KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
FURKAN SURESİ 63. AYET.
Değerli din kardeşlerim, bugün sizlere Furkan suresi 63. ayeti hatırlatıp, sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım.
 
Furkan 63: RAHMAN’IN HAS KULLARI, YERYÜZÜNDE VAKAR VE TEVAZU İLE YÜRÜYEN KİMSELERDİR. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.
 
Allah ayetinde, çok önemli üç konuyu bizlere hatırlatıyor ve üzerinde düşünmemizi istiyor.
 
1. Allah ın gerçek, doğru yolda giden kulları kimlerdir?
 
2. Rabbin gerçek kulları nasıl davranırlar?
 
3. Cahiller yani Kötü niyetli, dar kafalı insanlar kimlerdir, nasıl davranırlar ve neden?
 
Gelin bu sorular üzerinde düşünelim ve ayetin bizlere neler anlatmak istediğini anlamaya çalışarak, günümüz gerçekleri ile karşılaştıralım.
 
Allah ın gerçek, halis kulları kimler olabilir. İşte bunu Kur’an bütünlüğünde önce düşünmeli ve ona göre davranmalıyız ki, Rabbin halis kulları olabilelim. Yoksa kendimizi kandırmaktan öte gidemeyiz, Allah korusun. Çünkü Allah Kur’an da; O HALDE KENDİ KENDİNİZİ TEMİZE ÇIKMIŞ GÖSTERMEYİN, KİMİN SAKINDIĞINI EN İYİ BİLEN O'DUR DER BİZLERE.
 
Yunus suresi 100. ayetinde; ALLAH AKILLARINI GÜZELCE KULLANMAYANLARI, PİSLİK İÇİNDE BIRAKACAĞINI SÖYLEDİĞİNE GÖRE, Allah ın halis kulu, demek ki aklını en iyi kullanan olmalıdır. Körü körüne iman etmeyen, rehber Kur’an dan asla şaşmayan Rabbin kulu, ancak onun halis kulu olabilir.
 
Bakara suresi 42. ayetinde Allah, HAKKI BATIL İLE KARIŞTIRMAYIN, DEDİĞİNE GÖRE, ALLAH IN HALİS KULU, HAKKA YANİ KUR’AN A ASLA BATILI, EMİN OLMADIĞI BİLGİYİ, KARIŞTIRMAYANDIR. Çünkü Allah bir başka ayetinde, emin olmadığınız bilgilerin ardı sıra gitmeyin, yoksa sorumlu tutarım, diye öğüt vermiyor muydu bizlere?
 
ALLAH IN, ŞEFAAT TÜMDEN BANA AİTTİR, SAKIN VELİLERİN ARDI SIRA GİTMEYİN AYETLERİNİ TEBLİĞ ALAN VE ASLA ALLAH TAN BAŞKA ŞEFAATÇİ VELİLER EDİNMEYENLER, RABBİN HALİS KULUDUR.
 
Allah ın halis kulları, KUR’AN IN HARAM ETTİĞİNİN DIŞINDA HARAMLAR EDİNMEYEN, Allah ın haram kıldığını haram, üzerinde hüküm vermedikleri tüm temiz şeyleri helal kabul eden, Allah ın halis ve gerçek kullarıdır.
 
Her gün namazlarımızda Allah a söz verdiğimiz, FATİHA SURESİNDE;(YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ) SÖZÜNE SADIK KALIP, ALLAH TAN BAŞKA KİMSEDEN YARDIM DİLEMEYEN, Rabbin kulları ancak onun halis kullarıdır.
 
Allah ayetinde SİZLERE BİR REHBER, GÜNEŞ, GÖNÜL GÖZÜ GÖNDERDİM, ONUN İPİNE SARILIN TEBLİĞİNİ ALAN VE ONUN REHBERLİĞİNDEN BAŞKA BİR REHBER TANIMAYAN KULLARI ANCAK, Allah ın halis kullarıdır.
 
Allah ın, HADİ BİR BENZERİNİ GETİRSİNLER BAKALIM, DİYE MEYDAN OKUDUĞU HALDE, BUNLARDA ALLAH KATINDANDIR DİYE ÖNE SÜRDÜKLERİ KİTAPLARIN ARDI SIRA GİTMEYEN, Rabbin kulları ancak onun halis kullarıdır.
 
Allah Araf suresi 185. ayetinde Rabbin, O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR, dediği halde, Kur’an dışından asla hükümler aramayan, Kur’an dışından, Kur’an ın onay vermediği hiçbir sözünün, bilginin ardı sıra gitmeyen Rabbin kulları, ancak onun halis kullarıdır.
 
Tüm Kur’an ın uyarılarına uyanlar, elbette Rahmanın sevdiği, kendisine yakın, halis kulları olacaktır. Cümlemize Allah nasip etsin inşallah.
 
Gelelim yukarıdaki özelliklere sahip, Allah ın halis kulları, yaşamında nasıl davranırlar. İşte bu insanlar hayatında tevazu, yani alçak gönül sahibi insanlardır ve onların yürüyüşlerinden bile anlarsınız diyor Rabbimiz.
 
Ya karşısındaki insana, yani kendi düşüncesinden olmadığı halde, ona laf atan onu kıskanan, ona bağırıp çağıran, onu kışkırtan, kendisi gibi düşünmediği için, ona elinden gelen hakareti yapan kişilere karşı nasıl davranır diyor, Rabbin halis kulları? 
 
Onların söylediklerini duymazdan gelir, onların kışkırtmalarına kapılmaz ve onlara selam verip geçerler diyor ayette Allah. Yani cevap bile vermez, çünkü o kişiler artık gerçeklerden uzak, gönül gözleri mühürlü insanlardır. Onlara ne yapsan fayda etmeyecektir, ondan dolayı Allah ın has kulları, Rabbin verdiği sabırla, sinirlerine hâkim olan, kızmayan, kendisinden emin olan insanlardır diyor.
 
Gerçektende kendisinden ve inancından emin olan insanlar, asla sinirlenmezler. Karşısındaki insan kendisi gibi düşünmese bile ona kızmazlar. Çünkü inançlarından emimdirler. Onlar bilirler ki, herkesin yaptığı kendi hesabınadır.  Peygamberimizi hatırlayınız, Ali İmran 159. ayetinde Rabbimiz elçisine ne diyordu?
 
(ALLAH’TAN BİR RAHMET SAYESİNDEDİR Kİ, SEN ONLARA YUMUŞAK DAVRANDIN. EĞER KABA-SABA, KATI YÜREKLİ OLSAYDIN SENİN ÇEVRENDEN KESİNLİKLE DAĞILIR GİDERLERDİ.)
 
Bizler peygamberimizin ümmeti olduğunu söylüyorsak, aynı yol ve yöntemi kullanmalıyız. Bizim gibi düşünmeyen, inanmayanları da, Kur’an ile uyardıktan sonra hala inat edenlere, SENİN DİNİN SANA, BENİM DİNİM BANA DEYİP, SELAM VERİP GEÇMELİYİZ.
 
Şimdide üçüncü sırada incelediğimiz, CAHİLLER yani Kötü niyetli insanlar, dar kafalılar kimlerdir, nasıl davranırlar? İşte burası çok önemli. Bu insanlar Allah a iman etmeyenler değil, önce bu tespiti yapalım. Cahil insanlar, Kur’an ın nuruyla nurlanmak yerine, hurafelerin, batıl ve sanı itikatların peşi sıra gidenlerdir. Bu cahil, dar kafalı, art niyetli insanlar kimler olabilir, Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalışalım. 
 
Hatırlarsanız Allah, hakka batıl katmayın dediği halde, atalarının inançlarından vazgeçmeyenleri, Allah birçok ayetinde uyarır. Şefaatçi veliler edinmeyin, tek şefaatçi benim dediği halde, hala atalarından gelen rivayetlerin etkisiyle, Allah ın berisinden şefaatçiler edinerek, inançlarını yaşayanlar vardır. Allah helal ve haram konusunda yalnız ben hüküm veririm, haram demediğim halde haramlar edindiğinizin kanıtını getirin, demesine rağmen, inatla haramlar koyanların ardı sıra gidenlerdir. Kur’an sizlere yetmiyor mu dediği halde, Kur’an da her şey yoktur derler. Rahmanın sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dediği halde, ısrarla yalnız Kur’an yetmez diyenler, cahil kişiler değil midir sizce? Verecek o kadar çok örnekler var ki. Düşünene Kur’an dan ibret, saymakla bitmez.
 
Günümüzde ne yazık ki öyle bir toplum var ki, kendisi gibi inanmayanlara asla sabır ve saygı göstermiyorlar. Tehditler, küfürler, saygısızca söz ve davranışlarla, ellerinden gelen engeli çıkarıyorlar. Bazı siteler kendi düşüncesinde olmayan yazıları, anında siliyor ve bir daha o siteye girişi de engelliyorlar. Peki, bu yol ve yöntem Allah ın halis kullarının başvuracağı bir yöntem midir? Allah ın halis kullarının, yukarıdaki ayette nasıl davranması gerektiğini, çok açık söylüyor. Ayrıca peygamberimizin tavrı da bizler için büyük bir örnek olduğuna göre, sanırım herkes Rabbin halis kulları olmak için, nasıl davranmalı ve nasıl bir yol izlemeli kendisi bizzat çok iyi düşünmeli ve kararını vermelidir.
 
İNANCINDAN EMİN OLAN, SİNİRLERİNE HÂKİM OLANDIR. Aynı düşünce ve inançta olmasa bile, karşısındaki insana bağırıp çağırmaz, saygısızca tek bir söz dahi söylemez. Kur’an terbiyesi alan sabırlıdır, tevazu sahibidir. Onun amacı yalnız ve yalnız Kur’an ın ipine sarılıp, Allah ın önerdiği gibi, aklı ile iman edip, yine din kardeşlerini Kur’an ile uyarandır. Kötü sözle bile karşılaşsa, ona yinede selamını verip geçen, Rabbin halis kullarıdır.
 
Dilerim Allah dan cümlemizi, Kur’an ın ipine sarılan, yalnız Allah ı veli edinen, aklı ile iman edip, orta yolu izleyen, Rabbin halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.