının dışına asla çıkma. Kur’an ın ipine sarılanın, gönül gözünü açarım diyor.
 
Dilerim Kur’an gerçeklerinin farkında olan, hakka batıl karıştırmadan imtihanını yaşayan, Allah ın halis kullarından oluruz.
Saygılarımla
 
Haluk GÜMÜŞTABAK
 


Sayfa Kategorisi: NAMAZ,ORUÇ VE HAC KONULARI.