KUR'AN A DAVET

AMACIMIZ HURAFEDEN, BATILDAN ARINMIŞ BİR İSLAM YAŞAMAKTIR. ONUN İÇİNDE REHBERİMİZ,  ALLAH IN KORUMASI ALTINDA Kİ, YALNIZ KUR'AN DIR.

YAZILARIMIN OLDUĞU DİĞER SİTELERİM.

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Takvim

 
Gerekli Linkler

 
İSLAM İNANCINDA RUH KONUSU VE KUR'AN.
Kur’an bazı konuları bizlere detaylı açıklamış, bazı konuları da çok fazla bilgi vermeden üstü kapalı geçmiştir. Elbette bunun nedenleri vardır. Allah bilir, bizler gerektiği ölçüde bilemeyiz. RUH KONUSU DA, KUR’AN DA ÇOK BAHSEDİLMEYEN, HATTA HİÇBİR DETAY VERİLMEYEN KONULARDANDIR . Kur’an da Cebrail den kasıtla, ruh diye bahseder. Kur'an vahyinden bahsederken de RUH ismini kullanır. Yani RUH= CEBRAİL=VAHİY olarak da geçer Kur’an da. Yine insanların doğumu ile ilgili konuya açıklık getirmek içinde, bakın nasıl bir bilgi verir.
 
Secde 9:  Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi RUHUNDAN ÜFLEMİŞTİR. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! ( Diyanet Vakfı meali)
 
Buradan da anlıyoruz ki, bizler Rabbimizin ruhundan, bilgisinden bir parça taşıyoruz. Allah ın meleklere, şeytana Âdem e secde etme/saygı duyma emri vermesinin nedeni, çok daha iyi ortaya çıkıyor. Peki, ruh dediğimiz şey nedir? Bu konuda da farklı birçok fikirler ve düşünceler yazılmış, söylenmiştir. Ama hiç birisi hakkında, Kur’an dan kesin bir kanıt bulamıyoruz.
 
Peygamberimiz bile ruh konusunda sorulan sorulara, detaylı bir cevap vermemiştir. ÇÜNKÜ ONUN BİLGİSİ DE, ONA İNDİRİLEN KUR’AN IN SINIRLARINDAN ÖTE DEĞİLDİR. Zaten Allah ruh konusunda konuşmamızın kapısını kapatarak, bakın nasıl bir bilgi vermiştir bizlere.
 
İsra 85:  Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, RABBİMİN BİLECEĞİ BİR ŞEYDİR. SİZE PEK AZ İLİM VERİLMİŞTİR.” (Diyanet meali)
 
Bu ayeti iki şekilde anlayabiliriz. Allah ruhun varlığını bildirmiş, ama onun hakkında hiçbir açıklama yapmamış, bu bilgiyi özellikle bizlerden gizlemiştir. Demek ki bizlerin RUHUN mahiyetini, özelliklerini kavrama gücümüz yok. Ya da Yaradan ın bildiği çok özel nedenden ötürü, bu konuda hiçbir detay verilmemiş Kur’an da. Bu ayette geçen RUH kelimesinden VAHİYDEN bahsedildiğini de anlamamız sanırım yanlış olmaz. Vahyin tamamı, tüm bilgiler Allah katındadır ve yalnız tamamını Allah bilir. Bizlere ancak bir kısmı bildirilmiştir diye de anlarsak, yanlış olmaz diye düşünüyorum. Doğrusunu Allah bilir.
 
Günümüzde ruh konusunda, farklı inançlar vardır. Bir kısmı yaradılıştan önce, ruhların ve ruh âleminin olduğuna inanır. Bir kısım inanç, ruhun sonradan yaratıldığına ana karnında, bedenin can kazanmasıyla olduğuna inanır. YİNE BİR KISIM DÜŞÜNCE, RUH DİYE BİR KAVRAMIN EBEDİ OLMADIĞI, ONUNDA İNSANLA BİRLİKTE ÖLDÜĞÜ, insanların hesap günü kabirlerinden kaldırılarak, tekrar Allah tarafından canlandırılacağı, hesap vereceklerine inanılır. Eğer ruh ölmüyor dersek, ölümsüzlük payesi insana vermiş oluruz, ilahlaştırmış oluruz düşüncesi vardır. Unuttuğumuz şey, insanın Allah tarafından yaratılmış olması, Allah ın yaratılmamış olmasıdır. Bu ikisi mukayese bile edilmez. 
 
Bizler RUH KONUSUNDA, Allah ın verdiği bilgiler dışına çıkarak, konuşmamamız gerektiğini düşünüyorum. Bazı konular vardır ki, insanlar algılama seviyesine, olgunluğuna ulaşmadan anlaşılamaz, hissedilemez. Ruh konusu olsun, kader konusu olsun, zamanla yaşantımızda olgunluk evresine gelindiğinde nefsimizde, kısmen de olsa bu konuda taşların yerine oturacağına inanıyorum. Kur’an ile bağını gerektiği ölçüde kurabilen, batıldan uzak inancını yaşayan, detay verilmeyen bazı konuları kalplerin de, nefislerinde az-çok hissedebilecektir.
 
Ölen insanların ruhlarının, berzah âlemi dediğimiz bir yerde, bekletildiği rivayetler yoluyla anlatılır günümüzde. Yoksa Kur’an, açıkça ruhların bekletildi, berzah âlemi adını verdiğimiz bir yerden bahsetmez. Berzah sözcüğüne toplumun verdiği anlam, iki âlem arası, sıkıntılı yer anlamında kullanılmıştır. Kur’an da ise perde, engel anlamında geçer. Örnek vermek gerekirse.
 
(İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıverdi. Aralarında bir engel (berzah) vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.(Rahman/ 19, 20)
 
Yine konumuz ile ilgili Müminun suresi 100. ayetinde, ölen kişilerden kasıtla, bakın ne diyor.
 
(ONLARIN GERİSİNDE İSE, YENİDEN DİRİLTİLECEKLERİ GÜNE KADAR SÜREN BİR ENGEL(BERZAH) VARDIR.)
 
Yani Kur’an berzah kelimesini, engel anlamında kullanır, HERHANGİ BİR YERDEN KASITLA SÖYLEMEZ. Dikkat ederseniz, ölen insanlardan bahsederek, tekrar diriltene kadar bir engelden bahsediliyor, EĞER RUH ÖLMÜŞSE BAZI KİŞİLERİN SÖYLEDİĞİ GİBİ, GERİ DÖNMEYE ÇALIŞAN, ENGELLENEN NE OLABİLİR SİZCE.
 
Meleklerin, insanların canlarını almaktan bahsedilir ayetlerde, yani ölümüne son vermelerinden. Melekler neyi alıyor da insanlar ölüyor. Daha önce insanın içinde görünmeyen, bedeninden farklı ne vardı? İnsanın içinde, bizlerin ruh ya da can diye isimlendirdiğimiz bir şeyin olduğu bir gerçek. Peki, bazı kişilerin düşündüğü, ruhunda öldüğüne kanıtımız nedir? Böyle bir kanıt yok.  Bakın Allah Hud 6. ayette ne diyor.
 
Hud 6: Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah'a bağlı olmasın. AYRICA O, HER CANLININ BULUNDUĞU YERİ VE SONUNDA BIRAKILACAĞI MEKÂNI BİLİR. Bütün bunlar apaçık bir kitapta yer almış bulunmaktadır. (Bayraktar Bayraklı meali)
 
Bakın Allah ne diyor. CANLININ BU DÜNYADA BULUNDUĞU YERİ VE DAHA SONRA GİDECEĞİ MEKÂNI BİLİR DİYOR, yani bilen yalnız Allah, bizler bilmiyoruz. Demek ki ölümden sonra bir şeyler bir yerlere gidiyor, bizlere düşen bunu anlamaya çalışmak olmalıdır. Tüm bu bilgilerin, Allah katındaki kitapta yazdığı açıklaması yapılıyor. Demek ki bu konu, bizlere bildirilen Kur’an da, tam olarak açıklanmamış. Zümer 42. ayetine bakalım şimdide.
 
Zümer 42: Allah CANLARI, ÖLÜMLERİ SIRASINDA ALIR, ölmeyenleri de uykuları sırasında. Sonra, haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar; ÖTEKİLERİ BELİRLENEN BİR SÜREYE KADAR SALIVERİR. Bunda, iyice düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. (Yaşar Nuri Öztürk meali)
 
Dikkat ederseniz, bir insanın ölmesi için bu dünyada, bizlerden bir şeyler alınıyor. Peki, ne alınıyor ve alınan nereye gidiyor, yok mu oluyor? İsmi ne olursa olsun, ister ruh olsun ister can olsun. Dikkat ederseniz Allah, uykuyu ölüme benzetiyor ve diyor ki, ÖLÜMÜNE HÜKMETMEDİKLERİMİZİ İADE EDİYORUZ, SALIVERİYORUZ. Şöyle düşünün madem uyku ölüm, ölüm anında gördüğümüz rüyalar ve onun etkisiyle acı, üzüntüyü bile bizlere tattıran nedir? Demek ki ölmeyen bir bölüm var. Bu bilgilerden yola çıkarak, bedenimizin öldüğünde yaşayan ve bizleri rüya âleminde tutan bir gücün olduğu, sizce çok açık değil mi? Düşünmenizi istediğim bir konu var, öldükten sonra, tekrar dünyaya gelen örnekleri çok görürüz, duyarız. Ne dersiniz bu sizce imkânsız mı, bazı kişilerin söylediği gibi, tekrar yaratılma yok mu?
 
Nisa 97. ayette şöyle geçer.” KENDİLERİNE YAZIK EDENLERİN, MELEKLER CANLARINI ALDIKLARI ZAMAN ONLARA” Yine Secde 11. ayette;” DE Kİ: “SİZE VEKİL KILINAN ÖLÜM MELEĞİ CANINIZI ALACAK.” Bu ayetlerde meleklerin canı aldığından bahsediyor, peki o can tamamen yok mu olacak? İşte bu soruya tamamen yok oluyor dememiz, Kur’an a göre mümkün görülmüyor, böyle bir açıklamada yok zaten. Çünkü bu canın tekrar iade edilme durumu var hesap günü. Madem tekrar aynı can, ruh bedende olacak, neden tamamen yok olsun ve ölsün? Ölüyorsa bunun, açıklanması izah edilmesi gerekirdi.
 
Şöyle sorabilirsiniz, bu canlar, ruhlar nereye gidiyor? Bunun detaylı açıklaması yok Kur’an da. Allah öldüğümüzü söylüyor. Doğru ölüyoruz ama bedenimiz ölüyor, ruha-cana ne olduğunu bilemiyoruz. Bu konunun açıklanmamış olması, ruhun ya da bizlere verilen canın, varlığını devam ettirmiyor anlamına gelmez. Bu konuda Kur’an da net bir açıklama yoksa bizlerin bu konuda yorum yapması yanlış olur.
 
Canımızı veren Allah, alan Allah, onu nerede saklayacağını ve tekrar uyandırdığında bedenimize nasıl iade edeceğini çok iyi bilir. Bizler için ruhun saklanması, yok olması ya da bir yerde bekletilmesi önemli değil, önemli olan tekrar diriltileceğimizdir. Bizler bilemediğimiz şeyler üzerinde yorum yapmaktansa, hesabımızı vereceğimiz o güne çalışalım.
 
Dilerim Kur’an ile yüzleşebilen, onun olgunluğuna erişerek, gönül gözleriyle Kur’an ın gerçeklerini görebilen, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 


Sayfa Kategorisi: GENEL İSLAMİ YAZILAR.