KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
İSLAM DİNİNDE MEZHEPLERE, FIRKALARA BÖLÜNMEK VE KUR'AN IN CEVABI.
İnternette bir yazıyı okurken, çok ilginç bir soru ve cevabıyla karşılaştım. Bakın sorduğu soruya verilen cevabı, önce sizlerle paylaşmak, daha sonrada üzerinde birlikte sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.
 
(SUAL: Bazı kimseler, (Peygamber, ne Hanefi, ne de Şafii idi, Sünni de değil idi) diyor. Sünnet ne demektir?
 
CEVAP
Demek ki mezhep de, sünnet de, bilinmiyor. Askerlikte, kara, hava ve deniz kuvvetleri vardır. Genelkurmay, karacı, havacı veya denizci değildir diyerek bu kuvvetlerden ayrı sayılır mı? Kuvvetler genelkurmaya bağlı olduğu gibi, mezhepler de Resulullaha bağlıdır.
 
Nasıl ki kuvvet komutanlıkları birbirinin yardımcısı ise, mezhepler de öyledir. Kendi mezhebine göre yapılması güç olan bir iş başka mezhebe göre yapılır. Mezhepler, bir elin parmakları gibi, aynı ele hizmet eder.)
 
Bizler Kur’an dan uzak inançlarımıza, yine Kur’an dan uzak örneklerle inanmaya, kanıtlar aramaya devam ettiğimiz sürece, Allah a ulaşan en doğru yolu bulmamızda mümkün olmayacaktır. Gelin yukarıdaki cevap üzerinde birlikte düşünelim.
 
Kur’an bölünmeyi, fırkalara, mezheplere ayrılmayı kabul edip onay veriyor mu da, bu sözlere inanabiliyoruz, önce ona bakalım. Aynı olaylar cahiliye toplumunda da yaşanmış. Ehli kitap toplumu da, bölünmüş ve mezheplere ayrılmış haldeydiler, aşağıdaki ayetlerden sanırım çok net anlaşılıyor.
 
Şura 13: Sizin için, dinden, Nuh’a önerdiğini, sana vah yettiğini, İbrahim'e, Musa’ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; ONDA BÖLÜNÜP FIRKALARA AYRILMAYIN!" ONLARI ÇAĞIRDIĞIN BU TUTUM, ŞİRKE BULAŞANLARA ÇOK AĞIR GELMİŞTİR. Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir.
 
Lütfen ayetin açık ve net anlatımına bakar mısınız? Allah Benim gönderdiğim din, farklı bir din değil diyor. Hepsinde vah yettiğim en önemli emir;
 
(DİNİ DOSDOĞRU TUTUN, ONDA BÖLÜNÜP FIRKALARA AYRILMAYIN!)
 
Peki, bizler bu apaçık sözleri işittiğimiz halde, nasıl olur hala dinde mezheplere bölünüp, bir de verdiğimiz beşeri Genelkurmay örneğiyle, aynı tutarız. Din Allah ın dinidir, hükmü veren yargılayan yalnız kendisidir. Hatırlayalım, peygamberimiz vefat ettikten sonra en yakınlarına dahi, benim görevimi artık sizlerden birisi yürütecek demiş midir? Tabiî ki hayır. Çünkü peygamberimize görevi veren Allah tır, onun vefatıyla da dinin yayılması, anlatılması görevi, tüm Müslümanların görevi olmuştur. 
 
Verilen cevabı hatırlayınız lütfen. Mezhepleri askerlikteki Kuvvet komutanlarına benzetmiş, peygamberimizi de Genelkurmay başkanı ilan etmişlerdi. Biraz düşünen bu örnekteki yanılgıyı hemen anlar. Peygamberimizin sağlığında, asla din fırkalara, mezheplere bölünmemişti. TAM TERSİNE BÖLÜNEN DİN, BİRLEŞTİRİLMESİ İÇİN KUR’AN İNDİRİLMİŞTİ. Dört halife devrinde de asla din mezheplere, ya da fırkalara bölünmemişti. DİNDE BÖLÜNMEK, KUR’AN IN YOLUNDAN SAPMAKTIR. 
 
Dört halife devrinden sonra, siyasi anlaşmazlıklar sonucunda kurulmuş mezheplerle, ne yazık ki İslam dini, Allah ın sakın bölünmeyin emirlerini görmezden gelip, bölünmüştür. Şimdide bu yanlışı topluma masum bir olaymış gibi hala yaşatmaya, savunmaya kalkıyorlar. MEZHEP TAKİP EDİLEN YOL DEMEKTİR. BİZLERİN TEK BİR MEZHEBİ, YANİ TAKİP EDECEĞİ YOLU VARDIR Kİ, ODA BİZLERE ALLAH IN ELÇİSİNİN EMANET ETTİĞİ, KUR’AN IN YOLUDUR. Gelin Kur’an a bakmaya devam edelim. Acaba Allah dinde bölünme konusunda neler söylüyor ve dikkatimizi çekiyor, onu daha iyi anlamaya çalışalım.
 
Şura 14: Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden AYRILIĞA DÜŞTÜLER. Eğer belli bir süreye kadar Rabbinden bir (erteleme) sözü geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba vâris kılınanlar da onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
 
Yukarıdaki ayette Allah, Ehli kitabın yaptığı yanlışa örnek veriyor. Allah ın gönderdiği kitaplar haricinde, atalarından miras kalmış hurafe inançlarına da inanmakta ısrar edip, çekişmeye giren, itirazda bulunmalar yüzünden bölündüklerini, ayrılığa düştüklerini söylüyor. Sanırım bizler günümüzde aynı hatanın tekrarını yaşıyoruz. Kur’an dan bu konuyu araştırmaya devam edelim.
 
Rum 32: DİNLERİNİ PARÇALAYAN VE BÖLÜK BÖLÜK OLANLARDAN OLMAYIN. Bunlardan her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
 
Enam 159: DİNLERİNİ PARÇA PARÇA EDİP GURUPLARA AYRILANLAR VAR YA, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.
 
Ali İmran 103: HEPİNİZ ALLAH'IN İPİNE SIMSIKI SARILIN. DAĞILIP AYRILMAYIN. Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.
 
Ne dersiniz bu sözler, bugün bizlerin yaptığı yanlışı anlatmıyor mu? Allah dinde bölünmeyin diye emir veriyor, fakat bizler hala bölünmeyi kendi nefsimizi tatmin için, verdiğimiz örneklerle aklamaya çalışıyoruz. Yaradan ne söylüyorsa, bizler tersini yapıyor ve yaptığımız yanlışlara da öyle örnekler veriyor ve inanıyoruz ki, doğrusu söyleyecek söz bulamıyorum. 
 
Bizler Allah ın kitabına uymak yerine, Allah ın kitabını ne yazık ki kendimize uydurmuş yaşayıp gidiyoruz. Bakın yukarıda mezhepler konusuna verilen cevapta, bunu çok iyi anlıyoruz.
 
(KENDİ MEZHEBİNE GÖRE YAPILMASI GÜÇ OLAN BİR İŞ, BAŞKA MEZHEBE GÖRE YAPILIR.)
 
Aman Allah ım, bu nasıl büyük bir yanılgı. Nasıl bir inanç yaratmışız ki kendimize, yapmakta güçlük çektiğimiz konularda, daha kolayını kabul etmiş mezhebin uygulamasına uyabiliyoruz. Ohhhh ne ala. Allah sizler için yemin olsun ki kolaylaştırdım dediği dini, ellerimizle zorlaştırıp, daha sonrada yarattığımız büyük yanlışlardan kurtulmanın da yolunu, ne güzel bulmuşuz.
 
Her şey o kadar açık ki, yapılan yanlışlar, ben yanlış yoldayım diye bağırıp duruyor, ama kulaklar paslı duymuyor. Çünkü kulaklarımız Kur’an ın ışıltısını, nurunu almamış onun aydınlığıyla aydınlanmamış, elbette yaptığımız yanlışın farkına varamayacağız.
 
Ali İmran 105: Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra,PARÇALANIP AYRILIĞA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
 
Ne dersiniz bu sözlerle Rabbimiz, ne demek istiyor olabilir? Peygamberimize tebliğ görevi verilmeden önce, ehli kitap toplumu ellerindeki Allah ın kitabı olduğu halde, parçalanmış, bölünmüş bir halde hurafelerin rivayetlerin peşinden gidiyorlarmış. Peygamberimiz Kur’an ı tebliğ ettikten sonrada bir kısmı, aynı hurafelere bölünmüşlüğe devam etmek istemişler. Fakat Allah bu konuda ikazını yapıyor ve şunları söylüyor, tekrar hatırlamakta yarar var.
 
(KENDİLERİNE APAÇIK DELİLLER GELDİKTEN SONRA, PARÇALANIP AYRILIĞA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN.)
 
İşte günümüzde de yapılan, büyük hata katlanarak devam ediyor. Bizlere gelen apaçık hak olan, Kur’an delili olduğu halde bizler, bunu yeterli görmeyip ne yazık ki parçalanmış, bölünmüş ve hepimizde Kur’an dışından edindiklerimizle öğünerek, İslam ı yaşar olmuşuz. Ama Allah sakın bunlar gibi olmayın dediğini, hala kulakları paslı olanlar duymamakta ısrar ediyor. Onlara söyleyecek hiçbir sözümüz yok.
 
İslam âlemi, peygamberimizin cahiliye dönemindeki, büyük yanlışları yaşadığının farkında bile değil. Peygamberimizin mahşer günü söyleyeceği, bizlerin yüreklerini sızlatması gereken o acı olay, ne yazık ki gerçek oldu. Hatırlamakta yarar var.
 
Furkan 30; Ey Rabbim! BENİM TOPLUMUM BU KUR’AN' I DEVRE DIŞI TUTTULAR. 
 
Çetin bir mücadelenin, zorlu bir ortamın içinde, imtihanımızı vermenin ne denli zor olduğunu biliyorum. Dilerim Rabbimizden, hurafe ve batıla değil, Kur’an ın ipine sarılan, Allah ın halis kullarından oluruz. 
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: MEZHEPLER, HADİSLER VE BATIL KONULAR.