KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
DİYANETİN NAMAZ KONUSUNDAKİ ÇELİŞKİSİ. NAMAZ VAKİTLERİ KONUSU.
Bugün sizlere, Diyanet işleri başkanlığı sitesinden geçmiş yıllarda alıntı yaptığım, bir yazı üzerine konuşmak istiyorum. Yazıda geçenleri ve bizlere öğretilen diğer bilgileri bizzat kendimiz düşünüp ve de karşılaştırarak değerlendirmeyi öz irademizle yapmalıyız.
 
Bu yazımdaki amacım, namaz vakitlerinin neler olduğunu kanıtlamak değil, tam tersine Kur’an dan ayrıldığımızda, bizleri nerelere sürükleyeceğini anlatmaya çalışmaktır. Yoksa Rabbimize e günde beş vakit değil, on vakit namaz kılsak azdır. Amacımız Allah ın emirlerinin ne olduğunu doğru anlamaktır, yani haktan batılı ayırmaktır. Yazının yorumunu sizlere bırakıyorum. Çünkü Yaradan ın huzuruna çıktığımızda, yanımızda yardımcı hiç kimse olmayacak, herkes tek başına hesabını verecektir. Yazıda şöyle yazıyordu.
 
(İslâm'ın başlangıç yıllarında namaz, SABAH VE AKŞAMLEYİN KILINAN İKİŞER REKÂTTAN İBARET İKEN, YAYGIN KABUL GÖREN GÖRÜŞE GÖRE, Miraç olayından sonra beş vakit namaz farz kılınmıştır. "Kendi nefsinde bir yakarış ve ürperiş içinde ve pek yüksek olmayan bir sözle sabah ve akşam Rabbini an; gafillerden olma" (el-A`râf 7/205) ayeti namazın başlangıçtaki durumuyla ilişkili görülmektedir.YİNE YAYGIN KABULE GÖRE, Cibril’in Hz. Peygamber'e Kâbe'de, namazın vakitlerini göstermek üzere imamlık etmesi, Miraç olayının ertesi günü olmuştur.) 
 
Yazıda dikkat ederseniz, namazın ilk yıllarında sabah ve akşam kılınması emredildiği, Kur’an da geçtiğini de örnek vererek yazmışlar. Daha sonra yazılana ise çok dikkat ediniz lütfen, Kur’an dan alınan bilgilere göre değil de, YAYGIN KABUL GÖREN GÖRÜŞE GÖRE, Miraç olayından sonra namazın beş vakit olarak farz olduğundan bahsediyor.
 
Demek ki Diyanet, namaz emrinin Kur’an da halen iki vakit olarak geçtiğini söylüyor ve daha sonra Kur’an da hiç bahsedilmeyen, miraç ile beş vakit namazın emredildiğini de onaylıyor. Ayrıca meleklerin peygamberimize Kabede namazın vakitlerini göstermek üzere, imamlık yaptığını söylüyor. Buda Kur’an da geçmediği gibi, Kur’an namazın yeni bir emir olmayıp, İbrahim peygamberden bu yana her peygambere emredildiğini de belirtir. Bu demektir ki zaten namazın, nasıl kılınacağı biliniyordu. Allah bizden önceki topluma da namazı farz kıldığına göre, onlardan daha farklı, ya da daha fazla namaz kılmamızı sonradan emretmiş olabilir mi?
 

Allah birçok ayetinde bizlerin düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı emreder. Allah Kur’an da önce iki vakit, sabah akşam namaz emrini verip, daha sonra bu emri nesh etmeden, hükmünü kaldırmadan, daha sonra namaz emrini Kur’an da hiç bahsedilmeyen, MİRAÇ ile beş vakit olarak değiştirir mi? Emrettiyse, bugün Kur’an da geçen namaz vakitlerinin tarif edildiği ayetlerin, hükmü nedir? Ne dersiniz? Hatırlayınız Rabbimiz birçok kez hatırlatarak, yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdım diyordu. Gelelim aynı yerde geçen bir alıntı yazıya daha bakalım, burası daha da ilginç bence. 

 
(Namaz emrini, Allah Teâlâ'nın yeryüzüne melek aracılığıyla göndermeyip Miraç gecesi Hz. Peygamber'in huzuruna çıktığında ona tebliğ etmesi de (Buhârî, "Salât", 1; Müslim, "Îmân", 263), bu ibadetin müslümanın dinî ve ruhanî hayatı açısından önem ve anlamını göstermektedir.)
 
Değerli din kardeşlerim, bildiğiniz gibi Kur’an ın tümü, Allah tarafından peygamberimize iletilmiştir ve Kur’an da bizlere hiç eksiksiz yine peygamberimiz tarafından toplanarak, bugün Allah ın korumasında, bizlere ulaştırılmıştır.
 
Dikkat ederseniz, Allah gönderdiği tüm ayetleri, Kur’an da bizzat kayıt altına aldırmıştır. Miraç olayı Kur’an da hiç bahsedilmediği halde, beş vakit namazın Cebrail aracılığıyla değil, bizzat kendisine huzuruna çıktığında, miraçta tebliğ edildiği söyleniyor. Ama her ne hikmetse, sözlü olarak verdiği emir Kur’an a geçmiyor, ne dersiniz bu mantıklı mı? Hani Allah ayetinde, SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM diyordu, sizce bu ayete uygun mu bu sözler ve inanç.
 
Elbette Allah ayetlerini isterse, bizzat kendisi de iletebilir, bunun örnekleri de vardır Kur’an da, ama elçileri hemen kayıt altına almıştır Kur’an da. Ayrıca dikkat ederseniz bu bilgiler Kur’ an da geçmediğini söylemiştik, hangi kitaplarla ve kimler tarafından bizlere bu bilgiler iletiliyor lütfen ibretle okuyun ve birazda düşünün.(Buhârî, "Salât", 1; Müslim, "Îmân", 263 ) Hani Kur’an ın ipine sarılacaktık, hani emin olmadığımız bilginin ardına düşmeyecektik, ne oldu bu ayetlerin hükmü?
 
Bu sözler üzerinde düşünmeye devam edelim. Tabi düşünmeyi başkalarına bırakanlar hariç. Rabbimiz Cebrail aracılığı ile gönderdiği her şey Kur’an da yer almış, fakat bizzat miraçta peygamberimize tebliğ ettiği iddia edilen beş vakit namaz, neden Kur’an da yer almamış, bu soruyu kendimize mutlaka sormalıyız. Bu sözler Kur’an ın özüne ve öğretisine uyuyor mu sizce? Lütfen Kur’an dan sorumlu tutulacağımız, Allah ın ayetini unutmayalım.
 
Diyanete bir soru sormuştum geçmiş yıllarda. Ben Kur’an da beş vakit namaz emrini açıkça göremiyorum, bu konuda neler söylersiniz dediğimde, bakın bana ne cevap vermişti.
 
(Kuran-ı Kerim’de beş vakit namazdan söz edilmediği ileri sürülerek, günde beş vakit namazın farz olmadığı iddia edilemez.)
 
Değerli din kardeşlerim, Diyanet İşleri başkanlığı Kur’an da geçmemesi, sorumlu olmadığımızı göstermez diyerek, gerçekten Kur’an da beş vakit namazın geçmediğini açıkça kabul ediyor. Düşünüyorum da, Yaradan Cebrail aracılığı ile gönderdiği ayetler, Kur an da geçiyor ama bu kadar önemli bir konu, peygamberimize miraçta tebliğ ediliyor. İşin ilginci Kur’an da geçmiyor, bu konuda ne düşünürsünüz? Bu yazıyı okuyunca Allah ın bizleri Kur’an a nasıl yönlendirdiği ayetler geldi aklıma, isterseniz birkaç tanesini hatırlayalım.
 
Zümer 27: Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur an'da insanlara her türlü misali verdik.
 
Enbiya 10: Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
 
İsra 41: Biz, gerçeği, Kuran'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler. Fakat bu onların sadece kaçışlarını artırıyor. 
 
Onlarca ayet var ki, her şeyi Kur’an da sizler için yazdık ve açıkladık diyor. Peki, tekrar düşünelim, peygamberimize şifahen bizzat miraçta emredildiği söylenen beş vakit namaz, neden geçmiyor Kur’an da? Bu soruyu neden kendimize hiç sormuyoruz. Bu düşünceyi söyleyen Diyanet İşleri başkanlığı, her hangi bir tarikat yada cemaatin düşüncesi değil. Bakın Rabbimiz ayetlerinde daha neler söylüyor bizlere. 
 
Enam 19. Sor: "Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. BU KUR AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM…. 
 
Kehf 27. RABBİNİN KİTABINDAN SANA VAHYE DİLENİ OKU. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kudret yoktur. O'nun dışında bir sığınak/bir dayanak asla bulamazsın.
 
Ankebut 51. KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.
 
Değerli din kardeşlerim, Allah bizlere indirilen kitaba uymaya davet ederken, bizler kimlerin kitaplarına, davetine uyuyoruz. Şimdide şu ayete bakınız, Allah bizleri nereden sorumlu tuttuğunu, daha nasıl açık söyleyebilir sizce? 
 
Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ. 
 
Yüce Rabbimiz, sizi bu kitaptan sorumlu tutacağım diyor. Kur’an da söz edilmemesi, bizlerin sorumlu olmadığımızı göstermez diyenlere, hala bizler ses çıkarmıyoruz, sorgusuzca kabul ediyoruz. Allah Kur’an da geceyi dinleneme, gündüzü de çalışma zamanı olarak yarattığını söyler bizlere. Ayeti hatırlayalım.
 
Furkan 47: O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır. (Diyanet meali)
 
Bu ayet üzerinde, sizleri dikkatle düşünmeye davet ediyorum. Allah geceyi uyku ve dinlenme, gündüzü de çalışma zamanı olarak yarattığına göre, kendisine ibadet zamanı olarak ne zaman ayırdığını söylemiyor mu Kur’an da? Elbette onu da söylüyor, ama anlamak isteyene ve batılın etkisinde olmayanlara çok şeyler anlatıyor. Hut suresi 114. ayetinde ne diyordu Allah?  Gündüzün iki tarafında, yani gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Allah günün ilk ışıklarıyla kalktığımızda, kendisini zikretmemizi, onu tespih ederek onun önünde kıyam, rükû ve secde etmemizi istiyor. Günün bitiminde yine Allah a şükürlerimizi sunarak, onun huzuruna durmamızı emrediyor. Rabbimiz ne dinlenme zamanımızda, nede çalışma vaktimizde bizlerden Kur’an da namaz istemiyor, ama kendisini bizzat her zaman anmamızı, zikretmemizi özellikle istiyor. Allah ın yemin ederek kolaylaştırdığı dini zorlaştıranlar, Allah ın huzurunda hesap vereceklerdir. Kur’an ın bir ayeti ile yazıma son vermek istiyorum. 
 
İsra 36. Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.
 
Bazı kardeşlerimiz, en az ayetler kadar değer verdiği Kütüb-i sitteden bir hadis örneğini de vermek istiyorum, yorumunuda sizlere bırakıyorum. 
 
2310 – Abdullah ibnu Fudale, babası (Fudale’den) naklen anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın bana öğrettikleri arasında: “Beş vakit namaza devam edin!” emri de vardı. Ben: “Bu beş vakit, benim meşguliyetlerimin bulunduğu anlardır. Bana (bunların yerine geçecek) cami (kapsamlı) bir şey emret, öyle ki onu yaptım mı, benden beş vakit namaz borcunun yerine geçsin!” dedim. Bunun üzerine: “Öyleyse Asreyn’e devam et!” buyurdu. Bu kelime bizim dilimizde yoktu. Bu sebeple: “Asreyn nedir?” diye sordum. “Güneş doğmazdan önceki namazla güneş batmazdan önceki namaz” buyurdu.” Ebu Davud, Salat 9, (428)
 
Dilerim Allah dan, Ruhumuzu Kur’an ışığıyla aydınlatan ve gözlerinde perde olmayan, gönülleri mühürlenmemiş, düşünerek iman eden kulları arasına, bizleri de alması dileklerimle. 
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK
 

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/



Sayfa Kategorisi: NAMAZ,ORUÇ VE HAC KONULARI.