KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
LOKMAN SURESİ 20.........AYETLER, BAKIN BİZLERİ NASIL UYARIYOR.
Aşağıda yazacağım ayetleri, önce okuyalım daha sonrada günümüz yaşamımızdaki gerçeklerle karşılaştıralım. 
 
Lokman 20: Görmediniz mi, Allah, göklerde ve yerde bulunan şeyleri sizin emrinize verdi ve görünür-görünmez nimetlerini üstünüze saçtı. İNSANLARDAN ÖYLESİ VAR Kİ, ALLAH UĞRUNDA İLİMSİZ, KILAVUZSUZ VE AYDINLATICI BİR KİTABA DAYANMAKSIZIN MÜCADELE EDER.
 
21 Böylelerine, ALLAH'IN İNDİRDİĞİNE UYUN DENDİĞİNDE ŞU CEVABI VERİRLER: "HAYIR, BİZ ATALARIMIZI ÜZERİNDE BULDUĞUMUZ ŞEYE UYARIZ." Peki, şeytan onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?
 
22 Güzel düşünüp güzel davranarak yüzünü Allah'a teslim eden, EN SAĞLAM KULPA YAPIŞMIŞTIR. İş ve oluşların sonu Allah'a varır.
 
33 Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah'ın vaadi haktır; DÜNYA HAYATI SİZİ SAKIN ALDATMASIN. O YAMAN ALDATICI, SAKIN SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN.
 
Yukarıdaki ayetlerden alacağımız dersler neler olabilir, isterseniz onu düşünelim. Ayetlerde bahsedilen cümleler üzerine odaklanıp, Rabbin dikkatimizi çektiği konuları ve bu sözleri günümüz ile karşılaştırıp, dersler almaya çalışalım. 
 
Rabbimiz Lokman suresi 20. ayetinde Allah hakkında ilimsiz, kesin ve doğru garantisi olmayan, hiçbir aydınlatıcılığı bulunmayan kitaplara dayanarak, konuşup durduklarını söylüyor. 
 
Peki, bu sözlerden ne kast ediyor olabilir? Demek ki peygamberimizin devrinde, Allah ın gönderdiği kitaplara müracaat eden olmadığı gibi, emin olmadıkları bilgilerin ardına düşerek, birçok konularda atalarından gelen rivayetlere inanıyorlar ve doğru diye kabul ediyorlar ki, Yaradan ın böyle bir ikazı var. 
 
Allah ın gönderdiği rehber kitaplar, ellerinde olmasına rağmen, hala atalarından gelen rivayet ve gelenekleri din diye inanmaya devam etmek istiyorlar. Yirmi birinci ayette ise bu insanlara bakın nasıl seslenmişler, daha o devirlerde nasıl cevap almışlar? 
 
(ALLAH'IN İNDİRDİĞİNE UYUN DENDİĞİNDE ŞU CEVABI VERİRLER: "HAYIR, BİZ ATALARIMIZI ÜZERİNDE BULDUĞUMUZ ŞEYE UYARIZ.) 
 
Şimdide bu sözler üzerine düşünelim. Bakın Yüce Rabbimiz geleneklerinden gelen kanıtsız, ispatsız, delilsiz bilgilere inananlara, ALLAHIN İNDİRDİĞİNE UYUN, YANİ KUR’ANA UYUN DİYOR. Daha öncede, Tevrat a İncil e uyun denmişti. Yirmi ikinci ayette ise yüzünü Allah a teslim eden, EN SAĞLAM KULPA YAPIŞMIŞTIR, diyerek acaba nereden bahsediyor olabilir? Elbette Kur’an dan, çünkü ne diyordu, Allah ın indirdiğine uyun.
 
 Otuz üç üncü ayette ise Rabbimiz bizleri çok net uyarıyor ve bakın ne diyor?
 
 ( DÜNYA HAYATI SİZİ SAKIN ALDATMASIN. O YAMAN ALDATICI, SAKIN SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN.) 
 
Demek ki dünya hayatında, birileri karşımıza dikilip kendi menfaatleri için bizi din, iman ve Allah ile kandırıp, aldatabileceği uyarısını yapıyor Yaradan.
 
Şimdi gelelim bu ayetlerden,  nasıl bir ders çıkarmalıyız. Kur’an ın tüm ayetlerinin ilk muhatapları, elbette peygamberimizin devrindeki insanlardır. Şimdi diyebilir miyiz, bu ayetlerin muhatabı bizler değil, o devrin insanlarıdır? Eğer bunu söylersek, Kur’an ın birçok ayetine iman etmemiş oluruz. Peki, bu ayetler bizlere günümüzde, yaptığımız yanlışlar la karşılaştırdığımızda, neler anlatıyor olabilir? Gelin şimdide onları düşünmeye çalışalım. 
 
Lokman suresi 20. ayette Rabbimiz, kesin ve emin olmadıkları sözleri, delilleri olmadan, Allah adına konuşanlara kızıyor ve boşuna konuştuklarını söylüyor. Burada GEÇEN İLİMSİZ, GARANTİSİ OLMAYAN BİR KİTABA SAHİP OLMADAN, İNANILAN SÖZLER neler olabilir? Elbette Kur’an ın süzgecinden geçmeyen, onun onayını almayan, beşeri sözler ve onun kitapları.
 
Peki, güvenilir kitap neydi? Devamındaki ayette, Allah ın indirdiği KUR’AN olduğunu söylüyordu. Şimdi de günümüzde bizlere neler söyleniyor? Kur’an da her bilgi yoktur,  özet bilgiler vardır, Kur’an ı her kez anlayamaz, İslam ı öğrenmek isteyenler, fıkıh kitaplarına bakmalı ve onlardan öğrenmelidirler İslam ı denmiyor mu?
 
Doğrusu ben Kur’dan dan anlayamayacaksam, bu kitap özet bilgi olup, her şey yazmıyorsa neden okuyayım, neden müracaat edeyim Kur’an a. Sizce Allah katından gelen bir rehber, bu özellikleri taşır mı? İşte toplum böylece Kur’an dan uzaklaştırılıp, beşerin ardı sıra yönlendirilmektedir.
 
Toplum buna inandığı için, Kur’an ı yüksek bir yere asmış ve doğruluğundan emin olmadığımız, beşerin fıkıh kitaplarıyla iman eder olmuşuz ne yazık ki. Bu nasıl doğru bir yol olur, hiç mi Rabbin ayetlerini okumuyoruz? 
 
Hani Allah ın indirdiğine uyun diyordu Yaradan? Peki, o devirde bunu söylediklerinde, Kur’an ile yetinmeyerek itiraz edenler, atalarının üzerinde buldukları şeye inanırız diyenlerle bugün, geçmişten örnek verip atalarımız yüzlerce yıl buna inanmış, nasıl olurda bundan vazgeçeriz dediğimizde, aynı duruma düşmüş olmuyor muyuz?
 
Kur’an dışından sorgusuzca iman ettiğimiz kitapların, RABBİN KATINDA DOĞRU BİLGİLER OLDUĞUNA, KİMLER GARANTİ VEREBİLİR BİZLERE? O gün Ehli kitapta aynı yanlışı yaparak, Tevrat ı İncil i devre dışı bırakılarak, rivayet ve sanı bilgilerin ardına düşmüştü. Bunlar bizlerin atalarımızın inançları diyerek vazgeçmemişlerdi.
 
Bizi Kur’an dışından, ciltlerce dolusu kitaplara yönlendirenlerin kanıtı, delili Rabbin katında var mı, bu bilgilerin doğruluğuna dair? Bu garantiyi veren kimler? Aynı konularda birçok ihtilaflı konular olduğu halde, nasıl olurda dayanağı kesin olmayan, Kur’an ın onaylamadığı RİVAYET VE SANI bilgilerin ardına düşer ve iman ederiz?
 
En sağlam kulpun, Rabbin indirdiği Kur’an olduğu ayan beyan açık olduğu halde, nasıl bu gerçekleri görmezden geliriz? Bizi, Rabbin huzurunda yaptığımız onca yanlışlardan kim kurtaracak, bunu düşünen var mı? 
 
Tüm bunları söylemem elbette bazı kardeşlerimin hiç hoşuna gitmemiş ve bir yazımı beğenen bir kardeşim, yazımı kendi sitesinde yayınlamış, fakat ne yazık ki bir diğer arkadaşı onu ikaz ediyor, sırf yazıyı yazan kişi bakın kendi düşüncesine uymayan yazılarımı okuduğu için, diğerini uyarıyor ve bakın ne söylüyor. Bence çok ibret almamız gereken bir zihniyet olduğu için, yazıma almayı doğru buldum.
 
(Evet, öykü güzel ve getirilen yorumda tam bir ince zekânın ürünü,
lakin hedef tehlikeli.
Zira yazar din olarak SADECE AKIL İLE KUR'AN-I MUHATAP ALARAK, YALNIZ KUR`AN-I KERİM`İN GETİRDİĞİ İLÂHÎ HÜKÜMLERİ KABUL EDİP, dinin diğer temel kaynakları olan Sünnet, İcma ve Kıyas`ı reddeden bir görüş içerisinde.
Mesnetsiz ve delalette kalan bu düşünce ve taraftarlarıyla münazara halindeyiz.
Rabbim hidayet versin inşallah!
TAVSİYEM BU YAZARIN DİĞER YAZI VE GÖRÜŞLERİNDEN UZAK DURMANIZ ..
Selam ve dua ile kardeşim .)
 
Rabbin kelamı anlayarak okunmadığında, işte böyle bir inancın doğması da kaçınılmaz olur. Allah size indirdiğim kitaba uyun, ondan sorumlu olacaksınız, Kur’an ın ipine sarılın sözlerini bizzat tebliğ almayan bir zihniyetin, Kur’an ın yüzlerce ayetine belki de bilmeden iman etmediğinin farkında bile olmayan kardeşlerimiz var ne yazık ki. Bakın bu kardeşimiz ne diyor benim için?
 
( SADECE AKIL İLE KUR'AN-I MUHATAP ALARAK, YALNIZ KUR`AN-I KERİM`İN GETİRDİĞİ İLÂHÎ HÜKÜMLERİ KABUL EDİP dinin diğer temel kaynakları olan Sünnet, İcma ve Kıyas`ı reddeden..)
 
Düşünebiliyor musunuz, bu düşünceye göre Kur’an hükümlerinden başka dine hüküm veren, başka kaynaklar olduğuna inanan bu kardeşimiz, bu sözleriyle Hüküm yalnız Allah ındır ayetlerini inkâr ettiğinin farkında bile değil. Kur’an ın aklı ön plana çıkardığını bilmediği, çok net anlaşılıyor. YARADAN MUHATAP ALINACAK VE RABBİN KORUMASI ALTINDA OLAN KUR’AN İLE AYNI KEFEYE KOYDUĞU BEŞERİN KİTAPLARIYLA, KUR’AN A ŞİRK KOŞTUĞUNU ANLAMIŞ OLSAYDI, BU KARDEŞİMİZ ASLA BÖYLE SÖZLER SÖYLEMEZDİ, BUNDAN EMİNİM. 
 
Esas önemli olan söz ettiği sünnet, icma ve kıyasın aklın en önemli öğeleri olduğunun farkında olsaydı, peygamberimizin hiçbir sözünün Kur’an a aykırı ve zıt olmayacağını da bilirdi. Eğer Allah aklı ön plana çıkarıp, bizleri bu yönde yön imanımızı yaşamamızı istiyorsa, İCMA ve KIYASIN da akla, mantığa, Kur’an a uymayan bir sonuç çıkarmasının, mümkün olmayacağını öğrenmesi gerekirdi. 
 
HİÇBİR AKIL VE MANTIK, KUR’AN IN ONAY VERDİĞİ, EMRETTİĞİ BİLGİYİ DIŞLAMAZ REDDETMEZ. AMA AYNI AKIL, KUR’AN IN YASAKLAMADIĞI, BAHSETMEDİĞİ, HÜKÜM VERMEDİĞİ BİR KONUYU YASAKLAYANLARI DA KABUL ETMEZ, ONAY VERMEZ. 
 
İşte akıl devre dışı kalırsa, bu gerçeklerde ortadan kalkar. SÜZGECİ OLMAYAN HER BİLGİ TORTULUDUR, KARIŞIKTIR, YABANCI BİLGİLERLE YANILTILMIŞ DEMEKTİR. İŞTE DİNİN DE SÜZGECİ KUR’AN DIR. EĞER BU SÜZGECİ KULLANMIYORSAK, SONUÇTAN ASLA EMİN OLAMAYIZ.
 
Bu kardeşimiz, benim yazdığım yazılar için ise şunları söylemiş.
 
 (Tavsiyem bu yazarın diğer yazı ve görüşlerinden uzak durmanız ..)
 
Eğer ben yazılarımda, karşımdaki insanları Rabbin kitabına değil de, emin ve garantisi olmayan bilgilere, kitaplara, söz ve itikatlara yöneltiyor ve davet ediyorsam, gerçekten yazılarımın okunması tehlikeli demektir.
 
Eğer ben yazılarımda, Rabbin ayetlerini okuyup anladıktan sonra, aklınızla düşünmenizi tavsiye etmiyor da sizlere, Kur’an dan sizler anlayamazsınız diyerek, doğruluğundan emin olamadığımız, beşerin kitaplarına yöneltiyorsam, gerçekten benim yazdıklarım tehlike saçıyor demektir.
 
Eğer sizlere bu yolu tavsiye ediyorsam, yazılarımı okumayınız. Çünkü bu tavsiyeler sizi Allah a değil, şeytana yaklaştıracaktır. ALLAH ŞAHİTTİR Kİ, BENİM YAPTIĞIM ÂCİZANE SİZLERİ KUR’AN A DAVET ETMEK, BÖYLECE DÜŞÜNMENİZİ SAĞLAYARAK, ONUNLA SİZLERİ KUCAKLAŞTIRMAKTIR O KADAR. 
 
Ben her yazımda, sizleri KUR’AN A davet ettim. Kur’an ı anlamaya ve düşünmeye yönlendirdim. Bende bir beşerim hata yaparım diyerek, söylediklerimi mutlaka Kur’an ile karşılaştırmanızın, en doğru yol olacağını hatırlattım sizlere.
 
Hiç bir zaman, hiç bir yazımda, Kur’an dışından gelen bilgilere kulaklarınızı kapatın demedim, dememde. Bizler için faydalı olan, Kur’an onayından geçen her bilgi faydalı ve yararlı olacaktır dedim ve özellikle Kur an süzgecinden geçmeyen sözlerin, dine nifak soktuğunu, bunların ayrılması, ayıklanması için KURAN VE AKIL el birliğiyle rehberimiz olmalıdır dedim. TÜM BU SÖZLERİME YÜCE RABBİMİZ ŞAHİTTİR.
 
Rabbimiz bizleri şeytanın şerrinden, şeytanlaşmış kalplerin iftiralarından korusun. Bunlarla mücadelede Allah, cümlemize sabır, güç, kuvvet versin inşallah. 
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK


Sayfa Kategorisi: KUR'AN DAN AYETLER.